POLİTİKA - 19 Mart 2024 Salı 16:32

Pekdemir; “20 yıl önce bürokratın bir lafı çok gücüme gitti”

A
A
A
Pekdemir; “20 yıl önce bürokratın bir lafı çok gücüme gitti”

Seçim çalışmaları sırasında İl Genel Meclis Başkanlığı yaptığı dönemden bir anısını anlatan Pamukkale Belediye Başkan Adayı Pekdemir, bir bürokratın kendisine “Köylü çamuru sever, ne gerek var” cevabını vermesinin çok gücüne gittiğini anlattı.



Cumhur İttifakı’nın Pamukkale Adayı Halil Pekdemir seçim çalışmaları sırasında İl Genel Meclis Başkanlığı yaptığı dönemde üst düzey bir bürokrat ile arasında geçen diyaloğu anlattı. 2004-2011 yılları arasında İl Genel Meclisi Başkanlığı yapan Başkan Adayı Pekdemir, bürokrat ile yaptığı konuşmada işittiklerinin kendisini nasıl üzdüğünü ve o gün aldığı kararla nasıl bir İGM Başkanlığı yaptığını anlattı. İl Genel Meclis Başkanlığı yaptığı dönemde büyükşehrin yaptığı çalışmaları kendilerinin yaptığını ifade eden Başkan Adayı Pekdemir, “O dönemde 365 köy, 67 belde ve o zamanki sayısıyla 18 ilçeye hizmet veriyorduk. Köylerimizin yol, su, altyapı gibi sorunları vardı. Köylerin yolları çamur içindeydi. Genel olarak sorunları belirledikten sonra köy yollarına kilit taşı ile yapmaya karar verdik ve bu konuda programlar yapıp imkanları zorlayarak bunun yolunu aramaya başladık. Yapmayı planladığımız çalışmalar için kaynak ararken yaptığımız ziyaretlerden birinde bürokratlardan birisi bana ‘Köylüler çamura basmaya alışıktır. Kilit taşına ne gerek var’ dedi. Bu söz köylerde yaşamın zorluklarını bilen bir köy çocuğu olarak benim çok zoruma gitti” dedi.



“Allah’a şükür bunda da başarılı olduk”


İl Genel Meclisi Başkanlığına seçildiğinde İGM’nin hesaplarında milyonlarca lira olduğunu gördüğünü ifade eden Pekdemir, “Köylüler hizmet bekliyor, bürokrasi paranın faiziyle İl Özel İdaresi’ne bir takım yatırımlar yapıyordu. O günden sonra köy yollarını kilit taşı yapmak ve çamurdan kurtarmak için daha çok program yaptık ve inatla üzerine gidip 10 yıl boyunca 365 köyümüzü çamurlu yollardan kurtarmanın mücadelesini verdik. Bu söz beni öylesine teşvik etti ki. O günden sonra yolları asfaltladık, içme suyu problemlerini çözdük, her köye çocuk oyun parkları yaptık. Yangına karşı köylere itfaiye tankerleri koydurduk. Ayrıca sütçülükle uğraşılan köylerimize de soğuk zincir tankları koydurduk. Tarımsal alanda yaklaşık 500 bin dönüm arazinin toplulaştırmasını yapıp, 250 bin dönüm arazinin de damlama suyu projesini gerçekleştirdik ve sayısı 1 milyonu geçen meyve ağacı fidanlarını da köylülere dağıttık. Allah’a şükür bunda da başarılı olduk” ifadelerini kullandı.



