EKONOMİ - 29 Nisan 2025 Salı 13:04

Gıda israfını önlemek için Denizli’de buluştular

A
A
A
Gıda israfını önlemek için Denizli’de buluştular

Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ile yürüttüğü Avrupa Birliği (AB) destekli Topraktan Çatala Gıda İsrafını Önleme Projesi Food Chase’in Bilgi Paylaşım ve Değerlendirme Toplantısı, 7 ülkeden gelen paydaşların da katılımıyla gerçekleştirildi.



PAÜ’nün Kınıklı Kampüsü’ndeki Turizm Fakültesi Toplantı Salonu’ndaki çok uluslu Sürdürülebilirlik İçin Gıda Tedarik Zinciri Ekosistemleri Projesi’nin FoodXImpact Etkinliği, Cosvitec Araştırma ve Eğitim Merkezi’nden Lucie Vincendon’ın tanıtım sunumu ile başladı. Toplantı, Türkiye ile İtalya, Romanya, Portekiz, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsviçre’den gelen paydaşların da katılımıyla gerçekleştirildi.



"Projemiz, su kadar hayati derecede önemlidir"


İtalya, Romanya, Portekiz, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile İsviçre’den gelen proje ortaklarını aralarında görmekten mutlu olduklarını belirten DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, "Gıda tedarik zinciri; özellikle gıda güvenliğinin, gıda fazlasının, gıda kaybının ve gıda israfının etkili bir şekilde yönetilmesi açısından çevre, teknolojiler, tüketici davranışı, politika oluşturma ile iklimdeki hızlı ve dinamik değişikliklerin bir sonucu olarak zamanla daha da artan bir baskı altındadır. Tedarik zinciri boyunca gıda kaybı ve israfının yüzde 23’ü üretim aşamasında, yüzde 16’sı taşıma ve depolama dahil işlemede, yüzde 9’u dağıtım aşamasında, yüzde 52’si ise tüketimde. O nedenle, bu projemiz, su kadar hayati derecede önemlidir" dedi.



"Gıda israfını, el birliği ile önleyeceğiz"


"Üretmek kadar nasıl tükettiğin de önemlidir!" diyerek, tüm süreçlerdeki israfı olabildiğince azaltmak amacıyla hızla harekete geçtiklerini de vurgulayan Aracı, "Bu projemizle, gıda tedarik zincirinin üretim, işleme, dağıtım ve tüketim alanında belirli bir uzmanlığa sahip sektör temsilcileri, KOBİ’ler, gıda tedarik zinciri şirketleri, yüksek öğretim kurumları, mesleki eğitim ve öğretim kurumları ile tarım ve gıda sektöründeki tüm paydaşların yer aldığı bir ulus ötesi gıda tedarik zinciri ekosistemi oluşturuldu. Yine bu kapsamda, gıda kaybı ve israfı ile etkin bir mücadele yürütebilmek amacıyla, gıda tedarik zincirindeki üretim, işleme, dağıtım ve tüketim aşamalarındaki çalışanlara yeni beceriler kazandırmak ve becerilerini artırabilmek için 5. Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi seviyesine uygun, toplam 750 saatlik 5 adet yenilikçi müfredat geliştiriliyor. Bu müfredatların ilk taslağını, bugünkü çalıştayımızda sizlere sunacak olmanın da heyecanını yaşıyoruz. Bu türdeki yenilikçi müfredatlar sayesinde, 336 katılımcımıza eğitim, 168’ine de iş başı staj imkânı sunulacak ve yenilikçi bir profesyonel figür olan 42 çiftlikten çatala uzmanı yetiştirilecek. Bu kapsamda projemize katkı koyan, geliştirilmesinde emeği bulunan herkese bu vesileyle teşekkür ediyoruz; kolaylıklar diliyoruz. Tarladan çatala gıda israfını, el birliği ile önleyeceğiz" ifadelerini kullandı.



