KÜLTÜR SANAT - 23 Nisan 2026 Perşembe 15:03

Honaz’da 23 Nisan’da coşku ve hüzün bir arada yaşandı

A
A
A
Honaz’da 23 Nisan’da coşku ve hüzün bir arada yaşandı

DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Honaz ilçesinde 23 Nisan etkinlikleri coşkuya sahne olurken, okullarda yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden çocuklar için yapılan balonlu anma töreni duygulandırdı.



Denizli’nin Honaz ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikler gün boyu renkli görüntülere sahne oldu. Çocuklara yönelik hazırlanan programlarda minikler çeşitli aktivitelerle bayram sevincini doyasıya yaşadı.


Etkinliklere katılan çocuklar eğlenceli anlar yaşarken, organizasyon sadece coşku ile sınırlı kalmadı ve anlamlı bir anma programı ile farklı bir boyut kazandı.



Duygusal anlar yaşandı


Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan öğrenciler unutulmadı. Düzenlenen anma programında yüzlerce balon, hayatını kaybeden çocukların anısına gökyüzüne bırakıldı.



Balonların yükseldiği anlarda duygu dolu anlar yaşanırken, programa katılan vatandaşlar ve çocuklar da bu anlamlı anmaya ortak oldu. Etkinlikte hem bayramın neşesi hem de yaşanan acıların hüznü bir arada hissedildi.



Başkan Kepenek’ten anlamlı mesaj


Etkinlikte konuşan Yüksel Kepenek, çocukların güvenliğinin her şeyden önemli olduğunu vurguladı ve yaşanan acıların bir daha tekrarlanmaması temennisinde bulundu. 23 Nisan etkinliklerine ilişkin değerlendirmede bulunan Kepenek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerine, İlçe Kaymakamımız Vahit Yılmaz ve ilçe protokolümüzle birlikte katıldık. Geleceğimizin ışığı, neşesi ve umudu olan çocuklarımızın bayram sevincine ortak olduk. Gülüşleriyle içimizi ısıtan, enerjileriyle yarınlara umut veren evlatlarımızla birlikte çok güzel bir gün geçirdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu özel günde, çocuklarımızın mutluluğu her şeyden kıymetliydi. Yüzleri hep gülsün, hayalleri hep büyüsün. Nice mutlu, nice coşkulu 23 Nisanlara. Bayramımız kutlu olsun." dedi.



Honaz’da gerçekleştirilen 23 Nisan etkinlikleri, hem coşku dolu anları hem de anlamlı anma töreniyle katılımcıların hafızasında iz bıraktı.



