EKONOMİ - 30 Nisan 2025 Çarşamba 10:21

DTO Başkanı Erdoğan: "Ticaret değil, servet vergilendirilmeli"

A
A
A
DTO Başkanı Erdoğan: "Ticaret değil, servet vergilendirilmeli"

Ekonomik zorlukların yaşandığı süreçlerde üretim, sanayi, sektör ve ticareti engelleyici adımlardan uzak durulması gerektiğini belirten Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, "Ticaretin değil, servetin vergilendirilmesinin ülkemiz ve sektörlerimiz için daha faydalı olacağını inancımız tam" dedi.


Denizli Ticaret Odası, "Dijitalleşen Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji" paneline ev sahipliği yaptı. Panelin açılışına Vali Ömer Faruk Coşkun, Denizli Defterdarı Mustafa Özdemirci, DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, meslek kuruluşu temsilcileri ve davetliler katıldı.


Panelin açılışında konuşan Denizli SMMMO Başkanı Osman Erdemir, "2000’li yılların başından itibaren elektronik beyanname ile başlayan bu süreç günümüzde yapay zekanın da devreye girmesiyle çok farklı boyutlara gelmiştir. Artık mesleğimizi iyi bir şekilde icra edebilmek için mesleki bilginin yanı sıra teknolojik donanıma sahip olmak ve tüm elektronik uygulamalara hakim olmak büyük önem arz etmektedir" dedi.



"Şehrimizdeki birçok ilke imza attık"


Denizli Ticaret Odası olarak sektörlere öncülük ettiklerini kaydeden DTO Başkanı Uğur Erdoğan da, "Denizli’miz tükettiğinden fazlasını üreten dış ticaret fazlası veren ülkemizin 9’uncu ihracatçı şehridir. Yıllık ihracatımız 4,5 milyar civarındadır. İthalatımız ise 2,2 milyar dolarındadır. Dış ticaret hacmimize bakıldığında da toplam 7 milyara yakın bir dış ticaret hacmimiz mevcuttur. Ören yerlerimizde ağırladığımız turist sayısı ile ülkemizin en çok turist çeken ilk 3 turizm merkezinden biriyiz. Türkiye ekonomisi açısından önemli illerdeniz. Her geçen gün sektöre çeşitliliğini daha da artıran şehrimiz başta tekstil ve konfeksiyon olmak üzere, kablo, mermer, makine, turizm, gıda, tarım, hayvancılık, demir çelik, cam ve kimya sanayide ülke ekonomisinde söz sahibi illerden birisiyiz. İhracatımızın yüzde 63’ünü Avrupa ülkelerine gerçekleştirmekteyiz. Şehrimizde 57 farklı ülkeden ortakları bulunan yabancı sermayeli şirketler mevcuttur. Bundan 5-6 yıl önce bu sayı 60 iken, bugün şükürler olsun Denizli’mizde 415 tane firma vardır. Sektör çeşitliliği ise bu 415 şirketin içinde birçok alanda şehrimizde faaliyet göstererek ihracata, üretime ve istihdama güçlü bir katkı sağlamaktadır. Denizli Ticaret Odası 23 bin üyesi olan şehrimizin en etkin ve en büyük sivil toplum kuruluşudur. Şehrimizdeki birçok ilke imza attık" diye konuştu.



"Ticaret değil, servet vergilendirilmeli"


"Ekonominin durumu ve ticaretin gidişatı göz önünde bulundurulması gerekiyor" diyen Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü:


"Ekonomik zorlukların yaşandığı süreçlerde üretimi, sanayiyi, sektörlerimizi ve ticareti engelleyici vergi oranları ile vergi incelemelerinde uzak durulması gerektiğini düşünmekteyiz. Vergi politikaları ticareti engellememeli aksine teşvik edici olmalıdır. Ticaretin değil, servetin vergilendirilmesinin ülkemiz ve sektörlerimiz için daha faydalı olacağını inancımız tam. Üyelerimizden gelen en önemli talepleri her platformda ilgili bakanlarımıza bildiriyoruz. Kurumlar vergisi beyannamesi verme süresinin uzatılmasını noktasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başkanımızla, Maliye Bakanımıza intikal ettirdik. İnşallah bu konuda en kısa sürede gündeme gelir. Yine aynı zamanda üyelerimizin aktardığı konulardan birisi ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına göndermeleri gereken İşletme Sayım Cetveli’dir. Bu iki beyanname üst üste gelmektedir. Bu beyan tarihlerinin makul bir süre içerisinde uzatılmasını arzu etmekteyiz."



