EKONOMİ - 09 Mayıs 2025 Cuma 13:13

Başkan Erdoğan, Ege TMF’de sektördeki üyelerini yalnız bırakmadı

A
A
A
Başkan Erdoğan, Ege TMF’de sektördeki üyelerini yalnız bırakmadı

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, EGE TMF 5. Tekstil, Hazır Giyim Makineleri, Tekstil Kimyasalları ve Tekstil Baskı Teknolojileri Fuarı’nı açtı. Başkan Erdoğan, kurdeleyi kesmesinin ardından konuklarını Denizli Teknik Tekstil Merkezi’nin (DTTM) standında ağırladı.



TMF 5. Tekstil, Hazır Giyim Makineleri, Tekstil Kimyasalları ve Tekstil Baskı Teknolojileri Fuarı’nın açılışı için EGS Park Fuar Alanı’nda gerçekleştirilen törene, Denizli protokolü ile sektörün önde gelen isimlerinin yanı sıra DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan da katıldı. Başkan Erdoğan’a DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Oğuzhan Şahan ve Mutlu Başaran ile Meclis Üyeleri Ülkü Emer, Öztürk Taştan ve Uğur Küçük, DTO 6’ncı Meslek Komitesi Başkanı Huriye Dağ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Denizli İl İcra Komitesi Başkanı Ayla Taşçıoğlu ve komite üyeleri, TOBB Genç Girişimciler Kurulu (GGK) Denizli İl İcra Komitesi Başkanı Bekir Çakır ve komite üyeleri ile DTO’nun iştiraklerinden Denizli Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) ve Denizli Teknik Tekstil Merkezi’ndeki (DTTM) teknik ekiplerdeki personel ile çok sayıda DTO üyesi eşlik etti.



DTO’nun DTTM ile ticaret alanı büyük ilgi gördü


Başkan Erdoğan, açış konuşmasında, sektörün Denizli’nin ekonomisindeki yerine ve önemine dikkat çekti. Erdoğan, "Sektörümüz, dış ticaret fazlası veren iller arasında ilk 10’da yer alan ihracatçı bir şehir olmamızdaki en büyük ve en önemli faktördür. Bugün açılışını yaptığımız bu fuar da bu kapsamdaki örnek girişimlerden biridir. Biz de bu fuarda iki stantla yerimizi aldık" dedi.



DTO’nun 37 kişilik bir heyeti de Londra’daki inşaat fuarında


Denizli sanayisini çeşitlendirmek ve büyütmenin yanında KOBİ’leri ihracatçı firmalar ve rekabetçi markalar haline getirmek için büyük bir çaba harcadıklarını da vurgulayan Başkan Erdoğan, bu konuda en etkili unsurlardan biri olarak nitelendirdiği fuarları çok önemsediklerinin de altını çizdi. Erdoğan, "Oda olarak, bugün burada iki stantımızla yer aldık. Bu arada 37 kişilik bir başka heyetimiz de Londra’da inşaat fuarında. İhracat hedefimize ulaşmamızda, fuarların da önemli bir katkısının olduğuna inanıyoruz. Sektörlerimizin gelişmesi ve rekabet gücünü koruyabilmesi için, dünyanın her neresinde olursa olsun en büyük fuarlarda artık Denizli olarak her daim biz de varız. Bu sene bu fuarımızda, çoğunluğu İstanbul’dan olmak üzere, 2’si Çin’den, 1’i Kore’den, 8’i Denizli’den, İzmir’den, Bursa’dan, Gaziantep’ten ve Tekirdağ’dan firmalarımız var. Gelecek yıl, daha da artmasını diliyoruz. Şehrimizi, bölgemizde fuarlar merkezi haline getirmek istiyoruz" diye konuştu.



