GÜNDEM - 25 Ekim 2025 Cumartesi 09:57

20 yıl simit sattı, 49 yaşında atanınca annesi inanmadı

A
A
A

Diyarbakır’da 20 yıldır simit satarak ailesine bakan ve bu süre zarfında ders çalışıp KPSS’ye hazırlanan 49 yaşındaki Abdulvahap Demircan, azmi ve inancıyla herkesin yüreğine dokunan bir başarıya imza attı. Hiç evlenmeyen ve son tercihini arkadaşına yaptıran Demircan İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesine tekniker olarak atandı. Annesini atandığına bir türkü ikna edemeyen Demircan, bavulunu toplayıp İstanbul’a gidince ailesini atandığına ikna etti.

Demircan, 2008 yılında başladığı Bitlis Eren Üniversitesi İnşaat Teknikerliği bölümünü 2010 yılında tamamladı. 2010 yılından 2024 yılına kadar tam 14 yıl boyunca KPSS’ye giren Demircan, umudunu hiçbir zaman kaybetmedi. Günün ilk ışıklarıyla tezgahını açan, sokak sokak gezip simit satan, akşam eve döndüğünde ders kitaplarının başına geçen Demircan, yıllarca hem geçimini sağladı hem de atanma hayalini diri tuttu. Bir yandan annesine bakıyor, bir yandan da "bir gün olur" diyerek sınavlara hazırlanan Demircan, annesine bakmak için evlilik hayallerini de hep erteledi. 2024 yılında tekrar KPSS’ye giren Demircan 81,321 puan adlı. Geçtiğimiz ay Sağlık Bakanlığının açıkladığı atama takvimini gören Demircan, puanı nedeni ile başvuruda bulunmak istemedi. Arkadaşı bilgilerini aldığı Demircan adına başvuru yaptı. Başvuruyu arkadaşını yapması nedeni ile sonuçlarına da arkadaşının bakmasını isteyen Demircan’ın atanma hayali gerçeğe döndü. Demircan, İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesine tekniker olarak atandı. Mutlu haberi ailesi ile paylaşan Demircan annesini bir türlü ikna edemedi. Ailesi Demircan’ın atandığına bavulunu toplayıp İstanbul’a doğru yola çıkarken ikna oldu. Demircan’ın hikayesi, sadece bir başarı öyküsü değil, umudun, azmin ve inancın ne kadar güçlü birer yol arkadaşı olabileceğinin en güzel kanıtı oldu.

20 yıl simit sattı, 49 yaşında atanınca annesi inanmadı

Simit tezgahından memur masasına

Yaklaşık 20 yıldır Diyarbakır sokaklarında simit sattığını belirten Demircan, "2008 ile 2010 arasında Bitlis Eren Üniversitesinde 2 yıllık inşaat teknikerliği ön lisans bölümünü bitirdim. 2010’dan sonra bir yandan simit satarak bir yandan ise anneme bakarak KPSS’ye çalıştım. Hiç evlenmedim, eğitim hayatımı da hiç aksatmadım. 81,321 puan aldım. İstanbul Beyoğlu Göz ve Eğitim Araştırmasına Hastanesine atandım" dedi.

Atandığına önce kendini inandırdı, sonra ailesini

14 yıl boyunca atanmadığını, atamasının olduğunda ise buna inanamadığını kaydeden Demircan, ‘’Arkadaşım bana kazandığıma dair web sitesinin linkini gönderince inandım. Totem yaptım 13 yıl boyunca ben yaptım tercihleri ve sonuçlara baktım hep olumsuz gelince arkadaşıma dedim ‘Bu sene sen tercihlerimi yap’ tercihlerimi arkadaşım yaptı. Sonuçlarına da o baktı ve bana atandığımı söyleyince inanmadım, şaşırdım. Çok sevindim şuan da evraklarımı topluyorum gideceğim inşallah. Sevinçten uçmam geldi. Bu yaşa kadar defalarca sınava girdim hep olumsuz oldu. Şimdi olunca çok sevindim uçasım geldi."

20 yıl simit sattı, 49 yaşında atanınca annesi inanmadı

Herkesin şaşırdığını aktaran Demircan, sözlerine şöyle devam etti:

‘’Ailem, arkadaşlarım kimse inanmadı. Herkes şaşırdı. Selam vermeyen insanlar arayıp tebrik etmeye başladı. Hep çalışıp olumsuz sonuç alınca bu defa inanasım gelmedi olunca. Arkadaşım söyleyince oturdum şükrettim ve dedim ki ‘Sen bana uğurlu geldin.’ Bundan sonra asaletimi alana kadar başka bir üniversite okuma planlarım var ya da 2 yıllık inşaat teknikerliğini DGS ile 4 yıllık mühendislik bölümüne tamamlamayı düşünüyorum. Eğitimden kopmayacağım benim hayatım hep eğitim."

5 kardeş olduklarını kendisi hariç hepsinin evlendiklerini dile getiren Demircan, "Baktım ki bu devirde kimse anne, babayı kabul etmiyor bakmak istemiyor, ben de mecbur onlara bakmak zorunda kaldım. Onlara hizmet ettim. Evlenen insan anne ve babasına istediği gibi zaman ayıramıyor. Ama bekar olunca elinden gelen her şeyi yapabiliyorsun. Evlendiğin zaman çocuklara, eşine hayatının yüzde 80’ini adaman lazım. Yüzde 20’de anne, babaya yetmez. Onları ihmal edebilirsin. Hem ders çalışarak hem de simit satarak gerçekten zor oluyor. Kafa dağılınca toparlayamıyorsun. Bilgi dağınıklığı oluyor. Özellikle sınavlara yakın zamanlarda kafanı toparlayamıyorsun yorgunluktan. Sabaha 05.00’da kalkıyorum, namazımı kılıyorum ondan sonra 05.30 gibi simitlerimi aldığım yere gidiyorum. 12.00’a kadar simitlerimi satıyorum ondan sonra gelip eve ders çalışıyorum. Gidip İstanbul’da yer bulana kadar annem burada kalacak ondan sonra onu yanıma alacam. Çünkü ben ondan kopamıyorum. O olmazsa ben yaşayamam ki, aklım hep onda. Annem de çok sevindi kazındığıma ama inanmadı en başta. Her yıl olmadı deyince onunda inancı kırılmıştı. Kağıdı gösterdim ama okuma yazma bilmediği için şaka yapıyorum sandı. Ta ki valizimi hazırlayıp İstanbul’a gideceğim deyince inandı’’ şeklinde konuştu.

20 yıl simit sattı, 49 yaşında atanınca annesi inanmadı

Mehmet Ali Kaya - Rıdvan Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.