EKONOMİ - 30 Nisan 2025 Çarşamba 14:18

DTO’nun ’Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji’ paneli büyük ilgi gördü

A
A
A
DTO’nun ’Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji’ paneli büyük ilgi gördü

Denizli Ticaret Odası’nda (DTO) gerçekleştirilen Dijitalleşen Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji Paneli, büyük ilgi gördü. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, başkent Ankara’dan ve Antalya’dan gelen konuklarına Denizli ekonomisi ve DTO’yu tanıtan kısa bir hoş geldiniz konuşması yaparak üyelerinin merkezi yönetim ile vergi idaresinden taleplerini iletti.



DTO Meclis Salonu’ndaki Dijitalleşen Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji Paneli’ne DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ve oda üyelerinin yanı sıra kalabalık bir davetli topluluğu ile gerçekleşti.


Etkinlik, saygı duruşunun ardından toplu halde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Denizli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (DSMMMO) Başkanı Osman Erdemir’in Denizli Defterdarlığı ile ev sahipliği yapan DTO Başkanı Erdoğan’a teşekkür ettiği açış konuşmasıyla da devam etti. Erdemir, üyelerinin bu türde iş birlikleri ile sağlanan organizasyonlardan çok iyi derecede faydalandığını söyleyerek şehir dışından gelen konuklarına da katkılarından dolayı teşekkür etti.



DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise şehri tanıtmakla başladığı konuşmasında Denizli’nin tükettiğinden fazlasını üreten, dış ticaret fazlası veren, ülkenin 9’uncu ihracatçı şehri olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, "Türkiye ekonomisi açısından önemli illerdeniz Yıllık ihracatımız 4,5 milyar dolar civarındadır. Dış ticaret hacmimiz ise 6,7 milyar dolara ulaşıyor. Ören yerlerimizde ağırladığımız turist sayımız ile, ülkemizde en çok turist çeken ilk 3 turizm şehrinden biriyiz. Her geçen gün sektörel çeşitliliğini daha da artıran şehrimiz, başta tekstil ve konfeksiyon olmak üzere kablo, mermer, makina, turizm, gıda, tarım, hayvancılık, demir ve çelik ile cam ve kimya sanayinde de ülke ekonomisinde söz sahibidir. İhracatımızın yüzde 63’ünü, Avrupa ülkelerine göndermekteyiz. Şehrimizdeki 57 farklı ülkeden ortakları bulunan yabancı sermayeli şirketlerimiz, 415’e yükseldi. Bu şirketlerin üçte biri Avrupa Birliği vatandaşlarının ortaklığıyla kuruldu" diye konuştu.


"Vergi politikaları, üyelerimizin genel gidişatı göz önünde bulundurularak oluşturulmalı"


Başkan Erdoğan, vergi sistemi ve uygulamalarıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Ekonomik zorlukların yaşandığı süreçlerde üretimi, sanayiyi, sektörlerimizi ve ticareti engelleyici vergi oranları ile vergi incelemelerinden uzak durulması gerektiğini düşünmekteyiz. Vergi politikaları, ticareti engellememeli; aksine teşvik edici olmalıdır. Ticaretin değil, servetin vergilendirilmesinin ülkemiz ve sektörlerimiz için daha faydalı olacağına inancımız tamdır" dedi.



"Üyelerinin beyanname verme sürelerinin uzatılmasını önerdi"


Üyeleri ve onlara hizmet veren serbest muhasebeci mali müşavirler adına, kurumlar vergisi beyanname verme süresinin uzatılmasını da talep eden Başkan Erdoğan, "Yarın, aynı zamanda üyelerimizin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na göndermeleri gereken işletme sayım cetvellerinin de verilme süresinin son günü; üst üste gelen bu beyan tarihlerinin makul bir süre ile uzatılmasını istiyoruz" diye konuştu. Öte yandan tüm bu konuları Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na da intikal ettirdiklerini anlatan Başkan Erdoğan, "İnşallah bu konu da en kısa sürede gündeme gelir" dedi. Erdoğan, üyelerinden gelen talep ve beklentileri her fırsatta her platformda dile getirdiklerini ve Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar ve TOBB Başkanlığı gibi tüm makamlara ulaştırdıklarının da altını çizdi.


