GÜNDEM - 30 Aralık 2024 Pazartesi 14:43

Denizli Müftülüğünden üç aylar ve Regaip Kandili mesajı

A
A
A
Denizli Müftülüğünden üç aylar ve Regaip Kandili mesajı

Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, üç aylar ve Regaip Kandili mesajında; Allah’ın bizlere ikramı, müminlerin baharı, Recep ayı ile üç ayların rahmet, bereket ve mağfiret iklimine girmiş bulunuyoruz. Rızasını kazanıp, dünya ve ukbamıza yön verme de önemli bir yeri olan bu mübarek mevsime bizleri yeniden kavuşturduğu için Rabbimize sonsuz hamd ediyoruz” dedi.



Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, üç aylar ve Regaip Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Müftü Pamuklu, “Allah (cc) hazretleri bazı mekanları diğer mekanlara üstün kıldığı gibi; bazı zamanları da diğer zamanlara üstün kılıp kıymetli eylemiştir. Bu kıymetli zamanlar, Cenab-ı Hakk’ın müminler için oluşturduğu, ruhen, fikren ve bedenen toparlanma mevsimidir. Öyle ki, Allah Resulü s.a.v. bu kutlu zaman diliminin ilk ayı olan Receb girdiğinde, “Allah’ım! Receb ve Şaban’ı bizler için bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua ederdi. Receb ayında iki mübarek gece vardır. Bunlardan biri Regaib, diğeri ise Miraç gecesidir. Regaib gecesi, İbadet ve taatin, hayır ve hasenatın Allah katında, ihsan ve ikramlarla karşılık bulduğu mübarek ulvi bir gecedir. Müminlerin için çok değerli bir fırsattır. Miraç gecesi alemlere rahmet efendimiz Muhammed (a.s)’ın, Mescidi haramdan, etrafı mübarek kılınan Mescid-i Aksaya götürüldüğü oradan da Hakkın katına çıkarıldığı, Cemalullah ile müşerref olduğu, nice müjdeler ile ümmetine döndüğü gecedir. Bu mübarek aylardan şabanı şerifte, mağfiret ve arınma vesilesi olan Berat Gecesi, Ramazan’ı şerifte ise bin aydan daha hayırlı olan, hakkı batıldan ayıran furkan, burhan; insanları dünya ve ahiret saadetine erdiren, hidayet kaynağı Kuran-ı Kerimin indiği kadir gecesi vardır” dedi.



“Bu değerli, paha biçilmez, ömür sermayesinin en nadide anlarını, en güzel şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” diyen Müftü Pamuklu, “Bugün alemi islam, hatta tüm insanlık, en müşkül dönemlerinden birini yaşamaktadır. Dini ve insani değerleri, alçakça ayaklar altına alan zalimlerin zulmü, arşı titretmektedir. Zalimler mukaddes canları ve beldeleri kana boğarken, cesaretini Müslümanların dağınıklığından, Kuran’ın ittihadından uzak kalmalarından almaktadır. Geliniz şu mübarek üç aylar da hayatımıza temiz, tefekkürlü bir sayfa açalım. Zulümleri ortadan kaldıracak bir şuura erişme gayretinde olalım. Cenabı Hakka tam bir iman ve teslimiyet ile, tevbe-i nasuh ile, kalbi selim ile yalvaralım. Nefsimizin ve neslimizin ihyası için, üsve-i hasene olan Allah resulünü rehber edinelim. Bu vesileyle, idrak edeceğimiz üç ayların, yeniden dirilişimize vesile olmasını, alemi İslam’ın tez zamanda felaha ulaşmasını, yüce Allahtan niyaz ediyorum. Rabbim, dinimiz, devletimiz, vatanımız için canını feda eden şehitlerimize ve cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Yüce Rabbimiz, bu mübarek gün ve gecelerde yaptığımız Salih ameller, dualar hürmetine, bizleri, Alem-i İslam’ı ve tüm insanlığı her türlü afetten, musibetten ve kötülükten muhafaza eylesin. Bizleri hem dünyada hem de ahirette rahmet, bereket, af ve mağfiretine nail eylesin. Üç Aylarınız ve Regaib Kandilimiz mübarek olsun”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Dalyan’da masa tenisi doğayla buluştu Muğla’nın Dalyan bölgesinde Dünya Masa Tenisi Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, masa tenisi açık havaya taşınarak her yaştan katılımcıyı doğa ile sporun buluştuğu renkli bir atmosferde bir araya getirdi. Muğla’nın dünyaca ünlü turizm merkezlerinden Dalyan, Dünya Masa Tenisi Günü kapsamında düzenlenen renkli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tarih, doğa ve sporun buluştuğu organizasyonda, masa tenisi açık havaya taşınarak katılımcılara farklı bir deneyim sunuldu. Dalyan’ın tarihi dokusu ve eşsiz kanal manzarası eşliğinde kurulan masalarda her yaştan vatandaş raket salladı. Etkinlikte masa tenisinin sadece kapalı alanlarda değil, doğanın içinde de yapılabileceğine dikkat çekilerek sporun daha geniş kitlelere yayılması hedeflendi. Turnuva havasında geçen etkinlikte sporcular performanslarını doğanın enerjisiyle birleştirirken, katılımcılar da hem spor yapmanın hem de Dünya Masa Tenisi Günü’nü kutlamanın keyfini yaşadı. Mavinin ve yeşilin buluştuğu atmosferde gerçekleşen etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Organizasyon kapsamında sporu hayatın merkezine taşıma mesajı verilirken, etkinliğe katılan sporcular ve destekçiler gün boyunca süren aktivitelerle unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda organizasyonda emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm sporculara teşekkür edildi.
Çanakkale Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü etkinlikleri Şehitler Abidesi’nde törenle başladı Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma etkinlikler, Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Çanakkale’de ortaya çıkan bu ortak hafıza; bizlere, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamanın, diyalog kurmanın ve ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğunu açıkça göstermektedir" dedi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ise, " Çanakkale; ne denizden, ne karadan, ne havadan ne de denizaltından geçilememiştir" diye konuştu. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü törenlerine Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Bahtiyar Ersay, Çanakkale Savaşaları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Yeni Zellanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Avusturalya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jilly Morris, daire müdürleri, askeri erken, yabancı ülkelerin temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Tören, Türkiye Cumhuriyeti adına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ın Şehitler Abidesi önünde bulunan Çanakkale Savaşları kahramanları rölyefindeki Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı. Şehitler için saygı duruşunda bulunulup, saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yıl dönümü için Şehitler Abidesinde düzenlenen törende konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Türkiye Cumhuriyeti olarak bizler, bu tarihî mirası; barışın, iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi yönünde önemli bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Geçmişin acılarından ders çıkararak, geleceği daha huzurlu ve daha güvenli kılmak ortak görevimizdir. Bugün burada, vatan savunması uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anarken; aynı zamanda bu topraklarda hayatını kaybeden tüm yabancı askerleri de yad ediyoruz. Onların hatırası, bizlere barışın değerini hatırlatmaya devam etmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan bu ortak hafıza; bizlere, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamanın, diyalog kurmanın ve ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğunu açıkça göstermektedir. Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; bu anlamlı mirası gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak, barış kültürünü güçlendirmek ve insanlığın ortak değerlerini korumaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; bu anlamlı törene katılım sağlayan siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Barışın, dostluğun ve karşılıklı anlayışın hâkim olduğu bir gelecek temennisiyle, sizleri saygıyla selamlıyorum" dedi. Anma töreninde konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Tarihin en çetin mücadelelerinden birine sahne olan Çanakkale’de, Kara Muharebeleri’nin 111. yıl dönümünde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bugün burada, yalnızca bir askeri mücadeleyi anmak için değil; insanlık tarihine derin izler bırakan bir dönemin hatırasını yaşatmak, o günlerin fedakârlıklarını ve acılarını ortak bir anlayışla yad etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Çanakkale, savaşın yıkıcılığını ve insan hayatı üzerindeki ağır bedelini en açık