"Mutlaka israfın önüne geçilmesi lazım"


PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör de yaptığı konuşmada, DTO’ya, proje paydaşlarına ve akademisyenler ile işletmelere iş birliği ve katkılarından dolayı teşekkür etti. İsrafın mutlaka önüne geçilmesi gerektiğine de işaret eden Rektör Güngör, "Hem suda hem gıdada çiftlikten sofraya israfı önlemek ifadesi, hayatımızın her adımında gerçekleştirilmelidir. Bizi yaratan Allah’ımız da Kuranı Kerim’de ‘Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz’ diyor. Dolayısıyla kaliteli, güvenilir ve sürdürülebilir gıda tedarik zinciri oluşturulmalı ve mutlaka israfın önüne geçilmelidir. 2022’de, dünya genelinde toplamda yaklaşık bir milyar ton gıda israfı olduğu tespit edilmiş. Öte yandan, 2024’e dair Gıda İsrafı Endeksi’ne göre, Türkiye’de 8,7 milyon tondan fazla gıda israfının olduğu tespit edilmiş. Bir kamyona 10 ton gıda yüklenildiğini düşünürsek 870 bin kamyon gıdanın çöpe atıldığı da ifade edilebilir. Vahim bir tablo değil mi? Bu açıdan baktığımızda, tedarik zinciri boyunca yaygın olan gıda kaybı ve israf sorununu mutlaka ama mutlaka çözüme kavuşturmamız gerekiyor; israfa son vermeliyiz. Gıdasız hayat olmaz; istikbalimiz olan çocuklarımız için bugünden yarını planlamalıyız. Bu projemizin dünyaya ışık tutacak neticeler doğurmasını diliyorum" şeklinde konuştu.



Gıda tedarik zincirinin geleceği konuşuldu


Açış konuşmalarının sonrasında vakıf ve özel üniversitelerden öğretim görevlileri, sektör paydaşları, gıda tedarik firmaları tarafından hazırlanan sunumlarının yer aldığı, iyi uygulamalar ve gıda tedarik zincirinin geleceği üzerine konuşmaların olduğu konferansa geçildi.



