YEREL HABERLER - 28 Mart 2012 Çarşamba 10:45

SİLVAN`DA MURAT ŞENLİKLERİ BAŞLADI

A
A
A
SİLVAN`DA MURAT ŞENLİKLERİ BAŞLADI

Diyarbakır`ın Silvan ile Kulp İlçe Kaymakamlıkları tarafında düzenlenen Muaz Bin Cebeli anma etkinliklerine binlerce kişinin katılımıyla başladı.
Silvan`a bağlı Kumgölü köyünde bulunan Muaz Bin Cebel türbesi nedeniyle Diyarbakır Valiliği, Silvan-Kulp Kaymakamlıkları tarafında organize edilen Murat Şenliklerinin birinci gününde anma programı düzenlendi. Anma programına Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Silvanlı sevenleriyle buluştu. Silvan`daki Murat Ovası`nda bin 500 yıldan bu yana devam eden ve 3 gün 3 gece süren Murat Şenliklerinin birinci gününde düzenlenen anma programına Şair ve Yorumcu Serdar Tuncer, Grup Dergah ilahi grubu ile Dicle Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Hadis ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof Dr. Nihat Hatipoğlu`nun yaptığı söyleşiyle sevenleriyle buluştu. Silvan ve Kulp ilçeleri sınırları arasında bulunan Hz. Muhammed (S.A.V) döneminde genç yaşta İslam ordularında komutanlık yapan Muaz-i Bin Cebel`e ait olduğu söyleyen türbenin bulunduğu Murat Ovası`nda, bu yıl yapılan anma programıyla binlerce kişi katılırken, kurulan çadırlarla ova, çadır kent görümüne büründü. Her yıl tefler eşliğinde zikir yaparak, dua eden binlerce kişi,
şenliklerin üçüncü gününde genç kadınlar ve erkekler ellerine kına yakarak, ağaçlara bağladıkları bezlerle dileklerinin kabul olması için dua ediyor. Şenliklere gelen kadınlar hastalıklarından korundukları gerekçesiyle ellerine aldıkları taş ve türbe beziyle çocukların kafalarına ve vücutlarına sürüyor. Atlarını şenlik alanına getiren köylüler de düzenledikleri at yarışlarına katıldı. Şenliklere çocukluğundan beri katıldığını belirten 50 yaşındaki Mehmetcan Sola, Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin çeşitli
kentleri başta olmak üzere Türkiye`nin dört bir tarafından insanların her yıl bu kutlamalara katıldığını söyledi. Sola, "Her yıl on binlerce kişinin gelmesine rağmen türbede cami, su, elektrik, yol sorunu kaymakamlık tarafında yapılan çalışmalarla azda olsa giderildi. İş adamı kaya çelik tarafında ise daha önce burada cami ve vatandaşların tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için tuvaletler yapıldı" dedi.
Muaz Bin Cebeli anma programında vatandaşlardan yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alan Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ise, "Daha önce türbede gerekli çalışmalar yapılmamış, hayırsever vatandaşları tarafından yapılan çalışmaların dışında kaymamızın girişimleri sonucu bu yıl türbenin etrafı ve çevre düzenlenmesiyle ilgili çalışma yapılarak güzel bir alan oluşturulmuş, şenliklerin daha rahat yapılabilmesi için gelecek yıl bizlerinde katkılarıyla yol asfalt çalışmasını yaparak vatandaşların daha rahat bir
ulaşımı sağlayarak, çevre ve barınma sorunlarını da çözeceğiz" ifadelerini kullandı.
Düzenlenen anma programına Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Diyarbakır Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, Silvan Kaymakamı Yunus Sezer, Kulp Kaymakamı Numan Tahir Şimşek, Vali Yardımcıları, Garnizon Komutanı Jandarma Albay Mehmet Murat Toprak, DSİ 10 Bölge Müdürü Turkay Türközü, DSİ 10 Bölge Müdür Yardımcısı Fırat Tutşi, AK Parti Silvan İlçe Başkanı Nedim Kılıçaslan, AK Parti Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik, GAP İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, İl Özel İdare Müdürü Ahmet Akyol, Kumgölü Köy Muhtarı
Selim Altunterin daire amirleri, müdürler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Anma törenine katılan Serdar Tuncer, Grup Dergah ve Nihat Hatipoğlun`a Silvan ve Kulp Kaymakamlıkları tarafından plaket verildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.