SPOR - 09 Eylül 2024 Pazartesi 17:38

Olimpiyat şampiyonları çiçeklerle karşılandı

A
A
A
Olimpiyat şampiyonları çiçeklerle karşılandı

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Golbol Kadın Milli Takımı’nın Denizlili sporcuları Şeydanur Kaplan ve Berfin Altan, otogarda sevenleri tarafından çiçeklerle karşılandı.


Golbol Kadın Milli Takımı, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın finalinde İsrail’i 8-3 yenerek üst üste üçüncü kez altın madalya kazandı. Rio 2016 ve Tokyo 2020’den sonra Paris 2024’te de altın madalya kazanan görme engelli milli sporcular, Türk spor tarihine geçti. Milliler, Türkiye adına paralimpik oyunlarda en fazla altın madalya kazanan ekip oldu.


Milli Takımın Denizlili yıldızları Şeydanur Kaplan ve Berfin Altan, önceki gün memleketleri olan Denizli’ye döndü. Otogarda aileleri, arkadaşları ve sevenleri tarafından coşkuyla karşılanan Milli Sporcular duygu dolu anlar yaşadı. Goalball Milli Takımı sporcusu Şeyda Nur Kaplan, yaşadıkları duyguların tarifinin mümkün olmadığını söyleyerek kendilerine destek veren ve inanan herkese teşekkür etti. Berfin Altan ise her gece yatarken olimpiyatlarda İstiklal Marşını okumanın hayalini kurduğunu, on yıllık bir emeğin karşılığını altın madalya kazanarak aldıklarını söyledi.



“Kızlarımızla gurur duyuyoruz”


Goalball Milli Takımının maçlarını heyecan içinde takip ettiklerini belirten Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman, takım halinde verilen mücadele ve kazanılan altın madalya ile gurur duyduklarını söyledi. Üst üste üçüncü defa olimpiyat şampiyonu olan sporcuların ülkemizin gururu olduklarını söyleyen İlman, başarılarının devamını diledi.



