ASAYİŞ - 25 Temmuz 2025 Cuma 16:57

Denizlili baba oğlu öldüren sanı indirim uygulanmadan 2 kez müebbette çarptırıldı

A
A
A
Denizlili baba oğlu öldüren sanı indirim uygulanmadan 2 kez müebbette çarptırıldı

Burdur’da alacak-verecek kavgasında Denizlili baba ve oğlunu silahla vurarak öldürmekten yargılanan sanık, "tasarlayarak kastan öldürme" suçundan 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa tahrik ve takdir indirimi ise uygulanmadı.



Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında sanık Metin Kızıllı, maktul Ramazan Tin’in eşi müşteki Ayten Tin, taraf avukatları ve yakınları hazır bulundu. Duruşmada iddia makamı, verdiği mütalaada sanık Metin Kızıllı’nın 2 kez tasarlayarak kasten öldürme suçundan yargılanmasını ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasını talep etti.


Duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan tanıkların dinlenmesinin ardından müşteki Ayten Tin, sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatı ise, sanık Metin Kızıllı hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamasını talep ederek, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.


Sanık Metin Kızıllı’nın avukatı, müvekkilinin eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında olmadığını, olayın alacak-verecek meselesi yüzünden gerçekleştiğini, bu yüzden haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğini savundu.



"Öldürme kastım yoktu"


Sanık Metin Kızıllı, mahkemedeki savunmasında, "Ben 20 sene önce yaralama olayına karıştığım için 3 yıl cezaevinde kaldım. O günden beridir bir tek kavga olayına dahi karışmadım. Hayatımı çocuklarımın eğitimine adadım. Böyle bir olaya karışıp sizin karşınıza geleceğimi düşünmezdim bile. Alacak olduğum parayı defalarca istediğim halde vermediler. Beni tehdit etmeye başladılar. Ben de altta kalmamak için tehdit ettim ama sadece sözlü olarak. Ben paramın peşindeydim. Olayda azmettirme falan yok. Olay günü de öldürmek amacıyla gitmedim. Arabadan korkutmak için tüfekle indim. Korkmazlarsa başlarının üzerinden havaya ateş edecektim. Ne bir öldürme kastım vardı ne de tasarlama. Ben aile babasıyım. Kötü bir insan değilim. Takdir mahkemenindir" dedi.


Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, sanık Metin Kızıllı’yı Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin’i kasten öldürme suçundan 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırırken, Kızıllı hakkında tahrik ve takdir indirimi uygulanmamasına karar verdi.



Olayın geçmişi


Burdur’un Gölhisar ilçesi Konak Mahallesi’nde 3 Eylül tarihinde Ramazan Tin (53) ve oğlu Muharrem Tin (32), aralarında alacak-verecek meselesi yüzünden husumet bulunan Metin Kızıllı (42) tarafından iş yerlerinin önünde silahlı saldırıya uğramıştı. Ramazan Tin olay yerinde, oğlu Muharrem Tin ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İşlediği cinayetin ardından Korkuteli’ne geri kaçmak isterken Tefenni ilçesinde yakalanarak gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından kasten adam öldürme suçundan Gölhisar Adliyesi’ne sevk edilen Kızıllı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Saldırıda hayatını kaybeden baba ile oğlu ise, memleketleri Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Ayaz Mahallesi’nde toprağa verilmişti. Cinayet anı bir evin güvenlik kamerasına anbean yansırken, görüntülerde elindeki av tüfeği ile gelen Metin Kızıllı’nın araçlarının arkasında konuşan Muharrem Tin ve Ramazan Tin’e ateş ederek bölgeden koşarak uzaklaştığı görülmüştü.



"30 bin TL alacağımı almak için gitmiştim"


Savcılıktaki ifadesinde cinayeti araba takası sonrası kalan 30 bin TL borç için işlediğini söyleyen Metin Kızıllı, "Olaydan yaklaşık 6 ay önce eşimin üzerine kayıtlı otomobili satmak için Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin ile 215 bin liraya anlaştık. İlk başta 160 bin TL ödediler. Kalan 45 bin TL’yi istediğimde bahaneyle ödemeyi geciktirdiler. Zor durumda olduğumu söyleyip, çocuklarımın kuru ekmek yediği fotoğrafı attım. Bunun üzerine 5 bin TL gönderdiler. 10 gün sonra başka ödeme yapılmayınca ’Benim tanıdığım bazı kişiler var. Bunlar sokak çocuklarına sigara aldırarak aracına molotof atar, dükkanını yaktırırlar’ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5 bin TL daha gönderdiler. Olaydan 15 gün önce Ramazan’a ’Ağabey her şeyden vazgeçtim, zaten kendimi öldüreceğim, neden yalnız gideyim’ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5 bin TL daha gönderip kalanını ağustos ayında ödeyeceğini söyledi. Ramazan Tin, ’30 bin lirayı ağustos ayının sonuna kadar ödemezsem dükkanda vereyim paranı’ dedi ama 2 Eylül’e kadar ödemedi. 3 Eylül’de çocuklarımın okul üniforması parasını ayarlayamadığım için eşimle sözlü tartışma yaşadım ve eşime ’Bugün parayı ayarlamaya çalışacağım’ dedim. Babamdan borç para istedim, ama o da ’Param yok’ dedi. Bunun üzerine yaşadığım maddi sıkıntı sonrası alacağımı istemek için Ramazan Tin’in iş yerine gittim. İş yerinin yakınında aracımı park edip tenhalaşmasını bekledim. İş yeri tenhalaştığında arabadan tüfeği alarak indim. Tüfeği alma sebebim Ramazan ve oğlunu öldürmek değildi. Havaya ateş edip onları korkutabileceğimi düşündüm. İş yerine doğru yürüdüğüm sırada Ramazan ve oğluyla karşı karşıya geldim. Ramazan sağına dönerek elini beline doğru götürdü. Bunu görünce bana zarar verebileceğini düşündüm. Ramazan’ın kafasını hedef alarak ateş ettim. Amacım öldürmek değildi. Kafasının yanından mermilerin geçip o korkuyu yaşamasını istedim ancak mermi Ramazan’ın kafasına isabet etti. O an şoktaydım. Aracın diğer tarafına yönelip Muharrem’e ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Daha sonra arabama binip Korkuteli’ne doğru yola çıktım. Ailem ile helalleşip polise teslim olacaktım" demişti.


Baba ve oğlunu öldüren Metin Kızıllı hakkında Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanık hakkında kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açılmıştı.



Denizlili baba oğlu öldüren sanı indirim uygulanmadan 2 kez müebbette çarptırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.