POLİTİKA - 18 Ekim 2024 Cuma 13:33

Denizli Milletvekili Ün, “Tüketiciyi Koruma Kanunu tüketiciyi korumuyor” çıkarması

A
A
A
Denizli Milletvekili Ün, “Tüketiciyi Koruma Kanunu tüketiciyi korumuyor” çıkarması

Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, meclis kürsüsünden tüketicinin korunmasıyla ilgili söz aldı. Milletvekili Ün, “Adı Tüketici Kanunu ama tüketiciyi korumuyor” dedi.



Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de tüketicinin korunmasına yönelik Gelecek Partisi adına söz aldı. Öncelikle vatandaş neden dışarıya yöneliyor; neden daha ucuz fiyatlarla, aynı hatta daha kaliteli ürünleri dışarıda bulabiliyor? Ve en önemlisi, Türkiye neden artık çok pahalı? Çözüm bulunması gereken asıl sorunların bunlar olduğuna dikkat çeken Sema Silkin Ün, “Getirilen bu düzenleme, yurt içinde faaliyet gösteren pazar yerlerinin elektronik market uygulamalarına yani yabancı ve küresel firmalara karşı korunması talebi, her şeyi korumacı düzenlemelerle yapabileceğine inanan, statükocu bir aklın ürünüdür. Yerli firmaları küresel aktörlere karşı korumayalım mı? Elbette koruyalım ama bunu yaparken Türk vatandaşlarının dışarıdan çok cazip fiyatlarla buldukları ürünleri satın almaları zorlaştırılmasın. Bu, çok ilkel ve çağın ruhuna aykırı bir tedbirdir. Ek gümrük vergileri, değer sınırlaması gibi uygulamalar tüketiciyi yormaktadır. Biz yasaklayıcı, sınırlayıcı ve ahlaki olmayan vergilerle küresel firmalarla rekabet edeceğimizi sanıyorsak büyük yanılgı içindeyiz demektir” dedi.



“Pazaryerleri daha sıkı denetlenmeli”


İnternet üzerinden satış yapan büyük pazarların gıdadan yüzde 30, beyaz eşyadan yüzde 25 oranlarında komisyon kestiğine dikkat çeken Sema Silkin Ün, “Kesilen bu büyük komisyonlarda, vatandaşımızda bakanlığın bu firmaları zengin etmeye yönelik bir girişimin olduğu algısını pekiştiriyor. Bu kârlılığın enflasyonu tetikleyici etkisi de unutulmamalı, zaten yurt dışı firmalarının daha ucuz olma nedeni enflasyonun aylık artış hızının hız kesmemesi. Tüketiciyi mağdur eden sadece bu da değil, pazar yerlerinde ayıplı, sahte mal satmak mümkün. Tekstil ürünleri, sahte bal, sahte zeytinyağı, sahte gıda ürünleriyle karşılaşıyoruz. Pazar yerlerinin bu konuda hiçbir sorumluluğu yok ve buna mani olmak için bir çabaları da yok üstelik. Pazar yerlerinde ayıplı ve sahte ürün satarak tüketiciyi aldatan, sağlığıyla oynayan satıcılara karşı pazar yerleri sadece satışı durdurma ve bir daha satış yaptırmama cezası veriyor, diğer süreçlerde satıcı ve alıcı hukuki süreçlerde kendi süreçlerini kendileri yönetmek zorunda kalıyor. Bakın, tüketici hakem heyetlerinin masası düşük kaliteli ve yurt dışındakilere göre 3-5 katı pahada ürünlerin ayıplı olduğu iddialarına dair başvurularla dolu. Ayıplı malı tüketiciyle buluşturmaya aracılık edebiliyorlar ama bir sorumluluk üstlenmiyorlar. Madem bir yasal düzenleme yapılıyor, o zaman tüketiciyi de koruyacak birtakım çalışmalar yapılması lazım, devlet bu sorumluluğu bu firmalara yüklemek zorunda. Biz sadece satış platformu sağlıyoruz diyerek sorumluluktan uzak bir ticaret anlayışı kabul edilemez. Gümrük duvarlarını yükselterek, fiyatlara sınırlamalar getirilerek içeride vatandaşın satın alma gücünü ezmenin bir çare üretmeyeceği; bu tür sınırlamaların kayıt dışını artıracağı gerçeğinden hareketle çalışmak zorundayız. Rekabet gücünü korumak için rekabetçi olmak lazım. Kanun gücüyle rekabet gücü elde edilemez, edilse de sürdürülemez” dedi.