Honaz’da 23 Nisan’da coşku ve hüzün bir arada yaşandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Bilal Erdoğan, Muş’ta STK temsilcileriyle buluştu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. Toplantıda sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara dikkat çeken Erdoğan, bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın buruk bir atmosferde idrak edildiğini söyledi. Erdoğan, "Biz de hem cenazelerinde hem taziyelerinde yanlarında olduk. Bir eğitimci, bu konulara çok ilgili dertli bir insan olarak muhakkak bulunmak istedim. Cumhurbaşkanımız da gitmemizi uygun gördüler ve halen hastanede olan çocuklarımızı da ziyaret ettik. Çocuklarımızın ne kadar önemli olduğunu ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiğimizi unutuyoruz. Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Şimdi karşımda bir çocuk var. Ben bir yetişkin olarak bu çocuğun yetişmesinde şu anda vebal sırtıma bindi. Bu çocukla konuşacağım, selamlaşacağım. Ben çocuğa selam vermek durumundayım ki çocuk selamı öğrensin. Ben çocuğa nezaketle muamele etmek zorundayım ki çocuk nezaketi öğrensin. Ben çocuğa merhametle davranmak zorundayım ki çocuk merhameti öğrensin. Kimse ben bunun dışındayım, benim böyle bir görevim yok diye düşünemez" dedi. Bazı keskin tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, bugüne kadar farklı saiklerle konuyu siyaset zemininde işlevsiz hale getirenlerin artık kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini vurgulayarak, "İşte tam sosyal medya düzenlemesi meclisteyken bu iş oldu. Korkarım eğer bu iş olmasaydı mecliste bu düzenleme kim bilir ne kadar sulandırılacaktı, kim bilir ne kadar zayıflatılacaktı, kim bilir geçmesi kaç hafta sürecekti. Maalesef millet olarak da çocuklarımızı korumak için bu ülkeyi yönetenlerin, oy verdiklerimizin, meclisteki temsilcilerimizin, bakanlarımızın yapmak istedikleri düzenlemeleri, yapılması gereken düzenlemeleri yapması konusunda daha çok talepkar olmamız lazım. Buna engel olanları, bunu yavaşlatanları da ’Bak engel olan da bu’ dememiz lazım diye düşünüyorum çünkü artık çok zaman kaybettik. Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız bundan önce okulların önüne güvenlikle ilgili bir tedbir almak istediği zaman ilgili işte kuruluş çıkıyor, ’Biz okullarda işte güvenlik istemiyoruz.’ Ondan sonra aynı kuruluş öğretmenleri okula sokmuyor. Düşünebiliyor musunuz? Üzülerek söylüyorum. Kahramanmaraş’ta anneler taziyelerde yanımıza gelip ’Ben çocuğumu nasıl okula koyacağım şimdi?’ dediğimde öğretmenin okula gitmediği yerde ben acaba bu anneye ne diyebilirim diye gerçekten kendimi çok kötü hissettim. Onlar da inşallah yaptıkları hatanın farkına vardılar çünkü öğretmen olmadıktan sonra biz neyi konuşabiliriz ki" ifadelerini kullandı. Erdoğan, herkesin çocuklara karşı duyarlı olması gerektiğini belirterek, çocukların terbiyesi ve eğitiminin bir parçası olarak herkesin kendini sorumlu görmesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene ’Hayır, sen gitme okula.’ demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici rolde eğitime destek olmamız da lazım. Kahramanmaraş olaylarının ardından bir çocuk bayramının gününde belki daha çok düşünmemiz gereken, daha çok kafa yormamız gereken meseleler diye bunlardan başlamak istedim" şeklinde konuştu. Bölgede sürekli savaş, çatışma ya da farklı huzursuzlukların yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, "Böyle bir bölgede Türkiye olarak eğer biz güvende olmak istiyorsak sadece kendi emniyetimizi düşünüyorsak dahi Türkiye olarak biz çok güçlü durmak zorundayız. Türkiye olarak kendi güvenliğimizi sağlamak istiyorsak aynı zamanda bölgemizdeki bütün ülkelerin de güvenliğini sağlamak için çalışıyor olmamız lazım. Yani Türkiye’nin artık savunma hattını bizim Türkiye’nin dışında kurmamız lazım. Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, Kafkaslar’da kurmamız lazım. Oraların istikrarı, oraların stabil olması, oraların müreffeh olması, oraların huzurlu olması aslında Türkiye’nin güçlü ve huzurlu olmasının teminatı olacak. Bunu yapacak gücümüz var mı? O güce erişiyoruz Allah’ın izni ile. İşte o güce erişen Türkiye olarak eğer biz çocuklarımızı kaybedersek, çocuklarımızı böyle bir mefkure, böyle bir tahayyül ufkuna hazırlayamazsak bunları başaramayız. Bunların altı boş kalır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine bir ufuk çizdiğini vurgulayan Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız bize 2023 hedefleri dediği zaman 3 sene sonrasını görmeyen bir Türkiye olmaktan biz buraya geldik. Cumhurbaşkanımız bize 10 yıllık bir ufuk verdi o zaman. Ne dedi başka? 