EKONOMİ - 18 Ağustos 2020 Salı 13:57

Dicle Elektrik’ten abonelere güncelleme uyarısı

A
A
A
Dicle Elektrik’ten abonelere güncelleme uyarısı

Dicle Elektrik Perakende Satış A.

Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş, (DEPSAŞ) abonelerin herhangi bir mağduriyetle karşılaşmamaları için eksik ve hatalı bilgilerini mutlaka güncellemeleri gerektiğini duyurdu.


Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş bilgilerinde eksiklik veya hata olan abonelere ’verilerinizi güncelleyin’ uyarısı yaptı. Toplam 2 milyon 20 bini bulan abonenin yaklaşık 400 bin tanesinin kayıtlarında eksik veya hatalı bilgiler olduğu tespit edildi. Şirketin sunduğu hizmetlerden en iyi şekilde yararlanabilmek ve herhangi bir mağduriyet yaşamamak için eksik veya hatalı bilgisi bulunan ve kendilerine bilgi güncelleme çağrısında bulunulan abonelerin 444 69 96 numaralı telefon üzerinden bilgilerini en kısa sürede güncellemeleri istendi.


DEPSAŞ Genel Müdürü Murat Karagüzel, sorumluluk bölgelerini oluşturan Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta toplam 2 milyon 20 bin abonenin bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu abonelerimizden halen 400 bin kadarının bilgilerini güncellemesi gerekiyor” dedi.



“Son 3 yılda 300 bin abonemiz bilgilerini güncelledi”


Genel Müdür Murat Karagüzel, T.C. kimlik no, posta adresi, telefon numarası, e-posta gibi bilgileri eksik olan abonelerin şirketin verdiği bazı hizmetlerinden gereği gibi yararlanamadığını belirterek, “Diğer perakende satış şirketleri gibi biz de sık sık abonelerimize çağrıda bulunarak olası değişikliklerde mutlaka abone bilgilerini güncellemelerini istiyoruz. Sadece son 3 yılda yaptığımız çağrıların da etkisi ile 300 bin kadar abonemiz şirketimize başvurarak bilgi güncellemesi yaptı. Ancak halen 400 bin kadar abonemizin eksik olan bilgilerini tamamlaması gerekiyor” diye konuştu.



“Abonelik fiili kullanıcı adına olmalı”


Özellikle abone değişikliği gibi durumlarda fiili elektrik kullanıcılarının eski abone üzerinden enerji tüketmeye devam ettiğini hatırlatan Karagüzel, perakende satış sözleşmesinin mutlaka fiili kullanıcının adına olması gerektiğine dikkat çekti. Bu nedenle abonelerine bilgilerini sık sık güncellemeleri ve aboneliği kendi adlarına yapmaları çağrısında bulunduklarını kaydeden Karagüzel, “Elektrik tüketicilerinin bilmesi gereken en önemli konu, sözleşmenin mutlaka fiili kullanıcının adına olması gerektiğidir. Kayıtlı abonenin, fiili kullanıcının birinci derece yakını olması da bu durumu değiştirmemektedir” ifadelerini kullandı.


DEPSAŞ yetkililerinin verdikleri bilgilere göre, birçok kişi, babasının, annesinin, eski kiracının veya ev sahibinin adına kayıtlı olan abonelik üzerinden elektrik tüketiyor. Bu tür kullanım, 28994 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre ‘usulsüz enerji kullanımı’ suçu kapsamına giriyor ve cezai yaptırımı bulunuyor. Bu yüzden aboneliği kendi adına olmayan tüketicilerin, ileride herhangi bir mağduriyet yaşamamaları ve verilen hizmetlerden gereği gibi yararlanabilmeleri için DEPSAŞ’a başvurarak kendi adlarına hazırlanacak perakende satış sözleşmesini imzalamaları gerekiyor.



“Güncelleme yapmayan mağdur olabilir”


Genel Müdür Karagüzel, bilgi güncellemesi yapmayan abonelerin mağduriyetle karşı karşıya kalabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:


