EĞİTİM - 23 Nisan 2026 Perşembe 08:08

Merkezefendi’nin gururu öğrenciler zeka oyunlarında kürsüye çıktı

A
A
A
Merkezefendi’nin gururu öğrenciler zeka oyunlarında kürsüye çıktı

Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu öğrencileri, 2026 Türkiye Zeka Oyunları finallerinde elde ettikleri derecelerle Türkiye şampiyonu oldu. Okul, 24 öğrenciyle kürsüye çıkarak dikkat çeken bir başarıya imza attı.



Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde eğitim veren Fatih İlkokulu, akademik başarılarının yanı sıra zeka oyunlarında da adından söz ettirmeye devam ediyor. 2026 yılında düzenlenen Türkiye Zeka Oyunları Yarışması finallerinde okul öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük bir gurur yaşattı. Yarışmanın ilk aşamasında 1.-2. sınıflar kategorisinde 447 öğrenci yarışırken, finallerde 192 öğrenci mücadele etti. 3.-4. sınıflar kategorisinde ise 828 öğrenci arasından 315’i finale kalmaya hak kazandı. Zorlu rekabetin yaşandığı organizasyonda Fatih İlkokulu öğrencileri üstün performanslarıyla öne çıktı. 1.-2. sınıflar kategorisinde okuldan 6 öğrenci 500 tam puan alarak Türkiye birincisi oldu. Ayrıca farklı derecelerle toplam 12 öğrenci kürsüye çıkarak önemli bir başarı elde etti. 1.-2. Sınıf kategorilerinde Eren Bakan, Elif Dila Mizrapoğlu, Yurdacan Şimşek, Toprak Uruk, Zeynep, Gökçe Özkan - Türkiye birincisi, Duru Uruk - Türkiye İkincisi, Hatice Kübra Çöplüoğlu - Türkiye Üçüncüsü, Oğuzhan Şentürk - Türkiye Yedincisi, Gökçe Dalbay - Türkiye Sekizincisi, Uzay Baysal - Türkiye Dokuzuncusu Ve Timur Batu Karakaya - Türkiye Onuncusu oldu. Aynı şekilde 3.-4. sınıflar kategorisinde de 4 öğrenci 700 tam puanla Türkiye birinciliğini paylaşırken, bu kategoride de 12 öğrenci dereceye girerek ödül almaya hak kazandı. Yağız Şentürk, Nevriye Elif Akdemir, Nil Hira Yeyen, Yunus Emre Sağdıç Türkiye birincisi, Oğuz Kaan Yörük, Hüseyin Efe Ulukaya - Türkiye ikincisi, Azra Abay - Türkiye Üçüncüsü, Hüma Sultan Tunçer - Türkiye altıncısı, Mehmet Çınar Kabaş, Deniz Efe Güngörür - Türkiye yedincisi, Kamil Selim Özlüsöz - Türkiye sekizincisi, Semiha Sare Kaplan - Türkiye dokuzuncusu oldu. Toplamda 24 öğrencinin kürsüye çıkmayı başardığı yarışmada, Fatih İlkokulu iki kategoride de 10 Türkiye birincisi çıkararak dikkatleri üzerine çekti.



Öğrenciler başarı belgeleri, madalya ve kupalarla ödüllendirildi. Okulun danışman öğretmeni İlyas Erel, elde edilen başarının disiplinli çalışma ve doğru yönlendirmenin bir sonucu olduğunu belirtti. Erel, "Öğrencilerimiz büyük bir özveriyle hazırlandı. Bu başarı sadece akademik değil, aynı zamanda analitik düşünme, problem çözme ve strateji geliştirme becerilerinin de bir göstergesidir" dedi.



Erel, öğrencilerin erken yaşta zeka oyunlarıyla tanışmasının önemine dikkat çekerek, "Bu tür yarışmalar çocuklarımızın özgüvenini artırıyor, farklı düşünme becerilerini geliştiriyor. Elde ettiğimiz Türkiye şampiyonluğu, öğrencilerimizin azmi ve öğretmenlerimizin emeğinin bir sonucudur" dedi.



Başarıda emeği geçen öğretmenlere, velilere ve okul yönetimine teşekkür eden Erel, öğrencilerin ilerleyen yıllarda da aynı kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceklerine inandığını belirtti.



