POLİTİKA - 01 Nisan 2012 Pazar 18:05

VAN BAОIMSIZ MİLLETVEKİLİ AYSEL TUОLUK:

A
A
A
VAN BAОIMSIZ MİLLETVEKİLİ AYSEL TUОLUK:

Van Bağımsız Milletvekili ve DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, "İmralı`da ve Kandil`de bir diyalog yoksa, müzakere yoksa Kürtlerle çözüm yoktur" dedi.
Van Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Federasyonu (TUHADFED) tarafından teröristbaşı Abdullah Öcalan`ın doğum günü olan 4 Nisan`da yapılması planlanan ancak İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklanan "Amara Yürüyüşü" ile ilgili basın toplantısı düzenledi. DTK binasında düzenlenen toplantıya DTK Başkanlık Divanı üyesi Edip Yaşar ile Divan Sekreteri Fatma Kuyucu katıldı. Yasaklamanın kabul edilebilir olmadığını ifade
eden Tuğluk, "Yasaklama hukuki değil, meşru değildir. Halk kendi istek ve taleplerini ifade etme hakkına sahiptir. Biz yine de o gün orada olacağız. O gün bizden yana bir gerginlik olmayacak" dedi.
Amara`ya son sürece dair siyasi mesajları vermek için gideceklerini dile getiren Tuğluk, "8 aya yakındır Abdullah Öcalan ile hiçbir temas yok. İmralı`da neler yaşanıyor? Bunun bilgisine sahip değiliz. İmralı Kürtler bakımından en hassas bir noktadır. Kürt sorunun çözümü için İmralı birinci dereceden bağlantılıdır. Kabul edilir ya da edilmez Abdullah Öcalan bu halkın iradesidir, çözümde birinci aktörlerden biridir. Bu yasaklar çözüme hizmet etmez. Bu meseleyi yine inkar etmek anlamına gelir. Dolayısıyla
biz Amara yürüyüşü ile bu politikadan vazgeçin diyoruz. İmralı`da ve Kandil`de bir diyalog yoksa, müzakere yoksa Kürtlerle çözüm yoktur" dedi.
Öcalan`ın ülkede Kürt-Türk birlikteliğinin güvencesi olduğunu ileri süren Tuğluk, "Öcalan Kürt-Türk barışının güvencesidir, köprüsüdür. Eğer bu köprüyü uçurursanız ortada barış adına bir şey kalmayacaktır. Hepimiz sorumlu bir yaklaşım göstermek zorundayız. Bu mesele öyle ya da böyle çözülecektir. Çözümün nasıl olacağı kritik aşamadadır. Biz diyalog yoluyla meselenin aktörleriyle demokratik yolla çözümünden yanayız. Amara yürüyüşü nasıl olursa olsun gerçekleştireceğiz. Biz sağduyulu yaklaşım içerisinde
olacağız. Ben yasak kararının bir kez daha gözden geçirilmesini öneriyorum" şeklinde konuştu.
Devletin Öcalan ile 3 yıl görüşme yaptığını belirten Tuğluk, "Tıkanan görüşmeler devam etmelidir. Devlet Öcalan`ın misyonunu rolünü çok iyi biliyor. Hükümet Öcalan`ı, Kandil`i devre dışı bırakarak, BDP`nin 7 bine yakın üyesini tutuklayarak geri kalanlarla kırıntıları görüşmek istiyor. Çünkü, anadilde eğitim olmaz diyor, statü, özerklik olmaz diyor bunun dışında kalanlar kırıntıdır. Kürt sorunu artık bir statü meselesidir. Kimse BDP ve DTK`dan kendini inkar edip süreç başlatmasını beklemesin. Nevruz`a
gelen PKK tabanıdır. Bunu inkar edemeyiz. Bu meselenin en hızlı, en çabuk çözümü Öcalan ile konuşularak olur" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Hürmüz Boğazı’na ilişkin çevrim içi toplantıya katıldı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Fransa ve Birleşik Krallık’ın ev sahipliğinde düzenlenen Hürmüz Boğazı’na ilişkin çevrim içi toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz çevrim içi toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bölgemizde artan belirsizliklerin ve çatışmanın ağır insani ve ekonomik maliyetlerinin arttığı bir dönemde Fransa ve Birleşik Krallık’ın ev sahipliğinde düzenlenen Hürmüz Boğazı’na ilişkin çevrim içi toplantıya Sayın Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldık. Bu süreçte ateşkesin korunması, İslamabad’da başlayan müzakere sürecinin kesintisiz devam etmesi ve diplomasinin yeniden hakim kılınması, kalıcı