EKONOMİ - 24 Ekim 2024 Perşembe 13:22

Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Proje fırsatları DSO’da konuşuldu

A
A
A
Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Proje fırsatları DSO’da konuşuldu

DSO’da düzenlenen ’Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Proje Fırsatları Toplantısı’nda programların genel işleyişi ve Denizli’yi yakından ilgilendiren program bileşen ve açık çağrıları ile ilgili detaylar ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, "Denizli bu desteklerden ve teşviklerden yararlanabilecek kapasiteye sahip. Bundan sonraki süreçte hep birlikte motive olursak, Denizlimiz, işletmelerimiz ve sanayimiz için daha faydalı sonuçlar alacağımıza inanıyorum" dedi.



Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğinde düzenlediğimiz "Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Proje Fırsatları Toplantısı" önemli isimleri bir araya getirdi. Toplantı, AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdür Yardımcısı Serdar Öztürk, AB Türkiye Delegasyonu İletişim Bölüm Başkanı Ramunas Janusauskas ve DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başladı. Protokol üyelerinin katılım sağladığı toplantıda, AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Daire Başkanı Zelal Şen de yer aldı.



“Şehrimizi inovasyon ve teknolojide daha ileriye taşıyabiliriz”


Toplantıya ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, "Odağına sürdürülebilirliği, dijitalleşmeyi ve verimliliği almış olan Odamız ve Üyelerimiz için bu programlar çok önemli. Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa gibi prestijli programların sunduğu fırsatları, ülkemiz ve Denizli sanayisi için daha etkin bir şekilde değerlendirmek istiyoruz. Bu programlarla, ilgili gündemlere adaptasyon çerçevesinde finansal kaynaklara erişimimizi hızlandırabilir ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunabiliriz. Kâğıt üzerinde değil, ulusal ve uluslararası güçlü konsorsiyumlar ile bu programlardan azami faydayı sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Hep birlikte çalışarak, ülkemizi ve şehrimizi inovasyon ve teknolojide daha ileri seviyelere taşıyabiliriz. İnanıyorum ki, bu toplantı ve eğitimlerimizin ardından Denizli’den sınırları aşan pek çok fikir ile Denizli sanayisinin gündeminde yer alan konulara yönelik yeni bir perspektif oluşacaktır. Bu anlamda, toplantımızın önemli bir başlangıç olmasını, yeni iş birliklerine zemin hazırlamasını diliyorum" dedi.



“Oda olarak üyelerimizin yanındayız”


Denizli Sanayi Odası’nın düzenlediği bu toplantılarla Denizli’nin proje fırsatlarını yakalamasında öncü rol üstlendiğine dikkat çeken Başkan Kasapoğlu, "Düzenlediğimiz bu toplantılarla, şehrimizin gelişimine katkı sağlayan önemli bir görevi üstleniyoruz. İşletmelerimizin bu kaynaklara daha kolay ulaşabilmesi için köprü olmayı sürdürüyoruz. AB fonları gibi fırsatları yakalayarak, işletmelerimizin büyümesine destek oluyoruz. Oda olarak, bu konuda işletmelerimizin yanındayız. Denizli bu desteklerden ve teşviklerden yararlanabilecek kapasiteye sahip. Bundan sonraki süreçte hep birlikte motive olursak, Denizlimiz, işletmelerimiz ve sanayimiz için daha faydalı sonuçlar alacağımıza inanıyorum" diye konuştu.



“Bugünkü etkinlik ortak vizyonumuzun altını çizmektedir”


AB Türkiye Delegasyonu İletişim Bölüm Başkanı Ramunas Janusauskas, "İnovasyon ve ilerlemenin merkezi olan Denizli Sanayi Odası’nda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Denizli Sanayi Odası’na ve Oda’nın ev sahipliğinde faaliyet gösteren Denizli AB Bilgi Merkezi’ne farkındalık oluşturmakonusundaki değerli çalışmaları için teşekkürlerimi sunuyorum" şeklinde konuştu.


AB’nin araştırma ve yenilikçiliği finanse etmeye yönelik amiral gemisi programı Ufuk Avrupa’nın, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon alanlarında araştırmadan teknolojinin ticarileştirilmesine kadar olan sürece odaklandığını kaydeden Janusauskas, "Dijital Avrupa Programı, teknolojik yenilikleri hayata geçirmek üzere tasarlanmıştır. Türkiye’nin büyüyen dijital ortamı, Dijital Avrupa çerçevesinde iş birliği için muazzam bir potansiyel sunuyor. Ülkenin gelişmekte olan teknoloji sektörü ve dinamik girişimcileri, Avrupa’nın dijital gündemine katkıda bulunmak ve bu gündemden faydalanmak için iyi bir konuma sahiptir. Bu alanlardaki ortak çabalarımız hem AB’nin hem de Türkiye’nin küresel dijital ekonomide rekabetçi kalmasını sağlayacaktır. Bugünkü etkinlik, inovasyon, araştırma ve dijitalleşme çerçevesinde yönlendirilen bir gelecek için ortak vizyonumuzun altını çizmektedir" ifadelerine yer verdi.



