MAGAZİN - 05 Haziran 2022 Pazar 11:23

GGC’den İhlas Medya’ya 6 ödül

A
A
A
GGC’den İhlas Medya’ya 6 ödül

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinin (GGC) bu yıl 36’ncısını düzenlediği "Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri" sahiplerini buldu.

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinin (GGC) bu yıl 36’ncısını düzenlediği "Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri" sahiplerini buldu. İhlas Medya’ya 6 ödül verildi.


Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinin (GGC) bu yıl 36’ncısını düzenlediği "Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri" sahiplerini buldu. İhlas Haber Ajansı Diyarbakır Bölge Müdürlüğü muhabirlerinden Murat Başal, araştırma haber dalından ‘Göçerler’ haberiyle birincilik, kamera çalışması kategorisinden Rıdvan Kılıç’ın ‘Diyarbakırlı kuyumcudan alkışlanacak hareket’ çalışması mansiyon, İHA Elazığ Bölge Müdürlüğü muhabirlerinden internet haber dalından Ahmet Mücahit Kantarcıoğlu’nun, ‘12 yıl önce dünya turuna çıkan Japon turist Elazığ’da bıçaklandı’ haberi mansiyon, TV haber kategorisinden Kamil Can Kılıç ile Hamdin Kılıç ‘Robinson Dede’ haberiyle birincilik, drone çalışmasında Kamil Can Kılıç ile Rıdvan Yeşilırmak ‘Elazığ sisten kayboldu’ drone çalışmasıyla birincilik ödülünü aldı. Gecede Jüri özel ödülüne TGRT haber spikeri Ekrem Açıkel layık görüldü. Açıkel, ödülünü İhlas Haber Ajansı Diyarbakır Bölge Müdürü ve GGC Başkanvekili Abdulkerim Kantarcıoğlu’nun elinden aldı.


Diyarbakır’a her geldiğinde kendini iyi hissettiğini belirten TGRT haber spikeri Ekrem Açıkel, buranın havası, suyu, insanı, yemeği, muhabbetinin hep iyi geldiğini söyledi. Açıkel, “Herkes de bunu söyler, ben de bunu söylüyorum. Böyle bir ödül gecesinde olmak, İHA’mızın bu kadar çok ödül aldığı bir gecede benim de burada olmam, sizin başarılarınıza tanıklık etmem onur verdi. Gazetecilik bambaşka bir meslek. Her meslek ulvidir. Her meslek kutsaldır ve güzeldir. Ama gazetecilik farklıdır. Kitlelerin isteklerini, arzularını, düşüncelerini, dezavantajlı grupların, kimsesizlerin sesini duyurmak, yetkilileri harekete geçirmek; bunlar çok değerlidir. Hem mesleğimize sahip çıkıyoruz. Hem iyi haberler yapıyoruz. Hem takip ediliyoruz, hem de ödüller kazanıyoruz. Harika! Diyarbakır’ı da, İHA’yı da TGRT haberi de çok seviyoruz” dedi.


İHA Diyarbakır Bölge Müdürlüğü muhabiri Murat Başal ise, “36.’sı düzenlenen GGC ödüllerinde bizi bu ödüle layık gören jüri üyelerimize, GGC yönetimine çok teşekkür ediyorum. Ben bu ödülü İHA Diyarbakır Bölge Müdürlükte bulunan tüm ekip arkadaşlarım adına alıyorum. Bu ödülü hiçbir zaman dualarını bizden esirgemeyen gizli kahramanım olan annem ve babama adıyorum” ifadelerini kullandı.


İHA Elazığ Bölge Müdürlüğü muhabiri Ahmet Mücahit Kantarcıoğlu da, bu yıl GGC tarafından 36.’sı düzenlenen törende başarılı gazetecilere ödül verildiğimi hatırlatarak, “Biz de burada ödülümüzü aldık. Başarı bir ekip işidir. Öncelikle aldığım ödülü vatani görevini yapmakta olan Rıdvan Yeşilırmak kardeşime armağan ediyorum” diye konuştu.


İHA Elazığ muhabiri Kamil Can Kılıç da İHA olarak ödülü aldığını ifade etti. Kılıç, “Elazığ ve Diyarbakır Bölge Müdürlüğünde çok sayıda arkadaş ödüllerini aldı. Ödüller şahsi olabilir ama bildiğiniz gibi başarı ekip işidir. Biz de bu başarımızı ekibimize borçluyuz. Ödül alan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.


