KÜLTÜR SANAT - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 16:40

Denizli 264 tarihi lezzet mirasına sahip

A
A
A
Denizli 264 tarihi lezzet mirasına sahip

DENİZLİ (İHA) – Taş fırınlarda pişen Denizli Tandır Kebabından sofralara bereket katan tahinli pidelere, coğrafi işaretli ürünlerden geleneksel yemeklere Denizli gastronomi mirasının sunumu yapıldı. Bu kadim lezzetlerin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla kutlanan Türk Mutfağı Haftasında, Denizli’nin 264 tarihi lezzeti tanıtıldı.



21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında Denizli’de düzenlenen etkinlik, zengin içerikleri ve yüksek katılımla dikkat çekti. Akköy Sema-Abdurrahman Karamanlıoğlu Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen programa, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım, Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Turizm Bakanlığı Başmüfettişi Sinem Peynirci, siyasi parti temsilcileri, esnaf odaları başkanları, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Gastronomi buluşmasında; Pamukkale Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre de, Denizli mutfağında 264 farklı yemek çeşidi tespit edildiği açıklandı.



Rekor kırdılar


Etkinlikte Denizli’nin gastronomik zenginliği ön plana çıkarken, özellikle coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı ve yöresel yemek sunumları adeta damak çatlattı. Coğrafi konumu ve iklim çeşitliliği sayesinde Denizli’nin farklı ilçelerinde üretilen ürünler, etkinlikte örneklerle tanıtıldı.


Program kapsamında Denizli Lokantacılar Odası tarafından 12 metre uzunluğunda hazırlanan Türkiye’nin en uzun tahinli pidesi de ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Denizli Lokantacılar Odası Başkanı Osman Üçgül, Denizli olarak rekor kırdıklarını söyledi.



Coğrafi işaretli lezzetler tanıtıldı


Etkinlikte Vali Ömer Faruk Coşkun ve protokol üyeleri; Denizli’ye özgü ürünler hakkında bilgi aldı. Özellikle taş fırında hazırlanan Denizli Tandır Kebabı standını ziyaret eden Vali Coşkun’a, Denizli Tandır Kebabı ve Kültürel Lezzetleri Yaşatma Derneği Başkanı Güzide Metinöz tarafından kebabın tarihçesi ve lezzetin püf noktaları hakkında bilgi verildi. Metinöz, "Denizli Tandır Kebabı 1800’lü yıllara dayanan bir geçmişe sahip. Bugün hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken bir lezzet haline geldi. Gastronomi turizmiyle birlikte bu değeri dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz" dedi.



"Türk mutfağı kültürel bir mirastır"


Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi Otaklı, Türk mutfağının tarihi ve kültürel yönüne dikkat çekti. Otaklı, "Türk Mutfağı sadece yemek kültürü değil, aynı zamanda kültürel bir mirastır. Mutfak, toplumların kimliğini yansıtır. Bu hafta, geleneksel tariflerin sürdürülebilirlik ilkesiyle geleceğe aktarılması açısından da önemli" ifadelerini kullandı.


Türk Mutfağı Haftası’nın bu yılki temasının "Atıksız, geleneksel, sağlıklı" olduğunu belirten Otaklı, "Denizli gibi gastronomik potansiyeli yüksek bir şehirde, yerel lezzetlerin tanıtımı büyük önem taşıyor. Pamukkale Üniversitesi’nin araştırmalarına göre Denizli mutfağında 264 farklı yemek çeşidi tespit edildi. Bu sayı gastronomi turizmi için büyük bir fırsattır" dedi.



Etkinliğe katılan Denizli Milletvekili Nilgün Ök ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım da konuşmalarında Denizli mutfağının zenginliğine dikkat çekti.



"Mutfak, bir milletin mayasıdır"


Etkinlikte konuşan Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ise Türk mutfağının bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. "Mutfak, bir evin ocağı; bir milletin mayasıdır" diyen Coşkun, Anadolu’da asırlardır süregelen mutfak geleneğinin hem kültürel hem de ekonomik bir değer taşıdığını ifade etti. Vali Coşkun, "Türk mutfağı; Orta Asya’dan Osmanlı saraylarına, günümüz sofralarına uzanan bir medeniyet yolculuğudur. Denizli mutfağımız da bu zenginliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Amacımız bu değerleri dünya çapında tanınır hale getirmektir" dedi.



