- 28 Aralık 2022 Çarşamba 12:30

Diyarbakır’ı dünyaya tanıtan adam: ’Hiko Baba’ günde 500 fotoğraf çektiriyor

A
A
A
Diyarbakır’ı dünyaya tanıtan adam: ’Hiko Baba’ günde 500 fotoğraf çektiriyor

Diyarbakır’da "Hiko Baba" adıyla meşhur olan sosyal medya fenomeni Hikmet Ulucan, dünyaca sevilen bir yüz oldu.

Diyarbakır’da "Hiko Baba" adıyla meşhur olan sosyal medya fenomeni Hikmet Ulucan, dünyaca sevilen bir yüz oldu. Sadece sevilmesiyle kalmıyor, Diyarbakır’ın da dünyaya tanıtılmasında aracı oluyor.


Merkez Kayapınar ilçesinde ikamet eden 38 yaşındaki "Hiko Baba" olarak tanınan Hikmet Ulucan, zihinsel engellidir. Hiko Baba’nın hastalığı mikrosefalidir. Mikrosefali, anne karnında bebeğin beyninin tam gelişememesiyle baş ve çevresindeki fiziksel değişiklikler normal ölçüler ile karşılaştırıldığında, standart ölçüye göre daha küçük olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu hastalığın tedavisi olmamakla birlikte yaşam boyu süren bir hastalıktır.


Gittiği her yerde neşeyle karşılaşan Hiko Baba’nın hayranları onu yalnız bırakmıyor. Kimisi kendisine bir şeyler ikram ederken kimisi de fotoğraf çekiniyor. Hiko Baba’nın sürekli destekçisi olan mahalle arkadaşı Kadir Çekim ise, kendisine hem abilik hem de arkadaşlık yapıyor.


30 seneden fazla Hiko Baba ile aynı mahallede ikamet ettiğini söyleyen Çekim, Hiko Baba’nın dünyaca ünlü bir isim hale geldiğini söyledi.


Hiko Baba’nın hastalığından bahseden Çekim, “Hikmet mikrosefali hastasıdır. Tıpta anne karnında beynin gelişmemesiyle birlikte oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık, bebeğin baş çevresinin olması gerekenden küçük olması sonucu ortaya çıkan bir nörolojik hastalıktır. Anne karnında yeterli büyümeyi sağlayamayan bebeklerin doğum sonrası kontrollerde fark edilmesiyle ortaya çıkıyor” dedi.



"Hikmet’in dünyaya tanıtılmasında sosyal medyanın aracı olması en büyük etkendi"


Hiko Baba’nın engelinin anlama kapasitesine engel olmadığını belirten Çekim, “Hikmet’e bir şeyler söylediğimiz zaman bizi anlıyor. Ama kendini fazla ifade edemiyor. Çok şükür biz de onu yalnız bırakmıyoruz. Diyarbakır halkı daha önce de onu sevip sayıyordu. Hiko Baba sadece Diyarbakır değil, dünya genelinde sevilen bir simadır. Hikmet’in dünyaya tanıtılmasında sosyal medyanın aracı olması en büyük etkendi. Namı her tarafa yayıldı. İsmini bilmediğim ülkelerden Hiko Baba’nın sosyal medya sayfasına mesaj geliyor. Özellikle de buraya gelen turistlerle tarihi yerleri çok gezeriz. Hem Hikmet’i görüyorlar hem de geziye eşlik ediyoruz. Sosyal medyadan zaten Diyarbakır’ı görmeleri için çoğu yabancıyı davet ediyorum. Almanya, Amerika, İngiltere, İsviçre daha ismini saymadığım birçok ülkeden misafirlerimiz geldi” ifadelerinde bulundu.



"Hikmet günde yaklaşık 500 fotoğraf çektiriyor"


Son olarak yetkililerden Hiko Baba’ya yardım edilmesi talebinde bulunan Çekim, sözlerini şöyle tamamladı:


“Hikmet gün içerisinde evden çıktığı zaman merkez Yenişehir ilçesinde takıldığı bir kıraathane var, oraya gidiyor. Ben de kendisine eşlik ediyorum. Planımızı yapıp daha artık geziyoruz. Özellikle gezdiğimiz esnada çoğu kişi kendisiyle fotoğraf çektirmek istiyor. Bu sebepten ötürü bunalıma giriyor. Bir de öyle herkesle fotoğraf çekmiyor. Çocuk ve kadınlarla çoğu zaman fotoğraf çektiriyor. Hikmet günde yaklaşık 500 fotoğraf çektiriyor. Hikmet Baba’nın gideri çok olduğu için yetkililer de destek çıkmalı bence. Sonuçta Hikmet sadece bizim tanıdığımız değil. Hikmet Baba’dan yalnızca 1 kişi var. Daha da olmaz.”



Diyarbakır’da esnaflık yapan Mahmut Delen ise, “Hikmeti eski zamandan bu yana tanırım. Çok sevdiğim bir insan. Keşke bütün insanlar böyle saf ve temiz olsa. Kadir abimiz sağ olsun Hikmet’e sahip çıkıyor. Hikmet’in de dükkanıma gelmesi beni mutlu ediyor. Özellikle Hikmet’in çocuklara olan sevgisi benim için üst düzey bir duygu. Mesela biz bazen fotoğraf çekelim diyoruz izin vermiyor ama çocuklar onun için vazgeçilmez” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversiteler Arası Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Doğu Anadolu Bölge Yarışması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. EBYÜ Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, EBYÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kurra Hafız Yavuz Mutlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu, yarışmanın önemine vurgu yaparak Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerine dikkat çekti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, Kur’an’ın yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için gönderildiğini belirten Aydoğdu, gençlerin büyük bir emaneti taşıdığını ifade etti. Konuşmasının devamında gençlerin toplum için taşıdığı öneme değinen Aydoğdu, günümüz dünyasının bilgi açısından zengin ancak anlam bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek Kur’an’ın her zamankinden daha fazla yaşanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program sonunda yarışmaya katılan üniversite öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilavetlerini gerçekleştirdi. Yarışmanın ardından tüm katılımcıları tebrik eden Vali Aydoğdu ve protokol üyeleri, dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. Vali Aydoğdu, yarışmanın Erzincan’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Manisa Savunma sanayiinde üretim seferberliği Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’ne katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman, artan mühimmat ihtiyacı ve değişen savaş dinamiklerinin savunma sanayiinde büyük bir üretim seferberliğini zorunlu kıldığını söyledi. Manisa’da gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi programına katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve Radar-Elektronik Harp Sektör Başkanı Mustafa Yaman, savunma sanayiinde son yıllarda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Yaman, pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunlarının, savaşlarla birlikte üretim ve stok yönetimini kökten değiştirdiğini ifade etti. Pandemi sürecinde üretimin yavaşladığını ve tedarikte ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Yaman, bu dönemin sanayiye önemli dersler verdiğini söyledi. Yaman, "Yalın üretim anlayışıyla stoksuz ilerlemek mümkün görünüyordu ancak pandemiyle birlikte stoklu çalışmanın zorunluluğu ortaya çıktı. Tedarikçilerin çeşitlendirilmesi ve lojistiğin güvence altına alınması gerektiği net şekilde görüldü" dedi. "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi" Yurt dışı tedarikte yaşanan zorlukların yerli üretimin önemini artırdığını vurgulayan Yaman, "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Aynı zamanda insan bağımlılığını azaltan otomasyon ve dijitalleşme süreçleri hız kazandı" diye konuştu. Savaş teknolojilerindeki değişime de değinen Yaman, özellikle Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte dronların ve elektronik harbin öne çıktığını belirtti. Yaman, "Ucuz ve çok sayıda sistemle karşı tarafı doyuma ulaştırmak yeni bir strateji haline geldi. Ancak sadece dronlar yeterli değil. İleri teknoloji sistemlerle birlikte hibrit bir yapı gerekiyor" ifadelerini kullandı. Hindistan-Pakistan gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmaların da bu gerçeği ortaya koyduğunu belirten Yaman, hem düşük maliyetli hem de yüksek teknolojili sistemlerin birlikte kullanılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. "Savunma sanayiinde üretim seferberliği var" Artan ihtiyaçların üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaman, "Bundan 10 yıl öncesine göre mühimmat tüketimi inanılmaz seviyelere ulaştı. 12 günde ya da bir ayda harcanan mühimmat çok yüksek rakamlara çıktı. Bu da daha fazla üretimi zorunlu kılıyor. Şu anda savunma sanayiinde tam anlamıyla bir üretim seferberliği var" dedi. Klasik üretim yöntemleriyle bu talebin karşılanmasının zor olduğunu vurgulayan Yaman, seri üretim tecrübesine sahip sektörlerin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Yaman, "Otomotiv, beyaz eşya ve iklimlendirme sektörlerindeki üretim tekniklerinin savunma sanayine entegre edilmesi gerekiyor. Bu sayede maliyetler düşürülebilir ve üretim hızlandırılabilir" diye konuştu. Manisa sanayisinin bu noktada önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yaman, firmaların savunma sanayi şirketleriyle iş birliğini artırması gerektiğini söyledi. Yaman, "Doğru yatırımlar ve doğru iş birlikleriyle Manisa, savunma sanayine ciddi katkı sağlayabilir. Önümüzde çok büyük bir üretim ihtiyacı var" dedi.