2053 hedefleri dedi. Başka ne dedi? 2071 hedefleri dedi. Bir millet 1 yıl sonrasını görememekten 10 yıl sonrasını görmeye başladı. 2023’te hamdolsun bu kadar global küresel finansal kriz olmasına rağmen, bu kadar bölgemizde savaşlar, çatışmalar olmasına rağmen o gün için çok iddialı hedeflerimize büyük oranda ya ulaştık ya yaklaştık. Dolayısıyla hamdolsun iyi bir imtihan verdik. Yani normal zamanlar olsaydı biz evvel Allah o 2023 hedeflerinin hepsini belki de yakalayıp geçecektik. Şimdi önümüzde 2053 var. Nedir? 30 yıllık bir ufuk koyuyoruz ülkemizin önüne. Ne demek 30 yıllık ufuk? Demek ki bugünün çocukları işte orta yaşta olduğu zaman onların Türkiye’sinin ufku. Türkiye Yüzyılı denilen şeyin şey. Nedir Türkiye Yüzyılı? 21. yüzyıla damgasını vuran, 21. yüzyılda dünyanın meselelerine tesir eden Türkiye. Cumhuriyet’in 2. yüzyılını taçlandırmış bir Türkiye" dedi. Herkesin Sultan Alparslan’ı hayırla yad ettiğini söyleyen Erdoğan, "Sultan Alparslan’ın böyle bir isim yapmasının nasıl bir cesaretle mümkün olduğunu hepimiz takdir edebiliyoruz değil mi? Onun için bütün Müslüman camilerinde sadece Alparslan’ın yönettiği topraklarda değil, onun da ötesinde her yerde Alparslan için dualar ediliyor. Bütün Müslümanların gönüllerini birleştirebilmiş bir liderlik, bir komutanlık sergiliyor Alparslan. Ondan sonra onun üstüne o cesaretle taçlandırıyor. Yani bugün nasıl İslam aleminin neresine gitseniz Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili insanlar dua ediyorlarsa, nasıl Recep Tayyip Erdoğan bugün ümmetin kalplerini birleştirmeyi başarmış. Alparslan o gücün üzerine bu zaferleri inşa etmiş. İşte şimdi o Tayyip Erdoğan’ın birleştirici, gönülleri bir araya getiren ümmetin adeta umutlarında yükselen o duruşunu bizim nice yeni zaferlerle taçlandırmamız lazım" şeklinde konuştu. Soruların cevaplanmasının ardından Erdoğan, beraberindeki heyetle İlim Yayma Cemiyeti Muş Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından Erdoğan, Muş’ta "Gönül Sofrası" programına katıldı. Muş Öğretmenevinde partililerle, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaş ve çocuklarla yemekte bir araya gelen Erdoğan, "Burada güzel yavrularımızla aynı masada yemek yemekten ayrı bir keyif aldığımı muhakkak belirtmeliyim. Çocuklarımıza da afiyet olsun, Rabbim bahtlarını açık etsin. Karşılarına hep güzel insanlar, iyi arkadaşlar çıkarsın. Derslerinde, çalışmalarında başarılı olmalarını nasip etsin. Allah gönüllerine göre versin. Bugün gündemimiz çocuklar. Çocuklarımızın güvenli, emniyetli bir şekilde okullarına devam edebilmeleri gündemde. Fiziki emniyetin ötesinde çocuklarımızın ekran bağımlılığıyla mücadelede oradan nasıl korunacağı, sosyal medya ve türevleri üzerinden çocuklarımızı esir almaya çalışan kötü etkenlerden nasıl korunacakları, şu anda gündemimizde bunlar var. Toplumca inşallah bu geride bıraktığımız musibetten sonra daha dirayetli, daha dik duruşla inşallah bu çocuklarımızın aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlayacağız" dedi. Programa, Muş Valisi Avni Çakır, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, AK Parti Bitlis İl Başkanı Engin Günceoğlu, belediye başkanları, partililer, İlim Yayma Vakfı üyeleri, Türk Kızılay üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Samsun Başkan Türkel, makam koltuğunu Melis Neva Aydın’a bıraktı Samsun’un Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla makam koltuğunu Melis Neva Aydın’a bıraktı. Minik öğrenciye kentte çocuklara yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Türkel, "Geleceğimiz için en büyük ümidimizsiniz" dedi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında kentte öğrenim gören çocukları makamında ağırladı. Başkan Türkel, 23 Nisan’da geleneksel olarak uygulanan makam teslim töreninde görevini bir süreliğine Melis Neva Aydın’a bıraktı. Makam koltuğuna oturan minik Melis, arkadaşlarını temsilen 23 Nisan’a özel kaleme aldığı mektubu Başkan Türkel’e okudu. Minik öğrenci mektubunda; yeni parklar, aquapark, lunapark ve sokak hayvanları için yaşam alanları gibi taleplerini dile getirerek, "Başkanım, Atakum’da bizim için böyle güzel