“Abonelerimiz telefon numarası veya e-posta adreslerini değiştirdiğinde şirketimize bilgilendirme yapılmadığı için, borç hatırlatma SMS’leri ve diğer bilgilendirme mesajlarını kendilerine ulaştıramıyoruz. Bu da ileride elektriğinin kesilmesine kadar uzanan çeşitli mağduriyetlere yol açabiliyor. Abonelerimize ulaşabilmek ve taleplerini daha hızlı çözebilmek için bilgilerin güncel olması büyük önem taşıyor. Sistemde tüm bilgileri ile telefon numarasını da kaydeden müşterilerimize fatura bilgilerini sayacın okunduğu ilk anda ve son ödeme tarihi geçmiş ise enerji kesme işlemi yapılmadan birkaç gün önce kısa mesaj göndererek hatırlatıyoruz. Ücretsiz verilen bu hizmet ile müşterilerin ödeme yapmayı unutmalarından kaynaklanan gecikme faizi ve enerji kesilmesi işleminin de önüne geçmiş oluyoruz”.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de ölen 2 kardeşin cenazeleri adli tıpa gönderildi, evdeki ilk inceleme tamamlandı Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden 4 ve 7 yaşlarındaki iki kardeşin naaşları, ölüm nedenlerinin belirlenmesi için adli tıpa sevk edildi. Anne ile babanın tedavisi sürerken, jandarma ekiplerinin evdeki ilk incelemesi tamamlandı. Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 3 gün önce memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ölüm nedenleri belirlenemedi, cenazeler adli tıpa gönderildi Hamile olduğu öğrenilen anne ile babanın yoğun bakımda tedavisi sürerken, hayatını kaybeden kardeşlerin ön otopsi işlemi yapıldı. Rahatsızlanma ve ölüm sebebi henüz belirlenemezken, cenazeler Mersin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Öte yandan jandarma ekipleri tarafından Tülü çiftinin kaldığı evde ilk incelemeler tamamlandı. İnceleme sonrasında evin girişi şeritle kapatıldı. 2 çocuğun ölümüne, anne ile babanın yoğun bakıma kaldırılmasına neyin sebep olduğunun otopsi işlemlerinin ardından belirlenmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan çocukların ölmeden önce hastanedeki fotoğrafları da ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Orta Koridor’un 600 milyar dolardan daha fazla olan ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Zorlu, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in 103. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" programına katıldı. Burada konuşan Zorlu, Haydar Aliyev’i anmanın yalnızca büyük bir devlet adamını hatırlamak olmadığını ifade ederek, onun ortaya koyduğu vizyonu, bıraktığı güçlü mirası ve Türk dünyasının birlik ve beraberliği adına çizdiği istikametin doğru okunmasının da son derece kıymetli olduğunu aktardı. "Haydar Aliyev’in attığı temel, Azerbaycan’ı dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" Merhum Haydar Aliyev’in üç temel yönüyle tarihteki yerini aldığını söyleyen Zorlu, "Elbette Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasında liderlik rolünü üstlenmiştir. 100 yıl önce birinci bağımsızlık döneminin mimarı olan rahmetli Resulzade’nin ‘Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez’ sözüne istinaden Aliyev’in döneminde de o bayrak bir adım daha yukarılara kaldırılmıştır. Dış politikaya baktığımız zaman çok yönlü ve dengeli bir siyaseti hayata geçirdiğini görüyoruz. Düşünün ki Sovyetler dağılmış ve o zor koşullarda Azerbaycan için hangi yolculuğa doğru gitmek isteyeceği yönünde büyük sorgulamalar, belirsizlikler söz konusu. İşte öyle bir dönemde Nahçıvan’da doğmuş ve yetişmiş böyle bir lider, temel istikametini Türk dünyası olarak belirlemiştir. Bunun yanında bu yolculuğu güçlendirecek çok yönlülük ilkesiyle batıdan doğuya önemli merkezleri de Azerbaycan’ın çehresine yerleştirmeyi başarmıştır. Ayrıca tarih şuuru ve milli kimlik çalışmaları üzerinde Azerbaycan’ın yükselişini sağlamış olmasıdır. Onun döneminde adım adım Azerbaycan tarihiyle, dokusuyla, insan kaynağıyla Azerbaycan’ın kendi ayakları üzerinde duran ve bu yükselişi, bu temel üzerinde gerçekleştiren bir devlet olma hüviyetini kazanmıştır. Üçüncüsü de onun gerçekçilik ve adım adım politikaları hayata geçirme yönündeki liderlik yöntemidir. Türkiye ile ilişkiler de işte böyle bir evrede hayata geçmiş ve süreklilik arz etmiştir. Bugün çok şükür görüyoruz ki merhum Haydar Aliyev’in attığı o temel sonrasında İlham Aliyev’in döneminde yeni bir çehre kazanmış ve artık kendini bölgesinde kanıtlamış Azerbaycan’ın bir adım ötesine taşınarak, dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" ifadelerine yer verdi. "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nun en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin de Orta Koridor meselesi olduğuna değinen Zorlu, "Orta Koridor dediğimiz şeyi üç farklı ama birbiriyle bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirebiliriz. Bir tanesi, Hazar ve Orta Asya’nın esas alındığı büyük bozkırı kuşatan birinci hat. İkincisi, Güney Kafkasya hattı ve bunun tabii ki merkezinde Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanacak o önemli koridor olan Zengezur Koridoru. Hemen alt tarafında da tüm bu iki koridoru Batı’ya taşıyabilecek ve ara buluculuğu da üstlenen Türkiye’nin bulunduğu Orta Doğu hattı da çok önemli. Özellikle Orta Doğu’yu katmamın sebebi; Türkiye’mizin bu Orta Koridor meselesini irdelerken Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli proje var. Bir tanesi kalkınma yolu, diğeri de Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar. Baktığımızda bu büyük ufuk imkansız değil. Çünkü bugüne kadar adım adım liderlerimizin attığı adımlarla, projelerle hayata geçirildi ve bu çalışmalar devam ediyor. Önemli bir koridordan bahsediyoruz. Bunu çok daha fazla irdeleyip, artık dünyada gittiğimiz her yerde de konuşabilir durumda olmalıyız. 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor. Bize düşen bunu iyi anlatmak, anlamlandırmak ve hayata geçirebilmektir" diye konuştu. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve öğrenciler katıldı.