Başkan Erdoğan etkinlikteki konuşmasında ayrıca panellerinin çok verimli geçeceğine ve çok iyi sonuçlara ulaşacağını düşündüğünü belirterek başta Denizli Defterdarlığı, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ve DSMMMO olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. Erdoğan’ın sözlerine son vermesinin ardından DTO Başkan Danışmanı ve PAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Öz’ün moderatörlüğünü üstlendiği Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı ile Gelir İdaresi Daire Başkanı Hüseyin Azili’nin konuşmacı oldukları panel kısmına geçildi.



Panelin ardından Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Atcı’ya; DTO Başkanı Uğur Erdoğan da Gelir İdaresi Daire Başkanı Azili’ye, ziyaretlerini anısına hazırlanmış birer plaket takdim etti.


Başkan Erdoğan’ın çağrısı aynı gün yanıt buldu



Bu arada Başkan Erdoğan’ın açıklamasının sonrasında, aynı günün bitimine doğru Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan beklenen açıklama geldi. 2024 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri ile e-defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile elektronik defter ve berat dosyalarının Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi’ne yüklenme süresi, 5 Mayıs 2025 Pazartesi’nin sonuna kadar uzatıldı. Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılmasına ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklama ise şöyle: "29 Nisan 2025 tarihli ve 188 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile; 30 Nisan 2025 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2024 hesap dönemine ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 5 Mayıs 2025 Pazartesi günü sonuna kadar; 10 Mayıs 2025 tarihinin resmi tatile rastlaması nedeniyle 12 Mayıs 2025 ve 14 Mayıs 2025 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi’ne yüklenmesi gereken elektronik defter ve berat dosyalarının yüklenme süresi ise 16 Mayıs 2025 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır."



