ASAYİŞ - 31 Mayıs 2024 Cuma 17:59

38 kişinin öldüğü Dündar Apartmanı’na ilişkin 2 müteahhide verilen hapis cezasıyla ilgili gerekçeli karar hazırlandı

A
A
A

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Diyarbakır’da yıkılan ve 38 kişinin hayatını kaybettiği, Dündar Apartmanı’na ilişkin davada yargılanan 3 sanıktan tutuklu 2 müteahhide verilen 13 yıl 4’er ay hapis cezasıyla ilgili gerekçeli karar hazırlandı.

Merkez Bağlar ilçesinde 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremle yıkılan Dündar Apartmanı’nın davasına ilişkin, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 20 Mayıs’taki karar duruşmasında tutuklu müteahhitler Sercan Erbey ve İlhami Dündar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan verilen hapis cezası ile tutuksuz sanık arsa sahibi Seydo Bozkaya’nın aynı suçtan beraatine ilişkin gerekçeli karar yazıldı. Kararda, sanıklar ve depremde hayatını kaybedenlerin yakınları ile tanıkların soruşturma ve dava aşamasındaki ifadelerine yer verildi.

Kararda, "Dündar Apartmanı’nın ruhsatsız, projesiz ve kaçak olarak inşa edilmesi, malzeme özelliklerindeki yetersizlikler, uygulama ve işçilik hataları, binanın denetimsiz yapılması nedeniyle yıkılmış olduğunun belirtildiği görülmüştür" denildi.

Binanın yapım aşamalarında sanıkların rolünün de değerlendirildiği vurgulanan kararda, “Söz konusu binanın temeli ile zemin üstü dükkan ve 4 katının müteahhit Sercan Erbey tarafından yapıldığı, her iki sanığın kısmen ortak beyanlarıyla anlaşılmıştır. Binanın 10 katlı olarak sanık Erbey mi yoksa sanık Dündar tarafından mı yapıldığı tam olarak ispat edilememiş ancak her iki sanığın beyanlarında ortak olan husus binanın tamamlanmasında yer aldıkları şeklinde belirlenmiştir. Kaçak olan binanın projesiz ve ruhsatsız olması, binada kullanılan malzemelerin eksikliği, bu eksikliğe rağmen binanın yüksek katlı yapılması ve binaya fazladan yük bindirilmesi (başta asansör olmak üzere diğer etken hususlar) karşısında yıkılan binada sanıkların kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Sanıkların beyanlarının içeriği tam olarak ispat edilemediğinden kusur oranı mahkememizce ayır ayrı yapılmamış, her iki sanığın da ortak kusurlu olduğu kabul edilmiştir" diye belirtildi.

Binanın sanıklar tarafından kaçak, projesiz ve ruhsatsız yapıldığı bildirilen kararın sonuç kısmında şunlar kaydedildi:

"Binanın yapım aşamasında kullanılan malzemelerin yetersiz olduğu, yine binanın fazla katlı olması, asansör bulunması, elektrik ve kalorifer sistemlerinin eklenmesi karşısında binaya fazladan yük binmiştir. Binanın yapım aşamasında işçilerin yetersiz olması nedeniyle işçi hatalarının oluştuğu, sanıkların tüm bunları bildikleri veya bilecek durumda oldukları halde binayı tamamlayarak kat sahiplerine teslim etmeleri karşısında iki sanığın da yıkılan binada asli kusurlu oldukları mahkememizce kabul edilmiştir. Binanın kaçak ve temelinin yetersiz olması karşısında sanıkların eylemlerinin sonucunu öngördüğü halde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek 10 katlı olan Dündar Apartmanı’nın normal bir binada olması gereken şartları taşımadığından sanıkların bilinçli taksir ile hareket ettiği mahkememizce kabul edilmiştir. Sanıkların eylemi ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilmiş ve bu nedenle sanıklar hakkında ceza tayin edilirken TCK’nin 22/3 maddesine istinaden artırım yapılmasına kanaat getirilmiştir."

Bozkaya’nın yıkılan binanın yer aldığı arazinin sahibi olduğu belirtilen kararda, kat karşılığı sanıklarla anlaştığı, binanın yapımında ya da sonrasında herhangi bir dahilinin olmadığının anlaşıldığı belirtilerek, üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği ifade edildi.

