KÜLTÜR SANAT - 16 Nisan 2025 Çarşamba 17:31

Denizli’deki arkeolojik kazı sayısı 7’ye yükseldi

A
A
A
Denizli’deki arkeolojik kazı sayısı 7’ye yükseldi

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) tarafından 5 ilde yürütülen 10 arkeolojik kazıya 3 yeni kazı daha eklendi.



Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinin yürüttüğü; Laodikeia, Tripolis, Stratonikeia-Lagina, Sillyon, Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinin yürüttüğü; Tabae ve Olimpos kazı çalışmalarına ek olarak Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinin; Hierapolis, Afrodisyas ve Labranda kazı koordinatörlüğü yapmaktaydı. Attouda Anti Kenti’nin de Denizli Müzesi kazı çalışmaları bulunuyordu. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile atanan yeni kazı çalışmaları ile hâlihazırda PAÜ’nün yürüttüğü 10 kazı çalışmasına 3 kazı çalışması daha eklendi. Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Murat Tarhan, Denizli Müze Müdürlüğü Başkanlığında Denizli Acıpayam Yassıhöyük kazısını, Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ali Ozan Konya Çatalhöyük kazısını, Dr. Öğretim Üyesi Barış Yener ise Denizli Honaz Kolossai kazısını yürütecek. Böylece Pamukkale Üniversitesi’nin Arkeoloji, Sanat Tarihi ve Kültür varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümleri tarafından yürütülen kazı sayısı 13’e yükselmiş oldu.



Kolossai Kazısı (Honaz)


Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Barış yener tarafından 2021-2023 yılları arasında Kolossai Antik Kenti ve yakın çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları, kentin uzun bir zaman dilimine yayılan yerleşim tarihini ve önemli arkeolojik potansiyelini ortaya koydu. Günümüzde Denizli’nin Honaz ilçesi sınırları içinde bulunan Kolossai, Lykos (Çürüksu) Vadisi’nde bilinen en erken kent olup, Kalkolitik Çağlardan günümüze kadar uzanan uzun bir yerleşim geçmişine sahip. Özellikle Demir Çağlarına ait buluntular, bölgenin Roma öncesi dönemlerini aydınlatma bakımından son derece önemli olan Kolossai, bölgede kazıları halen devam eden Laodikeia, Hierapolis ve Tripolis gibi büyük Roma kentlerinin sunduğundan farklı ve tamamlayıcı bir arkeolojik perspektif sunuyor. Sahada elde edilen bilimsel veriler ve oluşturulan akademik altyapı, yerel paydaşların desteğiyle birleşerek hazırlanan Kolossai Kazısı projesinin 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmasını sağladı. Bakanlık tarafından kazı başkanlığı görevinin Dr. Öğr. Üyesi Barış Yener’e verilmesiyle birlikte, Kolossai’de ilk kez kapsamlı arkeolojik kazı çalışmaları başlayacak. Projenin odağında, sadece kentin fiziksel kalıntılarını ortaya çıkarmak değil; aynı zamanda Lykos Vadisi’nin tarihsel gelişimini, kültürel etkileşimlerini ve coğrafi özelliklerini geniş bir perspektifle değerlendirmek yer alıyor. Bu çerçevede Arkeoloji Bölümünün yanı sıra başta İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi olmak üzere PAÜ’nün farklı akademik birimlerinin uzmanlığından yararlanarak disiplinler arası bir iş birliği sürdürülmesi hedeflendi. Böylelikle Kolossai’nin benzersiz mirasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alacak ve kentin geçmişini, gelecek kuşaklar için kalıcı bir kaynak hâline getirilecek.



Yassıhöyük (Kazanes) Kazısı


Denizli sınırlarındaki en büyük höyük yerleşimlerinden biri olan, Denizli’nin Acıpayam İlçesi’nin Yassıhöyük Mahallesi’nde yer almakta olan Yassıhöyük ise Acıpayam Ovası ya da antik adıyla Kazanes Vadisi, Denizli yöresinin bereketli ve verimli ovalarından birini teşkil ediyor. Pisidia Bölgesi içinde kalan vadi, çevresindeki dağların beslediği kaynaklar ve Akdeniz ile İç ve Batı Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli güzergâhların üzerinden geçmesi sebebiyle yerleşik toplumlar açısından oldukça elverişli bir noktada bulunuyor. Kadmos (Honaz) Dağı eteğinden çıkarak geniş bir alan içinde uzanan Kazanes Nehri ve bu nehre bağlanan kollar, vadiyi tarıma elverişli hale getirmenin yanı sıra tarih öncesi devirlerden itibaren yerleşik kültürlerin gelişmesine ve yayılmasına imkân sağlamış.



Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Murat Tarhan’ın 2022-2024 yılları arasında bölgede sistematik olarak gerçekleştirdiği arkeolojik yüzey araştırmalarında toplamda 15 adet çok katmanlı höyük yerleşiminde tam yoğun (intensive) tarama modeliyle çalışmalar yürütüldü. Proje sayesinde vadide, yerleşik yaşamın günümüzden yaklaşık 8 bin yıl öncesine uzandığı tespit edilirken, Prehistorik devirlere ait dönemsel yerleşim şablonları oluşturulmuş ve bölgenin tarih öncesi ekonomik potansiyeli üzerinden yerleşim tipolojisi içindeki sosyo-ekonomik bağlantılar ile merkez-uydu ilişkilerinin kurgulanmasına çalışıldığı ortaya çıktı. Yürütülen yüzey araştırması projesinin yayın ve raporlarında arkeolojik çıkarımların yanı sıra, yerleşimlerdeki koruma sorunları ve geçmiş yıllarla karılaştırmalı tahribat analizlerine de yer verilen çalışma ile özellikle Yassıhöyük yerleşimindeki koruma problemlerine dikkat çekilirken höyükte acil olarak kazı ve koruma çalışmalarına başlanmasının önemini ortaya çıkartıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne 2024 yılında yapılan kazı başvurusu neticesinde, Denizli Müze Müdürlüğü bünyesinde Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümünde görevli Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Murat Tarhan’ın bilimsel danışmanlığında, Denizli, Acıpayam İlçesi sınırlarında yer alan Yassıhöyük arkeolojik yerleşiminde 2025 yılı itibariyle kazı ve koruma çalışmalarına başlanması uygun görüldüğü bildirildi.



Denizli’deki arkeolojik kazı sayısı 7’ye yükseldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hürmüz’deki kriz elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması petrol fiyatlarını küresel çapta hızla yükseltirken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini arttırdı. Orta Doğu’da İran merkezli gerilimin savaşa dönüşmesiyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz daralması, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını kısa sürede sert şekilde yukarı çekti. Kıta genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bazı ülkelerde litre fiyatı 2 euro (103 Türk Lirası) seviyesini aştı. Bu gelişme, yalnızca enerji piyasalarını değil, otomotiv sektörünü de doğrudan etkiledi. Yakıt maliyetlerindeki hızlı artış, tüketicilerin araç tercihlerinde ani bir değişime yol açtı. Özellikle günlük kullanım maliyetini düşürmek isteyen kullanıcılar, içten yanmalı motorlu araçlardan uzaklaşarak elektrikli modellere yönelmeye başladı. Uygun fiyatlar ilgi çekiyor Elektrikli araçlara olan talep artışı aslında son dönemde kendini daha da hissettiren bir durum ancak bu kez dikkat çeken fark, büyümenin sıfır araçlardan ziyade ikinci el pazarında yoğunlaşması. Yabancı basın kaynakları Fransa’da ikinci el elektrikli araç satışları son üç haftada iki katına çıktığı belirtilirken, Almanya’da kullanıcıların elektrikli araç aramalarının üç katına ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde de ikinci el elektrikli araç ilanlarına olan ilgi ciddi oranda artmış durumda. Öte yandan Türkiye’deki satış danışmanları, benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından tüketicilerin elektrikli otomobillere olan ilgisinin arttığını belirtiyor.
İzmir Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Antalya Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Alanya’da birincilik kürsüsüne çıktı Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı, Alanya’da düzenlenen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’nda önemli bir başarıya imza attı. 150 kilometrelik zorlu etapta mücadele eden Muğla temsilcisi, güçlü rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. 26 Nisan’da başlayacak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (Tour of Türkiye) öncesinde sporcuların form durumlarını test ettiği önemli organizasyonlardan biri olarak görülen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’na, 29 ülkeden çok sayıda kıta takımı katıldı. Yüksek tempolu ve büyük çekişmeye sahne olan yarış, uluslararası spor kanalı Eurosport’tan da canlı olarak yayınlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı adına yarışan Kazakistanlı sporcu Rudolff Remkhi, sergilediği üstün performansla varış çizgisini ilk sırada geçerek altın madalyanın sahibi oldu. Yarışta Japon VC Fukuoka takımından Benjamin Prades Reverter ikinci sırayı alırken, Çin merkezli Li Ning Star takımının sporcusu Calum Johnston ise üçüncü olarak podyuma çıkan diğer isimler oldu. Cömert: "Bu başarı tesadüf değil" Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı Koordinatörü İlker Cömert, elde edilen derecenin uzun süredir verilen emeğin bir sonucu olduğunu söyledi. Cömert: "Bu bizim için adeta bir hayalin gerçeğe dönüşmesi oldu. Sporcularımızın özverili çalışmaları ve takım ruhu bu başarıyı getirdi. Bizlere her zaman destek olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ediyoruz. Türkiye’de sadece 4 kıta takımı bulunuyor ve bu takımlardan biri de Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımıdır" dedi. Alanya’daki zaferle moral bulan Muğla Büyükşehir Belediyesi bisiklet ekibi, gözünü şimdi Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na çevirdi.