Denizli Milletvekili Ün, “Tüketiciyi Koruma Kanunu tüketiciyi korumuyor” çıkarması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Madenci kıyafetli bebek Zonguldak’taki 1 Mayıs yürüyüşünün simgesi oldu Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında bir araya gelen maden işçileri ve sivil toplum kuruluşları, yağmura rağmen Madenci Anıtı’na yürüdü. Yürüyüşe madenci babasının giydirdiği madenci kıyafetiyle Asilhan bebek damga vurdu, kutlamalara katılan madenciler de zorlu şartlarını anlattı. Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte; sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler Madenci Anıtı’na kadar yürüdü. İstasyon Caddesi’nde bir araya gelen gruplar, yağışlı havaya rağmen yürüyüşlerini sürdürdü. Emniyet birimlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı etkinlikte, maden işçileri de kortejdeki yerini aldı. "Belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur" Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’nde görev yapan Yakupcan Aydın, kutlamalara TTK arması bulunan madenci kıyafeti giydirdiği bebeği Asilhan Aydın ile katılarak dikkat çekti. İşçilerin bayramını tebrik eden Aydın duygularını şu sözlerle ifade etti: "Öncelikle tüm işçilerin bayramını kutluyorum tebrik ediyorum. Çok farklı bir şey. Ben maden işçisiyim TTK Kozlu Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum. Zonguldaklıyız, belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur. Hayırlısı olsun. Vatana, millete hayırlı bir evlat olsun." İşçiler çalışma şartlarını anlattı Maden işçilerinden Sefa Yamaç, yer altındaki zorlu mesaisinden bahsederek, "Zor şartlar altında çalışıyoruz. Yer üstü soğuk yer altı sıcaktır. Tozun, toprağın içinde çalışıyoruz" dedi. Meslekte 26 yılı geride bırakan Tezcan Öztürk ise yer altındaki dayanışmaya vurgu yaparak şunları söyledi: "Yer üstü ayrı bir dünya yer altı bir dünya. Zor şartlarda çalışıyoruz. Bizim kazancımız yer altı. Yer üstü kazancımız yok. Herkes aşağıda birbirinden sorumlu. Canla başla beraber çalışıyoruz. 1 Mayıs herkesin bayramını kutluyorum. Herkesin hakkını alıp özgürce kutlayabileceği gün diliyorum." Kutlama programı, Madenci Anıtı alanında yapılan konuşmalarla devam etti.
Zonguldak Çaycuma’da 1 Mayıs Coşkusu Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle kutlandı. Selüloz-İş Sendikası Çaycuma Şubesi, Belediye-İş Sendikası ve Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği öncülüğünde gerçekleştirilen programa çok sayıda kişi katıldı. Kutlamalara Selüloz-İş ve Belediye-İş Sendikası üyesi işçiler, Eğitim Sen ve SES üyelerinin yanı sıra Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, CHP Kadın Kolları Başkanı Çiler Girgin Başoğlu, CHP Zonguldak 23. ve 24. Dönem Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Türkiye İşçi Emeklileri Çaycuma Şube Başkanı Nizamettin Eyidoğan, Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın, Köy Koop Başkanı Bayram Cura, Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok, Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı İsmail İnam, ADD Çaycuma Şube Başkanı Nilgün Çelik ile belediye ve il genel meclisi üyeleri katıldı. Saygı duruşuyla başlayan programda konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, 1 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Akyol, konuşmasında işçi hakları, ifade özgürlüğü, adalet ve sosyal eşitlik konularına dikkat çekerek, insanca yaşam, güvenceli iş, örgütlenme özgürlüğü ve demokratik bir gelecek taleplerini dile getirdi. Etkinlikte söz alan Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok ise 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günü olduğunu vurgulayarak, işçilerin hak mücadelesinin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından katılımcılar marşlar ve sloganlar eşliğinde halay çekerek 1 Mayıs’ı kutladı. Program, birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