Gıda israfını önlemek için Denizli’de buluştular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Mesleğinde 32 yılı geride bırakarak emekli olan trafik polisinin son görevinde motosikletlilerden sürpriz Hatay’da meslek hayatında 32 yılı geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan polis memuru Abdullah Öztürk için meslektaşları tarafından veda programı düzenlendi. Veda programına katılan ve pasta üfleyen Öztürk, motosikletlilere yönelik gerçekleştirileceği söylenen uygulama geldiğindeyse kendisi için konvoy yapacak olan motosikletlilerle karşılaştı. Payas ilçesinde uzun yıllardır görev yapan trafik polisi Abdullah Öztürk, meslek hayatında 32 yılı geride bırakarak 1 Nisan tarihinde emekliliği hak etti. Polis memuru Öztürk için meslektaşları tarafından ilçe emniyet müdürlüğü binasında veda programı düzenlendi. Veda programına; Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İlçe Emniyet Müdürü Ertuğrul Ekici ve meslektaşları katıldı. Mesleğe veda programında pasta üfleyen Öztürk’e kaymakam Karaca tarafından onur plaketi verildi. Kaymakam Kürşad Karaca, Öztürk’e mesleğine olan bağlılığı ve emeklerinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi. Mesleğine veda eden Öztürk’e sürpriz yapmak isteyen meslektaşlarıysa Payas sahilinde motosiklet sürücülerine yönelik uygulama yapılacağını söyleyerek bölgeye çağırdılar. Motosikletliler ve meslektaşları tarafından yapılan sürprizle karşılaşan Öztürk, düzenlenen motosiklet konvoyuyla polislik hayatına veda etti. Öztürk, 1 Nisan günü mesleğine yaş haddinden veda edeceğini söyleyerek vatandaşlara ve meslektaşlarına teşekkür etti.
Çanakkale Gökçeada’da Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar Başkanlığında ilçe Kurum Amirleriyle Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, ilçe genelindeki kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek amacıyla ilçe idare şube başkanları ve kurum amirleriyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, ilçenin genel durumu ele alınırken, kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, etkili ve verimli bir şekilde sunulmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, sahadaki uygulamaların daha koordineli yürütülmesi ve hizmet kalitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Kaymakam Osman Acar, Gökçeada’da vatandaş odaklı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurgulayarak, "İlçemizin her alanda daha ileriye taşınması için tüm kurumlarımızla birlikte var gücümüzle çalışıyoruz. Kamu hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırarak, güler yüzlü ve nezaket odaklı bir kamu hizmeti anlayışını Gökçeada’mızda hâkim kılacağız" dedi. Toplantı, kurum amirlerinin talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.
Balıkesir Bahar geldi kuzular anneleri ile buluştu Balıkesir Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde yavru kuzular, baharın gelişiyle birlikte anne koyunlarla ilk kez açık havayla buluştu. Kuzuların meleyerek anne koyunlara kavuşması güzel görüntüler oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan anlar, çiftlikte akademik ve uygulamalı eğitim faaliyetlerine ayrı bir canlılık kattı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu da beraberinde Rektör Yardımcıları Fatih Satıl ve Cevdet Avcıkurt ile birlikte çiftliği ziyaret ederek Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan’dan bilgi aldı. Bahar gelmesi ile birlikte kuzular bakım yapıldığı barınaklardan doğaya salındı. Doğaya salınan yavru kuzular çayırda anne koyunlarla buluştu. Kuzuların arasına karışan kedinin yavru kuzularla buluşması güzel görüntülere sebep oldu. Kuzuların ilk defa anne koyunlarla buluşması sonrası Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı Araştırma çiftliği ile bilgi verdi. Prof. Dr. Pancarcı; " Balıkesir Üniversitesi hayvancılık uygulama ve araştırma merkezi müdürüyüm. Biraz önce üniversitemiz rektörümüz ve eğitim kademesi bizi ziyaret ettiler. Burada Karacabey merinosu kuzu eti ve koyun üretimiz devam ediyor. İki atımız var. Atlarımızla daha eğitim yapıyoruz. Asıl amacımız elbette uygulama ve eğitim ve araştırma. Onun dışında ihtiyaç fazlası olan ürünlerimizi de tabii piyasaya satıyoruz, arz ediyoruz. Şu anda arkamda gördüğünüz hayvanlar Karacabey merinosu hayvanlarımız. Bu hayvan ırkı Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra ülkemize getirilmiş ve bölgemize uyum sağlamış. Malum Balıkesir kuzu eti üretimiyle ünlü. Bölgenin gerek otu, havası, doğası hala da özel bir lezzet katıyor ve çabuk büyüyorlar. Bu hayvanlar bugün ilk defa anneleriyle arazide buluştular. 20-25 günlük kuzularımız içeride anneleri ile ilk defa araziye çıkarttık. Bu mutlu günümüzü üretim kadememizde de üniversite rektörümüz ve rektör yardımcılarımızla da paylaştık. Aralarında ikiz üçüz doğanlar da var. Bu hayvanlar bir ay öncesine kadar doğum yaptılar. Şu anda da annelerini emiyorlar. İki ay kadar annelerini emecekler. İki ay, bir buçuk, iki ay kadar annelerine gidiyorlar. 4 aylıkken 5 aylıkken de piyasaya kuzu et olarak sevk ediyoruz. O aşamada kırk, kırk beş kilogram canlı ağırlığa ulaşıyor" dedi. Ziyaret sırasında hayvan sağlığı, bakım süreçleri ve üretim faaliyetleri yerinde incelenirken, üniversitenin uygulamalı eğitim imkanlarının öğrencilerin donanımlı birer veteriner hekim olarak yetişmelerindeki önemine dikkat çekildi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çiftliği’nin teorik bilginin sahada pekiştirilmesi açısından büyük bir imkan sunduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleki yetkinliklerini artırmaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri adına bu tür altyapılar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak nitelikli ve donanımlı veteriner hekimler yetiştirirken bölge hayvancılığına da katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi.
