GÜNDEM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 12:25

Kendi tasarımı teknesi ile turistlere nilüfer ve doğa gezisi sunuyor

A
A
A
Kendi tasarımı teknesi ile turistlere nilüfer ve doğa gezisi sunuyor

Gökgöl’de kendi tasarımı tekne ile hizmet veren işletmeci Galip Bayram misafirlerine su üstünde "Lamborghini" keyfi yaşatıyor.



Nilüferleri ile dikkat çeken Çivril’de spor araba tasarımlı tekne, ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. 35 yıllık tekne ustasının kendi tasarımı olan tekne, konforun yanı sıra görüntüsü ile de göle gelenlerin ilgi odağı oluyor.



Menderes nehrinin Denizli sınırlarına girdiği noktada bulunan Gökgöl’de işletmeci Galip Bayram, kendi tasarımı Lamborghini tekne ile nilüfer ve göl turu hizmete veriyor. Yaklaşık bir saat süren turlarda ziyaretçilerini Menderes nehir yatağı ve Gökgöl’de gezdiren Bayram hem doğal yaşam hem de nilüfer seyri yaptırıyor. Doğallığı ve sakinliği ile öne çıkan Gökgöl’de tuvalet ve yemek imkânının da olduğunu belirten Galip Bayram "hem bekleme alanımız ile hem de tuvalet ve yemek gibi hizmetlerimizle misafirlerimizi bekletmeden, zor durumda bırakmadan hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı.



Teknesini kendinin tasarladığını belirten Galip Bayram Çivrilliyim 35 yıldır Muğla Marmaris’te tekne ustası olarak çalışıyorum. Teknemi kendim tasarladım, Lamborghini model spor arabadan esinlendim. Misafirlerimin dikkatini çekiyor özellikle çocuklu aileler çok seviyor. Tekne dört kişilik, koltukları ve oturma düzeni ile konforlu ve güvenli bir tekne" dedi. Teknesinde tüm güvenlik tedbirlerinin olduğunun altını çizen Galip Bayram "can yeleğimiz her misafirimiz için hazır şekilde teknede bulunuyor. Bizim fazla tur atma gibi bir düşüncemiz yok. Amacımız güvenli bir şekilde Gökgöl’ümüzü göstermek" şeklinde konuştu.



Doğa, sakinlik ve huzur ön planda


Gökgöl’ün Işıklı gölünden daha küçük olmasına rağmen doğal yaşam çeşitliliği ve sakinliği ile tercih edildiğini belirten Galip Bayram "Gökgöl Işıklı gölüne nazaran daha küçük ancak daha renkli, daha sakin ve huzuru ile dikkat çekiyor. Gökgöl Menderes nehrinin Denizli’de meydana getirdiği ilk göl. Burada daha fazla kuş ve çiçek çeşidi var" dedi. .



Ailelerin en çok tercih ettiği bölge


Gökgöl’ün sosyal tesisler, restoran ve güvenli bekleme noktalarından dolayı aileler tarafından daha çok tercih edildiğini belirten Galip Bayram "burada misafirlerin yemek yiyebileceği bir restoran, dinlenebileceği otuma alanları var. Tuvaletler yeterli seviyede ve temiz. Bu özelliklerinden dolayı aileler tarafından daha çok tercih ediliyoruz. Bu sene de klasik tekneden farklı olarak Lamborghini modelli teknemiz ile misafirlerimize hizmet veriyoruz" diye konuştu.



Renkli nilüferleri ile dikkat çekiyor


Gökgöl’ün biyolojik çeşitliliği bakımından daha zengin bir bölge olduğunu belirten restoran işletmecisi Adnan Karaman da Gökgöl’ün doğaseverlere daha çok seyir zevki verdiğini belirterek "burası kuş ve balık çeşitlerinin yanı sıra çiçek ve bitki türleri bakımından da çok zengin bir bölge. Burada tekne turu yapan gölün keyfinin doyasıya yaşamış olur" dedi. Gökgöl’de Nilüferlerin farklı renklerinin olduğu belirten Galip Bayram "burada Nilüferler pembe ve mor olarak da açıyor. Sarı ve beyaz Nilüferler gölün her yerinde var ama pembe ve mor nilüferler sadece Gökgöl’de görülüyor. Mor ve pembe nilüferleri göremeye Lamborghini ile tekne turu yapmaya bekliyoruz" dedi.