DTO’nun ’Vergi Dünyamızda Denetim ve Teknoloji’ paneli büyük ilgi gördü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli 641 yıllık türbede Selçuklu, Osmanlı ve Bizans izleri bir arada Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan 14. yüzyıl eseri Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, Selçuklu kümbet geleneği ile erken Osmanlı mimarisini bir arada barındırıyor. 1940’lı yıllarda yıkılma tehlikesi geçiren ve restorasyonlarla yeniden ayağa kaldırılan 641 yıllık türbe, yapımında kullanılan Bizans dönemine ait devşirme taşlar ve halk arasındaki "Kırgızlar Mezarlığı" isminin aslında "Kırk Kızlar" olması gibi ilginç tarihi detaylarıyla dikkati çekiyor. Gebze’de bugün "Çamlık Parkı" olarak bilinen tepe noktasında yükselen Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, yüzyıllar öncesine uzanan çok katmanlı tarihin izlerini taşıyor. 1385 yılına tarihlenen yapı, Anadolu Selçuklu kümbet mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtırken, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ait yapı anlayışıyla da benzerlik gösteriyor. Zaman içinde büyük tahribatlar yaşayan türbe, 1940’lı yıllarda neredeyse tamamen yıkılarak yalnızca tek bir sütunun ayakta kaldığı bir harabeye dönüşse de, 1960’lı yıllarda başlatılan restorasyon süreciyle yeniden hayat buldu. "Bu yapı hem Selçuklu hem erken Osmanlı izlerini taşıyor" Türbenin mimari açıdan önemli bir yapı olduğunu belirten Tarihçi-Yazar Dr. Recep Kankal, "Bulunduğumuz türbe, Anadolu Selçuklu dönemindeki kümbetlerin benzerlerinden biri. Aynı zamanda Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki yapılarla da ciddi benzerlikler gösteriyor. Bu yönüyle hem Selçuklu geleneğini hem de erken Osmanlı mimarisini bir arada barındıran nadir yapılardan biri. 1385 yılında vefat eden Malkoçoğlu Mehmet Bey’e ait olduğunu da dönemin belgeleri ve kitabeler doğruluyor" dedi. "641 yıllık geçmişi belgelerle ortaya konuluyor" Yapının tarihine ilişkin somut veriler bulunduğunu ifade eden Kankal, "Bu yapı günümüzden yaklaşık 641 yıl öncesine uzanıyor. 1912 yılında Halil Ethem Bey’in Gebze’ye gelerek yaptığı incelemeler ve sonrasında kaleme aldığı ‘787 tarihli kitabe’ çalışmasıyla türbenin kime ait olduğu ortaya konuluyor. Hicri 787 tarihi miladi olarak 1385’e denk geliyor ve burada Malkoçoğlu Mehmet Bey’in yattığı anlaşılıyor" diye konuştu. Malkoçoğulları’nın, Osmanlı’nın özellikle Balkanlar’daki fetihlerinde aktif rol oynayan Evrenosoğulları ve Mihaloğulları gibi önemli bir akıncı ailesi olduğunu kaydeden Kankal, türbede yatan Mehmet Bey’in de bu geleneğin bir parçası olduğunu ifade etti. 1940’larda tek bir sütunu kalmıştı Kankal, 1920’li yıllarda ayakta olan yapının 1940’lara gelindiğinde büyük ölçüde yıkıldığını ve fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığının görüldüğünü dile getirerek, şu bilgileri paylaştı: "O dönemlere ait fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığı görülüyor. Kubbesi dahil diğer tüm bölümler çökmüş durumda. Kitabenin de bu süreçte kaybolduğu, daha sonra bir okulun deposuna kaldırıldığı tespit ediliyor. 1948’de Zeki Ergezen restitüsyon çalışmalarını yapıyor, 1960’lı yıllarda ise Cahide Tamer tarafından kapsamlı bir restorasyon gerçekleştiriliyor. 1960’lı yıllarda yapılan çalışmalarla türbe yeniden ayağa kaldırılıyor. Bu süreçte mevcut kalıntılar esas alınarak yapı yeniden şekillendiriliyor ancak tamamen özgün haliyle bitirilemiyor. 1980’lerde bazı ek onarımlar yapılıyor. Son olarak 2011 yılında gerçekleştirilen restorasyonla yapı bugünkü görünümüne kavuşuyor." "Kırgızlar değil, aslında ’Kırk Kızlar Mezarlığı’" Bölgeyle ilgili doğru bilinen yanlışlara da değinen Dr. Recep Kankal, halk arasında "Kırgızlar Mezarlığı" olarak bilinen alanın asıl adının "Kırk Kızlar Mezarlığı" olduğunu, zamanla telaffuzun değiştiğini ve bu tür örneklere Anadolu’nun farklı bölgelerinde de rastlandığını belirtti. Kankal, "Buraya halk arasında ’Kırgızlar Mezarlığı’ deniyor ama bu doğru değil. Aslında buranın adı ’Kırk Kızlar Mezarlığı’. Anadolu’nun farklı bölgelerinde de benzer isimlendirmeler var. Zamanla telaffuz değişmiş ve bu şekilde anılmaya başlanmış. Bu tür örnekleri Tokat, İznik ve Manisa gibi farklı bölgelerde de görüyoruz" dedi. "Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış" Kankal, yapının inşasında geçmiş medeniyetlerin izlerinin de bulunduğuna dikkati çekerek, "Türbenin bazı bölümlerinde Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış. Bu taşlar Bizans dönemine ait. Sütun başlıklarında haç motifleri ve farklı bezemeler görüyoruz. Ayrıca tuğla dizimlerinde de Bizans dönemine özgü almaşık teknik dikkat çekiyor. Bu da bölgedeki eski yapıların malzemelerinin burada kullanıldığını açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul İslami değerlere hakaret eden sosyal medya sayfasına suç duyurusu Arnavutköy’deki bir sosyal medya sayfasının İslam’a yönelik hakaret paylaşımları yaptığı için Gaziosmanpaşa Adliyesinde suç duyurusunda bulundu. MİL Diyanetsen Manevi İlkeli Liyakatli Sendikası Arnavutköy Temsilcisi Akın Altun, "Son günlerde inanç değerlerimize yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadelerde yaşanan artış, toplumsal hassasiyetleri zedelemekte; birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir. "Arnavutköy Duysun" isimli sosyal medya hesabında İslam dinine yönelik hakaret içeren paylaşımlar üzerine, söz konusu içeriklere tepki olarak Arnavutköy Temsilciliği tarafından ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Dinimize ve inançlarımıza yönelik her türlü hakaret, karalama ve aşağılayıcı söylemin karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyor, başlatılan hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" dedi. Açıklamasına devam eden Akın Altun, "Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması sebebiyle sadece burada değil, hukuki mecralarda da bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de milli ve manevi değerlerimizin her daim savunucusu olacağımızı; mukaddesatımıza saldıranların her daim bizi karşılarında bulacaklarını ifade etmek istiyoruz. İnançlara yönelik saygının, toplumsal huzurun en temel unsurlarından biri olduğuna inanıyor; ayrıştırıcı, nefret dili içeren ve toplumsal barışı zedeleyen her türlü söyleme karşı sağduyuyu ve sorumluluk bilincini ön planda tutmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz" diye konuştu.