KÜLTÜR SANAT - 10 Nisan 2026 Cuma 15:26

Denizli’nin unutulan türküleri yeniden hayat buldu

A
A
A
Denizli’nin unutulan türküleri yeniden hayat buldu

Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, 15 özgün Denizli türküsünü derleyerek kültürel mirası sahneye taşıdı. Program 14 Nisan’da sanatseverlerle buluşacak.



Denizli’de anlamlı bir kültürel çalışmaya imza atıldı. Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" derleme projesi kapsamında önemli bir projeyi başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen saha çalışmalarıyla Denizli’nin Tavas ilçesi, Acıpayam ilçesi, Çameli ilçesi, Tavas’ın Nikfer Mahallesi ve Burdur’un Gölhisar ilçesi dolaşılarak unutulmaya yüz tutmuş ya da bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış 15 özgün Denizli türküsü derlenerek kayıt altına alındı. Sadece müzikle sınırlı kalmayan çalışma, görsel ve sahne sanatlarıyla da zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencileri türkülere özel imgesel eserler üretirken, diğer öğrenciler bu eserleri tiyatral gösterimlerle sahneye taşıdı. Böylece üç farklı sanat disiplininin bir araya geldiği bütüncül bir çalışma ortaya konuldu.



Derlenen türküler, Denizli’nin kültürel hafızasını yansıtan önemli değerler olarak dikkat çekiyor. Proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda "köklerden geleceğe" anlayışının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Öğrencilerin hem akademik hem de kültürel anlamda donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayan çalışma, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor.



Hazırlanan eserler, 14 Nisan Salı günü saat 20.00’de Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda düzenlenecek programla sanatseverlerle buluşacak.



Gerçekleştirilen çalışmlar sonucunda Denizli kültür hazinelerinin gün yüzüne çıktığını ifade eden Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Okul Müdürü Sinan Demircan, "Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü projesini önemli kültürel bir başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Proje kapsamda yürüttüğümüz saha çalışmalarında Denizli’yi ilçe ilçe köy köy dolaşarak unutulmaya yüz tutmuş ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış 15 özgün Denizli türküsünü derleyip kayıt altına aldık. Türkülerin hikayelerini de görsel sanatlar dersi ile beraber zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencilerimiz bu hikayeleri türküleri imgesel resimler çizerek türkülere özel sergi hazırlandı. Tiyatro bölümü öğrencilerimiz tarafından ise bu eserlerin hikayeleri tiyatro oyunu olarak hazırlanarak gösterime sunulacak. Kültürel mirasımızı koruyarak geleceğe taşmayı hedefleyen bu proje, geçmiş değerlerimizi günümüz gençleriyle buluşturuyor. 14 Nisan Salı günü Büyükşehir Kongre Merkezinde akşam saat 20.00’da programımızı gerçekleştirmiş olacağız. Denizi’nin sesi olan bu kıymetli eserleri hep birlikte keşfetmek üzere konser programımıza Denizli halkını bekliyoruz" dedi.



Araştırmalar sonucunda gün yüzüne çıkartılan 15 eserin Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi adına tescillendiğini belirten Proje Koordinatörü Hüseyin Kabakçı, "Bize proje kapsamında ilk yazı geldiğinde çok heyecanlandık. Sanki bu olacakları görmüşüz gibi hissettik. Çünkü benim de böyle hayallerim vardı ama böyle bir proje gelince biz nasıl genişletebiliriz diye arkadaşlarımızla komisyon kurduk ve çalışma planı hazırladık. Hafta sonları cumartesi günleri eğitim öğretime sarkmayacak şekilde çocuklarımızla sahada ilçe ilçe köy köy gezip yerinde kaynak kişilerden bu kültürleri ulaştık. Araştırmalar sonucu elde ettiğimiz eserler derleme ekibi yani öğrencilerimiz adına ve okulumuz Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi adına tescil ettik. Yani biz bu eserleri Okulumuz adına kazandırdık bu türküler artık Denizli’nin" şeklinde konuştu.



Unutulmaya yüz tutmuş 15 Denizli türküsünü tekrardan gün yüzüne çıkartmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Ömer Şükrü Gökçe, "Bu besteleri toplarken çok heyecanlıydık. Teyzelerimizle, amcalarımızla sohbetler ettik türküleri öğrendik türkülerin hikayelerini dinledi. 50 yıllık 100 yıllık eserleri gün güzüne çıkarttık. Türkiye’ye ve Denizli’ye yeni türküler kazandırdık. Unutulmaya yüz tutmuş 15 eseri yeniden seslendirmek ve tanınmasını sağlamak bizleri çok mutlu ediyor. Çok önemli bir projeydi bizim için sıkı çalışmayla başarıya ulaştık" ifadelerini kullandı.