Kendi tasarımı teknesi ile turistlere nilüfer ve doğa gezisi sunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başkan Cin’den İBB’nin Pendik’teki metro hattını iptal etmesine tepki İstanbul’da Pendik ile Tuzla arasında planlanan metro hattının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi tarafından iptal edilmesi tartışmalara neden oldu. Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, sosyal medya hesabında paylaştığı İbrahim Tatlıses’in "Saza Niye Gelmedin" şarkısıyla konuya göndermede bulundu. Pendik ile Tuzla arasında ulaşımı rahatlatması amacıyla planlanan ve Çamçeşme, Kavakpınar, Esenyalı ile Aydıntepe mahallelerinden geçmesi öngörülen metro hattının İBB tarafından iptal edilmesi kamuoyunda gündem oldu. Yıllardır bölgedeki vatandaşların beklenti içinde olduğu hattın iptal edilmesinin ardından Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Başkan Cin’in sosyal medya hesabında İbrahim Tatlıses’in "Saza Niye Gelmedin" şarkısına yer vererek metro hattının hayata geçirilmemesine göndermede bulunduğu paylaşım, kısa sürede çok sayıda yorum ve etkileşim aldı. Çamçeşme Mahallesi’nde metro beklentisinin devam ettiği belirtilirken, özellikle Pendik ile Tuzla arasındaki yoğun trafik yükünün her geçen gün arttığı ve İBB tarafından hattın güzergâh değişikliği ve iptalinin ardından ulaşım sorununu daha da büyütebileceği ifade edildi. Öte yandan, Pendik Belediyesi’nin uzun süredir atıl durumda bulunan Çamçeşme Parkı’nı yeniden düzenleyerek yeşil alan ve sosyal tesis çalışmalarıyla hizmete açtığı belirtildi. Bölge sakinleri, yapılan sosyal yaşam yatırımlarının önemli olduğunu ancak ulaşım konusunda da kalıcı çözümler beklediklerini dile getiriyor. Vatandaşların Çamçeşme’nin planlanan metro yatırımına kavuşması yönündeki beklentisinin sürdüğü kaydedildi.
Malatya Malatya’da deprem sonrası 74 kişi hastanelere başvurdu Malatya’da sabah saatlerinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından 74 vatandaş hastanelere başvurdu. Malatya Valisi Seddar Yavuz, başvuruların büyük bölümünün korku ve panik nedeniyle gerçekleştiğini belirtti. Malatya’nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00 sıralarında meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, saha tarama çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Deprem sonrası Acil Çağrı Merkezi’ne 82 ihbar geldiğini belirten Yavuz, bunlardan 32’sinin hasar tespiti, 50’sinin ise bilgi amaçlı olduğunu kaydetti. Kent genelinde 3 ahırda kısmi çökme, bir konutta kısmi hasar ve bir istinat duvarında çökme meydana geldiğini aktaran Vali Yavuz, Pütürge ilçesi Kubbe Dağı mevkiinde kaya düşmesi yaşandığını ve ekiplerin müdahalede bulunduğunu söyledi. Sağlık kuruluşlarına 74 vatandaşın başvurduğunu kaydeden Yavuz, başvuruların büyük bölümünün korku ve panik nedeniyle yapıldığını, hafif yaralanan vatandaşların tedavilerinin tamamlandığını 18 vatandaşın ise hastanelerde müşahede altında tutulduğunu ifade etti. Herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Yavuz, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda eğitime bir gün ara verildiğini belirtti. Kentte enerji ve iletişim altyapısında olumsuzluk yaşanmadığını belirten Yavuz, deprem sonrası bazı su kaynaklarında bulanıklık oluştuğunu ifade ederek, gerekli inceleme ve numune alma çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Vatandaşlara sakin olmaları çağrısında bulunan Yavuz, küçük çaplı artçı sarsıntıların yaşanabileceğini belirterek, devletin tüm kurumlarıyla sahada çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