şeyler yaparsanız çok mutlu oluruz" dedi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, ziyarette öğrencilere duyarlılıkları için teşekkür ederek, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu anlamlı bayramı gönülden kutluyorum. Sizler geleceğimizin en büyük ümidisiniz. Daha güzel bir Atakum için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursaspor Basketbol Takımı’nı 1.20’lik minikler terletti 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Bursaspor Basketbol Takımı, Büyükçekmece maçı öncesi altyapıdaki minik sporcularla TOFAŞ Spor Salonu’nda antrenman maçında karşı karşıya geldi. Parkede yaşanan mücadele, zaman zaman sert temposu ve sürpriz anlarıyla dikkat çekti. Maçın başında A Takım oyuncuları fiziksel üstünlüğünü ortaya koyarken, "dev adamlar miniklere acımadı" dedirten anlar yaşandı. Tecrübeli oyuncular sert savunma ve hızlı hücumlarla oyunun kontrolünü elinde tutmaya çalıştı. Ancak karşılaşmanın ilerleyen bölümlerinde sahneye minik basketbolcular çıktı. Cesur oyunları ve bitmeyen enerjileriyle tempoyu artıran minikler, A Takım oyuncularını zaman zaman zor durumda bıraktı. Özellikle hızlı hücumlarda ve mücadele gücünde minikler, "devleri terleten" performanslarıyla dikkat çekti. Parkede iki tarafın da geri adım atmadığı mücadele, tribünlerde bulunan velilerden büyük alkış aldı. Saha kenarında antrenörler ise karşılaşmayı dikkatle takip ederek sık sık uyarılarda bulundu. TOFAŞ Spor Salonu’nda oynanan karşılaşma boyunca 23 Nisan coşkusu ile rekabetin sertliği aynı anda yaşanırken, ortaya renkli ve çekişmeli görüntüler çıktı. Kameralara yansıyan anlar ise maçın temposunu gözler önüne serdi. Bursaspor takım kaptanı Tevfik Akdemir, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, "Çocuklara armağan edilen bu günde onların bu kadar cesur oynaması çok değerliydi. Biz de zaman zaman sert oynadık ama onların mücadelesi gerçekten takdire şayandı. Umarım ileride çok daha iyi yerlerde olurlar" dedi. Takım oyuncusu Yavuz Gültekin ise, "Bugün sahada hem rekabet hem de büyük bir enerji vardı. Miniklerin bu kadar istekli olması bizi de motive etti. Açıkçası biz de zorlandık. Herkes için çok özel bir gündü" ifadelerini kullandı. Karşılaşma, yüksek tempo ve bol alkış eşliğinde sona ererken, Bursasporlu oyuncular kritik Büyükçekmece maçı öncesi son hazırlıklarını bu özel etkinlikle tamamlamış oldu.
Muş Bulanık’ta örnek davranış: Para dolu cüzdan sahibine teslim edildi Muş’un Bulanık ilçesinde yaşayan Mehmet Güneş, yolda bulduğu ve içinde para, cep telefonu ile önemli evraklar bulunan çantayı emniyet güçlerine teslim etti. Olay, dün öğle saatlerinde Hastane Caddesi üzerindeki bir market yakınlarında meydana geldi. Yolda bir kadın çantası bulan Mehmet Güneş, çantanın içerisinde yaklaşık 3 bin TL, cep telefonu ve çeşitli evraklar olduğunu fark etti. Duyarlı vatandaş, vakit kaybetmeden Bulanık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek çantayı teslim etti. Emniyet ekipleri tarafından yapılan incelemede, çanta içerisindeki evraklardan sahibinin Malazgirt ilçesine bağlı Çiçekli köyünde ikamet eden Rozerin Eser olduğunu belirledi. Bunun üzerine Eser, Bulanık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne davet edildi. Bulanık İlçe Emniyet Müdürü Engin Arli’nin de katılımıyla gerçekleştirilen teslim işleminde, çanta resmi tutanakla sahibine verildi. Çantayı bulan Mehmet Güneş, "Yolda yürürken çantayı fark ettim. İçini kontrol ettiğimde önemli eşyalar olduğunu gördüm. Hiç düşünmeden en doğru yerin emniyet olduğunu bildiğim için direkt götürüp teslim ettim. Bu tür durumlarda herkesin aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Bulanık İlçe Emniyet Müdürü Engin Arli ise, "Vatandaşımız Mehmet Güneş’in sergilediği bu örnek davranış, toplumumuz adına gurur vericidir. Bu tür duyarlı hareketler hem güven duygusunu artırır hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Kendisine teşekkür ediyor, bu davranışın herkese örnek olmasını diliyoruz" diye konuştu. Çantasına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Rozerin Eser ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çantamı kaybettiğimde çok üzülmüştüm. İçinde önemli eşyalarım vardı. Emniyetten arayıp bulunduğunu söylediklerinde çok sevindim. Çantamı bulup teslim eden Mehmet Güneş kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Allah kendisinden razı olsun."