SAĞLIK - 13 Şubat 2025 Perşembe 10:08

Açık kalp ameliyatı yapılması gereken hastaya stent takılması tedaviyi güçleştiriyor

A
A
A
Açık kalp ameliyatı yapılması gereken hastaya stent takılması tedaviyi güçleştiriyor

Uzmanlar koroner arter kalp ve damar hastalıklarda koroner baypas cerrahisi yani açık kalp ameliyatı olması gereken hastalın korktukları için stent ameliyatı olduklarını ve bunun sonucunda meydana çıkan sorunlara dikkat çekti.



Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gürkan Şıracı yaygınlaşan stent kullanımına dikkat çekti. Koroner arter kalp damar hastalıklarında koroner baypas ameliyatı olması gereken hastaların korktukları için ameliyat olmadıklarını stent uygulamsını tercih ettiklerini belirtti. Stent uygulamasının koroner baypas ameliyatı olması gereken hastalarda tam tedavi olmadığını vurgulayan Dr. Şıracı, "Stent tedavisi hastaya faydalı oluyor ama tam anlamıyla tedavi ediyor mu, ileride tekrar bir müdahale gerekli olabilir mi bunların bakılması gerekli. Bazı durumlarda stentten dolayı yapılacak ikinci müdahaleler yetersiz kalabiliyor. Bundan kaynaklı hastanın sonradan tekrar açık kalp ameliyatı olması gerekiyor. Ama bu seferde damarlarda stent olduğu için bu cerrahi operasyonunda yapılma şekli değişebiliyor. Bu yüzden de ameliyatın başarı oranı düşebiliyor" dedi.



Koroner arter kalp ve damar hastalıklarında tanı ve tedavileri


Koroner arter hastalıkları ölüm sebepleri arasında birinci sırada olduğunu ve bu yüzden tedavisinin kritik öneme sahip olduğunu belirten Dr. Şıracı "İlaç tedavisi, balon stent tedavisi, koroner cerrah tedavisi hala başlıca tedavi metotlarıdır. Teknolojideki gelişmeler neticesinde koroner arter hastalıların tedavisinde farklılıklar olmaktadır ve daha güvenli hale gelmektedir. Ama hala tanı metotları arasında koroner anjiyo tetkiki kesin tanı yöntemidir. Koroner anjiyo tetkiki sonucunda kardiyolog, hastanın koroner damarlarında hastalık sapladığında bunu kalp damar cerrahisi uzmanıyla değerlendirip ya medikal tedavi ya balon stent tedavisi yada koroner baypas cerrahi tedavisine karar verilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Tedavi kılavuzlarında koroner arter hastalıklarda hem hastanın durumuna hem de hastanın derecesine göre tedaviler önerilmektedir"


Tedavide asıl sorunun durumu hastaya söylendiğinde zaman başladığını ve hastaların bir kısmı koroner anjiyo tetkikinin koroner arter hastalıklarda tedavi olarak gördüklerini ifade eden Dr. Güral Şıracı, "Hasta tedavi olduğunu düşündüğünde kendi doktoru tarafından koroner baypas cerrahisi yani açık kalp ameliyatı olacağı söylendiğinde durumu kabullenememektedir. Neden kalp ameliyatı gerekli olduğu hastaya anlatılamadan kalp ameliyatının artıları neler, eksileri neler belirtilmeden, kendisine ne kadar fayda sağlayacağı açıklanmadan başka bir merkezde başka uzman görüşü almak istemektedirler. Başka bir merkeze başvurduklarında kalp ameliyatı olması gereken hastaya ikinci tedavi yöntemi olarak stent tedavisi kendisine sunulmaktadır. Stent işleminin kısa süreceği hastanede yatış sürecinin kısa olacağı ve normal yaşantısına kısa sürede döneceği belirtildiği için açık kalp ameliyatından korkan hastalar bu seçeneği değerlendirmektedir. Hasta fazla nasıl olacağını sonucunun ne olacağını fazla sorgulamadan kabul etmektedir. Kendisine uygulanacak stent tedavisi onun için uygun mu, yeterli tedavi sağlayacak mı, hangi damarına stent uygulanacak, birden fazla