Bingöl Vali Çelik: "İlimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir" İl genelinde yapı stokunun yüzde 75 oranında yenilendiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "İlimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir" dedi. Bingöl’de 2003 yılında meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 626 bina çökerken 176 kişi de hayatını kaybetmişti. Bingöl Valisi Cahit Çelik, depremin yıl dönümünde kent genelinde muhtemel depremlere karşı alınan önlemler hakkında bilgi verdi. 1 Mayıs 2003 tarihinde Bingöl’de meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden çeyrek asra yakın bir zaman geçtiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "Oluşturduğu yıkımla şehrimizin hafızasında acı sayfalardan biri olarak yerini alan bu depremde hayatını kaybeden 176 kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm hemşehrilerime bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum. Bütün zor ve acılı günlerde olduğu gibi bu felaketten sonra da devletimiz ve milletimiz birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmiş, büyük bir dayanışma örneği sergilemiş, yaraların sarılması ve şehrimizin yeniden yapılanma çalışmaları için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Depremin meydana getirdiği hasar ve acıların felaketten sonra sergilenen yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla kısa sürede giderilmesi elbette önemlidir. Ancak bu acıların bir daha yaşanmaması ve oluşabilecek hasarların asgariye indirilmesi için asıl önemli olan depremden önce alınacak tedbirlerdir. Bu kapsamda, deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilen binalar meydana gelecek hasarı büyük ölçüde azaltmaktadır. Önemli olan husus; depremle yaşayabilmeyi öğrenmek, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımızla bütünlük ve dayanışma içerisinde muhtemel depremlere hazırlıklı olmak; yapı stoklarımızı, evlerimizi ve işyerlerimizi bilimsel veriler ışığında depreme dayanıklı şekilde inşa edebilmektir" diye konuştu. Vali Çelik, "Bingöl genelinde geçmişten günümüze çeşitli afetler nedeniyle hasar gören yapıların yerine devletimiz tarafından 20 binden fazla afet konutu yapılmış olup bir nevi yığma yapılardan betonarme yapılara doğru büyük ölçüde dönüşüm sağlanmıştır. Öte yandan, 2007 yılında çıkan deprem yönetmeliğine göre yapılan kamu, özel sektör ve şahıslara ait binalarla beraber ilimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir. Afete hazırlık çalışmaları kapsamında; ilimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir. İlimizde toplam 509 bin 700 metrekare alanda bulunan çadır kentlerimiz, ilimizde 44 bin 336 kişinin barınabileceği 11 bin 84 çadır kapasiteli 56 çadır kent alanı belirlenmiştir. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu yerleşkesinde bulunan Cep Depolarda 950, Bingöl Üniversitesi hangarında 2 bin 40, İl Jandarma deposunda 120, İl AFAD deposunda 240, Yedisu İlçesinde 240, Genç İlçesinde bin 600 ve Karlıova ilçesinde bin 390 olmak üzere toplamda 6580 çadır stoku bulunmaktadır. Depremin ülkemizin ve ilimizin bir gerçeği olduğunu asla unutmadan depreme hazırlık çalışmalarımızı paydaş kurumlarla birlikte kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; böyle bir afetin ilimizde ve ülkemizde bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, 2003 depreminde ve ilimizde meydana gelmiş diğer depremlerde hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyor, tüm hemşehrilerime selam ve saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı.