SAĞLIK - 30 Nisan 2019 Salı 10:48

Ramazan ayında su tüketimine dikkat

A
A
A
Ramazan ayında su tüketimine dikkat

Uzman Diyetisyen Özlem Tay, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için su tüketiminin önemi hakkında bilgi verdi.

Uzman Diyetisyen Özlem Tay, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için su tüketiminin önemi hakkında bilgi verdi.


Memorial Diyarbakır Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Özlem Tay, Ramazan ayında vücudun sıvı ihtiyacının arttığını söyledi. Uzun süreli açlık sonrası gerekli olan sıvıyı yerine koyabilmek için iftar ile birlikte belirli aralıklarla gerekli olan su içiminin büyük önem kazandığını kaydeden Tay, “Özellikle yaşlılarda, böbrek hastalığı bulunan kişilerde, kalp ve tansiyon hastalarında sıvı tüketiminin doktor kontrolü ve takibinde hesaplanması, bu doğrultuda uygulanması daha sağlıklı olacaktır. Büyüme ve gelişme sürecinde olan ergenlik dönemindeki kişilerin de oruç tuttukları ramazan ayı boyunca günde en az 2 buçuk litre su tüketmeleri önerilmektedir. Soğuk su midede kasılmalara yol açarak sindirimi zorlaştırır ve hazımsızlığa neden olabilir. Bu nedenle ramazan ayı boyunca içilen suyun oda sıcaklığında olması önerilir" dedi.


Uzman Diyetisyen Özlem Tay şu önerilerde bulundu:


