SAĞLIK - 05 Ocak 2026 Pazartesi 14:40

Veremde erken tanı, doğru ve düzenli tedavi hayati önem taşıyor

A
A
A
Veremde erken tanı, doğru ve düzenli tedavi hayati önem taşıyor

Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Dispanseri Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, 04-10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası dolayısıyla açıklamada bulunarak erken tanı, doğru ve düzenli tedavinin verem (tüberküloz) hastalığında çok önemli olduğunu vurguladı.



Verem hastalığının (tüberküloz), başta akciğerler olmak üzere birçok organ ve dokuyu etkileyebilen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, hastalık hakkında şu bilgileri verdi: "Mycobacterium tuberculosis isimli bakterinin neden olduğu verem hastalığı, genellikle solunum yoluyla alınan damlacıklar aracılığıyla bulaşır. Verem, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hızla ilerleyerek ölümcül olabilir; ancak erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisiyle tamamen iyileştirilebilir. Hastalığın tedavisinde uzun süreli ve düzenli ilaç kullanımı çok önemlidir. Ayrıca, hastaların düzenli tedavisi ve çevrelerindeki insanlara bulaşmasını önlemek amacıyla koruyucu önlemlere dikkat etmeleri gerekir. Günümüzde, düzenli aşılamalar ve erken teşhis yöntemleri sayesinde hastalığın yayılma riski büyük ölçüde azaltılmıştır. Ancak dünya genelinde tüberküloz, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olması ve görülme sıklığı nedeniyle, küresel mücadele gerektiren önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunmaktadır. Bu nedenle ülkemizde "Verem Eğitimi ve Farkındalık (Propaganda) Haftası" etkinlikleri 1947 yılından itibaren düzenlenmektedir. Her yıl, ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca, verem hastalığı ve hastalıkla mücadele hakkında bilgilendirmeler yapılmakta, hastalığa kamuoyunun dikkati çekilmektedir" diye konuştu.



Veremin, hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçtığı mikrodamlacıklar yoluyla bulaştığını ifade eden Abdüloğlu, belirtilerden birkaçının iki haftadan uzun sürmesi durumunda, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini söyledi ve şöyle konuştu: "Verem enfeksiyonu, latent tüberküloz (gizli verem), kişinin mycobacterium tuberculosis bakterisiyle enfekte olduğu ancak güçlü bağışıklık sistemi sayesinde hastalığın aktifleşmediği, klinik, laboratuvar ve radyolojik tespitlerin görülmediği durumdur. Verem enfeksiyonu olan kişilerin yaklaşık %10’unda, yaşamlarının bir döneminde hastalık gelişebilir. Aktif verem ise bakterinin vücutta çoğalarak hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı aşamadır. Tedavisi genellikle 6 -9 ay sürer ve birden fazla antibiyotik kullanımını gerektirir. Hastaların tedaviyi yarım bırakmaması, bakterinin direnç kazanmaması için çok önemlidir. Veremin en yaygın belirtileri: iki haftadan uzun süren öksürük, kanlı veya balgamlı öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemeleri, yüksek ateş veya hafif seyreden ateş, genel halsizlik ve yorgunluk, ses kısıklığı, lenf bezlerinde şişliktir (akciğer dışı tüberkülozda görülebilir). Özellikle risk grubundaki kişilerde (HIV pozitif hastalar, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler) bu belirtiler daha erken dönemde ciddiye alınmalıdır. Akciğer dışı tüberküloz belirtileri, enfeksiyonun yerleştiği organa göre farklılık gösterir. Bulaşıcıdır ve hastalık belirtileri başlangıçta hafif seyredebilir, ancak tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilir. Bu nedenle erken teşhis ve uygun tedavi hayat kurtarıcı önem taşır. Verem tanı ve tedavisi verem savaş dispanserlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Doğrudan Gözetim Tedavisi (DGT) Tele DGT, Video DGT ile hastalığın ve hastaların takibi yapılmaktadır. Tedaviye başladıktan 15-20 gün sonra bulaşıcılık kaybolur. Bu nedenle verem şüphesi olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması ve tedaviye başlaması hayati önem taşır. Türkiye genelinde 2024 yılı verem hastalığı insidansı yüz binde 10,4, Denizli’de ise 2024 yılı insidansı yüzbinde 7,8 olup Verem Savaş Dispanserinde 2024 yılında 87 hasta ve 2025 yılında da 95 yeni tüberküloz hastası saptandı" dedi.