DTO, DTTM’de geliştirilen katma değeri yüksek özel kumaşları sergiledi


DTO’nun Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) DTTM ile bu çabasını ve sektörlere katkısını kat kat artırdığını da söyleyen Başkan Erdoğan, merkezde neler yaptıklarına dair örnekler de verdi. Erdoğan, "Bazı makinelerini burada da sergilediğimiz teknik tekstil merkezimizle, sanayicimizin yüksek katma değerli ürünlere geçişini destekliyoruz. ARGE’ye önem veren KOBİ’lerimize, son teknoloji makinelerle buluşlarının prototipini üretme imkânı sunuyoruz. Merkezimizdeki çalışmalarımızdan örnekler verirsek; bunlar arasında susuz boyama ve işlemlerin yanı sıra güç tutuşan, alev almayan, su itici ve emici özel kumaşlar ile iş güvenliği kar maskesi, dikişsiz triko bereler, İHA ve SİHA gizleme çadırı kaplamalı kamuflaj kumaşlar, vücut ısısını koruyan termal afet ve acil yardım battaniyeleri, üst düzey fonksiyonel çadırlar ile artık her eve giren ürünlerden biri olan toz ve kir tutmayan mikrofiber bezler var. Ayrıca pilotların ve itfaiye erlerinin soğuğa ve ateşe dayanıklı termal kıyafetlerini de üretebiliyoruz" dedi.



"Teknik tekstil ve makine üretimimizle, ihracat gelirimizi kat kat artırabiliriz"


Başkan Erdoğan, bu merkezi neden bu derece önemsediklerini de anlattı. Erdoğan, "Niçin bu kadar çabalıyoruz? Çünkü, katma değerli ürünlerin üretimine geçerek ihracattaki birim değer kazancımızı artırmak ve sektörel yelpazemizi büyütmek istiyoruz. Örneğin, şehrimizin genel ihracat birim değeri 2,16 dolar iken makine ve aksamları sektöründe bu değer 5,17 dolara kadar çıkıyor. Yani 2 buçuk kat daha fazla kazanç sağlıyor. Makine ve aksamları sektöründe de son yıllarda dikkat çekici bir büyüme ve ihracat başarısı sergilemekteyiz. Şehrimizin bu sektördeki ihracatı, her geçen yıl artıyor 2017 yılında, 41 milyon dolardı. 7 yılda, neredeyse 2 katına çıktı; geçen yıl 81 milyon dolara yaklaştı. 2024’te 232 firmamızla 102 farklı ülkeye makine ve aksamlarını ihraç ettik. ABD gibi endüstri devleri, ilimizin makine ve aksamları ihracatında ilk 5’te yer aldı. Ayrıca sektörde odamıza kayıtlı 176 firmamız var ve bunların 100’ü, bizim dönemimizde, son 7 yılda kuruldu. Çeşitli sektörlere sanayi makinesi ve ekipmanı üreten firmalarımızdan 16’sı, sadece tekstil ve konfeksiyon sektörüne çalışıyor, ekonomimize önemli bir katkı sağlıyor. Firmalarımız, çok çeşitli üretim yapmaktadırlar Ambalaj makineleri, mermer makineleri ile kuruyemiş ve kahve işleme makineleri başta olmak üzere tekstil ve konfeksiyon makineleri, hadde ve döküm makineleri, endüstriyel ısıtıcılar ile fırınlar, kâğıt imalatı ve matbaacılık makineleri, tarım ve ormancılık makineleri ile madencilikte kullanılan makineler üretip ihraç ediyoruz. Makine sektöründeki ürün çeşitliliğimizi de ihracatçı firmalarımızı da artırmalıyız. Ayrıca ihracattaki ürün gamımızı da katma değerli ürünlerle genişletmeliyiz" diye konuştu.



Ege TMF, DTO’nun himayesinde 5. kez yapılıyor


Fuarı DTO’nun himayesinde gerçekleştirdiklerini söyleyerek DTO Başkanı Uğur Erdoğan’a teşekkür eden İZGİ Fuarcılık Genel Müdürü Mustafa Hızarcıoğlu’nun açış konuşmasının ardından da Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkan Yardımcısı İbrahim Uzunoğlu ve Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu da kısa birer konuşmayla katılımcılara seslendiler. Daha sonra İZGİ Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Çoban ile Genel Müdürü Hızarcıoğlu, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile DTO Başkanı Erdoğan’a bir plaket takdim ederek fuarlarını bugünlere gelmesindeki desteğinden dolayı teşekkür etti.


