POLİTİKA - 13 Eylül 2024 Cuma 22:09

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yıl yıl konkordato sayılarını açıkladı

A
A
A
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yıl yıl konkordato sayılarını açıkladı

Denizli’de iş dünyası ile bir araya gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye genelinde ve Denizli özelinde konkordato sayılarını açıkladı. Yıl yıl konkordato sayılarını da açıklayan Bakan Tunç, “2024 yılında şu ana kadar 585 açılan dosyanın 335’i ret edilmiş, 44’ü kabul edilmiş. 2024 yılında Türkiye’de kabul edilen konkordato sayısı 44 ama binlerce konkordato kabul edilmiş gibi algı yapılıyor. Denizli’de 25 dosya açılmış, 4 dosya kabul kararı verilmiş” dedi.


Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’de bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) binasında iş dünyasıyla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Denizli Sanayici, Tüccar ve İş İnsanları Platformu dönem sözcüsü ve DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Denizli’nin önemli bir sanayi, ihracat ve ticaret merkezi olmasının yanı sıra, özellikle Pamukkale Travertenleri ve kaplıcalarıyla turizm kenti olarak da katma değer oluşturan bir şehir olduğu belirten Denizli Platformu Dönem Sözcüsü Hüseyin Memişoğlu; “Denizli, Türkiye geneli ihracatta 9. sırada yer alan ve sektör çeşitliliği ile ön plana çıkan bir şehir. 25 farklı sektörde, 3 bine yakın ürün grubunda 185 ülkeye ihracat gerçekleştiren ülke ekonomisine güçlü bir şekilde katkısını sürdüren bir kent. 2021 yılında alındığımız Gri Liste’den çıkarılmamız, yargı reformları her kesimin hakkını gözeterek yapılan düzenlemelerle hukuk ve ekonomi bütünlüğünün sağlanması yolunda atılan adımlar için Sayın Bakanımıza tekrardan teşekkürlerimizi sunuyor, tüm katılımcılar için verimli bir istişare toplantısı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.


Başkan Memişoğlu toplantıda ihracat ve turizm kapasitesinin artması için İzmir-Antalya otobanının açılması, İzmir-Ankara hızlı tren hattının Denizli’ye bağlanması, Küçük havayolu terminali ihtiyacı, küçük uçaklarla havayolu taşımacılığının yapılması, Pamukkale su debisinin azalması konularına da değindi.



“Binlerce konkordato kabul edilmiş gibi algı yapılıyor”


Hukuk ve adaletin eş gitmesi gerektiğini belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 28. dönem parlamentosunda yeni anayasa yapmayı hedeflediklerini söyledi. Yeni anayasanın önemine değinen Bakan Tunç, “Hem ekonomimize katkısı olacak hem de Türkiye’nin gelişme ve kalkınma hamlesini hızlandıracak bir çalışma olacaktır” dedi.


İhracat bedellerinde yurda getirilmesi ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki dosyalarda farklı kararlar çıkmasına ilişkin eleştirilere yanıt veren Bakan Tunç, bu konudaki mağduriyetlerin giderilmesi için çalışacaklarını ifade etti. Covid-19 salgını sonrasında artan konkordato sayılarına ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç, kamuoyunda algı yapıldığını söyledi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile yaptıkları toplantılarda konkordato konusunda Ticaret Bakanlığı’nın konu hakkında çok fazla şikayetler aldıklarını ve bununda giderek arttığını söyleyen Bakan Tunç, "Bizde yıl yıl mevcut rakamları çıkarttık. Rakamları çıkarttığımızda bu şekilde olmadığını gördük. 2018 yılında bin 712 açılan konkordato kaydı var. 555’i ret edilmiş, 18’i kabul edilmiş. 2019 yılında bin 217 açılan var. Bin 13’ü ret edilmiş 110’u kabul edilmiş. 2021 yılında 875 açılan var, 686’sı ret edilmiş 171’i kabul edilmiş. 2022’de 686 açılan dosyanın 573’ü ret edilmiş, 140’ı kabul edilmiş. 2023 yılında 516 açılmış. Haberlere bakarsanız bin 516 diyor. Bu 516 talebin 381’i ret edilmiş 95’i kabul edilmiş. 2024 yılında şu ana kadar 585 açılan dosyanın 335’i ret edilmiş, 44’ü henüz kabul edilmiş. 2024 yılında Türkiye’de kabul edilen konkordato sayısı 44 ama binlerce konkordato kabul edilmiş gibi algı yapılıyor. Denizli’de 25 dosya açılmış, 4 dosya kabul kararı verilmiş. Keşke hiçbir firmamız konkordato ilan etmek durumunda kalmasa ama firmalarımızın başına bu tür şeyler gelebiliyor” şeklinde konuştu.



Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yıl yıl konkordato sayılarını açıkladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."