Programların Türkiye için sunduğu fırsatları anlattı


AB Başkanlığı tarafından yürütülen hibe programları ile ilgili gerçekleştirdikleri çalışmaları anlatan AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdür Yardımcısı Serdar Öztürk, Avrupa’nın yeşil ekonomiye geçişiyle birlikte, ikiz dönüşüm projelerinin önem kazandığını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve dijital dönüşüm süreçlerine entegrasyonu, bu süreçlerin Türkiye için sunduğu fırsatlar ve AB fonlarından yararlanma yollarını aktaran Öztürk, Avrupa Birliği’nin yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine vurgu yaptı. Bu dönüşümün sadece Avrupa için değil, Türkiye gibi ülkeler için de büyük fırsatlar sunduğunu belirten Öztürk, AB’nin Türkiye’ye sağladığı finansal desteklere dikkat çekti. Özellikle AB fonlarının, Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine önemli katkı sağlayacağını dile getiren Öztürk, IPA (Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı) gibi programların yanı sıra, Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa gibi birlik programlarıyla da Türkiye’nin bu dönüşümü desteklediğini söyledi.



Programlar hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirildi


Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Programları ve fon kaynaklarının konuşulduğu toplantıda, programların genel işleyişi ve Denizli’yi yakından ilgilendiren program bileşen ve açık çağrıları ile ilgili detaylar ele alındı. Ufuk Avrupa Programı İklim Enerji Mobilite Kümesi Ulusal İrtibat Noktası Serhat Melik, program hakkında katılımcıları bilgilendirdi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Uzman Yardımcısı ve Dijital Avrupa Programı Ulusal İrtibat Noktası Murat Tokucu ile T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Uzmanı ve Dijital Avrupa Programı Ulusal İrtibat Noktası Halil İbrahim Özer, program hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi.



Dijital Avrupa ve Ufuk Avrupa Proje fırsatları DSO’da konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı Gaziantep’te başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Anelsander iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı, yurt dışından ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatkarları Gaziantep’te buluşturdu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Bilim Daire Başkanlığı Kütüphaneler ve Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından, Anadolu El Sanatlarını Yaşatma ve Geliştirme Derneği (Anelsander) iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı başladı. Kültürel mirasın önemli değerlerinden biri olan Ezogelin figürünü sanatla buluşturan çalıştay, bu yıl da sanatseverleri, kültür paydaşlarını, yöresel bebek sanatkarlarını, eğitmenleri, çocukları ve aileleri bir araya getirdi. Çalıştayın açılış programına Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz, Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürü Selçuk Korkmaz, Oğuzeli Belediyesi Başkanvekili Mehmet Akif Tuncer, Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Özer, bez bebek ustaları, eğitmenler, çocuklar ve aileleri katıldı. Programda kurdele kesim töreni öncesinde, dünyanın ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden Gaziantep’e gelen bez bebek sanatçılarına ve eğitmenlere, çalıştaya katılımlarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi. Belgeler protokol üyeleri tarafından verildi. "Ezogelin, kültürümüzde yer almış güçlü bir karakter" Açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz, çalıştayın kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıdığını belirterek, "Bugün çok özel bir mekanda, Oyun ve Oyuncak Müzemizde, çok güzel bir festivalin açılışını gerçekleştiriyoruz. Altıncısını düzenlediğimiz Uluslararası Ezogelin Bebek Çalıştayı’nda birbirinden güzel çalışmalar yapılacağına yürekten inanıyoruz.. Ezogelin başlı başına güçlü bir karakter, tarihe damgasını vurmuş, kültürümüzde yer almış kıymetli bir değerdir. Bunun yeniden canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması için bu çalıştay çok kıymetli" dedi. Farklı yörelere ait bebek atölyeleri düzenlenecek Yurt dışından Macaristan, Gürcistan, Ukrayna ve Özbekistan’dan; Türkiye’den ise İzmir, Çanakkale, Akşehir, Bartın, Sivas, Kars, Adıyaman ve Isparta’dan gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 12 yöresel bebek sanatkarı, çalıştay süresince kendi yörelerine özgü bebek sanatını katılımcılarla buluşturacak. Çalıştay kapsamında ayrıca "Dünya Bebekleri Sergisi" de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek etkinlik takvimine göre, sanatkarlar tarafından kitre bebek, bez bebek, ahşap oyuncak, pamuk ve kil bebekler, geleneksel boncuklu anahtarlık, turistik maskot yaka iğnesi, hasır bebek, motanka bebeği, maskot bez bebek, bileklik yapımı ve farklı yörelere ait bebek atölyeleri düzenlenecek. Çalıştay kapsamında söyleşi programlarına da yer verilecek Çalıştayda söyleşi programları da yer alacak. Bu kapsamda "Geleneksel ve Belgesel Bebek Üretimi ve Aktarımında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Teknikler, Örnekler", "Müzeler, Masallar ve Mitoloji Temalı Oyun Kültürü" ile "Etnografik ve Sosyokültürel Kimliğin Yöresel Bebekler Üzerine Uygulanışı" başlıklarında sunumlar yapılacak. Program süresince katılımcılar, Gaziantep Müzeleri Gezisi, Ezogelin-Barak Kültür Evi ziyareti ve Gaziantep kültür gezisiyle kentin kültürel dokusunu yakından tanıma imkanı bulacak. 6’ıncı Uluslararası Ezogelin Yöresel Bebek Çalıştayı, atölye uygulamaları, sergi, söyleşi, kültür gezileri ve genel değerlendirme programlarının ardından 3 Mayıs’ta sona erecek.
Kocaeli Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti. Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti. Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti. Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi. 5 sanık yeniden yargılandı Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı. "Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar" Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi. Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. "Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır" Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. "Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir" Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yargıtay kararına uyulsun" Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "Öldürme niyetim yoktu" Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu. Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi. Karar Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Karara muhalefet şerhi Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. "Aynı karar verildi" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi. "Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz" Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.