damarına mı stent uygulanacak yada stentin hangi marka olduğunu, stentin kısa sürede tıkanıp tıkanmayacağı, ileride yediden bir tedavi gerekli olacak mı, tekrar bir ameliyat olması gerektiği gündeme geldiğinde bu ameliyatın başarı şansı düşecek mi gibi soruları sormadan sorgulamadan karar vermektedir. Tedavi kılavuzlarında koroner arter hastalıklarda hem hastanın durumuna hem de hastanın derecesine göre tedaviler önerilmektedir. Bu tedaviler ya ilaç tedavisi olmaktadır ya balon stendi yada koroner cerrahi tedavisi olmaktadır. İleri seviye koroner arter hastalığı olan kişilerde koroner arter baypas cerrahisi hayat kurtarıcı olmaktadır. Maalesef günümüzde Koroner baypas cerrahisinin yapılması gereken tüm alanlarda stent yapılabilir hale geldi. Stent kısa dönem ve uzun dönem sonuçlarıyla koroner baypas cerrahisi kadar yeterli olmamaktadır. İleride tekrar bir ameliyat gerekli olduğunda o ameliyatın başarı oarnın düşeceği gibi hastaya sağlayacağı yararda düşük olacaktır. Peki bu konuda ne yapmak gerekir, hasatlar öncelikle kendisine anjiyo yapan kardiyolog hekimine güvenmesi gerekmektedir. Anjiyo sonrası çıkan heyet kararının kendisine en uygun kararın olduğuna inanması gerekir. Hastaların birde bunu bilmesi gerekir ne tedavisi olursa olsun hiçbir tedavi yüzde yüz kesin tedavi etmemektedir. Koroner arter hastalıklar ilerleyici süreçtir. İster stent uygulansın ister cerrahi işlem uygulansın hastaların ilaç tedavisine devam etmeleri gerekmektedir, sigara ve alkolden uzak durması gerekmektedir, egzersiz ve diyet programlarına uyması gerekmektedir ve kontrollerini aksatmaması gerekmektedir" şeklinde konuştu.



Açık kalp ameliyatı yapılması gereken hastaya stent takılması tedaviyi güçleştiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi Milas Güllük Mahallesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi ve terfi hatlarını da içeren altyapı işletme imtiyaz sözleşmesi 2005 yılında imzalanmıştı. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilen tek mahallesi suyun tonunu 100 liranın üzerinde içmeye başlayınca vatandaşların da talebi ile şirket ile Muğla Büyükşehlir Belediyesi arasında hizmetlerin devri sözleşmesi imzalandı. 35 yıllığına özel bir şirkete devredilen bu proje, Türkiye’de su hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda ilk ve tek örnek olarak biliniyor. 7 kişi yaşamını yitirmişti Muğla’nın Milas ilçesi Güllük mahallesinde, Haziran 2013’te özel şirket tarafından işletilen atık su terfi istasyonunda meydana gelen faciada 7 işçi, metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Depoya bakım için inen işçilerin yüksek miktarda metan gazına maruz kaldığı ve olayın teknik tedbirsizlikten kaynaklandığı açıklanmıştı. 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri yapıldı Yıllar içerisinde şirket tarifelerinin MUSKİ’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olması, su kesintileri ve altyapı sorunları vatandaşların tepkisine neden oldu. Bölge halkı, artan mağduriyet nedeniyle MUSKİ ve CİMER’e yoğun şikâyetlerde bulundu. Yaşanan sorunlar üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla bir devir komisyonu kuruldu. Yapılan teknik ve mali incelemeler sonucunda işletmenin değeri belirlenirken, borç ve yükümlülükler düşüldükten sonra 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri konusunda anlaşmaya varıldı. Tüm içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri MUSKİ’ye devroldu 1 Nisan 2026 itibarıyla özel şirketin imtiyaz sözleşmesi sona erdirilirken, Güllük, Kıyıkışlacık’ın bir bölümü ve Zeytinlikuyu Mahallesi’nde su ve kanalizasyon hizmetlerinde tek yetkili kurum MUSKİ oldu. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Şirket Yetkilisi İhsan Hızarcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen imza töreni ile Güllük’te yıllardır devam sorun çözüme kavuştu. Böylece yıllardır tartışma konusu olan yüksek su ücretleri sorunu çözüme kavuşmuş oldu. Devir töreninde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Güllük Mahallesi, Kıyıkışlacık Mahallesi’nin bir bölümü ve Zeytinkuyu Mahallesi’nde içme ve atık su hizmetleri geçmişte yapılan bir imtiyaz sözleşmesiyle 35 yıllık bir süreyle arkadaşlar özel şirketlere devredilmişti. Türkiye’de ilk tek örnektir. O dönem aslında yaygınlaştırma amacıyla başlayan bu uygulama daha sonra durdurulmuş ve başka illere ilçelere sirayet etmemiş. Buradaki hemşehrilerimiz bizim MUSKİ’nin verdiği tabii ki hizmeti hem ücret açısından hem de hizmet açısından yaklaşık arkadaşlar maliyet açısından baktığınızda 110 bine yakın abone Muğla’daki tarifelerin yaklaşık iki katı civarında bir su ve atık su bedeli ödemek zorunda kalıyorlardı. Bugün bu sözleşmeyi imzalıyoruz. Tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve ekibine. Karşılıklı toplantılar yapıldı, değer tespitleri yapıldı ve Danıştay’a gönderildi. Danıştay onayladıktan sonra da evet bu devir yapılabilir dedikten sonra da biz artık bugün sizlerin karşısına gururla çıkmış olduk. MUSKİ tekrar bütün Muğla’da tarifeler neyse aynı tarifeleri orada uygulayacak. Aynı zamanda yatırım eksiklikleri varsa onları da tamamlayacak. Firmamızın çalışanlarını da mağdur etmek istemiyoruz. Çünkü oradan firma çekilince onun orada hizmet veren yıllardır emekçileri var. İşte burada arkadaşlarımız var, emekçi arkadaşlarımız. Bu zor şartlarda onların da işlerini kaybetmesine bizim gönlümüz kesinlikle razı vermiyor. 50’ye yakın çalışanımız var. Tabii biz o arkadaşlarımızı da yine aynı bölgede MUSKİ’nin çatısı altında bu sefer istihdam edeceğiz ve oradaki faaliyetleri aynı şekilde o arkadaşlarımızın emeğiyle devamını sağlayacağız. Bu sözleşmenin, bu devrin Miladımıza, Muğla’mıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Kırıkkale Bahşılı Kaymakamlığından kadınların gelişimine yönelik örnek proje Bahşılı Kaymakamlığınca yürütülen Okuyan Kadınlar Kulübü Projesi kapsamında kadınlar hem eğitim hayatına yeniden kazandırıldı hem de sosyal ve ekonomik alanda önemli başarılara imza attı. Kırıkkale’nin Bahşılı Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre, "Okuyan Kadınlar Kulübü (Bozkırı Yeşerten Kadınlar)" projesiyle, çeşitli sebeplerle eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan 60 kadına yönelik çok yönlü bir öğrenme alanı oluşturuldu. Kaymakamlık koordinesinde yürütülen projeyle kadınların hayata daha güçlü ve bilinçli şekilde katılım sağlaması hedeflendi. Proje kapsamında katılımcılara önce kitap okuma alışkanlığı kazandırıldı. Ardından okunan eserler, psikolog, aile danışmanları ve akademisyenlerin katılımıyla değerlendirildi. Projede yalnızca okuma faaliyetleriyle sınırlı kalınmadı. Kadınların farklı alanlarda kendilerini geliştirmesi amacıyla girişimcilik kursları da düzenlendi. Rol model buluşmaları kapsamında ise kadınların ilham alabileceği isimlerle bir araya gelmesine yönelik programlar planlandı. Bu çerçevede uygun tarihte makam ziyareti ile kadın üyelere yönelik Ankara gezisinin de planlandığı belirtildi. Bahşılı Kaymakamlığı, proje kapsamında dikkat çeken kazanımları da paylaştı. Açıklamaya göre her kadın 96 kitap okudu. 