POLİTİKA - 17 Mayıs 2025 Cumartesi 09:18

Böyle tepki görülmedi, mahkeme kararını davul zurnayla belediyeye teslim etti

A
A
A
Böyle tepki görülmedi, mahkeme kararını davul zurnayla belediyeye teslim etti

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından devir aldığı 34 yıllık akaryakıt istasyonunun ruhsatı yenilenmeyen ve ardından mühürlenen firmayı haklı bulan mahkeme, iki defa yürütmeyi durdurma kararı verdi. 6 aydır mücadele veren firma, mührün sökülmesiyle sonuçlanan mahkeme kararını, davul zurnayla belediyeye teslim ederek sıra dışı bir eyleme imza attı.


Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Kumavşarı Mahallesi’nde 1991 yılında faaliyetlerine başlayan akaryakıt istasyonu, 1 Kasım 2024 tarihinde Antalya merkezli bir firma tarafından devir alındı. Yatırımcı firma, Denizli-Antalya karayolu üzerindeki istasyonun ruhsatını da devir almak için Ocak ayında Denizli Büyükşehir Belediyesine gerekli başvurusunu yaptı. Daha önceki devir işlemlerinde sunulan belgelerle müracaatını yapan firma, belediyenin yönetmelikte belirtilmesi rağmen yeni belgeler isteyerek talebi yerine getirmemesi üzerine konuyu yargıya taşıdı.


Firmanın kanunen yeterli belgelerle İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlenmesi talebini değerlendiren Denizli 2. İdare Mahkemesi, ruhsat verilmeme yönündeki uygulama hakkında yürütmeyi durdurma kararına hükmetti. Karara İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinde itirazda bulunan Denizli Büyükşehir Belediyesi, kararın kesinleşmesinin ardından ruhsatı düzenlemek zorunda kaldı.



Ruhsat yeniden talep edildi, istasyon mühürlendi


Ruhsat işlemlerinin tamamlanmasıyla rahatlayan firma, 21 Nisan 2025 günü büyükşehir zabıtasını yeniden işyerinde görünce şok oldu. Zabıtalar tarafından işletmeye, yine yönetmelikçe istenmesine gerek olmadığı belirtilen belgelerle ruhsatını yenilmesi ve bu işlemler için 15 günlük süresi olduğu tutanakla tebliğ edildi. Bunun üzerine yeniden Denizli 2. İdare Mahkemesine başvuran firma, henüz bir karar açıklanmadan 7 Mayıs 2025 tarihinde istasyonun mühürlenmesi zor durumda kaldı. Firmanın başvurusunu değerlendiren mahkeme, ikinci bir yürütmeyi durdurma kararı vererek, işyerinin faaliyetlerine devam etmesi yönünde hüküm verdi.



Kararı davul zurnayla teslim etti


Denizli ekonomisine katkı sağlamak için yatırım kararı alan ancak geride kalan 6 aylık süreçte yaşadıkları nedeniyle doğru düzgün hizmet veremeyen firma, Denizli 2. İdare Mahkemesinin verdiği ikinci yürütmeyi durdurma kararının ardından sıra dışı bir eyleme imza attı. Firmanın yatırım danışmanı Engin Öz, mahkemenin mührün sökülmesi yönündeki kararını, müzisyenlerle birlikte götürdü. Etraftakilerin meraklı bakışları arasında davul, zurna ve keman eşliğinde Denizli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığına gelen firma temsilcileri, süreçte yaşanılanlara tepki için kararı elden teslim etti. Zabıta ekipleri, davul zurnalı evrak tesliminin ardından istasyona gelerek, mührü söktü.



"Başka hiç bir ilde böyle bir uygulamayla karşılaşmadık"


Bir yatırım danışmanı olarak birçok ilde benzer projelere imza attığı belirten firmanın yatırım danışmanı Engin Öz, Denizli Büyükşehir Belediyesinin taleplerine benzer bir durumu bugüne kadar hiç yaşamadığını söyledi. Denizli’ye katkı yapmak isteyen firmanın 6 aydır yaşadıklarını iş bilmezlik olarak nitelendiren Öz, "Kasım ayında işletmeyi kiraladık. Kasım ayından bu yana iş yeri açma belgelerini tamamlamak için gerekli müracaatları yaptık. Fakat yaptığımız müracaatlardan bir sonuç alamadık. Belediyeye yaptığımız resmi başvurudan ret cevabı aldıktan sonra Denizli 2. İdare Mahkemesine başvurduk. Mahkeme sonucunda verilmeyen belge için sunulan gerekçelerimiz haklı görülerek yürütmeyi durdurma kararı verildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi, 27 Mart günü bizim iş yeri açma ruhsatımızı onayladı. Sonrasında belediye personelleri istasyonumuza gelerek, itiraz ettiğimiz evrakları tekrar isteyerek istasyonumuzu mühürlediler ve iş yeri açma ruhsatımızı iptal ettiler. Mühürlemenin usul ve esaslara aykırı olduğu için ikinci bir hukuk savaşı açtık ve o mahkemeyi de kazandık ve kararın durdurulması kararı verildi. Bugün belediyeye giderek tekrar evraklarımızı teslim ettik. İstasyonumuz şuanda mühürlü. Danışmanlığını yaptığımız bu firma Antalya kökenli bir firma ve Denizli’ye yatırım yapıyor. Bu da Denizli’de 10 kişiye varan bir istihdam oluşturacak. Elimizde mahkeme kararının olmasına rağmen sürecin bu kadar uzatılması firmamızı ve çalışanlarımızı zor durumda bırakmakta. Bizler bu hukuki mücadelemize devam edeceğiz. İş Yeri Açma Yönetmeliğinin 8. maddesi ve Uygulama Birliğinin verdiği kararlar bizim lehimizde. Biz bu haklı direnişimize devam edeceğiz, adalete güveniyoruz" diye konuştu.



Böyle tepki görülmedi, mahkeme kararını davul zurnayla belediyeye teslim etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.