EKONOMİ - 02 Ağustos 2024 Cuma 16:12

Denizli’den Temmuzda 352 milyon dolar ihracat yapıldı

A
A
A
Denizli’den Temmuzda 352 milyon dolar ihracat yapıldı

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli’nin Temmuz ayı ihracatının yüzde 0,2’lik artışla 352 milyon dolar olarak kaydedildiğini belirtti.



Temmuz ayı ihracat verileri açıklandı. Ülkemiz ihracatı yüzde 13,8 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı yüzde 0,2 artışla, 352 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat ise yüzde 10,4 artışla 286 milyon dolar oldu.



Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "Ocak-Temmuz döneminde, Denizli ihracatı yüzde 1,9 artışla 2 milyar 482 milyon dolar, DENİB tarafından kayda alınan ihracat ise yüzde 5,2 yükselişle 1 milyar 960 milyon dolar oldu. Temmuz ayında Denizli ihracatını sektörel olarak değerlendirdiğimizde; tekstil-konfeksiyon ihracatının yüzde 2,4 artışla 123 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatının yüzde 11,8 artışla 73 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatının yüzde 20,3 artışla 50 milyon dolar, madencilik ihracatının yüzde 3,3 artışla 25 milyon dolar, tarım ihracatının ise yüzde 13,7 azalışla 23 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Böylelikle temmuzda önde gelen sektörlerimizden sadece tarım ihracatında azalma yaşandı. Ayrıca çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri ile meyve sebze mamulleri ihracatında yaşanan artışlar dikkat çekti" dedi.



Zirvede İngiltere’de var


Denizli’den en fazla ihracat yapılan ülke ve sektörlere değinen Memişoğlu, "Denizli’nin temmuz ayı ihracatını ülke bazında değerlendirdiğimizde lider konumda olan İngiltere’ye ihracatımız yüzde 8,1 artışla 47 milyon dolar olarak kaydedildi. İngiltere Merkez Bankasının faiz indirimi sürecine başlaması talepleri canlandırabilir.


İkinci sıradaki ABD’ye ihracatımız yüzde 5 azalışla 37 milyon dolar, Almanya’ya ihracatımız yüzde 1,3 artışla 36 milyon dolar, İtalya’ya ihracatımız yüzde 45,5 artışla 30 milyon dolar, Hollanda’ya ihracatımız yüzde 16,9 artışla 21 milyon dolar olarak gerçekleşti. Temmuz ayında Denizli’den Yunanistan, İsveç ve Polonya’ya olan ihracat artışları dikkat çekti" dedi.



PMI verilerinde gerileme devam ediyor


"İş dünyası olarak en yakından takip ettiğimiz verilerin başında PMI geliyor" diyen Memişoğlu, "Türkiye İmalat PMI temmuzda 47,2 seviyesine geriledi. Böylelikle üst üste 5. ayda da eşik değer olan 50’nin altında kaldı. Türkiye Sektörel PMI raporunu detaylı incelediğimizde, imalat sanayi sektöründeki talep zayıflığı en önemli konu olarak karşımıza çıkıyor. Dikkat çeken bir diğer veri ise, son 9 aylık dönemde ilk kez 10 sektörün tamamında siparişlerin yavaşlaması. Yüksek seyreden faizlerin ve sıkılaştırma programının reel sektörü zorladığını söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.



"Rekabetçiliğimizi etkileyen gelişmeler sürüyor"


Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelere değinen Memişoğlu, "Yıl içinde yaptığımız değerlendirmelerde, yılın ikinci yarısında uzun tatillerin olmayacağını, üretime ve ihracata daha çok odaklanacağımızı sıklıkla ifade etmiştik. Ancak artan enerji maliyetleri ve dar bir bantta hareket eden kurlar ihracatçı firmalarımızı zorluyor. Pazar ve müşteri kaybetmemek için ihracatçıların olması gereken gerçek değerinin altında satışlar yaptıklarını görüyoruz. Bu durum kilogram başına ihracat fiyatına da doğrudan yansıyor. Denizli ihracatının kilogram başına değeri geçen sene aynı dönemle benzer seviye olan 2,15 dolar olarak gerçekleşirken, ülkemiz ihracatında bu rakam temmuz sonu itibariyle 1,56 dolardan 1,44 dolar seviyesine geriledi. İhracatı etkileyen bir diğer durum ise Euro/Dolar paritesinin ihracatçının lehine seyretmemesi. Sene başında 1,10’un üzerinde seyreden parite, bugün 1,08’in altında. Yani yüzde 2,2 civarında bir gerileme mevcut. Temmuz ayında paritenin ülkemiz ihracatı üzerindeki negatif etkisi 201 milyon dolar oldu. Hammaddeyi dolarla alıp, ihracatımızın yaklaşık yarısını Euro ile yaptığımız için paritedeki gelişmeler ihracatımız üzerinde doğrudan etkili" diye konuştu.



"FED ve Avrupa Merkez Bankası faiz indirimlerine başlayacak"


İhracatçı için para politikalarının büyük önem arz ettiğine değine Başkan Memişoğlu, şöyle konuştu:


"Rekabetçiliğimizi doğrudan etkileyen bir diğer konu ise gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının uyguladıkları para politikaları. Avrupa Merkez Bankası’nın eylülde faiz indirimine başlayacağı öngörülüyor. Bu hafta gerçekleşen FED Toplantısı sonrasında da Başkan Jerome Powell’ın yaptığı açıklamalar, eylül ayında FED tarafından da faiz indirimi gelebileceğinin ipuçlarını verdi. İngiltere Merkez Bankası ise politika faizini yüzde 5 seviyesine indirdi. Gelişmiş ülkelerin Merkez Bankalarının faiz indirimlerine başlamaları elbette taleplerin canlanmasına yol açacak. Jeopolitik riskler ve ABD Başkanlık seçimleri dünya ticaretinin yönünü belirleyecek. Dünyada yaşanan gerilimler ve jeopolitik riskler devam ediyor. Bu durum hem finansal piyasalara hem de küresel ticarete doğrudan etki ediyor. Öte yandan kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık seçimlerinden çıkacak sonuç dünya ticaretinin yönü için çok önemli. Mevcut Başkan Yardımcısı ve Demokratların başkan adayı olacağı öngörülen Kamala Harris’in kazanması ABD’nin mevcut politikalarına devam edeceği anlamına geliyor. Eski Başkan Donald Trump ise küresel ticarette yüksek korunmayı savunan görüşe sahip. Dolayısıyla Trump’ın seçilmesiyle ABD-Çin arasında yeni bir ticaret savaşı başlayabilir"


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.