ASAYİŞ - 18 Ekim 2024 Cuma 10:43

İkiz bebeklere hamile kadının ölümünden beraat eden kocaya müebbet hapis cezası

A
A
A
İkiz bebeklere hamile kadının ölümünden beraat eden kocaya müebbet hapis cezası

Denizli’nin Buldan ilçesinde, ikiz bebeklere hamile olan 2 çocuk annesi Hatice Çaltı’yı öldürdüğü iddiası yargılandığı davada beraat eden kocanın için yapılan istinaf başvurusu kabul edilmiş, yeniden yargılanmasına başlanılmıştı. Görülen ikinci duruşmada sanık koca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, cezasında indirim uygulanmadı.



Buldan’a bağlı Yeni Mahalle’de 11 Mayıs 2022 tarihinde meydana gelen olayda; 2 çocuk annesi ve ikiz bebeklere 5 aylık hamile Hatice Çaltı (43), öğlen okuldan dönen ve ilk evliğinden olan kızı tarafından banyo küvetinde hareketsiz bir şekilde yatarken bulundu. Açık olan suyu ve şofbeni kapatan çocuğun yardım talebi üzerine eve gelen sağlık ekipleri, başından yarası olan Hatice Çaltı’nın hayatını kaybettiği belirledi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Çaltı’nın cenazesi otopsi için Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi morguna kaldırıldı. Yapılan otopside, Hatice Çaltı’nın boğazında morluklar ve parmak izleri, kollarında ise boğuşmadan kaynaklı çizikler tespit edildi. Ayrıca Hatice Çaltı’nın tırnaklarında deri dokuları bulunarak, alınan örnekler adli tıp incelemesine gönderildi. Yapılan ön otopside kadının öldürülme ihtimali netlik kazanınca şüpheli olarak eşi R. Çaltı (46) gözaltına alındı. Sürekli çelişkili ifadeler veren ve kollarında tırnak izleri tespit edilen R. Çaltı, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Buldan Cumhuriyet Savcısının karara itiraz etmesi üzerine aynı gece Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, itiraz kabul edilerek, şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Saatler sonra yeniden gözaltına alınan R. Çaltı, dosyadaki bilgi ve delillere göre tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıp beraat etti


İkinci kez gözaltına alınıp tutuklanan R. Çaltı’nın eşinin ölümüne hırsızlık süsü vermeye çalıştığı ve banyodaki musluğu açık bıraktığı iddia edildi. Devam eden soruşturma çerçevesinde R. Çaltı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, zanlının verdiği ifadelerle güvenlik kamera görüntülerinin çeliştiği kaydedildi. Olayı tarlada çalışırken öğrendiğini iddia eden zanlının, üzerinin ıslak olduğu ve incelenen güvenlik kameralarında ise evin etrafından dolaşıp içeri girdiğine dikkat çekildi.



Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz Eylül ayında görülen duruşmada savunması istenen R. Çaltı, hakkındaki suçlamaları reddetti. Eşinin öldüğü haberini tarlada çalışırken yakınlarından aldığını ve suçsuz olduğunu savunan R. Çaltı, mahkeme heyetinden beraatını talep etti. İki çocuk annesi ve ikizlere hamile eşi Hatice Çaltı’yı öldürdüğü iddiasıyla ‘ağırlaştırılmış hapis cezası’ talebiyle yargılanan koca R. Çaltı, 2023 yılı Kasım ayında görülen davanın karar duruşmasında, ölen kadının tırnaklarında bulunan deri dokularının kendisine ait çıkmaması üzerine yaklaşık 6 ay tutuklu kaldığı cezaevinden tahliye edildi.



Bölge İdare Mahkemesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına karar verdi


Olayda hayatını kaybeden Hatice Çatlı’nın kardeşlerinin tahliye kararına yaptığı itiraz üzerine, koca R. Çatlı hakkında Antalya Bölge İdare Mahkemesi 1. Ceza Dairesinde yeni dava açıldı. Davanın ikinci duruşmasına maktülün oğlu Mehmet Kocaman ile sanık ve maktülün avukatları katıldı. Sanık R. Çaltlı ise duruşmaya katılmadı. Avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti sanık hakkında kararı açıkladı. Gebe eşe karşı kasten öldürme suçundan sanık R. Çaltı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına karar verilirken, cezasında ise indirim uygulanmadı.