Veremde erken tanı, doğru ve düzenli tedavi hayati önem taşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Polise çarpıp kaçan şahıs, olay yerine gelince yakayı ele verdi: 1’i polis 2 yaralı Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir şahıs, araç inceleyen polis memuruna ve bir vatandaşa çarpıp kaçtı. Olaydan yarım saat sonra merak edip olay yerine gelen şahıs, polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, yapılan kontrollerde şahsın 2.83 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Germir Mahallesi Hulusi Akar Bulvarı’nda meydana gelen olayda, Serdar T., yönetimindeki 38 ST 608 plakalı otomobille başka bir araçta inceleme yapan polis memuru S.T.’ye ve Ö.B.’ye çarparak, kaçtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak, Serdar T.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Sağlık ekipleri de yaptıkları ilk müdahalenin ardından polis memuru S.T. ve Ö.B.’yi ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı. Olaydan yaklaşık yarım saat sonra merak edip olay yerine gelen Serdar T., polis ekiplerinin dikkatiyle yakalandı. Serdar T. ekipler tarafından gözaltına alınırken, yapılan kontrollerde Serdar T.’nin 2.83 promil alkollü olduğu ve alkol nedeniyle daha önceden 3 kez ehliyetinin alındığı belirlendi. Serdar T.’ye ‘alkollü araç kullanmak’ ve ‘ehliyetsiz araç kullanmak’ suçundan toplamda 37 bin 356 TL idari para cezası yazıldı. Gözaltına alınan Serdar T. işlemler için karakola götürüldü.
Kilis Kilis’in yeni Valisi Ömer Kalaylı oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla hazırlanan ve 7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Valiler Kararnamesi ile Kilis Valisi değişti. Kararname kapsamında Kilis Valisi Tahir Şahin, Trabzon Valiliği’ne atanırken, Sarıyer Kaymakamı Ömer Kalaylı Kilis’in yeni Valisi oldu. Kilis Valiliği’ne atanan Ömer Kalaylı kimdir? 1979 yılında Kahramanmaraş’ta doğan Ömer Kalaylı, ilk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamladı. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Kalaylı, 2003 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından açılan kaymakam adaylığı sınavını kazanarak Gaziantep Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. Adaylık sürecinde Yavuzeli ve Araban Kaymakam Vekilliği görevlerinde bulunan Kalaylı, Ankara TÖMER’de Fransızca dil eğitimi aldı. 25 Eylül 2004 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl süreyle Fransa’ya gönderilen Kalaylı, Franche-Comté Üniversitesine bağlı CLA Dil Okulunda Fransızca eğitim gördü. Bu süreçte Paris’te ENA cole Nationale d’Administration bünyesinde düzenlenen ve "Fransa’da Valilik Kurumu, Adem-i Merkeziyet, Yönetimin Modernleşmesi ve Devlet Reformu" konularını kapsayan eğitim programına katıldı. Dönem Kaymakamlık Kursunu üstün başarıyla tamamlayan Ömer Kalaylı, kura ile Gaziantep’in Karkamış ilçesine atanarak yaklaşık 1 buçuk yıl görev yaptı. Daha sonra sırasıyla Diyarbakır’ın Lice ilçesi Kaymakamlığı (2007-2009), Sivas’ın Gürün ilçesi Kaymakamlığı 2009-2013, Sivas Vali Yardımcılığı 2013-2016, Sakarya Akyazı Kaymakamlığı (2016-2018), Uşak Vali Yardımcılığı ve Uşak İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ile Gaziantep Şehitkamil Kaymakamlığı 2019-2022 görevlerinde bulundu. Kalaylı, 21 Aralık 2014 tarihinde İçişleri Bakanlığı’nca Çin Halk Cumhuriyeti’nde düzenlenen ve Çin’in yönetim sistemi konulu kısa dönem yurt dışı eğitim programına katıldı. İkinci üniversite eğitimini Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Adalet Bölümünde 2016 yılında tamamlayan Kalaylı, aynı üniversitenin Sosyoloji Bölümünden ise 2022 yılında mezun oldu. Evli ve iki çocuk babası olan Ömer Kalaylı, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.