Olimpiyat şampiyonları çiçeklerle karşılandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Hastane koridorlarında sergilenen ürünler umut oldu Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, Alaşehir Devlet Hastanesi koridorunda düzenlenen el sanatları sergi ve satış etkinliği, ziyaretçilere duygu dolu anlar yaşattı. Yıl boyunca danışanların hazırladığı el emeği ürünler sergilenerek satışa sunuldu. Sergiden elde edilecek gelir yine danışanların üretimine destek amacıyla kullanılacak. Alaşehir Devlet Hastanesi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılışına Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Metin Gümüş, Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal, iş insanı Ali Uçak, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte hastane personelleri tarafından hazırlanan pasta, börek ve çörek gibi ikramlar da yer alırken, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan kurslarda danışanların yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Alaşehir Devlet Hastanesi bünyesinde, iş insanı Ali Uçak tarafından yaptırılan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde müzik, nakış, çini, ebru, drama, okuma-yazma ve resim kursları düzenlendiği kurslarda üretilen ürünlerin sergide yer aldığı belirtildi. Bir yıl süren eğitimlerin Halk Eğitimi Merkezi öğretmenleri tarafından verildiği kaydedildi. Sergiyi gezen vatandaşlardan İrfan Çardak gördüğü manzara karşısında duygulandığını ifade ederek, "Alaşehir Devlet Hastanesi’ne gelmiştim çok şaşırdım ve çok da mutlu oldum. Gördüğüm manzara resmen gözlerimi yaşarttı. Alaşehir Devlet Hastanesi’nin personellerinin hazırlamış oldukları ikramlar pasta börek çörek gibi hizmetleri ile vermiş oldukları destekler Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanlarının da yapmış oldukları el emeği göz nuru eserlerini satışa çıkarmışlar. Emeği geçen hepsini kutluyor. Elimizden geleni desteği gösteriyoruz." diye konuştu. Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal da etkinliğin geleneksel hale geldiğini vurgulayarak, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz etkinlik bizim için çok kıymetli. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin kurulmasına katkı sağlayan Ali Uçak’a teşekkür ediyoruz" dedi. Çalışmalar hakkında bilgi veren Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru Burçin Güler Uslu, "Uçak Kardeşler Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin Alaşehir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile düzenlemiş olduğu kursumuzda yıl boyunca el emeği göz nuru eserler üretildi. Bu gün açılan sergimiz de yıl boyunca danışanlarımızın aktif olarak katıldığı el emeği ürünleri sergilemiş oldu. Bu şekilde danışanlarımızın motive olması ve burada bulunması bizim için çok gurur verici ve onların onura olması bizleri çok mutlu etti. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Yaklaşık 250 danışanımız var. Danışanlarımızın ve ailelerinin de yaşam kalitelerinin arttığını toplum içinde iletişimlerinin daha kolay sağlanabildiğini görüyoruz. Bunlar da bizi çok mutlu ediyor. Bu da tabii ki özverili bir çalışma gerektiriyor. Ben burada çalışan ve destek veren herkese teşekkür ediyorum." dedi. İş insanı Ali Uçak ise merkezin ailesi adına yaptırıldığını belirterek, "Bu binanın yapılmasına sebep olanlara çok teşekkür ediyorum. Rahmetli annem ve babam adına yaptırmıştık, böyle güzel bir hizmet yapılması ve bunun karşılığında da bu tür güzel çalışmaların olması bizleri daha da mutlu etti. Hepimiz ölümlü dünyada yaşıyoruz, insanın arkasında ne bıraktığı önemli. Herkes maddi imkanları ölçüsünde Alaşehir’e yapılması gereken hayır işlerini hep birlikte yapmamız ve katkı sağlamamız gerekiyor. Taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Yaptığımız hayır sonucu böyle güzel eserleri topluma kazandırmak çok güzel bir şey. Bu arada tedavi gören benim evladım da olabilir kardeşim olabilir. Hepimizin bir yakını da olabilir. Böyle hayırlı işleri Alaşehir olarak elbirliğiyle yapmamız gerekiyor. Böyle bir esere vesile olduğumuz için çok mutluyum rahmetli annem ve babama okunan bir dua dünyalara bedel" dedi. Etkinlikten elde edilecek gelirin, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde hizmet alan danışanların el emeği çalışmalarında kullanılacak araç ve gereçlerin temininde kullanılacağı bildirildi.