Denizli’nin unutulan türküleri yeniden hayat buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Şeyh Edebali, vefatının 700’üncü yılında anılıyor Bilecik’te kültürel değerlerin yaşatılması amacıyla "Yaşayan Miras Şöleni" düzenlendi. UNESCO’nun, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin vefatının 700’üncü yılı olan 2026 yılının "Şeyh Edebali Yılı" ilan edilmesi kapsamında Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde "Yaşayan Miras Şöleni" düzenlendi. Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt’un uğraşları sonucu Bilecik Valiliği iş birliğinde gerçekleştirilen şölene Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, BŞEÜ Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, kurum müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Bilecik, kültürümüzün hem üretildiği hem de yaşatıldığı önemli bir şehir" Açılış konuşması yapan Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, "Tarihimizin kök saldığı, medeniyetimizin filizlendiği topraklar olan; kültürü, doğası ve köklü geçmişiyle gönüllerimizde farklı ve ayrıcalıklı bir yere sahip bu güzel şehirde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz Yaşayan Miras Şölenleri’nin2026 yılındaki yolculuğunun üçüncü durağında; Osmanlı Devleti’nin manevi ve fikrî kurucuları Ertuğrul Gazi’yi, Şeyh Edebali’yi, Dursun Fakih’i yetiştirmiş, Kurtuluş Savaşı’nda dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış Bilecik’te bulunmak bizim için gurur ve mutluluk kaynağı. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde düzenlediğimiz Yaşayan Miras Şölenleri, geçtiğimiz yıl geniş kitlelere ulaşarak büyük bir ilgi ve takdirle karşılandı. 10 farklı şehirde hayata geçirdiğimiz bu etkinlikler; hem sanatçılarımızın hem de sanatseverlerimizin yoğun katılımıyla kültür hayatımıza ve düzenlediğimiz şehirlere önemli bir değer kattı. Bu şölenlerle amacımız; yalnızca el sanatlarımızı görünür kılmak değil, aynı zamanda gelenekten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı diri tutmak, ustalarımızın birikimini ve emeğini yeni nesillere en iyi şekilde aktarmak. Zira biz biliyoruz ki her bir ustamız birer okul, birer derya. Ortaya koydukları her eser ise bu toprakların ruhunu taşıyan, geleceğe bırakılmış kıymetli birer miras. Bilecik; sahip olduğu tarihteki yeri ve doğal güzelliklerinin yanında, kültürel birikimi ve sanatkârlarıyla yaşayan mirasımızın önemli merkezlerinden biri konumunda. Ulusal envantere kayıtlı 12 unsur ve Bakanlığımıza kayıtlı 20 sanatçısıyla Bilecik, kültürümüzün hem üretildiği hem de yaşatıldığı önemli bir şehir. Şölenimiz vesilesiyle de Bilecik’te13 ilden 30 sanatçımızı ağırlıyoruz" dedi. "UNESCO’unun ’Şeyh Edebali Yılı’ ilanı köklü mirasın evrensel düzeyde kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir" Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer ise "Bilecik; köklü tarihi, zengin kültürü ve asırlardır yaşatılan değerleriyle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kuran önemli bir şehirdir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ev sahipliği yapan, tabiat güzellikleriyle öne çıkan ve köklü geçmişiyle dikkat çeken bu şehir, aynı zamanda kültürel mirasımızın en önemli taşıyıcılarından biridir. 2026 yılının, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali Hazretleri’nin vefatının 700. yıl dönümü dolayısıyla UNESCO tarafından anma programına alınarak ’Şeyh Edebali Yılı’ ilan edilmesi de bu köklü mirasın evrensel düzeyde kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir. Şeyh Edebali’nin ilmi, adaleti ve insanı merkeze alan yaklaşımı ile ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, bugün de bizlere rehberlik etmeye devam etmektedir. Yaşayan Miras Şöleni; kültürel değerlerimizi yaşatmak, geleneklerimizi geleceğe taşımak ve bu zenginliği yeni nesillerle buluşturmak adına son derece kıymetli bir adımdır. El sanatlarından geleneksel oyunlara, sahne sanatlarından kültürel etkinliklere kadar pek çok değerin bir araya geldiği bu şölen, milletimizin hafızasını diri tutan önemli bir buluşma noktası olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından foklar gösteriler ve sergi alanının açılışı gerçekleşti.
Samsun Samsun’da sınıfı basan kadın veliye adli kontrol Samsun’da bir ilkokulda ders sırasında sınıfa girerek öğretmene hakaret edip tehditte bulunduğu ve saldırı girişiminde yer aldığı iddia edilen kadın veli, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İlkadım ilçesindeki Mustafa Kemal İlkokulu’nda 6 Nisan Pazartesi günü meydana gelen olayda, bir çocuk annesi K.K. (28), sınıf öğretmeni S.Y.Ş’nin ders anlattığı sırada sınıfa zorla girmek istedi. Olay sırasında sınıfta bulunan öğrencilerin korku yaşadığı, bazı öğrencilerin gözyaşlarını tutamadığı öğrenildi. Cep telefonu kamerasına da yansıyan görüntülerde velinin, "Benim çocuğumun sınıfını değiştireceksiniz. Şimdi girerim, bağıracağım, okulu da ayağa kaldıracağım. Diğer öğrenciler beni ilgilendirmiyor" sözleriyle sınıf kapısını tekmelediği görüldü. Çevredeki kişilerin müdahalesiyle veli güçlükle uzaklaştırıldı. Olayın ardından yapılan şikayet üzerine gözaltına alınan K.K., ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılmıştı. Ancak savcılığın talimatı doğrultusunda yeniden gözaltına alınan veli, bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. İfadesinde sınıf içinde yaşanan olaydan dolayı pişman olduğunu söylediği öğrenilen K.K., savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren K.K., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.