MAGAZİN - 09 Ekim 2022 Pazar 11:34

Sonbaharın en çok tercih edilen çiçekleri

A
A
A
Sonbaharın en çok tercih edilen çiçekleri

Denizli’de sonbaharın gelmesiyle birlikte, başta kasımpatı olmak üzere mevsim çiçeklerine olan ilginin artması satıcıların yüzünü güldürdü.

Denizli’de sonbaharın gelmesiyle birlikte, başta kasımpatı olmak üzere mevsim çiçeklerine olan ilginin artması satıcıların yüzünü güldürdü.



Sonbaharın gelmesiyle birlikte mevsim çiçeklerine olan talep arttı. Sonbaharın en çok talep gösterilen çiçekleri kasımpatı başta olmak üzere petunya, leylak, sıklamen ve hanımeli çiçeği oldu. Müşterilerine geniş ürün yelpazesinde çeşitli çiçek alternatifi sunan çiçekçiler, talepleri karşılayabilmek için mesailerini yoğunlaştırdı.



Hummalı çalışmalarını sürdüren çiçekçiler, bu sonbaharda çiçeklere olan ilginin geçen yıla oranla daha çok arttığına işaret etti. Çiçeklerin düzenli bakım ile daha uzun ömürlü hale geldiğine dikkat çeken satıcılar, vatandaşların her bir bitki hakkında bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.



“Bir çiçek bebeğe bakar gibi emek istiyor”


Sonbaharın gelmesiyle satışlarında yüzde 20 artış yaşandığını dile getiren Derya Soydemir, “Sonbaharda vazgeçilemez çiçeklerimiz arasında kasımpatılarımız var. Satışlarımız sonbaharın gelmesiyle yüzde 20 arttı. Rengarenk ve göz alıcı çiçeklerimiz var. Müşterilerimiz en çok Kasımpatı çiçeğini alıyor. Çünkü soğuğa çok dayanıklı. Petunya, Kasımpatı, leylak, sıklamen, hanımeli onlar gayet güzel. Fiyatlarda uygun olduğu için çok satılıyor. Çiçek almaya genellikle herkes geliyor. Vatandaşlar, çiçek tercih ederken mevsimine ve cinsine bakıyor. Bundan dolayı sonbaharın vazgeçilemez olan çiçeği kasımpatılar diyebilirim. Bizim en çok ilkbahar ve sonbahar da oluyor. Çok fazla olmasa da satışlardan memnunuz. Satışlarımız yavaş yavaş artamaya başladı. Bu iş zor ve emek istiyor. Çiçeğe sevgi ile bakmak gerekiyor. Bir çiçek bebeğe bakar gibi emek istiyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
İstanbul Testo Taylan gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Testo Taylan olarak bilinen Taylan Özgüç Danyıldız’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında aralarında Danyıldız’ın da bulunduğu 3 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, ’Testo Taylan’ olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli’nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul’da ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ’müstehcenlik’ suçlarından gözaltına alındı.
Samsun 12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan binadan ev satın alan vatandaşlar, aradan geçen 12 yıla rağmen ne tapularına ne de dairelerine kavuşabildiklerini belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Hak sahipleri ayrıca bazı dairelerin sözleşme ve inşaatçı ipoteği yöntemiyle birden fazla kişiye satıldığını öne sürdü. Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. 12 yıl önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma işi bırakırken, mağdurlar dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki gösterdi. Yapıdan 8 daire almak için anlaştığını ve şu anda da dairede kaldığını ifade eden İpoğlu, "İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirdi. "Sözleşmemde 8 daire olarak anlaştık, inşaatçı ipoteğiyle gönderilmek isteniyoruz" İnşaatın büyük bölümünü yapan taşeronlardan biri olduklarını belirten Birkan İpoğlu, "2018’de taşeron olarak bu inşaata başladık. Benim gibi 30 taşeron daha var. O dönemki müteahhit, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden hak ediş karşılığı tapuları alıp bize vereceğini söyledi. 25 tapu alındı ve dağıtıldı. Bize ise ‘bugün, yarın’ denilerek oyalandık. 8 yıldır kendi öz kaynaklarımla binaya yatırım yaptım. Borçlanma sonucu binaya tedbir kararı getirildi. İnşaatçı ipoteği ile bizi garanti altına alacaklarını söylediler. İpotekleri yaptık, o dönemde para değerliydi. Enflasyona göre şu anda o para pul oldu. Benim sözleşmemde buradan 8 daire alma anlaşmam var. Dairelerimiz verilmeden, inşaatçı ipoteğimiz gerekçe gösterilerek bugünün parasıyla 8-10 milyon TL ödenip buradan çıkarılmak isteniyoruz. 4 dairemde şu anda ailemiz oturuyor. İş güvenliği bahanesiyle binanın elektrik, su ve doğalgazı da kapatıldı. 13 hane daha burada kalıyor. Arazi Vakıfların. 2018’den sonra asıl müteahhit vefat edince mahkeme kayyum atadı. Dava süreci devam ediyor" dedi. Binanın şu anda bakımsız olduğunu, istinat duvarının sağlam yapılmadığını ve sorunların giderilemediğini dile getiren İpoğlu, "Binanın arazi sahibi Vakıflar Bölge Müdürlüğü. Ana firmadan yüzde 98 iş bitirme, yani geçici kabul işlemi yaptık. Yüzde 2’lik tamamlanmayan kısım var. Binanın bir cephesi Amisos Tepesi’ne bakıyor. 11 dükkânın arkasında drenaj hatası var. İstinat duvarı eğreti yapıldı. İnce çıtaların üzerine betopan geçirildi. Orada yüzlerce aile yaşayacak. O duvar patlasa can kaybı olmaması mümkün değil. Bu haksızlıklara tepki göstermek için pankart astım. Yetkililerden destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum" Binanın 8’inci katından 6 yıl önce daire aldığını ancak dairenin kendisinden önce ve sonrasında başkalarına da satıldığını ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten Nermin Çapkın ise "Bu binanın güzel görünüşüne aldandık. 8’inci katta bir daireyi beğendik ve 2020’de aldık. ‘Bugün, yarın teslim olacak’ derken öğrendik ki bizden önce aynı daire başka birine daha satılmış. Tapu verilme işlemi de ‘bugün, yarın’ denilerek ertelendi. 6 yıldır ne tapumuz var ne de bina tamamlanmış durumda. Mahkeme devam ediyor. Herkes gibi biz de mağduruz. Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum. Elektrik, su, doğalgaz yok. Şu anda da kirada oturuyorum. Her türlü mağduruz" diye konuştu. Diğer hak sahipleri, satın aldıkları dairelerin birden fazla kişiye satıldığını ve mahkeme sürecinin sürdüğünü belirtti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.