"Sanık henüz tutuklanmadı çünkü mahkemece tutuklama müzekkeresi henüz yazılıp gönderilmedi"


Sanık hakkında tutuklama kararı verildiğini ancak henüz tutuklanmadığını belirten avukat Fatih Özkan, “Sanık henüz tutuklanmadı çünkü mahkemece tutuklama müzekkeresi henüz yazılıp gönderilmedi. Tutuklama kararının ivedilikle yerine getirilmesi kanunen bir zorunluluk olup elbette geç yerine getirilmesi halinde kaçak durumu veya geç ulaşma gibi durumlara neden olabilir. Karar temyiz kanun yolu açık şekilde verildi. Dolayısı ile sanık tarafından itiraz edilmesi halinde dosya Yargıtay’da temyiz incelemesinden geçecek. Yargıtayı’n iki tür karar verme durumu vardır. Bunlar onama ve bozmadır. Onanma halinde sanık hakkında verilen ceza kesinleşecek ve hükmün infazı aşamasına geçilecektir. Ancak bozma kararı verilmesi halinde yargılamanın yeniden yapılması için dosya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi olan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilecektir. Sanık cinayetin işlendiği gün maktülün eşi olduğu için ilk olarak müşteki olarak kolluğa ifade veriyor. Sonrasında şüpheli olarak tekrar kolluğa ifade veriyor. Sanığın gerek müşteki olarak soruşturma aşamasında verdiği gerekse sanık olarak kovuşturma aşamasında verdiği tüm ifade ve savunmaları birbiri ile çelişmektedir. Dosyayı ele aldığımızda mahkeme heyetine bu çelişkiler başta olmak üzere dosya içerisinde tespit ettiğimiz sanığın birçok hatasını detaylıca gerek yazılı gerekse sözlü olarak anlattık. Nitekim istediğimiz sonuca şu anlık ulaşmış bulunmaktayız. Yargılama süreci devam etmekte olup tüm süreci takip etmeye devam edeceğiz” dedi.



