EKONOMİ - 15 Nisan 2025 Salı 12:10

DSO Başkanı Kasapoğlu ve Jurgis Vilcinskas AB ile Türkiye iş birlikleri hakkında görüştü

A
A
A
DSO Başkanı Kasapoğlu ve Jurgis Vilcinskas AB ile Türkiye iş birlikleri hakkında görüştü

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda önemli bir adım olan 4. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası, Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kamu ve özel sektör profesyonellerini, Türkiye ve Avrupa’dan sektörün önde gelen isimleriyle bir araya getiren etkinlikte, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas ile DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu yapılacak iş birlikleri hakkında önemli görüşmeler gerçekleştirdi.



Etkinliğin açılış konuşmalarını gerçekleştiren Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası olarak, 4. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası’na ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Döngüsel ekonominin, sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda iş dünyası için rekabet avantajı sağlayan, inovasyonu teşvik eden ve sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılan bir model olduğunun altını çizen Başkan Kasapoğlu, "Denizli, Türkiye’nin en önemli ihracatçı kentlerinden biri olarak, bu dönüşüm sürecinde kritik bir noktada bulunuyor. Odamız, üyelerimizin yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlamak ve kentimizi bir temiz üretim merkezi haline getirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu ve oda çalışanlarımızın emek verdiği sürdürülebilirlik yeşil dönüşüm biriminin açılmasıyla odamız daha sürdürülebilir bir kimlik kazandı. Yaklaşık 2 yıldır gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmaları, uluslararası önemde eğitimler ve projelerle üyelerimizin yeşil dönüşüm sürecine nitelikli katkılar sağlıyoruz. Özellikle Akdeniz Havzasında Sınırötesi İşbirliği vb. Avrupa Birliği destekli programlar aracılığıyla, yaptığımız başarılı işlerin etki alanını genişletmeyi bir hedef olarak önümüze koyuyoruz. Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın 12,8 milyon TL’lik hibe desteğiyle yakında faaliyete geçecek olan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi ile, enerji verimliliği ve temiz üretim alanlarında üyelerimize destek olmak istiyoruz. Yine GEKA ile yürütmüş olduğumuz Sürdürülebilirlik Olgunluk Analizi Projesi kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen delillere dayanarak, önümüzdeki süreçte ikiz dönüşüm çalışmalarına da ivme kazandıracak. Denizli sanayisinin için önemli bir yatırım olan, üretim gücümüzün sürdürülebilirlik, verimlilik ve dijitalleşme yolculuğuna rehberlik etmesi planlanan Model Fabrika’mızı açılışı için de oldukça heyecanlıyız. Mayıs sonunda hizmete almayı hedefliyoruz" dedi.



"Türkiye’nin bu dönüşümünde yanında olmaya ve yatırım yapmaya hazırız"


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da "Döngüsel Ekonomi Haftası kapsamında Denizli’de olmak çok güzel. Yeniden Düşün - Yeniden Tasarla - Geri Dönüştür - Ticarileştir - Büyüt. Bu beş temel kelime, Denizli’de düzenlenen Döngüsel Ekonomi Haftasını en iyi şekilde tanımlıyor. Küresel ekonominin köklü bir dönüşüm içinde olduğu bu dönemde, ’al, üret, at’ şeklindeki geleneksel doğrusal ekonomi modelinin artık sürdürülebilirliği kalmamıştır. Avrupa Birliği ve Türkiye olarak, döngüsel ekonomiye geçişte birlikte ve hızlı hareket etmemiz büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin genç ve dinamik iş gücü, üretim merkezi olma gücü ve 4.0 endüstri devriminin sunduğu fırsatlarla, bölgede döngüsel ekonomi dönüşümüne öncülük etme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için, bireysel düzeyden başlayarak, ulusal politikalara kadar hızlı ve kararlı adımlar atmamız gerekmektedir. Avrupa Birliği olarak, Türkiye’nin bu dönüşümünde yanında olmaya ve yatırım yapmaya hazırız. Ortak çabalarımızla, daha dirençli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir gelecek inşa edebiliriz. Gerçek iş henüz önümüzde. Geçiş zorlu olacak ve hükümet, iş dünyası, akademi ve sivil toplum arasında yakın iş birliği gerektirecek. Önemli olan, Türkiye’nin döngüsel alanda hızlanmak için kabiliyet ve enerjiye sahip olmasıdır. Şimdi gereken, ivme oluşturmak ve siyasi irade bulmaktır. Denizli’de böyle bir ivme oluşturdukları için DCube, B4G Platformu, SKD Türkiye ve Denizli Sanayi Odası’nı tebrik etmek isterim" dedi.