Başkan Erdoğan, açılış için hazırlanan kurdeleyi kesmelerinin sonrasında ise fuarda stant açan firmaları ziyaret ederek hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Son olarak da konuklarına, DTO’nun DTTM standını gezdirerek, uzman ekibi ile merkezdeki çalışmaları ve elde edilen ürünler hakkında ayrıntılı bilgilendirdi. Ziyarete, gazeteciler de büyük ilgi gösterdi. Başkan Erdoğan, basın mensuplarının sektör ve merkezleriyle ilgili sorularını da yanıtladı.


Özbekistan da misafirlerin olduğu fuar, 10 Mayıs Cumartesi günü sona erecek.



Başkan Erdoğan, Ege TMF’de sektördeki üyelerini yalnız bırakmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında annenin sözleriyle salon buz kesti Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davada müşteki beyanları, ihmaller zincirini ve ailelerin yaşadığı derin acıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Yangından yaralı kurtulan işçiler, sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ve denetimlerin göstermelik yapıldığını öne sürerken, yangında kızı hayatını kaybeden bir anne, "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salon sessizliğe gömüldü. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde bulunan Raviva Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana gelmişti. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen yangınla ilgili davada müşteki ifadelerinin alınmasına devam edildi. "Dışarı çıkıp çığlık attım" Yangında yaralı olarak kurtulan Keriman Miskin, "4 senedir Raviva Kozmetik’te çalışıyordum. Yangın günü kapı tarafındaydım. Tuncay Yıldız ve Hürol E. ürün karıştırıyordu. Sonra patlama sesi duydum, alev yayıldı, kaçtık. Tuncay Yıldız da yanıyordu, dışarı çıkıp çığlık atmaya başladım. Daha sonra da hiçbir arkadaşımı göremedim. İtfaiye de geç geldi, daha sonra hastaneye gittik. Ben öncesinde masa görevlisiydim. Sonrasında mutfakçıydım ancak mutfakçı adı altında tüm işleri yaptırıyorlardı. Her alanda çalışıyordum. İlk yerde önce kolonya, sonrasında dolum işine girildi. İlk yerde dolum da yapıyorduk. Kurtuluş Oransal bize talimat veriyordu. Yeni yere geçtiğimizde tadilat yapıldığını sanmıyorum, sadece boya yapıldı. İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal bize talimat vermedi. İsmail Oransal’ın Sheliq ürününü yapıyorduk. Shuran’da yapılıyor muydu bilmiyorum. Ben dönemsel çalışıyordum. Ataşehir’deki ofiste kremlerin paketlenmesine de gitmişliğim var" dedi. "Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu" Zabıtalar tarafından denetim yapılmadığını, denetim olacağı zaman da sigortasız işçilerin iş yerinden çıkarıldığını aktaran Miskin, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Yangından bir hafta önce zabıtalar geldi ancak denetim yapmadılar. Kurtuluş Oransal’ın yanına girdiler, sonra çıktılar. Benim hiç sigortam olmadı. Bir gün denetim olacağı söylendi, bizi fabrikadan çıkardılar, ardından aynı gün tekrar çağırdılar. Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu. Gökberk Güngör’ü ürün dolumu yaparken gördüm. Çocuk işçi ve göçmen işçi çalışıyordu. Sağlıksız koşullarda paketlerin üstünde yemek yiyorduk. Yangın merdiveni maliyetli olduğu için Kurtuluş Oransal yaptırmak istemedi" dedi. "Alev aldım, koşarak kaçtım" Fabrikadan yaralı olarak çıkan Ayten Aras, "Pandemi zamanında çalışmaya başladım. Rahatsızlanınca bırakmak zorunda kaldım ancak sonrasında Kurtuluş Oransal yeniden çağırdı. Olay günü paketleme yapıyordum. Patlama sesi geldiğinde ateş yayıldı, ben de alev aldım ve koşarak dışarı kaçtım. İlk yerde dolum, ikinci yerde ise hem dolum hem üretim yapılıyordu. Eski yerde de Shauran ve Sheliq üretiliyordu, yeni yerde yapılmıyordu. Kurtuluş Oransal’ın iki oğlu da geliyordu, zaman zaman yardım ediyorlardı" diye konuştu. "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, "Kızım kömür oldu. Kızım ölmek istemiyordu. Kurtuluş Oransal’ın kötü davrandığını, çok çalıştırdığını ve mesai parası vermediğini bana söylüyordu. Ekipman vermiyormuş, ‘Param yok’ diyormuş. Tuğba Taşdemir ve Cansu Esatoğlu kızımın kuzenleriydi. Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salonda uzun süre sessizlik hakim oldu. Altun Taşdemir, "Çok acı çekiyoruz. Anneyim ben. Eşim kanserdi, kızım babasına bakmak için çalışmak istedi" dedi. "Kızımı kömür olarak aldım" Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise, "Kanser tedavisi nedeniyle hastanede yattım. Kızımı toprak ve kömür olarak aldım fabrikadan. Maaşını da vermiyorlardı. Sanıkları hiçbir zaman affetmeyeceğim" dedi. "Sağ verdim, ölüsünü aldım" Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, "Tuğba’yı sağ verdim, ölüsünü aldım. Çocuklarımın hakkını yediler. Maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kaldılar. Sigortalarını yapacaklarını söyleyerek sürekli oyaladılar. 18 yaşındaydı, ölümü hak etmedi. Ölüm Allah’tan gelir ancak buna onlar sebep oldu. Sonuna kadar şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Çocuğumu torbaya koyup getirdim" Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, "İçimiz yanıyor. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak öldüler. Çocuklarımız kömür oldular. Çocuğumu torbaya koyup getirdim. Tuğba 4 yıldır çalışıyordu. Biz paketleme işi olarak gönderdik. Kimyasal olduğunu bilmiyorduk. Şikayetçiyiz" şeklinde konuştu. "Kızımın iskeletine sarıldım" Cansu Esatoğlu’nun annesi Filiz Esatoğlu, "Kızımın iskeletine sarıldım, kızım kömür oldu. Kötü çalışma şartlarından bahsediyordu. Mesaiye kalmazsan işten çıkarırım diye tehdit ediyorlardı. Sigortası yoktu, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar" Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu, "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar. İnsanların emeklerini sömürdüler. Kan emici vampirler olarak gözünüz doymadı. Çalıştıkları yer mayın tarlası gibiydi. Oturup yemek yiyecek yerleri bile yoktu. Bu kasıtlı cinayet. Sizler katilsiniz. Yangın merdiveni yok, iş güvenliği uzmanı yok. 7 can kömür oldu. Yoksul oldukları için köle gibi çalıştırdılar Suçu ölmüş babalarının üstüne atıyorlar. Babaları ile ortaktılar" dedi. "Üç çocuğum yetim kaldı" Ölen Esma’nın eşi Aytekin Gikan, "Ne yediğim yemekten ne de uyuduğum uykudan tat alıyorum. Üç çocuğum yetim kaldı. Bu şahısların daha fazla para kazanması için yetim kaldılar. Gözlerini hırs bürümüş. Eşimi işten çıkarmıştım. Sigorta yapacağız diyerek 3 ay oyaladılar. Sonra bu olay yaşandı. Zorla eşimi aldılar evden. Yaptıkları kremden eşimin elleri alerji oluyordu" şeklinde konuştu. "Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu" Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, "Düzce’de Kurtuluş Oransal ile babam birlikte çalışıyordu. Sonra işten ayrıldı. Dilovası’nda babamı ziyaret ettiğimde Kurtuluş Oransal’ın fabrikada sigara içtiğini gördüm. Bu fabrika sadece Kurtuluş Oransal’ın değildi, çocukları ile birlikteydi. Çalışanların hiçbirinin iş tanımı yoktu. Herkesten şikayetçiyim. Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu. Bunu babamdan öğrendim" diye konuştu. "Zabıtalar parfümle gönderiliyordu" Tuncay Yıldız’ın kızı Nursena Yıldız, "Babamdan zabıtalar geldiğinde parfüm verilerek gönderildiklerini duydum. Tüm denetimin Ali Osman A.’nın Çorlu’daki fabrikasından geçtiğini söylemişti. Dün Ali Osman A.’nın güldüğünü gördüm. Ailesine selam veriyor. Yanan kendi ailesi olsaydı böyle davranabilir miydi? Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Bizimle iletişime geçmeye çalıştılar" Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız, "Bunlara finansal desteği veren Ali Osman A.’dır. Eşim, Kurtuluş Oransal’ın ‘arabada yattığını’ söylediğini anlattı. Kurtuluş ile eşi barışmıştı. Kurtuluş başta olmak üzere herkesten şikayetçiyim. Çetin A., Düzce’deki eski ev sahibi, olay sonrasında bizimle iletişime geçmeye çalıştı ancak kabul etmedik" dedi. "Kremlerin arkasında Tekirdağ adresi vardı" Şengül Yılmaz’ın kızı Eminenur Aldeniz, "Annem akşam beni aradı ancak konuşamadı. Hastane hastane annemi aradım, kimse öldüğünü söylemedi. Allah kimseye annesini o şekilde göstermesin. Annemin yanan kemikleri sayılıyordu. Kremlerin arkasında Tekirdağ’daki adresler yer alıyordu" ifadelerini kullandı. "Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu" Ölen Şengül’ün kız kardeşi Emine Bulut ise, "Daha önce 1 ay boyunca Raviva’de çalıştım ancak sağlıksız koşullar yüzünden işi bıraktım. Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu. Kurtuluş, insanlara hakaret ederek iş yaptırıyordu" dedi.
İstanbul A Milli Futbol Takımı’nda 8 değişiklik A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, son oynadıkları İspanya karşılaşmasının 11’ine göre Romanya karşısında sahaya 8 değişiklikle çıktı. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off turu yarı final maçında Beşiktaş Park’ta Romanya ile karşı karşıya geliyor. A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, son oynadıkları İspanya maçının 11’ine göre Romanya karşısında 8 değişiklik yaptı. Montella; Altay Bayındır, Merih Demirel, Çağlar Söyüncü, Zeki Çelik, Salih Özcan, Orkun Kökçü, İrfan Can Kahveci ve Deniz Gül’ün yerine Uğurcan Çakır, Mert Müldür, Abdülkerim Bardakcı, İsmail Yüksek, Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız ve Kerem Aktürkoğlu’na göre verdi. Millilerde Merih Demiral ile Zeki Çelik sakatlıklarından, Muhammed Şengezer, Ahmetcan Kaplan, Mustafa Eskihellaç ve Semih Kılıçsoy da teknik heyet kararıyla 23 kişilik kadroda yer almadı. Millilerin 11’i A Milli Futbol Takımı karşılaşmaya; Uğurcan Çakır, Mert Müldür, Samet Akaydin, Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, İsmail Yüksek, Hakan Çalhanoğlu, Barış Alper Yılmaz, Arda Güler, Kenan Yıldız ve Kerem Aktürkoğlu 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Mert Günok, Altay Bayındır, Atakan Karazor, Eren Elmalı, Salih Özcan, Orkun Kökçü, Deniz Gül, Ozan Kabak, İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın, Yunus Akgün ve Kaan Ayhan bekledi. Kapalı gişe A Milli Futbol Takımı’nın, Dünya Kupası yolunda bu önemli karşılaşmasında taraftarlar yalnız bırakmadı. Yurt dışından ve çevre şehirlerden gelen kırmızı-beyazlı taraftarlar, Beşiktaş Park’ta yapılan müsabakada tribünleri doldurdu. Taraftarlar yaptıkları tezahüratlarla futbolcuları maça hazırladı. Tribünlere Türk bayrakları bırakılırken, müsabaka öncesinde taraftarlar bayrakları sallayarak güzel bir görüntü oluşturdu. Deplasman tribününde de Romanya taraftarları yer aldı. Mehteran Takımı saha kenarında Bu karşılaşmaya özel saha kenarında Mehteran Takımı yer aldı. Müsabaka öncesinde Mehteran Takımı, Mehter Marşı çalarak futbolculara destek verirken, taraftarları da coşturdu.