"Teknolojiye uyum sağlayan kurumlar bir adım öne geçiyor"


Vergi yönetimindeki son gelişme ve düzenlemeler hakkında bilgiler veren Denizli Defterdarı Mustafa Özdemirci ise, "Artık defterler, belgeler ve beyannameler sadece dijital ortamda tutulmakla kalmıyor aynı zamanda vergi denetimleri de yapay zeka gibi teknolojilerle daha hızlı ve etkili hale geliyor. Denetim süreçlerinde teknolojinin entegrasyonunu sadece hataları ve usulsüzleriler daha kolay tespit etmekle kalmıyor aynı zamanda mükellefler için de daha şeffaf ve öngörülebilir sistem sunuyor. Mükellef işlemi yaptıktan 5 yıl sonra karşısına vergi incelemesiyle çıkmıyoruz. Bu dijitalleşmeyle birlikte kısa süre içerisinde mükelleflerin bilmeden yaptıkları hataları kendilerine dijital yöntem ile iletiyoruz. E-Fatura, E defter, E-Arşiv gibi uygulamalar vergi idaresiyle işletmeler arasında anlık veri paylaşımı mümkün kılarak riskli bazı denetim modellerine zemin hazırlıyor. Bu dönüşüm klasik denetim anlayışını da değiştiriyor. Artık denetçiler sahada belge aramak yerine dijital veriyle analiz eden vergi görselleştirme araçlarıyla anlam çıkaran uzmanlara dönüşüyor. Kısacası dijitalleşen vergi sistemleri sayesinde hem vergi kaybı azalıyor hem de denetim süreçleri daha verimli ve adil bir yapıya kavuşuyor. Bu yeni dönemde teknolojiye uyum sağlayan kurumlar bir adım öne geçmektedir" ifadelerini kullandı.


Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ersan Öz’ün yaptığı panelde Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atçı ile Gelir İdaresi Daire Başkanı Hüseyin Azili katılımcılara son gelişmeler hakkında bilgiler vererek, gelen soruları cevaplandırdı.



