EKONOMİ - 11 Ocak 2025 Cumartesi 08:44

Denizli’de 8 yılda 587 bin ceviz fidanı dağıtıldı

A
A
A
Denizli’de 8 yılda 587 bin ceviz fidanı dağıtıldı

DENİZLİ (İHA) – Denizli’de 2017 yılında başlatılan “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme” projesi kapsamında bugüne kadar 587 bin ceviz fidanının üreticiyle buluşturulduğu açıklandı.



Denizli’de 2017 yılında başlatılan “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme” kapsamında üreticiye ceviz fidanı dağıtımı sürüyor. Projenin başlangıcından bu yana geçtiğimiz yıla kadar 536 bin ile rekor bir sayıya ulaşan projede bu yıl 51 bin ceviz fidanı üreticiyle buluşturuldu. Proje kapsamında Denizli Hayvan Pazarında 13 Aralık-20 Aralık 2024 ve 10 Ocak 2025 tarihlerinde 3 parti halinde 51 bin ceviz fidanı dağıtımı gerçekleştirildi.



“Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme” kapsamında 2017-2018 yılları arasında 20 bin adet ceviz fidanı 6 ilçeye, 2018-2019 yılları arasında 132 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye, 2019-2020 yılları arasında 181 bin adet ceviz fidanı 18 ilçeye, 2020-2021 yılları arasında 48 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye, 2021-2022 yılları arasında 42 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye, 2022-2023 yılları arasında 52 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye, 2023-2024 yılları arasında 61 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye, 2024-2025 yılları arasında 51 bin adet ceviz fidanı 17 ilçeye olmak üzere toplamda 587 bin adet chandler ve franquette (tozlayıcı) aşılı ceviz fidanının dağıtımı gerçekleştirildi.



587 bin ceviz fidanını üreticiyle buluşturuldu


Denizlili üreticilerin gelirinin artırılması amacıyla başlatılan projeyle ilgili olarak yapılan açıklamada; “Projenin 2017 yılında başlayıp 2022 yılına kadar beş yıl sürmesi planlanmış olup gelen talepler üzerine 2023 ve 2024 üretim yıllarında da fidan dağıtımı devam etmiştir. Proje kapsamında 2017-2025 üretim yılları arasında Denizli ilimizde 18 ilçede 8 bin 512 çiftçimize 33 bin 276 dekar alana dikilmek üzere 587 bin adet sertifikalı ceviz fidanı dağıtımı yapılmıştır. Proje öncesi ilimizde 2016 yılında 48 bin 246 dekar toplam ceviz alanı mevcut iken, projenin katkısıyla birlikte 2025 yılı itibariyle toplam ceviz alanı 127 bin 771 dekara ulaşmıştır. 2025 üretim yılında 51 bin adet ceviz fidanının 17 ilçede üreticimize dağıtımı yapıldı. Birinci parti fidan dağıtımı Serinhisar, Acıpayam, Çameli, Kale, Beyağaç ve Pamukkale ilçelerinde toplam 21 bin 500 adet, ikinci partide Tavas, Çardak, Bozkurt, Babadağ, Buldan ve Güney ilçelerinde toplam 13 bin 100 adet, üçüncü partide ise Honaz, Baklan, Çivril, Çal ve Bekilli ilçelerinde toplam 16 bin 400 adet ceviz fidanı dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında toplam 587 bin adet ceviz fidanı üreticiyle buluşturulmuştur. Üreticilerimizin ihtiyacı doğrultusunda ceviz fidanı dağıtımını sürdüreceğiz” denildi.