Ödülünü TGRT haber spikeri Ekrem Açıkel’in elinden alan İHA Diyarbakır Bölge muhabiri Rıdvan Kılıç ise, ödüllerin bireysel olduğunu, başarının ise ekip işi olduğunu kaydetti. Kılıç, "İHA Diyarbakır ve Elazığ Bölge Müdürlüğü ekibi olarak ödüller aldık. Bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Gece için herkese çok teşekkür ederiz" ifadelerine yer verdi.


GCC’nin yarışmasında ödülleri alanlar şöyle:


“Türkçe Yazılı Basın (Gazete-Dergi) Kategorisi Haber Dalında AA’dan Aziz Aslan ‘50 kuruş için işten atıldı’ haberiyle birincilik, Yeniden Günaydın gazetesinden Berna Kardaş ‘İntihar vakasında cinayet iddiası’ haberiyle mansiyon. Kültür-Sanat Haberleri Dalında AA’dan Ahmet Kaplan ve Bestami Bodruk ‘Kemal Dayı’ haberiyle birincilik. Röportaj Dalında Adıyaman’da Haber’den Ömer Karakuş yaptığı ‘Hayatını sanata adayan Kahtalı Mıçe’ röportajıyla birincilik. Sağlık Haberleri Dalında AA’dan Mehmet Sıdık Kaya ile Ömer Yasin Ergin’in ’Tekvando kursunda karnına aldığı darbe kanserli tümörün bulunmasını sağladı’ haberi birincilik, 24 Saatlik Gazetesi’nden Yusuf Ömer Bülbül’ün ‘Mülteci ve göçmenler sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamıyor’ haberi mansiyon. İnternet Haberi Dalında DHA’dan Remziye Öner’in ‘Tepedeki küçük mezarın yürek burkan hikayesi’ haberi birincilik, İnternet Röportaj Dalında Yeni Juornal’den Çınar Ayser Çınar ‘AK Partili Miroğlu: Yoksullaştığımı hissediyorum’ röportajıyla birincilik. Sayfa Düzeni Dalında Özgür Haber gazetesinden Abdulsamet Karaş, birincilik, Batman Gazetesi’nden Mehmet Uslu mansiyon. Artı TV’den Mehmet Çakmakçı’nın ‘Ağrı’dan okyanus ötesine’ haberi mansiyon. Kürdistan 24’ten Hozan Adar’ın ‘Mardin’de üzüm hasadı’ drone çalışması mansiyon. Kamera Çalışmasında ARD’den Meyser Tuncel’in ‘Beritan Aşireti’ çalışması birincilik. Fotoğraf Kategorisinde AA’dan Bestami Bodruk’un ‘Engel tanımayan kahramanlar’ fotoğrafı birincilik, Batman gazetesinden Murat Ezgin’in ‘Hipnoz etkisi’ fotoğrafı mansiyon. Kürtçe Kategorisinde Kürtçe Haber Dalında Kürdistan 24’ten Hasan Kösen ile Enes Özgültekin’in ‘Gola Bendava Tirspî ya Diyarbekirê Ziwa Dibe’ haberi birincilik, TRT Kurdi’den Alaattin Geçer’in ‘Leyla Aluşun Hikayesi’ haberi mansiyon. Kürtçe Belgesel Dalında Waar TV’den Atilla Görür’ün ‘Çinar’ adlı belgeseli birincilik, Rudaw’dan Ali Haydar Gözlü’nün ‘Şahiden Dêrsimê’ belgeseli mansiyon. Kürtçe TV Program Dalında Waar TV’den Ayhan Bayrak’ın ‘Mehdî Mevan e’ programı birincilik, TRT Kurdi’den Bayram Sezgin’in ‘Hûn Dibêjin Çi,’ programı mansiyon. Kürtçe Radyo Dalında TRT Kurdi Radyo’dan Seyed Tajedin Hosseini’nin ‘Denge Sorani’ programı birincilik. Spor Dalında TRT Kurdi’de yayınlanan ‘Dema futbole’ programı birinci. Radyo Kategorisinde TRT GAP Radyo’dan Firuzzan Behlülgil’in ‘Yöremizden’ programı birincilik, Can Radyo’dan Leyla Irmak’ın ‘Güne merhaba’ programı mansiyon.”



Vefa ödülü Yılmaz Tarafıncı’ya verildi


‘GGC Basın Özgürlüğü Ödülü’, Türkiye’de basın özgürlüğünün korunmasına yönelik yaptığı çalışmalardan dolayı Basın Konseyi’ne verildi. ‘Jüri Özel Ödülü’, Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3000 yıllık Zerzevan Kalesinde yürüttüğü arkeolojik kazı çalışmalarında ortaya çıkarttığı Mithras Tapınağıyla büyük başarı elde ederek Diyarbakır’ı dünya gündemine taşıyan Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun’a verildi. GGC Özel Ödülleri ise TGRT’den Ekrem Açıkel, NTV’den Ahmed Arpat, ATV’den Cem Öğretir, Fox TV’den Selçuk Tepeli, TV100’den Oğuz Haksever, Haber Global’den Gözde Şeker’e verildi.


En iyi çıkış yapan yerel gazete Tigris gazetesi, en iyi çıkış yapan ekonomi dergisi Abori ve en iyi çıkış yapan internet sitesi ise Yeni Journal oldu.


GGC ayrıca, 2 yıl önce pandemi döneminde korona virüse yakalanarak hayatını kaybeden basın çalışanı Yılmaz Tarancı’ya ‘Vefa Ödülü’ verilmesini kararlaştırdı. Ödül Yılmaz Tarancı’nın anısını yaşatmak amacıyla Tarancı’nın annesine takdim edildi.


