ASAYİŞ - 14 Eylül 2024 Cumartesi 09:21

Kasiyer Merve cinayeti sanıklarına komando ve çevik kuvvet eşliğinde keşif yaptırıldı

A
A
A

Denizli’de çeyiz parası biriktirmek için çalıştığı markete sığınan kişiyi korumaya çalışırken öldürülen kasiyer Merve Acar cinayetinin sanıkları olay gününü anlattı. Birisi kadın 7 tutuklu sanığın tek tek yer gösterme yaptığı 3,5 saatlik keşifte, çevik kuvvet ve jandarma komandolar çevrede kuş uçurtmadı.

20 Ağustos 2023 tarihinde Pamukkale ilçesine bağlı Kayıhan Mahallesi’nde meydana gelen olayda; aralarında kız meselesi yüzünden tartışma çıkan Hasan S. (25) ile akrabası Yusuf S. (26) parkta buluşma kararı aldı. Görüşmeye kız arkadaşı Buse Simay K. ve 5 arkadaşıyla bilirlikte gelen Yusuf S.’yi gören Hasan S., elindeki bıçakla Yusuf S.’yi elinden yaraladıktan sonra olay yerinden kaçarak parkın karşısındaki markete sığındı. Kız arkadaşı Buse Simay K.’nın araçtan getirdiği pompalı tüfeği eline alan Yusuf S. (26), kapıdan çeyiz parası biriktirmek için eniştesinin marketinde çalışan Merve Acar (25) ve arkasına gizlenmeye çalışan Hasan S.’ye ardı ardına ateş etti. Ağır yaralanan Merve Acar ve Hasan S., olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi. Olayla hiçbir ilgili bulunmayan, eniştesinin marketine sığınan kişiyi korumaya çalışırken vurulan Merve Acar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı.

Kasiyer Merve cinayeti sanıklarına komando ve çevik kuvvet eşliğinde keşif yaptırıldı

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı, Merve Acar’ın öldürülmesiyle ilgili iddianame hazırladı. İddianamede, Yusuf S.’ye ’kadına karşı kasten öldürme’, ’kasten öldürme’, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası talep edildi. Diğer şüpheliler Emircan U. (20), Muhammet S. (20), Furkan A. (19), İsmail B. (21), Tolga G. (18)ve Yusuf S.’nin kız arkadaşı Buse Simay K. (20) için ise ’kadına karşı kasten öldürme’ ve ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi.

Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 3 duruşmasında olay gününden bu yana tutuklu bulunan tün sanıkların tahliye talepleri reddedildi. Merve Acar’ın ailesinin avukatı olan Melike İlkgül Yurttürk ise bir önceki celsede geri çevrilen keşif talebi yeniden mahkeme heyetine sundu. Dosyadaki görüntülerden görüş alanının tam olarak anlaşılamamasından dolayı mesafelerin tespiti, sanıkların bulundukları noktalara göre görüş alanlarının belirlenmesi için keşif yapılmasına karar verildi.

Cinayet anında nerede olduklarını tek tek gösterdiler

6’sı erkek tutuklu 7 sanık, bugün tutuklu bulundukları cezaevlerinden geniş güvenlik önlemleri altında cinayetin işlendiği markete getirildi. Aralarında çevik kuvvet, jandarma komando ve polis ekiplerinin bulunduğu yaklaşık 100 güvenlik görevlisi, markete çıkan yolları trafiğe kapatarak, keşif bölgesinde kuş uçurtmadı. Üç hakim, Cumhuriyet Savcısı, olay yeri inceleme ekipleri ve bilir kişilerin hazır bulunduğu keşifte, çelik yelek giydirilen sanıklara olay yerinde tek tek yer gösterme yaptırıldı. Yaklaşık 3,5 saat süren keşifte, cinayete tanık olan 2 kişiye de tespit yaptırıldı.

Kasiyer Merve cinayeti sanıklarına komando ve çevik kuvvet eşliğinde keşif yaptırıldı

Merve Acar’ın göz göre göre acı bir şekilde katledildiğini belirten Avukat Melike İlkgül Yurttürk, “Sanıklar kamera kayıtları olmasına rağmen gördükleri veya görmedikleri hususlarında gerçeğe aykırı beyanlarda bulundular. Biz bu konuda itirazlarımızı yaptık ve bu itirazımızın kabul edilmesi sonucu bugün buradayız. Yaklaşık 3,5 saat süren keşifte tutuklu bulunan 7 sanığın tamamı hazır edildi. Her birinin cinayet işlendiği esnada nerede olduğu, nerede durduğu, kimi gördüğü veya görmediği ayrıntılı bir şekilde incelendi. Gerekirse santimetresine kadar ölçümler yapıldı. Kamera kayıtlarıyla karşılaştırılacak, savunmaları değerlendirilecek ve gerçekte neyse onun belirlenmesi için mücadelemiz devam edecek. Buradaki amaç göz göre göre işlenen bu cinayetteki suçluların en ağır şekilde cezalandırılması ve bunu yaparken de adil bir yargılanmanın sağlanmasıdır. Bugünkü keşifle ilgili raporların hazırlanmasının ardından bizim bu konudaki hukuk mücadelemiz devam edecek. Nişanlanacağı dönemde masraflarını kendisi karşılayabilmek için gecesini gündüzüne katarak çalışan Merve’miz için buradayız. Suçlu olan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması için mücadelemiz devam edecek” dedi.

“Aynı acıyı bugün tekrar yaşıyorum”

Merve’nin acısını tekrar tekrar yaşadığını ifade eden ablası Şadide Çakar da “Bizim suçluların cezalandırılması için hukuk mücadelemiz devam ediyor. İnşallah hak yerini bulur, suçlular cezasını çeker. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum. Acımız çok büyük. Bu işin peşini asla bırakmayacağız” diye konuştu.

1 yıldan buyana psikolojik olarak zor günler geçirdiklerine dikkat çeken Merve’nin çeyiz parası için çalıştığı marketin sahibi olan eniştesi Mehmet Çakar ise yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti:

“Ne evde yediğimizin tadı kaldı ne de ailecek bir yere gidebiliyoruz. Biz hukuka inanıyoruz, en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz. Hiçbir ceza bizim çektiğimiz bu acıyı dindirmeyecek ama sabır ediyoruz. Çocuğumuz kendi ekmek davasındaydı. Kimseyle bir husumetimiz yoktu, mağduruz”

Kasiyer Merve cinayeti sanıklarına komando ve çevik kuvvet eşliğinde keşif yaptırıldıMehmet Barlas - Semih Can Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."