şekilde ortaya koyarken; aynı zamanda cesaretin, fedakârlığın ve insanlık onurunun en güçlü şekilde tecelli ettiği bir tarih sahnesi olmuştur. Aradan geçen uzun yıllara rağmen, Çanakkale’nin hatırası ilk günkü anlamını ve önemini korumaktadır. Çünkü burada yaşananlar, yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil; aynı zamanda günümüz dünyası için güçlü mesajlar barındıran evrensel bir tecrübedir" diye konuştu. Çanakkale’nin buluşma, diyalog ve anlayışın simgesi haline geldiğini söyleyen Alan Başkanı Kaşdemir, "Bu anlamlı anma törenleri, geçmişte cephelerde karşı karşıya gelen milletleri bugün aynı değerler etrafında bir araya getirmektedir. Bu yönüyle Çanakkale; ayrışmanın değil buluşmanın, çatışmanın değil diyalogun, düşmanlığın değil karşılıklı saygı ve anlayışın simgesi haline gelmiştir. Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcının 111. yıldönümü törenleri vesilesiyle bir araya gelmiş bulunmaktayız. Tarihi Alan Başkanlığı olarak, davetimize icabet ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyor ve sizleri saygıyla selamlıyoruz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sözlerimin başında, Çanakkale’yi geçilmez yapan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi yaptığımız bu mübarek topraklarda bir ölüm-kalım mücadelesi vererek büyük bir zafer kazanan ve rahmet ve şükranla anıyor, o büyük insanları hayırla yad ediyorum. Ve yine, 111 yıl önce ülkeleri için buraya savaşmaya gelen İtilaf Devletleri askerlerini de saygı ile hatırlıyor, hayatlarını kaybeden askerlerin artık bu toprakların bir evladı olduğunu, barış ve huzur dolu bu topraklarda Mehmetçiklerle yan yana ve koyun koyuna yattıklarını bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerini kullandı. Çanakkale Kara Muharebelerinin dünya tarihinde emsali az görünen bir muharebe olduğunu vurgulayan Alan Başkanı Kaşdemir, "Türk Milleti, Çanakkale’de büyük ve şanlı bir vatan müdafaası yapmış ve başarılı olmuştur. Çok açık ve haklı bir zafer kazanmıştır. Üzerinde tören yaptığımız bu topraklar, büyük acılara ve gözyaşlarına şahitlik etmiştir. İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük ve en çetin savaşlardan birisi bu topraklarda yaşanmıştır. Türk Milleti, birlik ve beraberlik içerisinde çok önemli bir mücadele vermiş ve Çanakkale’yi geçilmez yapmıştır. Genç neferler ve genç komutanlar, büyük bir sorumluluk duygusu ve büyük bir cesaretle, tarihine yakışır bir mücadele sonunda galip gelmeyi bilmişlerdir. Zaferin mimarları olan askerler 20’li yaşların başında, komutanlar ise 30’lu yaşların başındaydılar. Bu kahraman gençler, omuzlarındaki tarihi sorumluluğu çok iyi idrak eden o nesil, Çanakkale’de dünyaya meydan okumuş ve devrin süper güçlerine kafa tutmuşlardır. Yaklaşık 8,5 ay süren, şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda galip gelen, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan Kahraman Türk Ordusu olmuştur" diye konuştu. Çanakkale’nin denizden, karadan ve havdan geçilemediğine dikkat çeken İsmail Kaşdemir, "Çanakkale; ne denizden, ne karadan, ne havadan ne de denizaltından geçilememiştir. Çanakkale’de, küllerinden yeniden doğan Türk Milleti, onurluca verdiği Millî Mücadele’den sonra, Cumhuriyetini kurmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin mayasında ve temellerinde Çanakkale kahramanlığı ve Çanakkale Ruhu vardır ve bu ruh, hâlâ canlılığını korumakta ve ebediyen de korumaya devam edecektir. Aziz Milletimizin evlatları bu ruha her zaman sahip çıkacaktır. 