Hatay İş makinasının kolona son dokunuşu 7 katlı binayı yerle bir etti Hatay’da depremde hasar gören 7 katlı binanın iş makinesiyle kontrollü olarak yıkıldığı anlar cep telefonuyla kaydedildi. Binanın kolonuna yapılan son darbeyle yerle bir olmasıysa an be an kaydedildi. Asrın felaketinde hasar alan ve mahkeme süreci devam eden binaların il genelinde yıkımları sürüyor. İskenderun ilçesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde yer alan 7 katlı binada depremde hasar görmüştü. Mahkeme süreci sona eren 7 katlı binanın iş makinasıyla kontrollü yıkımına başlanmıştı. Binanın iş makinasının son darbesiyle yerle bir olduğu kareler an be an kaydedildi. Görüntülerde; iş makinasının kolona dokunmasıyla 7 katlı binanın yerle bir olduğu görüldü. Yıkım herhangi bir sorun yaşanmadan son bulurken moloz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Yıkımı gerçekleştiren Ferhat Çelik,’’ Depremde ağır hasar görmüş bir binanın şu anda yıkımını gerçekleştiriyoruz. Bina zaten çok ağır hasarlı bir binaydı, kontrolü bir şekilde yaptık. Sizin de arkamda görmüş olduğunuz 34 metre uzunluğunda kesme makinemizle aynı şekilde kesimini yaptık. İskenderun’da, Hatay’da bu bölgede bu binayı yıkacak olan 4-5 tane firma gelip de bu binayı üstelenmediler, yıkamadılar. Biz İstanbul’dan gelip bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Yıkmış olduğumuz binanın tam yapıştığı, yani sıfır noktasında öğrencilerin okul bir özel kurs var, bir okul var. Öğrencilerin mağdur olmaması için bu bina zaten tehlike, risk arz ediyordu zaten. O yüzden biz bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Öğrenciler de şu anda rahat bir şekilde okullarına dönebilir, derslerine çalışabilirler. Devletimiz için, milletimiz için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Daha modern, daha sağlıklı evler yerine yapılsın, daha güzel, kaliteli evler olsun diyoruz" dedi.
Hatay Aşırı yağışla birlikte derenin artan debisi köprüyü yıktı, yolda çökmeye neden oldu Hatay’da gece saatlerinde etkili olan yağışla birlikte debisi artan derede sel yaşandı, köprü yıkıldı ve yolda da çökme yaşandı. Meteorolojinin yağışlı hava uyarısında bulunduğu Hatay’da gece saatlerinde yağmur etkili olmuştu. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde gece saatlerinde etkili olan yağışlar sele neden oldu ve derelerin debilerinde artma yaşandı. Harbiye Mahallesi’nde bulunan derenin debisi artınca üzerindeki köprüyü yıktı ve yolda çökmelere nedne oldu. Yıkılan köprü ve yol nedeniyle Dekuk Şelalesi’ne araç yolu trafiğe kapandı. Her gün Dekuk Şelalesi’ne yürüyüş yaptığını ifade eden vatandaş Ahmet Mansuroğlu, köprünün dün akşam saatlerinde sapasağlam olduğunu ama gece saatlerinde etkili olan selle birlikte hem köprünün hem de yolun zarar gördüğünü söyledi. "Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu, ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi" Gece saatlerinde etkili olan yağışların neden olduğu selin köprüye ve yola zarar verdiğini ifade eden Ahmet Mansuroğlu, "Köprü, dün akşam şiddetli yağışlardan dolayı selle birlikte maalesef ki yıkıldı. Burası insanların; uğrak yeri, yürüyüş yaptığı, gezmeye geldiği ve piknik yapmaya geldiği yer. Şu anda buranın yıkılması, maalesef ki bu insanların burada piknik gelip gezmesine, görmesine olanak sağlamayacak. Bizim şu anda istediğimiz yetkililerden kim varsa burayı en kısa sürede daha güzel bir yere dönüştürmelerini istiyoruz. Biz doğayı seven insanlar olarak buranın el birliğiyle daha güzel bir yere dönüşmesini istiyoruz. Sel buraya geliş yolumuzu etkiledi. Bazı insanlar araçlarıyla, motorlarıyla, bisikletleriyle bazıları da yürüyerek koşarak geliyor. Burada 7’den 70’e bütün insanları görmeniz mümkün. Doğayı seven her insan buraya akın akın geliyor. Buraları tatil günlerinde dolup taşıyor. Herkes yürüyüş yapmaya, gezmeye ve görmeye geliyor. O yolların mümkün olduğunca hızlı yapılmasını ve sağlam yapılmasını istiyoruz. Bu yol biz buralardayken de çökebilirdi, biz üstündeyken de çökebilirdi. Biz istiyoruz ki daha sağlıklı bir yol olsun ama doğallığı da bozulmasın. Bu köprü her gün buraya bir veya iki defa yürüyüş yaparak ya da motorumla gelip burada gezmeye gelen birisiyim. Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu. Ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi. Biz burada en kısa sürede burayı eski halinden daha sağlam bir hale gelmesini mutlaka istiyoruz" ifadelerini kullandı.