Pekdemir; “20 yıl önce bürokratın bir lafı çok gücüme gitti”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Avukat Üregen: "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" İstinaf kararını tebliğ etmek üzere Kemal Kılıçdaroğlu’nun ofisine gelen Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan Avukat Onur Üregen, "Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur" dedi. CHP, istinaftan çıkan mutlak butlan kararının ardından parti lideri Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması hakkında mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultayı’na yönelik verdiği tedbir kararına CHP Genel Merkezi tarafından yapılan itirazı reddetti. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyeti, istinaf kararını tebliğ etmek üzere ilk olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu çalışma ofisinde ziyaret etti. 15 dakika süren görüşmenin ardından heyet ofisten ayrıldı. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan ve aynı zamanda Lütfü Savaş’ın avukatı olan Avukat Onur Üregen, çıkışta açıklamalarda bulundu. "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" Kurultay davasında delegelerin avukatı olduğunu belirten Üregen, "Bu karar, davada ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu. Bundan sonrası partimizin iç işleyişine, siyasetine yönelik. Artık yeni bir süreç başlıyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na hayırlı olmasını diliyorum. Kendisinin partiyi bir şekilde birlik içerisine sokacağına inancım tam. Görevi tebliğ edildi. Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Artık partimiz siyaseten nasıl bir yol izleyecek, genel başkanımız ve çevresindeki yardımcıları karar verecektir diye düşünüyorum. Süreç içerisinde size yine bilgilendirme yapacağız" diye konuştu.
Manisa Salihli’nin coğrafi işaretli lezzetleri tanıtıldı Manisa’nın Salihli ilçesinde, Hafsa Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı öğrencilerinin organizasyonuyla düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ramiz Turan Spor Kompleksi bahçesinde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılırken, etkinlik kapsamında Türk mutfağının birbirinden özel yöresel lezzetleri katılımcıların beğenisine sunuldu. Programda konuşan Ali Güldoğan, Türk Mutfağı Haftası’nın yalnızca gastronomik bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Türk mutfağının binlerce yıllık birikimle oluşmuş köklü bir kültür olduğuna dikkat çeken Güldoğan, bu zenginliğin yerel değerlerle birlikte yaşatılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Coğrafi işaretli ürünlerin ilçelerin marka değerini artırdığını belirten Güldoğan, bu ürünlerin üreticiyi desteklediğini ve yerel ekonomiye katkı sağladığını söyledi. Salihli’nin gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Güldoğan, Salihli Kirazı ve Salihli Odun Köftesi’nin yalnızca birer lezzet değil, aynı zamanda bölgenin kimliğini yansıtan değerler olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin tanıtım ve turizm açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Programa Kaymakam Ali Güldoğan’ın yanı sıra İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Yenen, esnaf odası başkanları, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, okul aile birliği temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Trabzon Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler Karadeniz’in dört ilinden getirilen coğrafi işaretli ürünler ve farklı peynirle hazırlanan yaklaşık 100’e yakın özgün tarifler, Trabzon’da düzenlenen "Dört Şehir Bir Miras" etkinliğinde gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Türk mutfak kültürünün köklü mirasını yaşatmak ve bölgesel gastronomi değerlerini görünür kılmak amacıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temalı gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri ile coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte Karadeniz mutfağının kültürel mirasını yansıtan ürünler katılımcılarla buluşturuldu. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinin yöresel mutfak kültürünü bir araya getiren organizasyonda coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretim teknikleri ve bölgeye özgü lezzetler ön plana çıkarıldı. Program kapsamında yöresel peynir çeşitlerinin tanıtımı yapılırken, şefler tarafından farklı peynir kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100’e yakın yemek ve tatlılar davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte Karadeniz mutfağının simge lezzetlerinden kuymak ve muhlamanın yapımı da uygulamalı olarak anlatıldı. Şeflerin hazırladığı özel tarifler arasında ‘Poşe Armutlu Peynir Tatlısı’, ‘Koloroll’, ‘Peynirli Tavuk Lokması’, ‘Çilekli Koloti Lokması’ ve ‘Kuruti Peynirli Gaspacho’ gibi özgün lezzetler yer aldı. Katılımcılar, hem yöresel ürünlerin hikayeleri hakkında bilgi aldı hem de geleneksel tatları deneyimleme fırsatı buldu. "Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina yaptığı konuşmada, "Türk mutfağı yüzyıllar boyu farklı dönemlerde şekillenmiş çok katmanlı bir mirastır. Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri Anadolu’da emeğin, bereketin, sevginin simgesidir. Özellikle Doğu Karadeniz mutfağında sürdürülen geleneksel peynir üretimi doğa ve uyumu yaşamın üretiminin mirasıdır. Bu etkinliğimiz kapsamında sergilenen ürünler bölgelerimizin yüksek yaylalarında doğal üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve deneyimi sunmaktadır. Bugün değerli şeflerimiz yöresel peynirlerimizi kullanarak yeni reçeteler, özgün yorumlarını geleneksel tatlarımızı buluşturacaklar. Misafirlerimiz bölgemize özgü peynir çeşitlerini ve bunlardan hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı bulacaktır" ifadelerini kullandı.