barışın tesisi açısından hayati önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler; enerji arz güvenliğinden tedarik zincirlerine, gübre piyasalarından küresel gıda güvenliğine kadar çok boyutlu riskler doğurmaktadır. Bu çerçevede deniz seyrüsefer güvenliğinin uluslararası hukuk temelinde yeniden tesis edilmesi, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önemdedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin kalıcı barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, "Toplantı saatlerinde İran tarafından Hürmüz Boğaz’ının ateşkes süresi sonuna kadar tüm gemilere yeniden açıldığının duyurulması, gerilimin azaltılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak görüyor memnuniyetle karşılıyoruz. Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz" dedi.
Malatya Cemil Çiçek: "Özal Türkiye’ye çağ atlattı, üç temel özgürlükle dönüşüm sağladı" TBMM 24. Dönem Başkanı Cemil Çiçek, Malatya’da düzenlenen "Özallı Yıllar" konferansında Turgut Özal’ın Türkiye’nin dönüşümünde kritik rol oynadığını belirterek, "Özal hayatın içinden gelen bir liderdi, Türkiye’ye çağ atlattı" dedi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi tarafından 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın vefatının 33. yıl dönümü dolayısıyla "Özallı Yıllar" konferansı düzenlendi. Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt Kampüsü’nde gerçekleştirilen programda konuşan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversitenin akademik ve fiziki gelişimine ilişkin bilgiler verdi. Rektör Bentli, lisans program sayısında yüzde 67 artış sağlandığını, öğrenci sayısının 4 bin 500’den 12-13 bin seviyesine ulaştığını söyledi. Akademik kadronun güçlendirildiğini belirten Bentli, TÜBİTAK’tan 30 proje ile 35 milyon TL, Avrupa Birliği projelerinden ise yaklaşık 1,7 milyon avro destek sağlandığını ifade etti. Konferansta konuşan TBMM 24. Dönem Başkanı Cemil Çiçek, Turgut Özal’ın devlet, siyaset ve ekonomi alanında Türkiye’nin dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu söyledi. Çiçek, Türkiye’nin milli mücadeleyle kazandığı bağımsızlığa, Cumhuriyet’in kuruluşuna ve demokrasi sürecine dikkat çekerek bu üç temel kazanımın ülkenin en önemli değerleri olduğunu belirtti. Özal’ın devlet planlama teşkilatından özel sektör tecrübesine, dış ilişkilerden siyasal birikimine kadar çok yönlü bir lider olduğunu ifade eden Çiçek, "Özal hayatın içinden gelen, devleti ve toplumu iyi tanıyan bir liderdi" dedi. Türkiye’nin savunma sanayi ve ekonomik gelişimine de değinen Çiçek, Özal döneminde savunma sanayine yönelik kurumsal adımların atıldığını, Roketsan ve çeşitli üretim altyapılarının bu süreçte temellerinin güçlendiğini belirtti. TOKİ’nin kuruluş sürecine de değinen Çiçek, Türkiye’de gecekondu sorununa karşı önemli bir adım atıldığını, toplu konut politikalarının bu dönemde kurumsallaştığını ifade etti. Özal’ın Türkiye’ye kazandırdığı en önemli yaklaşımın üç temel özgürlük olduğunu kaydeden Çiçek, bunları fikir ve ifade özgürlüğü, inanç ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğü olarak sıraladı. Çiçek, bu özgürlüklerin Türkiye’nin çağ atlamasında temel rol oynadığını söyledi. Çiçek ayrıca Özal’ın turizm, ekonomi ve dış politika vizyonuyla Türkiye’nin dünya ile daha entegre hale geldiğini, ihracat ve döviz gelirlerinde önemli artışlar yaşandığını da kaydetti. Programa, TBMM 24. Dönem Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Vali Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci ve İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti ile STK temsilcileri akademisyen ve öğrenciler katıldı.