Yenişehir ilçesi Sümer Park içinde bulunan GGC lokalinde düzenlen ödül gecesine basın mensupları yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ı gururlandıran başarı: Şampiyon takım yarı finalde Kars Valisi Ziya Polat, Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman ile birlikte, Ağrı’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Kızlar futbol müsabakalarında şampiyon olarak Türkiye Yarı Finalleri’ne katılmaya hak kazanan T.T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı antrenörleri ve sporcularını makamında kabul etti. "Şampiyon takıma tebrik" Ziyarette, elde edilen başarıdan dolayı sporcuları tek tek tebrik eden Vali Ziya Polat, takımın disiplinli çalışmasının ve azminin bu başarıda önemli rol oynadığını vurguladı. Genç sporcuların Kars’ı en iyi şekilde temsil ettiğini ifade eden Polat, elde edilen şampiyonluğun hem il hem de eğitim camiası adına gurur verici olduğunu belirtti. "Hedefiniz daha büyük başarılar olsun" Vali Polat, Türkiye Yarı Finalleri öncesinde sporculara moral vererek, "Bu başarı sizin azminizin ve emeğinizin bir sonucudur. Şimdi önünüzde daha büyük bir hedef var. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı kararlılıkla mücadele ederek ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğinize inanıyorum" dedi. "Sporun ve eğitimin önemi vurgulandı" Ziyaret sırasında gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekilirken, sporun sadece fiziksel gelişim değil, aynı zamanda disiplin, takım ruhu ve özgüven kazandırdığına vurgu yapıldı. Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sportif alanda da elde ettikleri bu tür derecelerin desteklenmeye devam edeceği ifade edildi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren antrenör ve sporcular, kendilerine verilen destekten dolayı Vali Ziya Polat ve Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman’a teşekkür etti. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı başarıyı sürdürmek için çalışmalarını aralıksız sürdüreceklerini belirttiler. Kars’ı başarıyla temsil eden T. T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı, elde ettiği şampiyonlukla hem ilde hem de bölgede takdir topladı. Gözler şimdi Türkiye Yarı Finalleri’nde mücadele edecek olan başarılı takımın göstereceği performansa çevrildi.
Ağrı Patnos’ta baharın coşkusu: Nevruz ateşi birlik için yandı Ağrı’nın Patnos ilçesinde, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı, düzenlenen renkli bir programla kutlandı. Protokolün ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları, bu yıl Süphandağı Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen program, renkli görüntülere sahne oldu. Kutlama programına; Patnos Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, AK Parti Patnos İlçe Başkanı Çetin Taşdemir, Patnos Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Yavuz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Zorlu, ilçe protokolü, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Geleneksel Nevruz Ateşi Yakıldı Programın en heyecan verici anı, baharın ve bolluğun simgesi olan geleneksel Nevruz ateşinin yakılması oldu. Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun ve protokol üyeleri, yakılan ateşin üzerinden atlayarak bu kadim geleneği yaşattı. Katılımcıların neşesi ve öğrencilerin bayram coşkusu alana hakim olurken, Nevruz’un kardeşlik iklimi tüm ilçeye yayıldı. Kaymakam Coşkun’dan Birlik Mesajı Törende kısa bir konuşma yapan Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, Nevruz’un sadece bir mevsim değişikliği değil, aynı zamanda gönülleri birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı. Coşkun konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Nevruz, binlerce yıllık tarihimizden gelen ortak bir kültür mirasıdır. Bu bayramın ilçemizde ve ülkemizde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını daha da pekiştirmesini temenni ediyorum. Programın hazırlanmasında büyük emek harcayan öğretmenlerimize ve heyecanlarını bizlerle paylaşan öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum." Program, çekilen hatıra fotoğrafları ve Nevruz’un ruhuna uygun çeşitli etkinliklerin ardından sona erdi.
Ankara Bakan Ersoy: "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır" dedi. Bakan Ersoy, Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp Anma Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Ersoy, Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Ziya Gökalp’i doğumunun 150. yılında anmak, anlamak ve yeniden yorumlamak üzere bir araya geldiklerini kaydederek, "Bu anlamlı buluşma, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda küresel çapta önemli gelişmeler yaşanırken Türk devletlerinin birlik ve dayanışma ruhunu eyleme dönüştüren en güçlü irade beyanıdır" diye konuştu. "Bu yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır" Türk devletlerini ortak bir çatı altında buluşturan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) yalnızca fikir birliğinin değil, bu fikirlerin somut adımlara dönüşmesinin de öncüsü ve itici gücü olduğuna değinen Ersoy, şöyle konuştu: "Bu çerçevede 16 Kasım 2024 tarihinde Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta gerçekleştirilen TÜRKSOY Daimi Konsey 41. Dönem Toplantısı’nda bakanlığımızın teklifi ile 2026 yılının ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi oy birliğiyle kabul edilmişti. 2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kazakistan’ın Aktau şehrinde yapılan toplantılarda ise bu somut kararlar bir takvime bağlanmıştı. İçinde bulunduğumuz yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır. Bu karar, Türk dünyasının ortak aklının, ortak hafızasının ve ortak geleceğe dair iradesinin somut bir göstergesidir. Hem Aşkabat hem de Aktau’da yapılan planlamalar, Gökalp’in fikirlerinin yalnızca geçmişe ait olmadığını; bugün de yol gösterici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Nitekim 2024 yılı boyunca, vefatının 100. yılı vesilesiyle düzenlenen bilimsel toplantılar, sempozyumlar ve anma etkinlikleri, Gökalp’in düşünce dünyasının ne denli canlı ve güncel olduğunu bir kez daha göstermiştir." "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Ziya Gökalp’in Türk birliği idealini yalnızca siyasi bir hedef olarak değil; kültürel ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken köklü bir medeniyet tasavvuru olarak ele alan öncü bir mütefekkir olduğunu vurgulayan Ersoy, "Onun kültür ve medeniyet ayrımı, bugün Türk devletlerinin kendi öz kimliğini koruyarak modern dünyada güçlü bir şekilde var olma arayışına yön veren temel bir rehber niteliğindedir. TÜRKSOY ise bu vizyonun kurumsal hayattaki en somut yansımasıdır. Kültürel bütünleşme hedefi; Gökalp’in bir asır önce işaret ettiği istikametin bugün hayata geçirilmiş halidir. İsmail Gaspıralı’nın ’dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsüyle şekillenen bu anlayış, Gökalp’in ortaya koyduğu sosyolojik temeller üzerinde yükselerek Türk dünyasının ortak geleceğine yön vermektedir. Bu çerçevede Ziya Gökalp; yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır. Kendi kültürüne dayanarak evrenselleşmek. İşte bu yaklaşım, bugün TÜRKSOY’un temsil ettiği kültürel bütünleşme vizyonunun da temelini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ziya Gökalp’in fikirleri, gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır" Bakan Ersoy, bugün başlatılan bu etkinlikler silsilesinin; Türkiye’den Türkistan coğrafyasına Balkanlar’dan Batı dünyasına uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerimizde düzenlenecek bilgi şölenleri, sanat kurumlarımızın katkılarıyla hayat bulacak eserler, uluslararası paneller ve sergiler; Gökalp’in fikirlerini yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyacaktır. Selanik’ten Malta’ya, Bakü’den Ankara’ya uzanan bu çok katmanlı program, aynı zamanda bir kültürel diplomasi hamlesidir. Bu anma yılının en önemli hedeflerinden biri de genç kuşaklardır. Ziya Gökalp’in fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir." Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve davetliler katıldı. Program, Türk Ocakları Genel Başkanı Öz tarafından Bakan Ersoy’a plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Eskişehir Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.