SAĞLIK - 13 Temmuz 2024 Cumartesi 10:20

95 gün ve 6 ameliyattan sonra yeniden yemeğe başladı

A
A
A
95 gün ve 6 ameliyattan sonra yeniden yemeğe başladı

DENİZLİ(İHA) – Denizli’de yemek yemekte zorluk çektiğini için hastaneye gittiğinde boğazında tümör olduğunu öğrenen hasta, kısa sürede gerçekleştirilen 6 zorlu ameliyatın ardından 95 gün sonra yeniden yemek yemenin tadını çıkardı.


Yemek yemekte zorluk çekmeye başlayan 53 yaşındaki Halil Doğan, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede yapılan tetkikler sonucunda boğazında tümör olduğunu öğrenen Doğan, tedavisinin başlamasıyla 95 gün içerisinde 6 zorlu ameliyat geçirdi. Ameliyatların her biri uzun saatler süren Doğan, yanından hiç ayrılmayan eşi Hatice Doğan, çocukları ve doktorlarının desteği sayesinde sağlığına kavuştu. Tedavi süresi boyunca sadece damardan serumla beslenebilen Doğan, 95 gün sonra yeniden yemek yiyebilmenin mutluluğunu yaşadı. Sağlığına kavuşan Doğan ve ailesi, Hastane Başhekimi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Onur Birsen, Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aydoğmuş ve ekibine plaket hazırlatarak teşekkürlerini iletti.



“Doktorumuz hiçbir zaman yalnız bırakmadı”


Yemek yemekte zorluklar çeken ve hastaneye başvurmasıyla boğazında tümör olduğu tespit edilen hasta Halil Doğan, “Hastalığımı öğrenmeden önce ilk yemek yiyemez hale geldim. Önce bu nedir, neyin nesidir derken fark edemedik. Pamukkale Üniversite Hastanesi’ne geldik. Boğaz ile mide arasında bir tümör olduğunu belirttiler. Göğüs Cerrahisi Prof. Dr. Ümit Aydoğmuş ile tanıştıktan sonra ameliyatlarım başarıyla geçmesiyle çok teşekkür ederim” diye konuştu.


Yaşadıkları zorlu günleri doktorları ve sağlık ekibinin desteğiyle aştıklarını kaydeden eşi Hatice Doğan da “Eşimin rahatsızlığını duyduktan sonra 1 ay doktor araştırdım. Doktorumuz Ümit beyle konuştuk ve uzun bir süreç içerisine gireceğimizi belirtti. Yani 95 gün boyunca uzun bir yol katettik. Allah razı olsun doktorumuz hiçbir zaman yalnız bırakmadı ve bayramlarda dahi yanımızdaydı. Eşim ile sonunda güzel bir şekilde tekrar kavuşmuş olduk” şeklinde konuştu.



“Tekrarlayan komplikasyon gerektiren hiç hastamız olmamıştı”


Halil Doğan gibi sık operasyon gerektiren bir hastasının daha önce hiç olmadığına işaret eden Prof. Dr. Ümit Aydoğmuş ise şöyle konuştu:


“Halil Beye yaklaşık 3 ay önce bir ameliyat gerçekleştirdik. Göğüs ameliyatları normalde ciddi ameliyatlardır. Alınan bütün tedbirlerle tıp dilinde komplikasyon dediğimiz, istemediğimiz yan etkiler olabiliyor. Birkaç defa ameliyat yapmamız gerekti ve çok uzun bir mücadele oldu. Sonunda sağlığına kavuşturduğumuz için çok mutluyuz. İlk ameliyatlar çok uzun sürdü yaklaşık 5-6 saat civarındaydı. Diğer ameliyatlar ise biraz daha kısa sürdü. Toplam 6 ameliyat geçirdi. Arada endoskopik işlemlerde oldu. Yaklaşık 95’inci güne geldik. Bu kadar sık ameliyat gerektiren, tekrarlayan komplikasyon gerektiren hiç hastamız olmamıştı”.