İkiz bebeklere hamile kadının ölümünden beraat eden kocaya müebbet hapis cezası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Madenci kıyafetli bebek Zonguldak’taki 1 Mayıs yürüyüşünün simgesi oldu Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında bir araya gelen maden işçileri ve sivil toplum kuruluşları, yağmura rağmen Madenci Anıtı’na yürüdü. Yürüyüşe madenci babasının giydirdiği madenci kıyafetiyle Asilhan bebek damga vurdu, kutlamalara katılan madenciler de zorlu şartlarını anlattı. Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte; sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler Madenci Anıtı’na kadar yürüdü. İstasyon Caddesi’nde bir araya gelen gruplar, yağışlı havaya rağmen yürüyüşlerini sürdürdü. Emniyet birimlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı etkinlikte, maden işçileri de kortejdeki yerini aldı. "Belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur" Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’nde görev yapan Yakupcan Aydın, kutlamalara TTK arması bulunan madenci kıyafeti giydirdiği bebeği Asilhan Aydın ile katılarak dikkat çekti. İşçilerin bayramını tebrik eden Aydın duygularını şu sözlerle ifade etti: "Öncelikle tüm işçilerin bayramını kutluyorum tebrik ediyorum. Çok farklı bir şey. Ben maden işçisiyim TTK Kozlu Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum. Zonguldaklıyız, belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur. Hayırlısı olsun. Vatana, millete hayırlı bir evlat olsun." İşçiler çalışma şartlarını anlattı Maden işçilerinden Sefa Yamaç, yer altındaki zorlu mesaisinden bahsederek, "Zor şartlar altında çalışıyoruz. Yer üstü soğuk yer altı sıcaktır. Tozun, toprağın içinde çalışıyoruz" dedi. Meslekte 26 yılı geride bırakan Tezcan Öztürk ise yer altındaki dayanışmaya vurgu yaparak şunları söyledi: "Yer üstü ayrı bir dünya yer altı bir dünya. Zor şartlarda çalışıyoruz. Bizim kazancımız yer altı. Yer üstü kazancımız yok. Herkes aşağıda birbirinden sorumlu. Canla başla beraber çalışıyoruz. 1 Mayıs herkesin bayramını kutluyorum. Herkesin hakkını alıp özgürce kutlayabileceği gün diliyorum." Kutlama programı, Madenci Anıtı alanında yapılan konuşmalarla devam etti.
Zonguldak Çaycuma’da 1 Mayıs Coşkusu Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle kutlandı. Selüloz-İş Sendikası Çaycuma Şubesi, Belediye-İş Sendikası ve Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği öncülüğünde gerçekleştirilen programa çok sayıda kişi katıldı. Kutlamalara Selüloz-İş ve Belediye-İş Sendikası üyesi işçiler, Eğitim Sen ve SES üyelerinin yanı sıra Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, CHP Kadın Kolları Başkanı Çiler Girgin Başoğlu, CHP Zonguldak 23. ve 24. Dönem Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Türkiye İşçi Emeklileri Çaycuma Şube Başkanı Nizamettin Eyidoğan, Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın, Köy Koop Başkanı Bayram Cura, Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok, Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı İsmail İnam, ADD Çaycuma Şube Başkanı Nilgün Çelik ile belediye ve il genel meclisi üyeleri katıldı. Saygı duruşuyla başlayan programda konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, 1 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Akyol, konuşmasında işçi hakları, ifade özgürlüğü, adalet ve sosyal eşitlik konularına dikkat çekerek, insanca yaşam, güvenceli iş, örgütlenme özgürlüğü ve demokratik bir gelecek taleplerini dile getirdi. Etkinlikte söz alan Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok ise 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günü olduğunu vurgulayarak, işçilerin hak mücadelesinin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından katılımcılar marşlar ve sloganlar eşliğinde halay çekerek 1 Mayıs’ı kutladı. Program, birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
Bingöl Vali Çelik: "İlimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir" İl genelinde yapı stokunun yüzde 75 oranında yenilendiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "İlimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir" dedi. Bingöl’de 2003 yılında meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 626 bina çökerken 176 kişi de hayatını kaybetmişti. Bingöl Valisi Cahit Çelik, depremin yıl dönümünde kent genelinde muhtemel depremlere karşı alınan önlemler hakkında bilgi verdi. 1 Mayıs 2003 tarihinde Bingöl’de meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden çeyrek asra yakın bir zaman geçtiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "Oluşturduğu yıkımla şehrimizin hafızasında acı sayfalardan biri olarak yerini alan bu depremde hayatını kaybeden 176 kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm hemşehrilerime bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum. Bütün zor ve acılı günlerde olduğu gibi bu felaketten sonra da devletimiz ve milletimiz birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmiş, büyük bir dayanışma örneği sergilemiş, yaraların sarılması ve şehrimizin yeniden yapılanma çalışmaları için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Depremin meydana getirdiği hasar ve acıların felaketten sonra sergilenen yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla kısa sürede giderilmesi elbette önemlidir. Ancak bu acıların bir daha yaşanmaması ve oluşabilecek hasarların asgariye indirilmesi için asıl önemli olan depremden önce alınacak tedbirlerdir. Bu kapsamda, deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilen binalar meydana gelecek hasarı büyük ölçüde azaltmaktadır. Önemli olan husus; depremle yaşayabilmeyi öğrenmek, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımızla bütünlük ve dayanışma içerisinde muhtemel depremlere hazırlıklı olmak; yapı stoklarımızı, evlerimizi ve işyerlerimizi bilimsel veriler ışığında depreme dayanıklı şekilde inşa edebilmektir" diye konuştu. Vali Çelik, "Bingöl genelinde geçmişten günümüze çeşitli afetler nedeniyle hasar gören yapıların yerine devletimiz tarafından 20 binden fazla afet konutu yapılmış olup bir nevi yığma yapılardan betonarme yapılara doğru büyük ölçüde dönüşüm sağlanmıştır. Öte yandan, 2007 yılında çıkan deprem yönetmeliğine göre yapılan kamu, özel sektör ve şahıslara ait binalarla beraber ilimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir. Afete hazırlık çalışmaları kapsamında; ilimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir. İlimizde toplam 509 bin 700 metrekare alanda bulunan çadır kentlerimiz, ilimizde 44 bin 336 kişinin barınabileceği 11 bin 84 çadır kapasiteli 56 çadır kent alanı belirlenmiştir. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu yerleşkesinde bulunan Cep Depolarda 950, Bingöl Üniversitesi hangarında 2 bin 40, İl Jandarma deposunda 120, İl AFAD deposunda 240, Yedisu İlçesinde 240, Genç İlçesinde bin 600 ve Karlıova ilçesinde bin 390 olmak üzere toplamda 6580 çadır stoku bulunmaktadır. Depremin ülkemizin ve ilimizin bir gerçeği olduğunu asla unutmadan depreme hazırlık çalışmalarımızı paydaş kurumlarla birlikte kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; böyle bir afetin ilimizde ve ülkemizde bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, 2003 depreminde ve ilimizde meydana gelmiş diğer depremlerde hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyor, tüm hemşehrilerime selam ve saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı.