MAGAZİN - 14 Ekim 2022 Cuma 15:16

PAÜ’de 90’lar konseri

A
A
A
PAÜ’de 90’lar konseri

Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi, Pamukkale Üniversitesi’nde 90’lı yıllara damga vuran efsane şarkıların seslendirildiği özel bir konser düzenledi.

Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi, Pamukkale Üniversitesi’nde 90’lı yıllara damga vuran efsane şarkıların seslendirildiği özel bir konser düzenledi. Nostalji dolu anların yaşandığı konserde Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası 90’lı yılların en güzel şarkılarını PAÜ’lü öğrenciler için seslendirdi.



Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türk halkının gönlünde taht kuran 90’lı yıllara damga vuran efsane şarkıların seslendirildiği özel bir konser düzenledi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin girişimleriyle Kampüs Buluşmaları programı çerçevesinde Türk halkının gönlünde taht kuran 90’lı yıllara damga vuran efsane şarkıların seslendirildiği özel bir konser düzenledi. Pamukkale Üniversitesi içerisinde yer alan PAÜ Amfi’de gerçekleşen konserde Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Genel Sanat Yönetmeni Hakan Eyiden yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası sahne aldı. Binlerce öğrencinin yoğun ilgi gösterdiği konsere Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Kent Konseyi Başkanı Ali Değirmenci, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serhat Akbulut ve davetliler katıldı. Burada bir konuşma yapan Prof. Dr. Kutluhan, Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nı tebrik ederek muhteşem bir performansa imza attıklarını söyledi. Rektör Prof. Dr. Kutluhan, üniversitenin kent ile bütünleşmiş bir yapısı olduğu dile getirdiği konuşmasında, “Gelenekten geleceğe giden bir yol üzerindeyiz. EgeKaf 23’e ev sahipliği yapacağımız için de çok mutluyum. Bu konudaki destekleri için Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Zolan’a çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.



“Genç dostu bir belediyeyiz”


Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise konuşmasında, yeni eğitim öğretim döneminin hayırlı olmasını dileyerek, Denizli’ye ilk kez gelen öğrenciler başta olmak üzere tüm öğrencilere başarılar diledi. Genç dostu bir şehir olduklarını ifade eden Başkan Zolan, “Denizli Büyükşehir Belediyesi Genç dostu bir belediyedir. Gençlerimizin her zaman yanındadır ve gençlerimize her zaman destek sunar. Denizli’ye geldiğiniz içinde çok memnun olacaksınız. Kampüs Buluşmaları gençlik meclisimizin yapmış olduğu bir etkinlik. Burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Gençlik meclisimiz sizlerin sorunlarını isteklerini doğrudan bize aktaran bir meclis” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi konservatuarı hakkında da gençlere bilgi veren Başkan Zolan sözlerini şöyle tamamladı; “Sizlere bu ders yoğunluğunda böyle güzel bir konser düzenledik. Ben tüm sanatçı kardeşlerime, çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Rektörümüze de böyle bir ortam hazırladığı için çok teşekkür ediyorum. İnşallah yarınımız bugünden daha güzel olsun. Birlik ve beraberlik içerisinde hepimiz mutlu olalım.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.
Kastamonu Çocukları için memurluğu bıraktı, kursta tanıştığı sanatla şimdi kadınlara umut oluyor Kastamonu’da yıllar önce çocuklarını büyütmek için memurluğu bırakan Seval Bahadır Koç’un kursta tanıştığı coğrafi işaretli taş baskı sanatı mesleği oldu. Kurduğu atölyede asırlardır devam eden geleneği yaşatan Koç, bir yandan da sanatını öğrettiği kadınları meslek sahibi yapıyor. Kastamonu’da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, yıllar önce memur olarak atandığı mesleğini çocuklarını büyütmek için bıraktı. Çocuklarını büyüten Seval Bahadır Koç, 10 yıl önce farklı bir şeyler öğrenmek için Halk Eğitim Merkezi’ne gitti. Merkezde Kastamonu’nun coğrafi işaretli sanatı olan taş baskıyla tanışan Seval Bahadır Koç, çok sevdiği bu sanatı mesleği haline getirdi. Önce evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatıyla masa örtüsünden kıyafete, çantadan çeyizlik ürünlere kadar çeşitli ürünler yapmaya başladı. Kısa süre sonra eve sığmayan sanatını daha profesyonel hale getirmek isteyen kadın girişimci, Tarihi Yakup Ağa Külliyesi’nin karşısındaki eski sübyan mektebinde atölye açtı. Yıllardır atölyesinde asırlardır devam eden taş baskı geleneğini yaşatan Seval Bahadır Koç, bir yandan da farklı şehirlerden gelen kadınlara taş baskı sanatını öğreterek meslek sahibi olmalarını sağlıyor. "Kursun ardından bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim" Taş baskı sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Seval Bahadır Koç, "Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı bir kursa katıldım. Kursun ardından da bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim. Önce evimde küçük bir atölye kurdum. Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Daha sonra dükkan kadar malzeme birikince dükkan açtım. Dükkanımda satışlarımı ve imalatımı yapıyorum. Şehir dışında gelenlere de bu sanatı tanıtmaya çalışıyorum" dedi. "Baskı yapmak çok hoşuma gitti" ? Çocukları için mesleğini bıraktığını ve şimdiki işini çok sevdiğini dile getiren Seval Bahadır Koç, "Aslında ben memur olarak atanmıştım, oğlumu büyütmek için mesleğe başlamadım. Daha sonra çocuklar büyüyünce bir meşgale aradım kendim için. Tesadüfen Halk Eğitim Merkezinin açtığı kursa katıldı. O zaman taş baskı ilgimi çekmemişti. Ama baskı yapmak çok hoşuma gitti. Ayrı bir terapi. Baskıyı yaparken üretim moduna giriyorsunuz. Bir örtü yaparken kafanızda ikinci örtüyü tasarlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş. Onun için dedim ki ben bu işi ileride sürdürebilirim. O şekilde başladım, şimdi de çok memnunum. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olduğu için birilerine aktarmak, bir yerlerde yapıldığını görmek çok iyi bir şey" diye konuştu. "Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor" Çok sayıda ilden kursiyerlerin geldiğini kaydeden Koç, "Kursiyerlerim var. Özel kurslar veriyorum. Değişik illerden kursiyerler geliyor. Öğrendikten sonra gidip memleketlerinde bu işi yapıyorlar, dükkanı olanlar var. Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor. Hem bir kadının emekçi olup para kazanması beni mutlu ediyor hem de Kastamonu’nun bir kültürünü başka şehirlere tanıtmak sevindiriyor" şeklinde konuştu. "Bine yakın kalıbım var" Sanatla ilgili bilgi veren Koç, yaptığı desenlerin kullandığı boya sebebiyle asla silinmediğini kaydederek, "Kalıpların her biri farklı bir desendir. Bir yerde çiçek deseni ya da geometrik bir desen gördüğümüzde hemen onun kalıbını yaptırıyoruz. Gördüğümüz her şeyin kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an ne kadar kalıbım olduğunun sayısını bilmiyorum. Belki bine yakın kalıbım vardır. Çok kullandığım kalıplarımı göz önünde tutuyorum. Az kullandığım kalıplarımı ise kaldırıyorum, lazım olduğunda tekrar alıyorum. Bir örtüyü yapmam yarım saat, bir buçuk saat arasında tutuyor" ifadelerini kullandı.