İstanbul Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "sürdürülebilir savunma sanayii"ne vurgu yaptı Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek, "Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Programda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma yaptı. Küresel güvenlik ortamının belirsizleştiği, çatışma ve savaşların pek çok coğrafyada aynı anda vuku bulduğu, hassas bir dönemden geçildiğini belirten Bakan Güler, "Özellikle son dönemde tanıklık ettiğimiz ve bölgemizi doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilemiştir. Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. Bakan Güler’den Çelik Kubbe vurgusu 1980’li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu belirten Bakan Güler, "Bu gelişim vizyonuyla; kara platformlarımızda modern teknolojileriyle donatılmış araçlarımız sahada yüksek hareket kabiliyeti sergilerken, denizlerimizde ise milli gemilerimiz ve insansız deniz araçlarımızla hak ve menfaatlerimiz kararlılıkta korunmaktadır. Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi, dünyada harp doktrinlerini yeniden yazdıran, gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla gerçekleşmiştir. Bugün İHA, SİHA ve stratejik seviyedeki TİHA teknolojilerimiz; sahip oldukları yapay zeka, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş özellikle de Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan Çelik Kubbe bütünleşik hava savunma sistemimiz de bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbirleriyle tam bir uyum içinde çalışacağı bu yapı Türkiye’nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de ispatıdır" diye konuştu. "Türkiye müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunmaktadır" Türk savunma sanayii ürünlerinin bugün sadece kataloglarda değil dünyanın en zorlu çatışma bölgelerinde de kendini ispat etmiş sistemler olduğunu ifade eden Bakan Güler, "NATO standartlarında geliştirdiğimiz milli hassas güdümlü mühimmatlarımız, yabancı muadillerine göre sunduğu düşük maliyet avantajıyla orduların askeri kabiliyetlerini doğrudan artırmaktadır. Ekonomik maliyetin asimetrik bir silah haline geldiği bu çağda Türkiye; müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi de sunmaktadır. Gururla söylemeliyim ki bu büyük dönüşüm Türkiye’nin yeni nesil harp anlayışlarını şekillendiren bir stratejik merkez haline gelmesini sağlamıştır. Bir zamanlar sınırlı ölçüde takip edebildiğimiz teknolojilerde bugün fikri mülkiyeti bize ait özgün ve yüksek katma değerli çözümler ortaya koymaktayız. SAHA EXPO gibi platformlar bu özgün çözümlerin uluslararası pazarda hak ettiği yeri bulması ve stratejik ortaklıkların kurulması için benzersiz bir zemin teşkil etmektedir" dedi. "Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" Bu çağda yerinde saymanın, geride kalmak olduğunu belirten Bakan Güler, "Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız. Gerçek şu ki bugünün ve geleceğin dünyasında güç merkezi teknolojiyi öncü bir şekilde üretip daha yeni buluşlara imza atanlarda olacaktır. Bu bilinçle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla uyum içerisinde, etkin, verimli ve koordinasyona dayalı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye; ordusu ve savunma sanayii ile ne kadar güçlü olursa, yarınlarımız da bir o kadar güvenli olacaktır. Diplomasi ve güvenlik politikalarımızı askeri yeteneklerle entegre ederek, uluslararası iş birliklerimizi de güçlendirmeye devam edeceğiz. Böylece Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Erzurum KUDAKA toplantısında bölgesel kalkınma vurgusu: Başkan Özakalın, projeleri değerlendirdi Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) 164. Yönetim Kurulu Toplantısı, dönem başkanı Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu başkanlığında Erzurum’da gerçekleştirildi. Bölgesel kalkınma projelerinin ve mali destek programlarının detaylıca ele alındığı toplantıya, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın katılarak iş dünyasının beklentilerini ve bölgesel gelişim önerilerini paylaştı. Bölgesel Projeler ve Mali Destek Programları Masaya Yatırıldı KUDAKA hizmet binasında düzenlenen toplantı, Ajans Genel Sekreteri Oktay Güven’in mevcut çalışmalar ve planlanan faaliyetlere ilişkin yönetim kurulu üyelerine yaptığı teknik sunumla başladı. Toplantının ana gündem maddeleri arasında; 2026 yılı "Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı" Başvuru Rehberi ve 2026 yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında sunulan projelerin incelenmesi yer aldı. 81 il 81 ürün programı ele alındı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "81 İl 81 Ürün Programı" kapsamında yapılan çalışmalar da toplantıda detaylıca ele alındı. Bu çerçevede; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerine özgü yerel potansiyeli yansıtan, katma değer oluşturma kapasitesi yüksek ürün önerileri belirlenerek karara bağlandı. Başkan Özakalın: "Üretim ve istihdam odaklı projeleri destekliyoruz" Toplantıda gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, bölgesel kalkınmanın yerel dinamiklerin harekete geçirilmesiyle mümkün olduğunu vurguladı. Özakalın, "Şehrimizin ve bölgemizin ekonomik potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak adına yürütülen her çalışmayı titizlikle takip ediyoruz. Özellikle coğrafi işaretli ürünlerimizin ticari bir değere dönüşmesi ve sanayicimize yönelik fizibilite destekleri, sürdürülebilir büyüme hedefimizde kritik bir rol oynamaktadır. ETSO olarak, bölge ticaretinin canlanması ve yeni yatırım alanlarının oluşturulması noktasında KUDAKA ile eşgüdüm içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.