DTO Başkanı Erdoğan: "Ticaret değil, servet vergilendirilmeli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Mesleğinde 32 yılı geride bırakarak emekli olan trafik polisinin son görevinde motosikletlilerden sürpriz Hatay’da meslek hayatında 32 yılı geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan polis memuru Abdullah Öztürk için meslektaşları tarafından veda programı düzenlendi. Veda programına katılan ve pasta üfleyen Öztürk, motosikletlilere yönelik gerçekleştirileceği söylenen uygulama geldiğindeyse kendisi için konvoy yapacak olan motosikletlilerle karşılaştı. Payas ilçesinde uzun yıllardır görev yapan trafik polisi Abdullah Öztürk, meslek hayatında 32 yılı geride bırakarak 1 Nisan tarihinde emekliliği hak etti. Polis memuru Öztürk için meslektaşları tarafından ilçe emniyet müdürlüğü binasında veda programı düzenlendi. Veda programına; Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İlçe Emniyet Müdürü Ertuğrul Ekici ve meslektaşları katıldı. Mesleğe veda programında pasta üfleyen Öztürk’e kaymakam Karaca tarafından onur plaketi verildi. Kaymakam Kürşad Karaca, Öztürk’e mesleğine olan bağlılığı ve emeklerinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi. Mesleğine veda eden Öztürk’e sürpriz yapmak isteyen meslektaşlarıysa Payas sahilinde motosiklet sürücülerine yönelik uygulama yapılacağını söyleyerek bölgeye çağırdılar. Motosikletliler ve meslektaşları tarafından yapılan sürprizle karşılaşan Öztürk, düzenlenen motosiklet konvoyuyla polislik hayatına veda etti. Öztürk, 1 Nisan günü mesleğine yaş haddinden veda edeceğini söyleyerek vatandaşlara ve meslektaşlarına teşekkür etti.
Çanakkale Gökçeada’da Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar Başkanlığında ilçe Kurum Amirleriyle Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, ilçe genelindeki kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek amacıyla ilçe idare şube başkanları ve kurum amirleriyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, ilçenin genel durumu ele alınırken, kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, etkili ve verimli bir şekilde sunulmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, sahadaki uygulamaların daha koordineli yürütülmesi ve hizmet kalitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Kaymakam Osman Acar, Gökçeada’da vatandaş odaklı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurgulayarak, "İlçemizin her alanda daha ileriye taşınması için tüm kurumlarımızla birlikte var gücümüzle çalışıyoruz. Kamu hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırarak, güler yüzlü ve nezaket odaklı bir kamu hizmeti anlayışını Gökçeada’mızda hâkim kılacağız" dedi. Toplantı, kurum amirlerinin talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.
Balıkesir Bahar geldi kuzular anneleri ile buluştu Balıkesir Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde yavru kuzular, baharın gelişiyle birlikte anne koyunlarla ilk kez açık havayla buluştu. Kuzuların meleyerek anne koyunlara kavuşması güzel görüntüler oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan anlar, çiftlikte akademik ve uygulamalı eğitim faaliyetlerine ayrı bir canlılık kattı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu da beraberinde Rektör Yardımcıları Fatih Satıl ve Cevdet Avcıkurt ile birlikte çiftliği ziyaret ederek Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan’dan bilgi aldı. Bahar gelmesi ile birlikte kuzular bakım yapıldığı barınaklardan doğaya salındı. Doğaya salınan yavru kuzular çayırda anne koyunlarla buluştu. Kuzuların arasına karışan kedinin yavru kuzularla buluşması güzel görüntülere sebep oldu. Kuzuların ilk defa anne koyunlarla buluşması sonrası Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı Araştırma çiftliği ile bilgi verdi. Prof. Dr. Pancarcı; " Balıkesir Üniversitesi hayvancılık uygulama ve araştırma merkezi müdürüyüm. Biraz önce üniversitemiz rektörümüz ve eğitim kademesi bizi ziyaret ettiler. Burada Karacabey merinosu kuzu eti ve koyun üretimiz devam ediyor. İki atımız var. Atlarımızla daha eğitim yapıyoruz. Asıl amacımız elbette uygulama ve eğitim ve araştırma. Onun dışında ihtiyaç fazlası olan ürünlerimizi de tabii piyasaya satıyoruz, arz ediyoruz. Şu anda arkamda gördüğünüz hayvanlar Karacabey merinosu hayvanlarımız. Bu hayvan ırkı Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra ülkemize getirilmiş ve bölgemize uyum sağlamış. Malum Balıkesir kuzu eti üretimiyle ünlü. Bölgenin gerek otu, havası, doğası hala da özel bir lezzet katıyor ve çabuk büyüyorlar. Bu hayvanlar bugün ilk defa anneleriyle arazide buluştular. 20-25 günlük kuzularımız içeride anneleri ile ilk defa araziye çıkarttık. Bu mutlu günümüzü üretim kadememizde de üniversite rektörümüz ve rektör yardımcılarımızla da paylaştık. Aralarında ikiz üçüz doğanlar da var. Bu hayvanlar bir ay öncesine kadar doğum yaptılar. Şu anda da annelerini emiyorlar. İki ay kadar annelerini emecekler. İki ay, bir buçuk, iki ay kadar annelerine gidiyorlar. 4 aylıkken 5 aylıkken de piyasaya kuzu et olarak sevk ediyoruz. O aşamada kırk, kırk beş kilogram canlı ağırlığa ulaşıyor" dedi. Ziyaret sırasında hayvan sağlığı, bakım süreçleri ve üretim faaliyetleri yerinde incelenirken, üniversitenin uygulamalı eğitim imkanlarının öğrencilerin donanımlı birer veteriner hekim olarak yetişmelerindeki önemine dikkat çekildi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çiftliği’nin teorik bilginin sahada pekiştirilmesi açısından büyük bir imkan sunduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleki yetkinliklerini artırmaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri adına bu tür altyapılar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak nitelikli ve donanımlı veteriner hekimler yetiştirirken bölge hayvancılığına da katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi.