12 kadın açık lise programına kayıt yaptırarak lise mezunu oldu. 9 kadın ise üniversite mezuniyetini tamamladı. Projeyle birlikte 2 kadın yazarlık yolunda kitap çıkardı, 2 kadın kendi işletmesini kurdu. Resim kursu alan 4 kadın da kendi sergisini açtı. Projeye katılan her kadının 9 farklı sertifika sahibi olduğu bildirildi. Kaymakam Fidan Bozkır, rol model ve rehberlik buluşmaları kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Kübra Güran Yiğitbaşı ile bir araya geldiklerini belirterek, "Sayın Bakanımızın bizlere ilham veren aktarımları ve nazik kabulleri, projemize güç kattı" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultangazi Belediyesi’nin 2025 Faaliyet Raporu meclis onayından geçti Sultangazi Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu, meclis onayından geçti. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, ilçede yapılan çalışmaları meclis üyelerine detaylı olarak anlattı. Sultangazi’nin 7 yılda yükselen başarı ivmesinden söz eden Başkan Dursun, bankalardan tek kuruş faizli para almadıklarını ve borçsuz bir belediye olduklarını bir kez daha belirtti. Sultangazi Belediye Meclisi Nisan ayı ikinci oturumu Belediye Meclis Başkan Vekili Cemil Keskin başkanlığında yapıldı. Görüşmelerin ana gündem maddesi 2025 Mali Yılı Faaliyet Raporu oldu. Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, 2025 yılında ilçe genelinde hayata geçirilen, tamamlanan yatırımları ve projeleri detaylı bir sunumla meclis üyelerine anlattı. Meclisin onayına sunulan faaliyet raporu, oy çokluğu ile kabul edildi. "Ufkumuz geniş, hayallerimiz büyük" Kürsüde konuşmasını gerçekleştiren Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, 7 yıl içerisinde Sultangazi’nin ne kadar değişip geliştiğini anlatarak hayata geçirdikleri projelerden bahsetti. Başkan Dursun; "Görevdeki 7. Yılımızı doldurduk. Bu şehre hep beraber çok daha fazla hizmet etmek için, şehri geliştirmek ve komşularımızın konforlu bir şehirde yaşamaları için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Şehri geliştirmek için rutinin dışına çıkmak gerekir, hayallerinizin büyük olması gerekir. Bizim ufkumuz geniş, kadın ve gençlerimizi ön planda tutan anlayışla şehrimize hizmet ediyor; Sultangazi’yi eğitim, kültür, spor ve sanatla bezenmiş bir şehir haline getiriyoruz." dedi. "Bankayla işimiz yok" Borçsuz bir belediye olduklarını belirten Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Belediyeyi hakkıyla yönetmek kolay bir iş değildir. 7 yıldır Sultangazi Belediyesi, hizmet için hiçbir kamu bankasından kredi çekmemiş, faize bulaşmamıştır. Kendi öz kaynaklarımızla şehre hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz. Bizler önemli, bütçemiz üzerinde külfet oluşturacak ihalelerimizi de iptal ettik. Kiralamak yerine satın aldığımız belediye araçlarımızla milyar liraları bütçemizde tuttuk. Neredeyse bütün belediye araçlarımız bizim" dedi. 30 yıllık tasarruf: GES Bugünü değil, yarını da düşünen bir anlayışla durmadan çalıştıklarını belirten Başkan Dursun, Sultangazi’nin cadde, sokak ve kamu alanlarının aydınlatmasını ücretsiz olarak sağlayacak olan GES projesinden sözederek, "Çok önemli bir işe daha imza attık. 