"Özellikle sanayinin lokomotifi kentlerin başında gelen Denizli’nin konuyu önceliklendirmesini önemsiyoruz"


2025 yılının döngüsel ekonomi alanında hareketli bir yıl olacağını dile getiren DCube Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi A.Ş. Kurucu Ortağı Gülcan Ergün ise "2018’den beri sürdürülebilir kalkınma için döngüsel ekonomi modelini yaygınlaştırmak adına sektörlerle çalışmalar yürütüyoruz. Ancak, sanayi devriminden bu yana kökleşmiş doğrusal ekonomi modelinden döngüsel ekonomi modeline geçiş zorlu bir süreç. Her ne kadar şirketlerin döngüsellik algısı yavaş yavaş oturuyor olsa da döngüsel iş modellerinin şirketlerin operasyonel süreçlerine entegre edilmesi zaman alacaktır. Biz de DCube olarak bu sürecin daha kolay ve verimli ilerlemesi adına özellikle döngüsel tasarımın geliştirilmesi, tedarik zincirinin döngüsellik anlamında kapasitesinin artırılması ve hem mevcut iş gücünün hem de şu anda eğitim hayatına devam eden gençlere döngüsel yetkinliklerin kazandırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Özellikle sanayinin lokomotifi kentlerin başında gelen Denizli’nin konuyu önceliklendirmesini önemsiyoruz. Denizli Sanayi Odası’nın sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanında yaptığı çalışmaların model olabileceğine de inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin kalkınması ve küresel ölçekte rekabetçiliğini arttırması adına bir fırsat olarak değerlendirdiğimiz döngüsel ekonomiyi sanayi gündeminde canlı tutmaya devam edeceğiz" dedi.



"Denizli’nin döngüsel ekonomiye geçişte kritik bir rol oynayacağını düşünüyorum"


2019 yılından bu yana dönüşümün bir parçası olarak çok yol kat ettiklerini söyleyen Hedefler İçin İş Dünyası Yönetim Kurulu Üyesi Canberk Mersin de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:


"2020’de ilk döngüsel ekonomi buluşmamızı düzenledik. Tarım, gıda, tekstil, mimari gibi sektörlerle özel buluşmalar gerçekleştirdik. Sonuç olarak döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde 2021’de bu çabalar meyvesini vermeye başladı. Türkiye’nin ilk döngüsel ekonomi haftasını yaptık. Aynı yıl işletmelere yol göstermek için bir rehber yayınladık. 2025’e geldiğimizde ekonomi haftasının dördüncüsünü gerçekleştirdik. Denizli, bu yolculukta özel bir yere sahip. Burası, tekstilden tarıma, sanayiden ticarete Türkiye’nin gücünü yansıtan bir şehir. Türkiye’nin dönüşümde küresel bir oyuncu olmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.



Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Farkındalık Oluşturuldu


AB Türkiye Delegasyonu katkılarıyla Denizli Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi koordinasyonunda, DCube Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik (DCube), Hedefler için İş Dünyası Platformu (B4G) ve İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) iş birliğiyle düzenlenen etkinliğimiz, Türkiye’nin ve şehrimizin döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırmayı ve sürdürülebilir bir gelecek için farkındalığı artırmayı hedefliyor. Daha az atık, daha fazla değer’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz bu önemli etkinlik, Denizli’nin ve Denizli sanayisinin dönüşüm ve değişim yolculuğuna güçlü bir adım olacak. Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğunda kaydedilen ilerlemeler ve geleceğe dönük stratejik fırsatları konuştuğumuz programımız, endüstriyel süreçlerin değer zincirlerinin, üretim ve hizmet kurgularının ve tüketim alışkanlıklarının döngüsel ekonomi anlayışıyla yeniden kurgulaması adına da önemli bir platform oluşturulmasını sağladı.



22 Uzman Konuşmacı, 6 Ayrı Oturumda Döngüsel Ekonomiyi Konuştu


6 farklı oturumda gerçekleştirilen etkinlikte, ‘Türkiye Döngüsel Ekonomi Eylem Planı’, ‘Türkiye’de Döngüselliğin Finansmanı’, ‘Nordik Ülkelerinden İyi Uygulama Örnekleri’, ‘Tekstilde Döngüsel Tasarım ve İnovasyon, Tekstilde Sürdürülebilir Üretim ve Döngüsellik Stratejileri’, ‘Demir Çelik ve Bakır Sektöründe Döngüsel Ekonomi ile Uyumlu İnovasyonlar’, ‘Döngüsel Ekonomi Odaklı Yeni Yetkinlikler ve Paydaş İletişimi’ gibi önemli başlıklar ele alındı. İş dünyasının sürdürülebilirlik profesyonelleri bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.