Merkezefendi’nin gururu öğrenciler zeka oyunlarında kürsüye çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Karcıoğlu: "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Cirit müsabakalarında "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığının, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirdiğini vurguladı. Uşak’ta oynanan cirit müsabakasında kaza sonucu ağır yaralanan Volkan Gelmez ‘in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendiklerini ifade eden Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Kardeşimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun. Atlı cirit, sadece bir spor değil; asaletin, cesaretin ve ahlâkın at üstünde vücut bulmuş hâlidir. Bu oyunun ruhunda rakibini incitmek değil, ona üstünlüğünü gösterirken aynı zamanda merhameti elden bırakmamak vardır. Bugün ise "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığı, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirmektedir. Oysa sahada yaşanan gerçek şudur: Her iki durum da özünde aynıdır. Ancak puan farkı nedeniyle oyuncular, daha az puan kaybettirecek olan "kesme"ye yönelmekte; bu da kontrolsüz müdahaleleri artırarak hem sporcu hem de at için ciddi riskler doğurmaktadır. Neticede ise istenmeyen kazalar kaçınılmaz hâle gelmektedir" dedi. "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değildir" Cirit geleneğinde esas olanın; rakibini zor durumda bırakmak değil, onu yakalayıp bağışlamak olduğunu hatırlatan Karcıoğlu, "Çünkü atlı cirit, yalnızca bileğin değil, yüreğin de konuştuğu bir meydandır. Bağışlamak; gücün en yüksek mertebesidir. Bu nedenle "yakalama ve bağışlama" esası korunmalı, "kesme" gibi oyunun ruhunu zedeleyen ve tehlikeyi artıran uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir. Camiamızın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi, hem sporun güvenliği hem de kültürel mirasımızın doğru şekilde yaşatılması adına büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım: Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" şeklinde konuştu.
Rize Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi. Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.
Aydın Aydın’da ulaşım altyapısı güçleniyor Aydın Büyükşehir Belediyesi, il genelinde eş zamanlı yürüttüğü yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarıyla kentte ulaşım altyapısını güçlendirmeyi sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı kent genelinde yol yapım, bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Aydın’ın tüm ilçelerinde, onlarca farklı noktada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde yürütülen çalışmalarla kentin ulaşım altyapısı güçleniyor. Çalışmalar güncel olarak, Efeler ilçesinde İzmir, Anadolu, Zeytin Dalı, Doğu Aydın ve Batı Aydın Bulvarlarında, Kemer Mezarlığı’nda, A1 kanal yolunda, Paşa Yaylası’nda, Güneydoğu Otoyol ve Fidanlık Caddeleri ile Eğrikavak Mahallesi’nde, Kuşadası ilçesinde İstiklal ve 6008. Caddeler ile Caferli Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Söke ilçesinde Adnan Kahveci ve Fatih Caddeleri ile Atburgazı, Ağaçlı, Çavdar, Doğanbey ve Argavlı Mahallelerinde, Nazilli ilçesinde Reşit Galip Caddesi’nde ve Çobanlar, Yaylapınar, Esentepe, Haydarlı ve Bayındır Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Köşk ilçesinde Gökkiriş ve Sarıçam Mahallelerinde, Koçarlı ilçesinde Çulhalar, Evsekler ve Bağcılar Mahallelerinde, Yenipazar ilçesinde İlyas Caddesi’nde ve Koyunlar Mahallesi’nde, Germencik ilçesinde Çarıklar, Bozköy ve Turanlar Mahallelerinde, Buharkent ilçesinde Çağlayan Caddesi’nde, Kuyucak ilçesinde Vatan Caddesi ile Kayran ve Sarıcaova Mahallelerinde, İncirliova ilçesinde Acarlar ile Sandıklı Mahalleleri arasında bulunan kanal yolunda, Arzular ve Acarlar Mahallelerinde, Didim ilçesinde Adnan Menderes Bulvarı ile Akbük Mahallesi’nde ve muhtelif noktalarda, Karacasu ilçesinde Yeşilyurt ve Karabağlar Mahallelerinde, Çine ilçesinde Kavşit, Yörükler, Kirazderesi ve Çöğürlük Mahallelerinde, Bozdoğan ilçesinde Yeşilçam, Arpaalan ve Kazandere Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde Malgaçmustafa ile Malgaçemir Mahallelerinde eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bölgelerde yol yüzeyleri yenilenirken, trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar da gerçekleştiriliyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kent genelinde çalışmaların devam edeceğini belirterek, "Aydınımızın tüm ilçelerinde eş zamanlı çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kırsal mahallelerimizden kent merkezlerine