Mahkeme heyeti, 20 Mayıs’taki duruşmada oy birliğiyle alınan kararda 2 sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 13 yıl 4’er ay hapisle cezalandırılmasına, bir kişinin de isnat edilen suçtan beraatine hükmetmişti.

Muhammet Hüseyin İçli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep CHP’lilerin sırt döndüğü çocuklar er meydanına çıktı Gaziantep’te 23 Nisan kutlamalarında CHP’lilerin sırt döndüğü çocuk mehteran takımı, er meydanına çıkan pehlivanların yağlı güreşler müsabakasında gösteri yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vakkas Açar ve il yönetiminin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Gaziantep’te gerçekleştirilen kutlama programlarında küçük öğrencilerden oluşan mehter takımı gösterisinde çocuklara arkalarını dönerek protesto etmesine gösterilen tepkiler devam ediyor. Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliğinde Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu’nun düzenlediği 4’üncü Türkiye Yağlı Güreş Ligi müsabakası çocuk mehteran takımının gösterisiyle başladı. 2 gün önce CHP’lilerin arkasını döndüğü çocuk mehteran takımının programda yaptığı gösteri büyük beğeni topladı. AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep milletvekilleri İrfan Çelikaslan, Bünyamin Bozgeyik, Mesut Bozatlı, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ile protokol üyeleri, gösteri yapan çocuklara büyük destek verdi. Çocukların gösterisi esnasında platforma çıkan protokol üyeleri Mehtaran Marşı’nı çocuklarla birlikte söyledi. Çocukların ailelerinin de katıldığı gösteride çocuklar, kendilerine verilen destekten dolayı çok oldukları gözlemlendi. "Çocuklarımıza, mehteran takımımıza asla sırtımızı dönmüyoruz" Gösterinin ardından açıklamalarda bulunan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "23 Nisan’da bu gücel çocuklarımızın yapmış olduğu gösteride yaşanan olaylar bizi gerçekten çok üzdü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara hediye ettiği bir bayramda çocuklara dönük bu hareket gerçekten hiç yakışmadı. Kültürümüze, tarihimize ne kadar yabancı olduklarını gösterdiler. Halbuki biz tarihimize de, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve çocuklarımıza da sahip çıkıyoruz. Çocuklarımızın daha güzel bir yaşam için ve daha güzel bir eğitim alması için onlara her türlü desteği veriyoruz. Çocuklarımıza, mehteran takımımıza asla sırtımızı dönmüyoruz, bilakis onları kucaklıyoruz. Bu er meydanında çocuklarımızın gelip bu gösterilerini yapması, mehteri çalması bizi ayrıca gururlandırdı, onurlandırdı. Biz her zaman çocuklarımızın yanındayız, her zaman onların yanında olacağız ve asla çocuklarımıza da sırtımızı dönmeyeceğiz, onları kucaklamaya devam edeceğiz" dedi. "Çocuklarımıza sahip çıkacağız" Tahmazoğlu, "Her şey ortada, hatta kendi beyanları da var. ‘Biz bilerek sırtımızı döndük, protesto ettik’ diyorlar. Mehteran Marşı, bizim ecdadımıza aittir. Günümüzde geçerli olan milli kültürümüz. Dolayısıyla tarihimize de Cumhuriyetimize de sahip çıkacağız. Çocuklarımıza sahip çıkacağız. Onları asla yalnız bırakmayacağız" diye konuştu.
Çorum 75 yaşındaki Satı teyzenin bayrak sevgisi Çorum’da her milli bayramlarda eline aldığı Türk bayrağıyla sokaklarda dolaşan 75 yaşındaki Satı Bocuk, bayrak hassasiyetiyle dikkat çekiyor. Çorum’da yaşayan 75 yaşındaki Satı Bocuk, milli bayramlarda eline aldığı Türk bayrağıyla sokaklarda yürüyor, kutlamalara katılıyor. Son olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Satı Bocuk’u eline aldığı Türk bayrağıyla yürürken gören Eren Kızıltepe isimli esnaf o anları dronla görüntüledi. Sosyal medyada paylaşılan Satı Bocuk’un Türk bayrağıyla yürüdüğü görüntüler, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Tüm bayramlarda, özel günlerde sokağa Türk bayrağıyla çıktığını ifade eden Satı Bocuk, "Benim okumam yazmam yok, yalnız yaşıyorum. Bayrağımı, vatanımı, askerlerimi çok seviyorum. Özel günlerde bayrağımı alır, sokağa çıkıp gezerim. Bayrağımı alırım, yağmur, çamur dinlemem. Askerlerime, bütün Türkiye’ye selam olsun" dedi. Satı Bocuk’u Türk bayrağıyla gezerken görüntüleyen Eren Kızıltepe ise, "Satı teyzemizi sürekli buradan geçerken görüyoruz. Özel günlerde eline bayrağını alıp hemen kutlamalara koşar. 