Döngüsel ekonomi yaklaşımını odağına alan ve sürdürülebilir dönüşüm sürecine ivme kazandırmayı hedefleyen etkinlikte, döngüsel ekonominin iş dünyasına nasıl entegre edilebileceği, sanayide yeşil dönüşüm, dönüşüm için gerekli yetkinlikler, iklim dostu çözümler, kaynak verimliliği, döngüsel ekonominin finansmanı, döngüsel ürün tasarımı gibi kritik konular derinlemesine konuşuldu. Türkiye’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na nasıl daha hızlı ulaşabileceği ve döngüsel ekonominin iş dünyasına katkıları üzerinde duruldu. Ayrıca, döngüsel ekonomi uygulamalarının farklı sektörlerde oluşturacağı inovasyon, sürdürülebilir üretim, yeşil teknoloji ve yeni iş modelleri gibi potansiyellerin keşfedilmesi için önemli bir adım oldu.



DSO Başkanı Kasapoğlu ve Jurgis Vilcinskas AB ile Türkiye iş birlikleri hakkında görüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde etkin rol alma hedefiyle faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum Şubesi hizmete açıldı. İhracatçının ana bankası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, hizmet alanını genişletmeye devam ediyor. Bu yıl ihracatçılara 110 milyar TL finansman desteği vermeyi hedefleyen Türk Ticaret Bankası, açılışı gerçekleştirilen Erzurum Şubesi ile bölgedeki ihracatçılara hizmet sunacak. Açılış törenine, Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Gültepe, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil ile Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Başkanı Ethem Tanrıver, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Merkez 1 OSB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç’un yanı sıra bölgede faaliyet gösteren çok sayıda ihracatçı katıldı. Mustafa Gültepe konuşmasında, üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemin altını çizdi. İlker Yeşil ise sadece bir finansal kurum olmanın ötesinde stratejik bir yol arkadaşı olarak her adımda ihracatçının yanında yer almayı planladıklarını söyledi. Yeşil, bankanın 2025’te 76,3 milyar TL’ye ulaşan toplam finansman desteğini bu yıl 110 milyar TL’ye yükseltmeyi hedeflediklerini bildirdi. Ethem Tanrıver: "İhracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişebilecek" DAİB Başkanı Ethem Tanrıver de, bölgenin ihracat potansiyelini en üst seviyeye taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Tanrıver, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hedefe yürürken, güçlü bir paydaş olarak gördüğümüz Türk Ticaret Bankası’nın hizmet binamız çatısı altında şube açmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu önemli adım sayesinde ihracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişecek; dış ticaret süreçlerinde ihtiyaç duydukları çözümlere vakit kaybetmeden ulaşabilecekler. İhracat ailemiz ile finans dünyasını omuz omuza çalışır hale getiren bu iş birliğinin, bölgemizin rekabet gücüne ivme kazandıracağına yürekten inanıyor, tüm üyelerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Eskişehir Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
Erzurum "Kütüphaneler en güvenli liman" Erzurum Valisi Aydın Baruş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 62. Kütüphaneler Haftası dolayısıyla İsmail Saib Sencer İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen programa katıldı. "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla gerçekleştirilen programda konuşan Vali Aydın Baruş, medeniyetimizin ilk emri "Oku" olan mukaddes kitabı esas aldığını belirterek, cehaletin en büyük hastalık; ilim, irfan ve kitabın ise bu hastalığın yegâne şifası olduğunu ifade etti. Kütüphanelerin yalnızca kitapların bulunduğu mekânlar olmadığını vurgulayan Vali Baruş, bu mekânların ruhun nefes aldığı, zihnin berraklaştığı ve gönüllerin sükûnet bulduğu birer şifahane olduğunu dile getirdi. Dijital dünyanın yoğunluğu içerisinde kitapların en sadık dost, kütüphanelerin ise en güvenli liman olduğunu kaydeden Vali Baruş, kütüphanelerin sadece sınavlara hazırlık yapılan yerler değil; hayatın her anında kendini inşa etme imkânı sunan mekânlar olduğunu belirterek, okuyan, sorgulayan ve bilgisini hayata aktaran bir neslin güçlü Türkiye idealinin en önemli teminatı olduğunu vurguladı. Sekmen: "Kitapla büyüyen bir nesil, güçlü bir geleceğin en sağlam teminatıdır" Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’de yaptığı değerlendirmede, " Kütüphaneler Haftası münasebetiyle düzenlenen açılış programına katıldık. Bilginin, hikmetin ve irfanın kapılarını aralayan kütüphaneler; sadece kitapların değil, aynı zamanda bir medeniyetin ruhunun muhafaza edildiği müstesna mekânlardır. Bizler de Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, gençlerimizin ilimle, kültürle ve değerlerimizle yoğrulmuş bir şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; kitapla büyüyen bir nesil, güçlü bir geleceğin en sağlam teminatıdır. Bu anlamlı haftanın hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.