İstanbul Sultanbeyli’de kanseri yenen Zeyd için binlerce balon gökyüzüne bırakıldı Sultanbeyli’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşkuyla kutlandı. Seyyah ve Tuğçe Kandemir konserleriyle bayram coşkusunun zirveye ulaştığı gecede, kansere karşı verdiği büyük mücadeleyi kazanarak sağlığına kavuşan 4,5 yaşındaki küçük Zeyd için gökyüzüne binlerce balon bırakıldı. Sultanbeyli’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Sultanbeyli Belediyesi tarafından düzenlenen dev organizasyonla büyük bir coşkuyla kutlandı. Kent Meydanı’nı hıncahınç dolduran binlerce vatandaş, ilk olarak sevilen grup Seyyah ve ardından ünlü sanatçı Tuğçe Kandemir’in şarkılarıyla bayram coşkusunu hep birlikte yaşadı. Etkinlik kapsamında henüz 3,5 yaşındayken kanser teşhisi konulan ve yaklaşık bir yıl süren zorlu tedavi sürecinin ardından bir ay önce bu hastalığı tamamen yenerek sağlığına kavuşan 4,5 yaşındaki Zeyd için anlamlı bir kutlama gerçekleştirildi. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında meydanda toplanan binlerce vatandaş, küçük Zeyd’in kansere karşı kazandığı zaferi simgelemek ve diğer hastalara umut olmak amacıyla binlerce renkli balonu aynı anda gökyüzüne bıraktı. Balonların gökyüzünü kapladığı o anlarda meydanda duygu dolu anlar yaşandı. "Mücadele ederseniz günün sonunda kazanan siz oluyorsunuz" Sahneye çıkarak günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, küçük Zeyd’in tüm insanlığa örnek bir azim sergilediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Hayata tutunmak böyle bir şey. Daha küçücük yaşında hayata tutunmuş, umudunu yitirmemiş, hayat sevincini ve buradaki hayallerini gerçekleştirmek için mücadele etmiş bu yavrumuzu kutluyoruz, tebrik ediyoruz. Rabbim şifa versin inşallah. Bu mücadelede aileye de çok teşekkür ediyoruz. Çünkü zor bir durum. Böyle bir zor durumda demek ki eğer hayatla mücadele ederseniz, ne olursa olsun günün sonunda kazanan siz oluyorsunuz, tebrik ediyoruz." "Zeyd yavrumuz milletimize faydalı bir evlat olacak" Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin de sahneden küçük Zeyd ve ailesine geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Evet, öncelikle Zeyd’e geçmiş olsun diyorum. Onun sağlığına kavuşmasında büyük mücadele veren ailesine de kolaylıklar diliyorum. Ona destek veren tüm hemşehrilerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah Zeyd yavrumuz gelecekte mutlu, hem kendisine hem çevresine hem milletimize faydalı bir evladımız olur temennisiyle geçmiş olsun diyorum" şeklinde konuştu. Program için çok mutlu olduklarını söyleyen Anne Kader Bilgin, "Zorlu bir tedavi sürecini başarıyla atlattığımız için çok mutluyuz. Bugün burada böylesine güzel bir program düzenlenmesi bizi de ayrıca çok mutlu etti. Belediye Başkanımız Ali Tombaş’a destekleri ve yakın ilgileri için de ayrıca teşekkür ederim" şeklinde konuşurken, baba Sabri Bilgin ise "Bu alanı coşkuyla dolduran ve mutluluğumuza ortak olan herkesin ayağına sağlık, çok teşekkür ederim" dedi. Birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı etkinlik, küçük Zeyd ve ailesine protokol üyeleri tarafından verilen desteklerin ardından konserlerin coşkulu ritmiyle gecenin geç saatlerine kadar devam etti.