3 yıldır üzerinde çalıştığımız GES projemizi kısa sürede tamamlayacağız. Malatya’da yaklaşık 350 dönüm üzerinde yaklaşık 12 megavatlık güneş enerji sistemini kurduk. GES enerji üretmeye başlayınca Sultangazili komşularımız 30 yıl boyunca şehrin sokak, cadde ve kamu alanlarının aydınlatmaları için tek kuruş para ödemeyecek. Bizler günü kurtarmak için değil yarını da düşünen bir anlayışla neredeyse rakipsiz bir belediyecilik yapıyoruz" diye konuştu. Mülkiyet Sorunlarına Kalıcı Çözüm Göreve geldiklerinden bu yana önemli mülkiyet sorunlarını çözüme kavuşturduklarını belirten Başkan Dursun; "40 yıldır devam eden Paşa torunları davasını çözüme kavuşturduk. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Bakanlık, İBB elbirliğiyle mülkiyet sorunlarını hallettik. En önemli problemlerimizden biri de Havza meselesiydi. Başta Gazi mahallesi başta olmak üzere 2 milyon metrekarelik alanı kaplayan bir sorundan bahsediyoruz. Neredeyse 80 bin kişimizi ilgilendiriyor ama süreç tamamlanmış değil" diye konuştu. Süreç İBB’ye takıldı Havza meselesi sürecinin İBB tarafından sekteye uğradığını belirten Başkan Dursun, "Havzanın özel hüküm alanı ilan edilmesinde hepimizin payı var. Fakat 1 buçuk yıldır İBB planlama müdürlüğünde dosyamız bekliyor. Planlama sürecinin önünde hiçbir engel yok, dosyanın bekletilmesinin bir anlamı da yok. Sürecin takipçisiyiz ama defalarca belirtmemize rağmen ilerleme kaydedemiyoruz. Planlama müdürlüğünden imar komisyonuna gelecek. Oradan meclise gelecek ve biz de sonrasında üzerimize düşeni hızlıca yapacağız. İnsanlar bahane değil, işin tamamına ermesini bekliyor" dedi. "Hedef Avrupa’nın en iyi spor şehri olmak" Ciddi manada spora yatırım yaptıklarını belirten Abdurrahman Dursun, Avrupa Spor Şehri seçilmesinin kapılarını açan sportif faaliyetleri de anlattı. Sporcularının aldığı madalyaların gün geçtikçe sayısının arttığını belirten Başkan Dursun, "Avrupa Parlamentosu tarafından yaptığımız çalışmaların geniş değerlendirilmesi neticesinde 2026 Avrupa Spor Şehri ünvanını aldık. Emeği geçen tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Avrupa’da 14 tane spor şehir var, biri de biz olduk. 2026 Eylül gibi yapılan faaliyetler ve alınan başarılar karşılaştırılarak 14 şehirden en iyi olanı belirlenecek. Bizim hedefimiz Avrupa’nın en iyisi olmak. Şuan İstanbul’un en çok lisanslı sporcusuna sahip belediyeyiz. Sıradaki hedefimiz Avrupa’nın en iyisi olmak" dedi. Kültür Adası ve Sinema Müzesi Sultangazi’ye yabancı turist çekecek Kültür Adası ve Sinema Tarihi Müzesi projesinden bahseden Başkan Dursun, "Çok önemli bir projeyi daha şehrimize kazandıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kültür Adası ve Sinema Tarihi Müzesi’nin yapımına hızla devam ediyoruz. Sultangazi’nin farklı bir kategoriye geçmesi, yerli turistin yanına yabancı turistlerin de şehrimizi ziyaret etmesini sağlamamız için gerçekleştirdiğimiz bir proje bu 1750’lerden başlayarak günümüze kadar sinema tarihinde kullanılmış olan makineler, kameralar, süreç içerisinde kullanılmış tüm envanterin bulunduğu sinema müzesi gerçekten ilgi çekecek. Sene sonunda inşaatını tamamlamış olacağız. Projelerimize destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ilgili Bakanlıklarımız, bürokratlarımız ve kurum yetkililerimiz, meclis üyelerimiz ve çalışmalarda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim" dedi. Meclis Onayı Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un konuşmasının ardından oylamaya geçildi. Sultangazi Belediyesi 2025 yılı faaliyet raporu, oy çokluğu ile kabul edildi.