Hatay İş makinasının kolona son dokunuşu 7 katlı binayı yerle bir etti Hatay’da depremde hasar gören 7 katlı binanın iş makinesiyle kontrollü olarak yıkıldığı anlar cep telefonuyla kaydedildi. Binanın kolonuna yapılan son darbeyle yerle bir olmasıysa an be an kaydedildi. Asrın felaketinde hasar alan ve mahkeme süreci devam eden binaların il genelinde yıkımları sürüyor. İskenderun ilçesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde yer alan 7 katlı binada depremde hasar görmüştü. Mahkeme süreci sona eren 7 katlı binanın iş makinasıyla kontrollü yıkımına başlanmıştı. Binanın iş makinasının son darbesiyle yerle bir olduğu kareler an be an kaydedildi. Görüntülerde; iş makinasının kolona dokunmasıyla 7 katlı binanın yerle bir olduğu görüldü. Yıkım herhangi bir sorun yaşanmadan son bulurken moloz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Yıkımı gerçekleştiren Ferhat Çelik,’’ Depremde ağır hasar görmüş bir binanın şu anda yıkımını gerçekleştiriyoruz. Bina zaten çok ağır hasarlı bir binaydı, kontrolü bir şekilde yaptık. Sizin de arkamda görmüş olduğunuz 34 metre uzunluğunda kesme makinemizle aynı şekilde kesimini yaptık. İskenderun’da, Hatay’da bu bölgede bu binayı yıkacak olan 4-5 tane firma gelip de bu binayı üstelenmediler, yıkamadılar. Biz İstanbul’dan gelip bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Yıkmış olduğumuz binanın tam yapıştığı, yani sıfır noktasında öğrencilerin okul bir özel kurs var, bir okul var. Öğrencilerin mağdur olmaması için bu bina zaten tehlike, risk arz ediyordu zaten. O yüzden biz bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Öğrenciler de şu anda rahat bir şekilde okullarına dönebilir, derslerine çalışabilirler. Devletimiz için, milletimiz için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Daha modern, daha sağlıklı evler yerine yapılsın, daha güzel, kaliteli evler olsun diyoruz" dedi.
Hatay Aşırı yağışla birlikte derenin artan debisi köprüyü yıktı, yolda çökmeye neden oldu Hatay’da gece saatlerinde etkili olan yağışla birlikte debisi artan derede sel yaşandı, köprü yıkıldı ve yolda da çökme yaşandı. Meteorolojinin yağışlı hava uyarısında bulunduğu Hatay’da gece saatlerinde yağmur etkili olmuştu. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde gece saatlerinde etkili olan yağışlar sele neden oldu ve derelerin debilerinde artma yaşandı. Harbiye Mahallesi’nde bulunan derenin debisi artınca üzerindeki köprüyü yıktı ve yolda çökmelere nedne oldu. Yıkılan köprü ve yol nedeniyle Dekuk Şelalesi’ne araç yolu trafiğe kapandı. Her gün Dekuk Şelalesi’ne yürüyüş yaptığını ifade eden vatandaş Ahmet Mansuroğlu, köprünün dün akşam saatlerinde sapasağlam olduğunu ama gece saatlerinde etkili olan selle birlikte hem köprünün hem de yolun zarar gördüğünü söyledi. "Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu, ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi" Gece saatlerinde etkili olan yağışların neden olduğu selin köprüye ve yola zarar verdiğini ifade eden Ahmet Mansuroğlu, "Köprü, dün akşam şiddetli yağışlardan dolayı selle birlikte maalesef ki yıkıldı. Burası insanların; uğrak yeri, yürüyüş yaptığı, gezmeye geldiği ve piknik yapmaya geldiği yer. Şu anda buranın yıkılması, maalesef ki bu insanların burada piknik gelip gezmesine, görmesine olanak sağlamayacak. Bizim şu anda istediğimiz yetkililerden kim varsa burayı en kısa sürede daha güzel bir yere dönüştürmelerini istiyoruz. Biz doğayı seven insanlar olarak buranın el birliğiyle daha güzel bir yere dönüşmesini istiyoruz. Sel buraya geliş yolumuzu etkiledi. Bazı insanlar araçlarıyla, motorlarıyla, bisikletleriyle bazıları da yürüyerek koşarak geliyor. Burada 7’den 70’e bütün insanları görmeniz mümkün. Doğayı seven her insan buraya akın akın geliyor. Buraları tatil günlerinde dolup taşıyor. Herkes yürüyüş yapmaya, gezmeye ve görmeye geliyor. O yolların mümkün olduğunca hızlı yapılmasını ve sağlam yapılmasını istiyoruz. Bu yol biz buralardayken de çökebilirdi, biz üstündeyken de çökebilirdi. Biz istiyoruz ki daha sağlıklı bir yol olsun ama doğallığı da bozulmasın. Bu köprü her gün buraya bir veya iki defa yürüyüş yaparak ya da motorumla gelip burada gezmeye gelen birisiyim. Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu. Ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi. Biz burada en kısa sürede burayı eski halinden daha sağlam bir hale gelmesini mutlaka istiyoruz" ifadelerini kullandı.