Eskişehir Ödüllü ve ilk doktoralı işitme engelli mühendis çifte validen anlamlı ziyaret Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden ödül alan elektrik-elektronik mühendisi Gizem Uyanık ile Türkiye’nin doktora dereceli ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi Dr. Burak Uyanık çiftini, Engelliler Haftası kapsamında evlerinde ziyaret eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, başarılı çiftin dernek binası talebine destek sözü verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda 2025 Aile Yılı kapsamında işitme engelli aile ödülünü alan 32 yaşındaki Gizem ve Türkiye’de doktora derecesini tamamlayan ilk işitme engelli birey olan akademisyen ve bilgisayar mühendisi 38 yaşındaki Burak Uyanık çiftini, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz Engelliler Haftası münasebetiyle Odunpazarı ilçesi Kırmızıtoprak Mahallesi Porsuk Bulvarı Nil sokaktaki evlerinde ziyaret etti. Vali Yılmaz’ın ziyaretinden oldukça memnun olan Burak Uyanık, işitme engelliler için bir dernek binasına ihtiyacın olduğunu söyledi. Vali Erdinç Yılmaz ise gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etti. İşitme engelli ‘ödüllü’ mühendis çift Kendileri gibi 5 yaşındaki çocukları Okan Ali Uyanık’ın eğitimine önem verdiklerine değinen çift, tecrübeleri ışığında evlatlarını yetiştiriyorlar. Yaşadığı zorlulara rağmen azmederek öğrenimini tamamlayan çiftten Dr.Burak Uyanık, 7 yıl boyunca TÜBİTAK’ta çalıştıktan sonra şu anda TEI’de Uzman Yazılım Mühendisi olarak görev yapıyor. Elektrik Elektronik Mühendisi Gizem Uyanık ise Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli. "Kararlı olursak, işte böyle muazzam başarılar ortaya çıkabilmektedir" Ziyaretle alakalı Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Engelliler Haftası vesilesiyle bu hafta gerçekleştirdiğimiz ziyaretler kapsamında bugün 2’nci ailemizin konuğu olduk. Karşılaştıkları tüm engelleri aşarak eğitimin gücüyle nelerin başarılabileceğini kanıtlayan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da ’Örnek Aile’ olarak ödüllendirilen, gerçekten gıpta edilecek bir aileyle bir aradayız. Burak, maşallah, Türkiye’de işitme engelli olarak doktorasını tamamlayan ilk kişi olup akademisyen unvanını da kazanmıştır. Kendisi aynı zamanda engelli bireylerin sorunlarının çözülmesi için Türkiye genelinde büyük bir gayretle mücadele etmekte ve bu alanda eğitimler vermektedir. Eşi Gizem de aynı şekilde büyük bir azimle mücadele sürdüren engelli bir bireydir. Çocukları da engelli olmasına rağmen, bu durumların hiçbiri onların hedeflerine ulaşmasında ve başarıya yürümesinde bir engel teşkil etmemiştir. Elbette bu başarı hikayesinde anne ve babanın rolü de çok büyüktür; bu mücadelede evlatlarına her zaman en büyük desteği vermişlerdir. Şayet bizler bu engellerle nasıl mücadele edeceğimizi bilir ve kararlı olursak, işte böyle muazzam başarılar ortaya çıkabilmektedir" dedi. "O zamanki sisteme göre, ‘İmkansız, okuyamazsın’ demişlerdi" Burak Uyanık, yaşadığı zorluklar ve başarısı hakkında şöyle konuştu: "İşitme engelli olduğum için annem ve babam, Türkiye’nin en iyi işitme engelliler okulunda okumam amacıyla bir araştırma yapmışlar. Beni İşitme Engelliler Çocuk Eğitim Merkezi’nde okutabilmek için de İzmir’den Eskişehir’e taşınmışlar. O zamanlar, kimliğimin kendi sağır toplumumdan ya da işiten toplumundan farklı olduğunu hiçbir zaman düşünmemiştim. İşitme engelliler okulunda bilgisayar bölümü olmadığı için mecburen meslek lisesine geçiş yaptım. O dönem üniversite sınavına çalışırken bir hoca gelip, ‘Ne olmak istiyorsun, hangi bölümü okumak istiyorsun?’ diye sordu. Ben de ‘Bilgisayar mühendisi’ cevabını verdim. Hoca ise o zamanki sisteme göre, ‘İmkansız, okuyamazsın, bu mümkün değil. Neden dersen, meslek lisesinden dikey geçiş yaparken bir sıkıntı var; meslek lisesinden direkt mühendis olamazsın’ demişti. Bunun çözümünün ne olduğunu sürekli araştırdım. 2 yıllık bir ön lisans programı okuduktan sonra dikey geçişle dört yıllığa geçebileceğimi öğrendim. Ben de Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünü okudum, 2 yılın sonunda okul ikincisi olarak mezun oldum. Daha sonra, mühendislik üzerine yüksek lisans yapabileceğimi duyuyordum ve nitekim yaptım da." "İşitme engelli bir birey üniversite eğitimi için başvurduğunda hemen kabul görüyor ve beni örnek gösteriyorlar" Doktora kararı aldığında ‘olmaz’ diyenlere rağmen başardığını aktaran Burak Uyanık, "Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisansımı tamamladım ancak tercüman olmadığı için anlatırken çok zorlandım, çünkü işitme engelliyim. Kendimi ifade etmekte zorlandığım için de doktora yapmamaya karar vermiştim. Fakat hocalarım bana, ‘Yeteneğin var, başarılı olabilirsin, yapabilirsin; doktoranı da tamamlayabilirsin’ diyerek destek oldular. Onlara, ‘Tamam, kabiliyetim var ama kendimi ifade edemiyorum. Erişim imkanı olmadığı için bu mümkün değil, yapamam’ dedim. Eve geldikten sonra bu durumu eşimle paylaştım; eşim de bana ‘Doktora yap’ diyerek destek oldu. Daha sonra, tıpkı benim gibi işitme engelli olan oğlum dünyaya geldi. Oğlum işitme engelli olduğu için, tıpkı geçmişte babamın benim eğitimi uğruna İzmir’den Eskişehir’e taşınarak yaptığı fedakârlığın bir benzerini bu kez ben üstlendim. Oğlumun eğitimi ve daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi adına TÜBİTAK’taki görevimden istifa edip TEİ’de işe girdim; eşim de Eskişehir’e tayin oldu. Bu süreçte doktoramı bitirdim ve bu alandaki farkındalık arttı. Örneğin, günümüzde Kocaeli Üniversitesi’ne işitme engelli bir birey yüksek lisans veya üniversite eğitimi için başvurduğunda hemen kabul görüyor ve beni örnek gösteriyorlar; bu benim için gerçekten çok önemli. 2019 yılında başladığım doktora programını, 4 yıl içinde yani 2023 yılında tamamladım. Böylece Türkiye’de alanında doktorasını tamamlayan ilk işitme engelli birey oldum" diye konuştu. "Öğretmenimin sayesinde başarılı oldum" Oğlu ve eşi gibi kendi de işitme engelli olan Gizem Uyanık yaşadığı süreçle alakalı, "Çocukluğumda bende çok büyük bir iz, adeta bir travma bırakan süreçler yaşadım. Ben ancak 4 veya 5 yaşlarındayken konuşmaya başlayabildim; o yaşıma kadar hiç konuşmuyordum. Konuşamadığım için o dönemlerde beni zihinsel engelli sanmışlar ve bu yüzden hiçbir okul beni kabul etmek istememiş. Tek çare olarak beni işitme engelliler okuluna göndermek kalmış. İşitme engelli olduğum için okulların beni reddetmesi üzerine işitme cihazı kullanmaya başladım. Öğrenme süreci benim