kadar hizmetlerimizi ulaştırıyor, yatırımlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Aydınımız için çalışmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’daki yıkımlara vatandaşlar isyan etti Bursa’nın Mudanya ilçesinde vatandaşların bahçelerine yaptığı hobi evlerine yönelik yıkım tartışmaları büyüyor. Kendilerinin imar barışı mağduru olduğunu ve bu konuda resmi müracaatları bulunduğunu hatırlatan bazı yapı sahipleri Cumhurbaşkanlığının yeni bir düzenleme arifesinde olduğunu, kendilerine süre tanınması gerektiğini dile getiriyor. Mudanya ilçesinde yıkımların başladığı günden bugüne 40 yıkımının geçekleştirildiğini hatırlatan vatandaşlar; kendilerine ait bahçelere deprem ya da pandemi anında sığınacak küçük barakalar yapan kişilerin imar barışından yararlanmak için başvurduğunu ancak bazı sıkıntılar yaşandığını dile getirdiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "vatandaşı mağdur etmeden çözülsün" talimatına rağmen yıkımların sürdüğünü kaydeden vatandaşlar Mudanya Belediyesi’nin diğer belediyelerin aksine aceleci davrandığını hatırlattılar. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yer aldığı heyetin konu üzerinde çalışma yürüttüğü bilinmesine rağmen, sahada yıkımların devam etmesi, bölgedeki bahçe sahiplerinin tepkisini artırdı. İddiaya göre, Mudanya’ya bağlı kırsal mahallelerde bugüne kadar yaklaşık 40 yapının yıkıldığı, her gün yeni yıkımların sürdüğü belirtiliyor. Vatandaşlar ise nihai karar çıkana kadar Bursa Valiliği ve Mudanya Kaymakamlığı’ndan işlemlerin durdurulmasını talep ediyor. Yıkımlardan etkilenen bir vatandaş yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Zeytin makinem sokakta kaldı. Burada zeytin makinesini koyduğum yer vardı, kurtarmaya uğraştım ama olmadı. Yıkıldı gitti. Bahçe sevgimiz bitti artık, gelesim yok. Bağ evimiz küçücük bir kulübeydi; yatak, yorgan, sobasıyla. Tüm resmi işlemlerimizi yaptıktan sonra burayı kurduk. Üstelik mahkemeye çıktık, karar lehimize oldu. Ama şimdi çaresiz bekliyoruz. Tavuklar, koyunlar perişan. Hayvanlar bile korktu. Jandarma geldi, zabıta geldi ve ‘mahkeme kararını tanımıyoruz’ dedi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tek istediğimiz çözüm. Yetkililerden tek isteğimiz karar çıkana kadar yıkımların durdurulmasıdır." Bir hobi bahçesi sahibi de şunları söyledi: "Deprem bölgesi Bursa’da rüşvetle yükselen dikey mimari örneği beton yığınları yerine, muhtemel bir felakette evsiz kalacak insanların başını sokacak ve de kimseye zararı olmayan bağ evlerine savaş açtığı için Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve bağ evine göz diken kahraman bürokratlarını tebrik ediyoruz. Bu yıkımla birlikte tarihe kara leke olarak geçeceklerini hatırlatmakta yarar görüyoruz"
Gümüşhane Evinin önünde odunluk olarak kullandığı kamyonu İstanbul’da ceza yedi Gümüşhane’de yaşayan bir vatandaşın 3 yıldır evinin önünde duran ve odunluk olarak kullandığı eski model kamyonuna İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle trafik cezası kesildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın, evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı çekme belgeli kamyonuna FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL’lik trafik cezası kesildi. 29 AAV 321 plakalı 1976 model kamyonunu son 1 yıldır evinin önünde odunluk olarak kullandığını ve 3 yıldır evine yakın bölgelerde yalnızca yerini değiştirmek amacıyla hareket ettirdiğini belirten Çaklı, aracına kesilen cezaya ait tebligatı görünce şaşırdığını ve daha önce de benzer cezalarla karşılaştığını ifade etti. Tebligata ait ek belgede başka bir araca ait fotoğrafın yer aldığını söyleyen Çaklı, cezaya itiraz edeceğini dile getirdi. "Aracım FSM’de ceza yemiş ama burada yatıyor" Aracının çekme belgeli olarak 3 yıldır evinin önünde bulunduğunu ifade eden Sinan Çaklı, "Benim aracım 1976 model yaklaşık 50 yaşında bir araç. Ben bunu nostalji olarak saklıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aracım çekme belgeli burada duruyor. Bana 15 gün önce bir tebliğ kağıdı geldi. Aracım Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yapmış. Fakat benim aracım burada yatıyor, trafiğe çıkacak bir araç değil. Bu başkalarının da başına gelmesin istiyoruz. Daha öncesinde de başıma böyle bir olay geldi, bu üçüncü ceza. Biz de bunun düzelmesi için sesimizi duyurmak istedik. Aracımı sadece depoma kadar götürüyorum. Yeri geldiği zaman kışlık odunumu saklamak için kullandım, odunluk olarak kullandım. Buradan hiçbir yere hareket etmedi ama biz köprüden geçiş ihlali yapmışız, ceza geldi bize" dedi.