111 yıl önce büyük acılara sahne olan bu topraklar, simdi barışın ve huzurun diyarı olmuştur. Dünyanın en iyi korunmuş savaş alanı ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olan Tarihi Alan, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır.Bizim bir hedefimiz var; bir gün gelecek, bu müstesna toprakları ziyaret etmeyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kalmadığı gibi, buralar milyonlarca yabancı ziyaretçi ile dolup taşacaktır" şeklinde konuştu. Alan Başkanı İsmail Kaşdemir sözlerine şöyle devam etti: "Tarihi Alan Başkanlığı olarak, tüm vatandaşlarımızı bu müstesna topraklara, Çanakkale Ruhu’nu teneffüs etmeye; yabancı misafirlerimizi de daha büyük kalabalıklarla buradaki törenlere katılmaya davet ediyoruz. Sadece törenler zamanı değil, tüm yıl boyunca, onları Tarihi Alan’da misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyacağımızı ifade ediyoruz. Çünkü Çanakkale Tarihi Alan’ı, hem dünyada hem Türkiye’de bir buluşma noktası haline gelmiştir. Çanakkale’yi geçilmez yapan, başta Çanakkale kahramanı olarak tarih sahnesine çıkan ve milletimizin gönlünü kazanan, milli mücadelemizin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm komutanlarımızı ve aziz Mehmetçiklerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Onların hatıralarına her daim sahip çıkacağız ve Onları unutturmayacağız. Vatan sağolsun diyerek kara toprağa girenleri, dünya durdukça hatırlayıp, hâyırla anacağız. Bu toprakların kara bağrında, sıradağlar gibi durup, can fedâ edenleri baş tâcı edeceğiz. Bir gül bahçesine girercesine, şu kara toprağa giren civanmertlerin ayak izleri olan bu mübarek toprakları gözümüz gibi koruyup, kollayacağız. Bu topraklar için toprağa düşen şehitlerimizi göremesek de Onların bizi gördüklerini aklımızdan çıkarmayacağız. Bu önemli günde, Çanakkale Kahramanlarını, aziz şehit ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyorum. Aziz ruhları şâd, mekânları cennet, makamları âli olsun. Allah onlardan razı olsun. Tüm insanlığın ortak mirası olan dünyamızda hep huzur ve barış olsun." İtilaf Devletleri adına konuşan Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kaydetti: "Çanakkale Savaşı’nın anıldığı bu kutsal günde, bu yarımadada hayatlarını feda eden, çoğu çok genç olan tüm cesur askerlere saygı göstermek üzere, Türk topraklarında sizlerin yanında bulunmak benim için bir onurdur. Bundan 111 yıl önce, Birleşik Krallık ve Britanya İmparatorluğu, İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve Fransa’dan gelen on binlerce İtilaf askeri, vatanlarına hizmet etmek üzere bu topraklara geldi. Bu boğaz, ortak tarihimizin en trajik olaylarından birinin sahnesi haline geldi. Mart 1915’ten Ocak 1916’ya kadar on binlerce asker, izleri bugün hâlâ görülebilen bir siper çıkmazında ateş ve yoksunlukla mücadele etti. Sadece savaşın şiddetine değil, aynı zamanda sıcağa, susuzluğa, açlığa ve hastalığa da göğüs geren bu askerler, tarihte kesin bir iz bıraktı. Bu çatışmaların insan kaybı çok büyüktür. Her iki taraf için de kayıplar ağırdır: İtilaf Devletleri’nde en az 60 bin ölü, buna ek olarak 125 bin yaralı ve hastalık nedeniyle 100 bin ölü. Ne kayıpların büyüklüğü ne de çatışmaların şiddeti bu adamların cesaretini azaltmadı. Onların cesareti ve fedakarlık ruhu asla unutulmayacak. Bugün, düşüncelerimiz bu şiddetli çatışmada savaşan, hayatını kaybeden veya yaralanan Türkiye ve eski Osmanlı Cihan Devleti, Birleşik Krallık ve İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz Milletler Topluluğu, Fransa ve denizaşırı topraklarından gelen askerlere yöneliyor. Bu savaşın ortak hafızamızda bıraktığı iz, ülkelerimizin bu savaşçılara duyduğu minnettarlığın bir kanıtıdır." Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu konuşmasına şöyle devam etti: "Türk milletinin kurucusu ve bu savaşta görev yapmış bir üst düzey subay olan Mustafa Kemal Atatürk, bu yarımadada ölen tüm milletlerin askerlerinin anısını onurlandırmaya önem göstermişti. Bu topraklarda, ordularımızın yaşadığı zorlukların hatırası hâlâ canlıdır. Ancak bu hatıra, barış adına halklarımızı birleştiren ve giderek güçlenen dostlukla zenginleşmiştir: Çanakkale Savaşı’nın anılması, dün savaşan tarafların uzlaşmasını, halklarımızın kardeşliğini ve ülkelerimizin barış için birlikte mücadele etme kararlılığını her zamankinden daha fazla somutlaştırmaktadır. Şiddetiyle hafızalarda yer etse de, Gelibolu Seferi, Fransa’nın üç büyük dost ülkesi olan Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda için kurucu bir olay haline gelmiştir. Avrupa topraklarında savaşın yeniden başlamasının üzerinden dört yıl geçti; NATO, topraklarımızı