GÜNDEM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 11:37

Yaşlı kadın engelli oğluna 61 yıldır ‘bebek’ gibi bakıyor: Azmiyle örnek oluyor

A
A
A

Çorum’un İskilip ilçesinde yaşayan 82 yaşındaki anne, ilerleyen yaşına ve kronik rahatsızlıklarına rağmen 61 yaşındaki bedensel ve zihinsel engelli oğluna tek başına bakıyor.

Çorum’un İskilip ilçesinde yaşamını sürdüren ve 40 yıl önce eşini kaybeden 82 yaşındaki Emine Üstündağ, doğuştan zihinsel ve bedensel engelli olan 61 yaşındaki oğlu Yaşar Üstündağ ile hayata tutunuyor. Kendisinin de yaşlılığına bağlı sağlık sorunları olmasına rağmen, yürüme ve konuşma kabiliyeti bulunmayan engelli oğlunun eli ayağı olan Emine Üstündağ, oğluna adeta bir bebek gibi bakıyor. Gece-gündüz demeden oğlunun bakımını üstlenen anne Üstündağ, azmiyle ilçedeki vatandaşlara örnek oluyor. İskilip Belediyesi tarafından yemek ihtiyacı karşılanan anne ve oğluna Kaymakamlık tarafından ev temizliği desteği sağlanıyor.

Yaşlı kadın engelli oğluna 61 yıldır ‘bebek’ gibi bakıyor: Azmiyle örnek oluyor

İlçede yaşayan Kaan Yel, Mustafa Akıllı ve Enes Arıcı isimli üç çocuk, harçlıklarından biriktirdikleri paralarla aldıkları yiyeceklerle her hafta Yaşar ağabeylerini ziyaret ediyor. Çocuklar, Yaşar Üstündağ’ın sevdiği yiyecekleri aldıklarını ve elleriyle yedirdiklerini söyledi.

"Ben oğluma, yavruma severek bakıyorum"

Ölene kadar oğluna bakmaya devam edeceğini söyleyen Emine Üstündağ, "Eşim vefat edeli 40 yıl oldu. Yaşar’la birlikte yaşıyoruz, tüm bakımını ben üstleniyorum. Eşimin de rahatsızlığı vardı, ona da 30-40 yıl boyunca baktım. İskilip Belediyesi sağ olsun, yemeklerimizi getiriyor, temizlik konusunda da Kaymakamlığımız destek oluyor. Eşimiz, dostumuz, gençlerimiz sık sık geliyor, oğlumun yanına oturuyor, onu seviyorlar. Hep birlikte vakit geçiriyoruz. Ben oğluma, yavruma severek bakıyorum. Allah hepsinden razı olsun, gelen giden oluyor, onlar da ilgileniyorlar. Doğalgazımızı da hayırseverlerin desteğiyle taktırdık. Önceden soba kullanıyordum ama gücüm yetmez oldu. Daha sonra iki kolum da kırıldı. Buna rağmen idare etmeye çalışıyorum. Banyosunu da ben yaptırıyorum, her işini ben yapıyorum. Kolum kırık olduğu için üzerini değiştirirken zorlanıyorum ama yine de yardım ediyor, oğlumu giydiriyorum. Bazen kapının önüne çıkarıyorum, yavaş yavaş dolaştırıyorum. Biraz dışarıda oturduktan sonra tekrar içeri alıyorum. Geceleri üç dört kere uyanıyorum, ‘anne, anne’ diye sesleniyor. 82 yaşındaki Emine Üstündağ, Şimdi pazara da gidemiyorum. Değnekle dayanarak ileriye gidiyorum, oradan karşıya gidiyorum daha sonra da eve geliyorum. Herkes geliyor, çocuk, genç, yaşlı, hepsi Yaşar’ı seviyor, onunla oturuyor" dedi.

Yaşlı kadın engelli oğluna 61 yıldır ‘bebek’ gibi bakıyor: Azmiyle örnek oluyor

Bilal Arıcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.