için çok zor, çok meşakkatli oldu ama çok okuyarak bu zorluğu aşmaya çalıştım. İlkokulda sınıfta en arka sırada oturuyordum ve bu durum benim için süreci daha da zorlaştırıyordu. Zaten işitme kaybım varken en arkaya oturtulmam, öğretmenden uzaklaşmama ve dolayısıyla dersleri daha da az duymama sebep oluyordu. Üçüncü sınıfa geçtiğimizde öğretmenimiz değişti. Yeni öğretmenimiz, özel eğitim konusunda donanımlı bir eğitmendi. Beni görür görmez hemen en ön sıraya aldı. Ders anlatırken her zaman yüzüme, doğrudan gözlerimin içine bakarak konuşuyordu. Kitapları göstererek ‘Şunları öğren, şunlara çalış’ diyerek beni sürekli yönlendiriyordu. İşte bu öğretmenimin sayesinde başarılı oldum. Adını hiç unutmuyorum: Ömer Torun. Hocamın ismini asla unutamam; onun sayesinde eğitime daha sıkı bağlandım. Kendi çabamla, azmimle ve bol bol kitap okuyarak kendimi sürekli geliştirdim. Daha sonra üniversite sınavında çok yüksek bir başarı gösterdim. Liseyi üçüncülük derecesiyle bitirdikten sonra Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik bölümünden mezun oldum. Mezuniyet sonrasında, işitme engelli olduğum gerekçesiyle birçok yer beni işe almadı; yalnızca bir teknoloji fabrikası kapılarını açtı ve orada işe başladım. Hayatımın bu döneminde eşim, sağ olsun, en büyük destekçim oldu. Onun da motivasyonuyla Devlet Memurluğu Sınavı’na (EKPSS) girdim ve kazandım. Devlet memuru olarak atandım ve o günden beri de görevimi sürdürüyorum" dedi. "Bazen empati yoksunu olabiliyor" Ailesinde kendisi eşi ve oğlunun yanı sıra 3 ferdin daha işitme engelli olduğunu ifade eden Gizem Uyanık şunları söyledi: "Aslında ailemizde sadece ben değil, ablam da işitme engelli. Çekirdek ailemize baktığınızda annem, babam, ablam ve ben olmak üzere 4 kişi işitme engelliyiz. Hatta amcam, dayım, teyzem de dahil olmak üzere geniş ailemizin neredeyse tamamı işitme engelli bireylerden oluşuyor. Oğlumun benim çocukluğumda yaşadığım dışlanma duygusunu yaşamadığını umuyor ve öyle olduğunu görüyorum. Çünkü çocuklar bazen empati yoksunu olabiliyor ve farkında olmadan çok acımasızca davranabiliyorlar. Fakat oğluma baktığımda, özgüveni son derece yüksek bir çocuk olduğunu görüyorum. İşitme engelli olduğunu tamamen kabul etmiş durumda. Başının arkasına taktığı implant cihazının ne işe yaradığını çok iyi biliyor ve arkadaşları sorduğu zaman onlara son derece rahat bir şekilde cevap verebiliyor. Kendi çocukluğuma baktığımda, oğlumun bugünkü bilincine ve gelişim seviyesine o yaşlarda sahip olmadığımı açıkça görebiliyorum." "Hep birlikte çok başarılı bir aile olduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan 2025 Aile Yılı kapsamında işitme engelli aile ödülünü aldıklarını söyleyen Gizem Uyanık, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ödüllendirileceğimiz haberi ilk geldiğinde açıkçası emin olamadım. Evet, hep birlikte çok başarılı bir aile olduk ama yine de içimizden ‘Acaba bunu gerçekten hak ediyor muyuz, yoksa bir yanlışlık mı var’ diye düşünmeden edemedik ve çok duygulandık. Ankara’ya gidip o ödülü ellerimizle alana kadar da tam anlamıyla inanamamıştım. Ancak ödülü aldıktan sonra eşime dönüp, ‘Evet, biz gerçekten topluma büyük bir katkı sağladık ve bu konuda çok önemli bir farkındalık oluşturduk’ dedim. Bunu başardığımızı net bir şekilde fark ettim. Çok teşekkür ederim" dedi.