savunma konusundaki etkinliğini sürdürürken, her zamankinden daha fazla dayanışma içinde olmak bizim görevimizdir çünkü Atatürk’ün şu temel sözüne göre ‘Büyük işler, önemli girişimler, ancak birlikte çalışma ile elde edilebilir’. Barış ve istikrar gibi ortak bir hedef doğrultusunda güçlerimizi birleştirerek daha güçlüyüz. Dostlar ve müttefikler olarak bugün gösterdiğimiz teyakkuz, ortak bir anı ve duygu mekanı olmasının yanı sıra, affetme ve uluslararası dayanışmanın da sembolü haline gelen Gelibolu Yarımadası’nda savaşmış olanların torunlarına saygı göstermenin en güzel yoludur. Son olarak, bu anma törenlerini düzenleyen Türk ortaklarımıza teşekkür etmek istiyorum. Fransa ve Türkiye bir zamanlar düşman ittifakların üyeleriydi, ancak düşmanlıklarımızı aşmayı başardık ve bugün birbirimiz için, aynı zamanda ortaklarımız için de güvenilir müttefikler haline geldik. Bu Fransız-Türk ve bugün uluslararası işbirliği, dünyanın geri kalanına bir mesaj olsun. Teşekkür ederim." Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve şehitler için dua edildi. Ardından Mehteran Takımı gösterisi yapıldı. Daha sonra askeri bando eşliğinde askeri birlik, konuk askerler, gaziler ve izciler resmi geçit töreni gerçekleştirildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Türk Yıldızları gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Türk Yıldızları gösterisi nefesleri kesti.
Kütahya Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) bünyesinde oluşturulan ’Sürdürülebilirlik Komisyonu’nun ilk bilgilendirme toplantısı, oda hizmet binasında gerçekleştirildi. Farklı kurum ve sektörlerden geniş katılımın sağlandığı toplantıda, sürdürülebilirlik alanında atılacak adımlar ve yol haritası ele alındı. Toplantı, KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce’nin açılış konuşmasıyla başladı. Yüce, sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla bütüncül bir şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekerek, komisyonun veri temelli karar alma kültürünü yaygınlaştırmayı, proje geliştirme kapasitesini artırmayı ve Kütahya iş dünyasına rehberlik etmeyi hedeflediğini ifade etti. Ayrıca kadın-erkek eşitliği, sosyal etki, toplumsal dayanıklılık ile yeşil ve dijital dönüşüm başlıklarında oluşturulan çalışma gruplarının, ortak akıl ve iş birliğiyle önemli çıktılar üreteceğini belirtti. Açılışın ardından gerçekleştirilen tanışma bölümünde katılımcılar, temsil ettikleri kurumlar ve uzmanlık alanları doğrultusunda kendilerini tanıtarak komisyonun çok paydaşlı yapısına katkı sundu. Toplantı kapsamında KUTSO Akademik Danışmanı Doç. Dr. Zeynep Hiçdurmaz tarafından komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; organizasyon yapısı, çalışma grupları, çalışma yöntemleri ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verilirken, sürdürülebilirlik veri altyapısının oluşturulmasına yönelik süreçler de paylaşıldı. Ayrıca yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, sosyal etki ölçümü ve proje geliştirme alanlarında planlanan faaliyetlerin çerçevesi çizildi. Toplantının devamında, üyelerin katkı alanlarının belirlenmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılar; teknik bilgi, veri ve saha katkısı, proje geliştirme ve kurumsal iş birlikleri gibi alanlarda sunabilecekleri destekleri paylaşarak komisyon çalışmalarına aktif katılım sağlayacaklarını ifade etti. Gündemin önemli başlıklarından biri olan öncelikli faaliyetlerin belirlenmesi kapsamında ise kısa vadede hayata geçirilebilecek çalışmalar ele alındı. Bu doğrultuda farkındalık faaliyetleri, eğitim programları, rehber dokümanların hazırlanması ve paydaş iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik öneriler değerlendirildi. Toplantıda ayrıca komisyonun çalışma takvimi oluşturularak, çalışma grupları arasında iletişim ve koordinasyonun düzenli şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Sürdürülebilirlik Komisyonu’nun ilk toplantısı, genel değerlendirmelerin yapılması, görüş ve önerilerin alınması ve önümüzdeki sürece ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.