Denizli’de 8 yılda 587 bin ceviz fidanı dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) bünyesinde faaliyet gösteren Sivas AB Bilgi Merkezi iş birliğiyle, gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefleyen etkinlik hayata geçirildi. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ programı, üniversite öğrencileri ve genç iletişimcileri sektörün uzman isimleri bir araya getirdi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı ve Sivas AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Banu Konk, AB Bilgi Merkezleri ağının Türkiye’de 19 ilde faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, Dijital Çağda Genç İletişimciler etkinliğinin başarılı geçmesini temenni etti. Etkinlik kapsamında; AB Dijital Hizmetler Yasası, dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, dijital pazarlama ve platformlarda içerik sorumluluğu gibi güncel konular detaylıca ele alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gülmez, Doç. Dr. Ömer Aydınlıoğlu ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Derya Biçer tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, AB Dijital Hizmetler Yasası ve dijital platformlarda güvenilir, etik içerik üretimi konuları anlatıldı. Ekonomik boyut ve bilinçli kullanım İki aşamalı programın uygulama kısmında, dijital içerik üretiminin ekonomik boyutuna yönelik uygulamalı bilgiler aktarılarak, gençlerin dijital dünyada sadece birer tüketici değil, bilinçli ve sorumlu bireyler olarak yer almaları hedeflendi. Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm ve medya okuryazarlığı öncelikleri doğrultusunda kurgulanan etkinlik, gençlerin eleştirel düşünebilme ve doğru bilgiye ulaşma becerilerini artırmayı amaçlıyor. Bu çalışma ile Sivas’taki genç iletişimcilerin dijital dünyadaki fırsatları fark etmeleri ve bu mecralarda etik kurallar çerçevesinde varlık göstermeleri için önemli bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ başlıklı eğitim programı, düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. Dijital pazarlama, sosyal medya stratejileri ve içerik sorumluluğu gibi konularda yoğun bir eğitim alan genç iletişimcilere sertifikaları; STSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bekir Çam, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Çiftçi ve Fatih Kaya ile Genel Sekreter Serhat Ay tarafından takdim edildi.
Antalya Belediyeler YÖREX’te yerini alacak Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22–26 Nisan’da ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e belediye başkanlarını davet etti. ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal ve Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ı ziyaret etti. Ziyaretlerde YÖREX’in hazırlık çalışmalarıyla ilgili bilgi paylaşan Başkan Ali Çandır, YÖREX’te destekleri nedeniyle belediye başkanlarına teşekkür etti. Çandır, YÖREX’in 17 yıldır daha da büyüyerek yoluna devam ettiğini belirterek, "YÖREX, Anadolu’nun üretim gücünü ve kültürel zenginliğini Antalya’dan dünyaya taşıyan güçlü bir organizasyon. Destek veren tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Büyükşehir, stand açacak Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, YÖREX’in Antalya’nın markası haline geldiğini belirterek, "YÖREX, sadece bir fuar değil, yerel değerlerimizin tanıtıldığı önemli bir organizasyon. Antalya’nın bu güçlü markasına destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin standının YÖREX’te yer alacağını belirten Özdemir, çalışmaları nedeniyle Başkan Çandır’a teşekkür etti. Kepez ve Muratpaşa belediyesi YÖREX’te Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, YÖREX’in yerel üreticiler için önemli bir fırsat sunduğunu ifade ederek, "Antalya’nın markası YÖREX’in her yıl daha da büyümesi gurur verici. Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kocagöz, Kepez Belediyesi’nin YÖREX’te standının olacağını ve el emeği göz nuru yerel ürünleri ziyaretçi ile buluşturacaklarını söyledi. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, YÖREX’in kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını belirterek, "Bu değerli organizasyon Antalya’nın tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. YÖREX’in gelişimini destekliyoruz" dedi. Başkan Uysal, Muratpaşa Belediyesi’nin YÖREX’te stant açacağını belirterek, ziyaretçilere davette bulundu. Döşemealtı halısıyla YÖREX’te Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, YÖREX’in coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımında önemli rol oynadığını vurgulayarak, "YÖREX, yerel değerlerimizin korunması ve ekonomiye kazandırılması açısından çok kıymetli bir platform" dedi. Menderes Dal, Döşemealtı Belediyesi’nin de coğrafi işaretli Döşemealtı Halısı ve yöresel ürünleriyle YÖREX’te stant açacağını belirtti. Çandır fasulyesi YÖREX’te Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, YÖREX’in Antalya’nın ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağladığını belirterek, "Antalya’nın markası YÖREX’in büyüyerek yoluna devam etmesi hepimiz için büyük bir kazanım" dedi. Cem Kotan, Konyaaltı Belediyesi’nin YÖREX’te stant açarak coğrafi işaret başvurusu yaptıkları Çandır Fasulyesi ikramında bulunacaklarını belirtti.