95 gün ve 6 ameliyattan sonra yeniden yemeğe başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Hat İzinde" sergisi Bağcılar’da sanatseverlerle buluştu Dr. Öğr. Üyesi Uğur Karabulut’un kişisel sergisi "Hat İzinde", Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi Sergi Galerisi’nde açıldı. Monobaskı tekniğiyle üretilen ve akrilik müdahalelerle zenginleştirilen eserlerden oluşan sergi, 18 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyarete açık olacak. Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi, güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu çerçevede Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Uğur Karabulut’un eserleri sergilendi. "Hat İzinde" isimli serginin açılışına sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. At figürü üzerinden kompozisyonlar öne çıkıyor 2026 yılı çalışmalarını bir araya getiren sergide, özellikle at figürü üzerinden biçimlenen kompozisyonlar ön plana çıkıyor. Monobaskı tekniği eserlerde katmanlı ve dinamik bir görsel yapı oluşturuyor. Geometrik tekrarlar, lekesel yüzeyler ve akışkan çizgiler aracılığıyla kurulan kompozisyonlar, izleyiciye durağan bir görüntüden çok hareket hâlindeki bir anlatı sunuyor. Çizginin yalnızca bilimsel unsur olmadığı vurgulanıyor Karabulut, sergi kapsamında çizginin yalnızca biçimsel bir unsur olmadığını; düşünceyi, sezgiyi ve hareketi taşıyan temel bir yapı olduğunu vurguluyor. Sanatçıya göre yüzey, tamamlanmış bir sonuçtan ziyade dönüşümün ve yeniden kurulan estetik ilişkilerin görünür hâle geldiği bir alan niteliği taşıyor. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret açık olacak Karabulut, serginin Bağcılar’da açılmasındaki katkılarından dolayı Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız’a teşekkür etti. Çağdaş baskı resim anlayışını figüratif yorumlarla buluşturan "Hat İzinde" sergisi, 18 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyarete açık olacak.
Konya Annesinin teşvikiyle başladığı meslekte isimlere özel tasarım yapıyor Konya’da uzun yıllardır yüzük tasarlayan takı tasarımcısı Servet Küçükdemirel, siyasiler başta olmak üzere tanınmış isimlere özel yüzükler tasarlıyor. Küçükdemirel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, 15 Temmuz Gazisi, o dönemki Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan’a, aslan figürlü yüzük tasarladı. 1981’den bu yana mesleğini sürdürdüğünü belirten Servet Küçükdemirel, özel tasarımlarla çalışmalarını geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Annesinin rahatsızlıklarının bulunduğunu ifade eden Küçükdemirel, yaptığı işleri gördüğünde annesinin mutlu olduğunu dile getirdi. Küçükdemirel ayrıca, 15 Temmuz Gazisi Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan için özel bir yüzük tasarladığını kaydetti. "Bu iş evrensel bir iş ve herkesin öğrenmesi için en güzel mücadeleyi vermeye çalışıyoruz" 1981’den bu yana bir serüvenin içerisinde olduklarını ifade eden takı tasarımcısı Servet Küçükdemirel, "Çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa, ustalıktan sonra da özel tasarımlarla alakalı yıllardan beri işimizi daha ileriye götürebilmek için, geliştirebilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Türkiye tarafından da tanınmak, işte siyasi liderlerin, birçok siyasi liderin daha doğrusu özel tasarımlarını yapmak bizi çok onurlandırıyor, mutlu da ediyor. Bundan dolayı da Konya’da böyle küçücük bir yerde çalışmak bizi çok mutlu ediyor. Tercih edilmek zaten çok güzel bir şey. Biz aslında şöyle bu sanatı daha ileriye taşıyabilmeye çalışan insanlarız. Yani birçok üniversitelerde işte sempozyumlara davet ediliyoruz. Oralarda çocuklara daha böyle bildiğimiz işleri öğretmeye çalıştığımız için bunu sadece gerçekten bu iş evrensel bir iş ve herkesin öğrenmesi için en güzel mücadeleyi vermeye çalışıyoruz" dedi. "Annem yaptığım işleri görünce çok mutlu oluyor" Kendisini bu mesleğe başlaması için yönlendiren annesinin hasta olduğunu söyleyen Servet Küçükdemirel, "Beynine 2,5 yıl önce bir pıhtı attı. Eskileri çok iyi hatırlıyor. Demans ve Alzheimer başlangıcı var şu anda. Ama yaptığım işleri görünce de çok seviniyor. ‘Bak, ben sana dememiş miydim?’ diyor. Ben çırakken ‘Bir daha çalışmayacağım’ falan derdim. Ustam beni döverdi, eski ustalar döverdi zaten iş öğretebilmek için. Ben de ‘Çalışmayacağım’ dediğimde annem, ‘Hayır oğlum, bak çalışacaksın. O seni sevdiği için dövüyor. Sen adam ol diye yapıyor’ falan derdi. Şimdi öyle diyor: ‘Bak, benim dediğim çıkmadı mı? Bak şimdi herkes tarafından beğeniliyorsun, herkese güzel işler yapıyorsun. Bütün hanımların, erkeklerin parmaklarını süslüyorsun.’ O da mutlu oluyor tabii beni görünce, yaptığım işlerle alakalı. Çok mutlu oluyor" ifadelerini kullandı. Servet Küçükdemirel tasarladığı yüzükle ilgili bilgi vererek, "Çok sevdiğim bir ağabeyim var. Ben ağabey diyorum. Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarımızdan Turgut Aslan ağabeyim birkaç hafta önce telefonla konuştum kendisiyle. Ve kendisini çok sevdiğim için ona bir yüzük yapmam için kendisinden izin istedim. O da çok memnun oldu. Şimdi ona bir çalışma hazırlıyordum. Biliyorsunuz o 15 Temmuz Gazisi. Başından o kadar olaylar geçmesine rağmen hala ayakta dimdik olması, ben ona öyle diyorum. Soyadı gibi aslan gibi adam. Ve ona böyle yeni güzel bir Selçuklu yıldızıyla oluşan ve üzerine bir aslan figürü bir yüzük hazırlıyorum" diye konuştu.