Vali Coşkun, gençlere hitaben yaptığı konuşmada, mutfak kültürünün yeni nesillere aktarılmasının önemine de değindi.



Etkinlikte düzenlenen gastronomi yarışmasında dereceye giren öğrenci ve katılımcılara ödülleri verildi. Katılımcılar, Denizli mutfağını yansıtan sunumlar eşliğinde lezzetli bir gün geçirirken, Türk mutfağının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlandı.



Denizli 264 tarihi lezzet mirasına sahip

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarın Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edecek ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması tamamlandı. Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan verilen aranın ardından savunmasına devam etti. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede 40. eylem olarak adlandırılan olayda müşteki Mehmet Torunlar’ın, belediyenin şifahi izniyle Torun Center’ın 9 katında tadilat yaptıktan sonra Şişli Belediyesi tarafından izinsiz tadilat işlemleri nedeniyle yüklü para cezasıyla karşı karşıya kaldığı belirtilmişti. Eylemde Resul Emrah Şahan’ın rüşvet istenilmesi taleplerini Adem Altıntaş üzerinden ilgililere ilettiği, Altıntaş’ın müşteki tarafına yönlendirildiği ve 10 milyon dolar karşılığında tadilat izni verileceğini belirttiği, ancak bu talebin kabul edilmediği açıklanmıştı. Talebin daha sonra 5 milyon dolara indirildiği ancak müştekinin hiçbir talebi kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine haklarında idari para cezasının uygulandığı iddianamede kaydedilmişti. Şahan 40. eyleme karşı savunmasında, "Bu olayda konu tamamen mevzuata aykırı bir talep ve bizim bu talebe karşı sergilediğimiz yasal duruştur. Firma, imar mevzuatına aykırı bir tadilat yapmak istiyor, belediye ekiplerimiz de bunu tespit ederek yasal tarifeye uygun cezai işlem uyguluyor. Bu aykırılık giderildiğinde ise ceza otomatik olarak düşüyor. Peki, firma bizden ne istiyor? Firma bize gelip, 17. ve 25. katlar arasındaki taşıyıcı unsurları birleştirerek mekan genişletmek istediğini söylüyor. Firma, bir yere kiralamak için anlaştığı 11 bin 916 metrekarelik devasa bir alanı kapsayan bu esaslı tadilatı hızlıca bitirmek istiyor. Biz ise ’bir dakika, bu yapılamaz’ diyoruz. Çünkü bu müdahale sadece binanın değil, kentin ve Şişli’nin deprem güvenliğini, yani stratejik güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. 11 Haziran 2024 tarihinde, yapmak istediği işlemi anlatan bir ’basit tadilat’ başvurusunda bulunuyor. Biz de 27 Haziran’da diyoruz ki ’bu iş böyle olmaz. Bu, binanın ana mimari ve statik projesini etkileyen nitelikli bir tadilattır dolayısıyla esaslı tadilat izni gerektirir, basit tadilat kapsamına girmez.’ Basit tadilat dediğiniz boya, badana ve tesisat gibi işlerdir. Oysa burada bağımsız birim geliştiriyorsunuz. Sanki bu cevabı hiç almamış gibi, bir ay sonra 19 Temmuz’da aynı dilekçeyi tekrar veriyor. Müdürlük, 8 Ağustos’ta aynı cevabı yineleyerek geri çeviriyor. Yöneticisi yine geliyor ve üçüncü kez aynı dilekçeyi veriyor. 11 Eylül’de yine aynı yanıtı veriyoruz Dördüncü dilekçe 17 Eylül 2024 tarihinde geliyor. Bu sefer diyorlar ki ’Taleplerimizin ruhsata tabi olduğunu öğrendiğimiz için bu tadilat isteğimizden vazgeçiyoruz, sadece basit onarım izni istiyoruz.’ Biz de buna onay veriyoruz. İşte asıl konu burada başlıyor. İsnat edilen suç ne? ’Bana basit tamir tadilat onayı verdi, ben de bu onay arkasına sığınıp esaslı tadilatı gizlice yapacağım’ deniliyor. Böyle bir usulsüzlüğe izin verilebilir mi? Belediye başkanı yap dese bile tek bir memur o evraka imza atmaz. Üzerimizde bu kadar denetim ve teftiş baskısı varken, müdürün dilekçeyi alıp ’tamam, görmezden geliyorum, sen esaslı tadilatını yap’ demesi mümkün mü? Aksine müdürümüz, ‘İmar Kanunu uyarınca, eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, ceza keserim’ diyerek onay veriyor. Başvuruyorlar, reddediyoruz usulsüzlük yapıyorlar, ceza kesiyoruz. Ama tutuklanan Resul Emrah Şahan" dedi. Öte yandan Şahan’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu duruşmada söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Resul Emrah Şahan’ın cevabının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkanım, seni Allah korusun" dedi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Resul Emrah Şahan savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Şahan iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim şehir plancısı. Aylık gelirim kayyumdan önce 150 bin TL idi. 1 senelik tutukluluktan sonra karşınızdayım. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum. Boşluğa karşı savunma yapıyorum. Burada onlarca evladı, anneyi, babayı ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren herkes bu divanda değilse milletin vicdanında hesap verecek. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde gözaltına alındım. Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı akla, vicdana, hukuka sığmaz. Çağırsalar hepimiz giderdik. Sabahın kör saatinde 5 buçuk yaşındaki kızımın, karımın önünde beni almak saygısızlıktır. Benim bildiğim devlet bu değil. Kişisel olarak yaşadığım şey bir kenara esas mesele Şişli’nin iradesidir. Türkiye ilk defa duyacak bu konuyu; 1 milyar doların üzerinde Şişli’ye mülk kazandırdık. Tapuyu kamuya kazandırdık. Oturduk, çalıştık bakanlığa gönderdik, bakanlık onayladı ve bir kaynak oluşturduk. Şişli için oluşturduk bunu. Tapular bir gecede iptal edildi. İnşallah görevime döneceğim ve Şişli’nin kaynaklarını Şişli için kullanacağım. İş insanlarının, müteahhitlerin beklentilerini görmezden gelseydim tutuklama yapamayacaktınız. Bu benim gururumdur. İdari olarak yapmam gerekenleri yapmış olduğum için tutukluyum" dedi. Şahan savunmasının devamında, "Keşke canlı yayınlansa çok izlenir duruşma. Kadın programına döndü. Eylem 38 ile başlayacağım. 38’de konumuz; yapı ruhsat ve iskan süreçlerini menfaat için uzatma. Burası Nişantaşı’nın göbeğinde bir alan. 2017 senesine kadar kamu arazisi. 1999’da depremde mahallenin tek sığındığı yer de burası. 2018 yılında Emlak Konut’tan satışa çıkarılıyor. Dap Yapı satın alıyor. 2020 yılında kepçe duruyor. Belediyeden ruhsat alınmazsa bakanlıktan alınabilir. Sonra projenin PR çalışmaları başlıyor satış için. Projenin adı Nişantaşı Koru. Projenin ana ismi koru. Koru diye bahsettiği yer kamu alanı. Gelelim benim tutuklanma sebebime. Dediler ki iskanını geciktirmişsin şunu yapmışsın bunu yapmışsın. Bodrum katta kompartıman eksikliğin var diyoruz. Afet anında en kritik bölgedir kompartıman. Raporunu al gel iskanını yapacağız. Türkiye’nin bir üniversite arazisi bir ranta çevriliyor adam satış stratejisini koru üzerine oturtuyor, ben kompartıman eksikliğin var diyorum şu işten tutuklanıyorum. Eylem 39’a geleyim. İddianamede gördüğünüz süreç hiçbir şekilde birbiriyle örtüşmüyor. Bu eyleme ilişkin olarak iddianamede 2 ifade var. Konu burada kamu arazisidir. Burası Profilo AVM. Sonra bir inşaat şirketi geliyor buraya konut yapmak istiyor. Buraya 6 kat plan veriliyor. Müteahhittin istediğini kabul etmediğimiz için Resul Emrah Şahan tutuklandı" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı bu esnada duruşmaya saat 18.00’e kadar ara verildiğini, ardından Şahan’ın savunması ile duruşmanın devam edeceğini söyledi.
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.