İzmir Uzmanından zayıflama iğnesi uyarısı: ’Sihirli değnek değil’ Diyetisyen Hande Selin Ok, son yıllarda popülerleşen zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde etkili olabildiğini ancak bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Ok, "Bu ilaçlar tek başına mucize yaratmaz, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmelidir. Sağlıklı kilo kaybı; planlı beslenme, yeterli protein, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzıyla mümkündür. İlacı değil, alışkanlığı kalıcı kılın." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, son yıllarda kullanımının giderek arttığı zayıflama iğneleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Obezite tedavisinde kullanılan bu ilaçların doğru şekilde kullanılmasının önemli olduğunu belirten Ok, bilinçsiz kullanımın sağlık açısından riskler oluşturabileceğini söyledi. Zayıflama iğnelerinin "Liraglutide, Semaglutide ve Tirzepatid" etken maddelerini içeren farklı grupları bulunduğunu belirten Ok, bu ilaçların cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulandığını ifade etti. Bu ilaçların GLP-1 reseptör agonistlerini taklit ederek mide boşalmasını yavaşlattığını, tokluk hissini artırdığını ve iştahı baskılayarak kilo kaybını desteklediğini dile getiren Ok, söz konusu ilaçların ilk olarak diyabet tedavisi için geliştirildiğini ancak obezite tedavisinde de kullanılabildiğini söyledi. Zayıflama iğnelerinin tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını vurgulayan Ok, "Etkili ve sağlıklı sonuçlar için doğru beslenme alışkanlıklarıyla desteklenmeleri gerekir. Aksi halde kas kaybı, halsizlik, mide problemleri ve hızlı geri kilo alımı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu ilaçlar bir sihirli değnek değildir." diye konuştu. Amaç sadece kilo kaybı değil, yağ kaybı olmalı GLP-1 tedavisi sırasında beslenmenin tedavinin en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Ok, iştahın azalması nedeniyle kişilerin çok az yemeyi doğru bir yöntem olarak görmemesi gerektiğini ifade etti. Ok, tedavi sürecinde hedefin sadece kilo vermek değil, yağ kaybını sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. İştahın azalmasıyla birlikte daha küçük porsiyonlarla doygunluk hissi oluşabildiğini belirten Ok, bu durumda tüketilen besinlerin besin değerinin yüksek olması gerektiğini söyledi. Ok, "Her öğünde yeterli protein kaynakları, lif içeren sebze ve tam tahıllar ile sağlıklı yağlar bulunmalıdır." dedi. Yağlı ve ağır yemekler mide şikayetlerini artırabilir GLP-1 tedavisi sırasında mide boşalmasının yavaşladığını belirten Ok, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerin mide bulantısı ve rahatsızlık hissini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle daha hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ok, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların da kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğini ifade etti. Küçük porsiyonlarla ve yavaş yemek yemenin önemli olduğunu dile getiren Ok, hızlı tüketilen büyük porsiyonların mide bulantısına neden olabileceğini söyledi. Ayrıca basit karbonhidrat tüketiminin azaltılması ve lifli gıdaların kademeli olarak artırılması gerektiğini belirtti. Su tüketimi ve düzenli öğün önemli İştahın azalmasıyla birlikte su tüketiminin de ihmal edilebildiğini söyleyen Ok, suyun gün içine yayarak tüketilmesinin kabızlık riskini azaltacağını ve metabolizmayı destekleyeceğini belirtti. Öğün atlamanın da yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Ok, gün içinde dengeli iki veya üç ana öğünün genellikle daha iyi tolere edildiğini ifade etti. Haftada en az iki veya üç gün direnç egzersizi yapılmasının ve yeterli uykunun da kilo kontrolü açısından önemli olduğunu söyleyen Ok, sağlıklı kilo kaybı için yaşam tarzı değişikliğinin şart olduğunu belirtti. Hızlı kilo kaybına aldanmayın Hızlı kilo kaybının her zaman sağlıklı olmadığına dikkat çeken Ok, kontrolsüz ve yetersiz beslenmenin saç dökülmesi, halsizlik, kas kaybı ve metabolizma yavaşlamasına yol açabileceğini söyledi. Diyet planlanırken yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite ve mevcut hastalıkların dikkate alınması gerektiğini belirten Ok, makro ve mikro besin ögelerinin dengeli şekilde planlanmasının önemine işaret etti. Doktor ve diyetisyen kontrolünün önemini vurgulayan Ok, şöyle konuştu: "Zayıflama iğneleri doktorun uygun gördüğü fazla kilolu veya obez bireylerde kullanılmalıdır. Tedavinin hekim tarafından planlanması ve süreçte diyetisyenin tıbbi beslenme tedavisini yürütmesi sağlıklı sonuç için büyük önem taşır. GLP-1 tedavisi bir başlangıçtır, ilacın bırakılmasının ardından eski beslenme alışkanlıklarına dönülmesi halinde kilo geri kazanımı kaçınılmaz olabilir. Sağlıklı kilo kaybı planlı beslenme, yeterli protein alımı, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzı ile mümkündür. Kalıcı olan ilaç değil, kazanılan sağlıklı alışkanlıklardır.