"Oruç tutarken susuz kalmamak için Ramazan’da yeterli miktarda su tüketmenin yanı sıra iftar ve sahur öğünlerinde susuzluğa neden olacak sucuk, pastırma, turşu, şalgam gibi tuz ve baharat içeriği yüksek gıdalar tercih edilmemelidir. Oruçluyken gün içerisinde aşırı terlemeye neden olacak faaliyetlerden ve uzun süre sıcağa maruz kalmaktan da kaçınılmalıdır. İftar ve sahur arasında tüketilecek suyun içerisine taze limon dilimleri, taze nane yaprakları veya rulo tarçın eklemek hem suya farklı bir aroma katıp içimini kolaylaştırır hem de mideyi rahatlatarak tatlı yeme isteğini bastırabilir. Oruç tutarken susuzluğa karşı alınacak önlemlerden biri de su içeriği yüksek sebze ve meyvelerden faydalanmaktır. Bunun için sahurda, salatalık ve domates dilimleri sofraya eklenebilir, iftar sofrasında da salata ve sebze yemeklerine daha fazla yer verilebilir. Çay, kahve, limonata, gazoz gibi içecekler suyun yerini alamaz. Aksine çok fazla tüketimi su içme isteğini bastırabilir. Mümkün olduğunca özellikle ramazan ayında sınırlandırılmalıdır. Çay ve kahvenin faza miktarda tüketimi vücutta sıvı kaybına neden olacaktır. Bu sebeple iftardan bir iki saat sonra tercih edilmesi uygun olacaktır. Su, sağlıktır, düzenli ve yeterli miktarda, vücudun ihtiyacını karşılaşacak şekilde su tüketimi cildi arındırarak sivilce ve siyah nokta oluşumunu engeller, vücuttaki toksinlerin atımını sağlar, cildi gençleştirir, iç organların sağlıklı çalışmasını sağlar, kan dolaşımını hızlandırır, sindirim sistemini düzenler, vücuttaki ödemin atılmasını sağlar, kilo vermeyi hızlandırır, saç köklerini güçlendirir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kamp yaparken kaybolan Elif Kumal’ın yengesi konuştu Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Fatma Kumal, Enis G. ile olay günü yaşanan telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı: "Enis beni Messenger üzerinden aradı. Benim sosyal medyamda ekli değil, numarası da yoktu. Aramasını gördüm, geri döndüm. Yanlışlıkla mı aradın, bilinçli mi diye sordum. Bana Elif’in kayıp olduğunu söyledi. Saat 11.23’tü." Elif’in kaybolduğu sürece ilişkin Kumal, "(Enis G.) Gece bir tartışma olduğunu, Elif’in ortamdan ayrıldığını söyledi. Eve gittiğini iddia etti ama bizim evimizin girişinde kamera var, herhangi bir giriş çıkış yok. ‘Sabaha kadar dağda aradım’ diyor ama beni saat 11.23’te arıyor. Olay gece oluyor. Bu vakte kadar neden beklendi? Bunun saati mi var şüpheli bir vaka bu" dedi. Fatma Kumal, "Altı gündür bu dağlarda elimiz boş dönüyoruz. Ne araba var ne kardeşimiz. Kuş olup uçmadı, yer yarılıp içine girmedi. Yemek yok, uyku yok. Gözünü kapatınca bile açmak istiyorsun. Kabustan uyanmak istiyorum" dedi. Olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia eden Kumal, "Bu şahıs darbettiği halde eli kolu serbest geziyor. Benim içim bunu kaldırmıyor. Bu ülkenin de kaldırmasını istemiyorum. Herkes bildiğini konuşsun. Saklayan olabilir. Bugün bize, yarın size" diye konuştu. Silah sesleri iddialarına da değinen Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kumal, "İzlemekle yaşamak çok farklı. Ben iki küçük çocuğumu evde bırakıp geldim. Burada dondurucu bir soğuk var. AFAD, jandarma, gönüllüler herkes sahada ama alan çok büyük. Sahalar genişletilmeli. Lütfen destek olun" ifadelerini kullandı. Öte yandan Elif Kumal’ın kamp yaptığı alan, gölet bölgesi ve çevresi Bayraktar TB2 insansız hava aracı ile sürekli olarak havadan taranırken, helikopter destekli aramaların da aynı bölgelerde aralıksız sürdüğü öğrenildi. Kara, hava ve su altı unsurlarının koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalara gönüllü off-road grupları da destek veriyor. Yetkililer, arama kurtarma faaliyetlerinin çok yönlü olarak devam ettiğini bildirirken, soruşturma kapsamında adli sürecin sürdüğü kaydedildi.
Antalya Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, 2025 yılında 2 bin 124 sağlık personeliyle birlikte toplam 1 milyon 857 bin 740 hastaya ayaktan sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. 2025 yılı sağlık hizmeti verilerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Hastane olarak tüm sağlık çalışanlarımızla birlikte, hasta ve hasta yakınlarımıza bilimin ışığında gelişen teknolojik altyapımızla kaliteli sağlık hizmeti sunmak adına çalışıyoruz. Acil servis dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 1 milyon 857 bin 740 hastamızın ayaktan tedavisini gerçekleştirdik. Acil serviste 430 bin 463 hastamızın muayenesi yapıldı. Hastanemizde 30 bin 122 hastamız yatarak tedavi gördü. 32 bin 156 hastamızın ise başarılı bir şekilde ameliyatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Doğum hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Hastanemizde bin 402 bebek dünyaya gözlerini açtı. Anne ve baba olma heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduk" diye konuştu. Diyaliz ve fizik tedavi hizmetleri hakkında da bilgi veren Karakuş Yılmaz, bin 88 diyaliz hastasına 10 bin 441 seans hizmet verildiğini, 2 bin 505 hastaya anjiyo işlemi uygulandığını, Fizik Tedavi Ünitesi’nde ise 145 bin 85 seans FTR hizmeti sunulduğunu söyledi. Yılbaşı gecesi bin 641 hastaya sağlık hizmeti verildi Yılbaşı dönemine ilişkin verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, "31 Aralık 2025 gecesi ve 2026 yılının ilk gününde acil servisimizde bin 641 kişi sağlık hizmetinden faydalandı. Bu hastalardan 54’ünün yatışı yapılarak tedavilerine servislerimizde devam edildi, 10 hastamızın ise başarılı bir şekilde operasyonu gerçekleştirildi" dedi. 2026 yılına ilişkin hedeflerini de dile getiren Yılmaz, "2026 yılında 884 hekim ve toplam bin 240 sağlık personelimizle, insan hayatının kutsallığından ve kaliteden ödün vermeden; hasta ve hasta yakınlarımıza umut olmaya, sağlıklarına kavuşmalarına ortak olmaya, onlarla birlikte yeni hikayeler yazmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.