23 Nisan’da da havanın yağmurlu olmasına rağmen Satı teyze bayrağını almış, koşa koşa Saat Kulesi Meydanına gidiyordu. Bu da benim çok hoşuma gitti. Ertesi gün baktım, yine bayrağını almış, acaba yine kutlama olur mu diye tekrar gittiğini görünce bunu çekmek istedim" dedi.
Eskişehir Eskişehir İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Dünya Sıtma Günü uyarısı: "Risk tamamen bitmedi" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılından bu yana her yıl 25 Nisan’da anılan Dünya Sıtma Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtmanın; plasmodium cinsi paraziti taşıyan dişi anofel sivrisineklerin ısırığı yoluyla bulaşan ve kırmızı kan hücrelerini enfekte ederek hayatı tehdit edebilen ciddi bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın ilk belirtilerinin genellikle sivrisinek ısırığını takip eden 10-15 gün içerisinde baş ağrısı, titreme ve ateş şeklinde ortaya çıktığını ifade etti. İnsanlarda sıtmaya yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu dile getiren Bildirici, özellikle P. falciparum ve P. vivax türlerinin en büyük riski oluşturduğunu, falciparum tipinin tedavi edilmediği durumlarda kısa sürede ağır seyrederek ölüme neden olabildiğini vurguladı. "Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sıtma riski altında" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının sıtma riski altında bulunduğunu, bu riskin özellikle Sahra altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını ifade etti. Türkiye’de geçmiş yıllarda yaygın olarak görülen sıtmanın, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen etkin çalışmalar neticesinde yerli bulaşının sona erdiğini belirtti. Bildirici, ülkemizde sıtma etkenini taşıyabilecek sivrisinek türlerinin halen bulunduğuna dikkat çekerek; iklim ve çevresel faktörler, artan uluslararası seyahatler, endemik bölgelerden gelen vakalar ve düzensiz göç hareketleri nedeniyle yurtdışı kaynaklı sıtma vakalarının görülebildiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin subtropikal kuşakta yer alması ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının da hastalık riskini artırabileceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımız riskli bölgelere seyahat ederken dikkat etmeli" Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını, bu nedenle Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde gerekli koruyucu önlemleri almaları ve hastalık belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Adana Adana’da termometreler 41 dereceyi gösterdi Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da sıcak hava etkisini göstermeye başladı. Kent merkezinde araç termometreleri 41 dereceyi gösterirken güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar park ve bahçelere akın etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre kentte 30 derece olan hava sıcaklığı, araç termometrelerinde 41 dereceye kadar ulaştı. Sıcak havayı fırsat bilen Adanalılar park ve bahçelere giderek havanın tadını çıkarttı. Geçtiğimiz haftaya kadar şiddetli yağışın etkisinde olan kentte bu günden itibaren sıcaklıkların mevsim normalleri üzerine çıkması bekleniyor. "Havalar çok sıcak" Vatandaşlardan Kadir Oygur, "Havalar çok sıcak. İnsan duşa girerken terler mi? Bu güneş niye buraya vuruyor. Ben anlamadım, bu sıcaklık çok fazla" dedi. "Biraz daha böyle devam ederse sıkmaya başlayacağız" Şervan Ildız ise, "Bu havalar çok sıcak ve bize yanlış yapıyor. Biraz daha böyle devam ederse sıkmaya başlayacağız. Gençler kanallarda yüzmeye başladı. Kısa kollu giymeye başladık, yaz erken geldi" ifadelerini kullandı. "Yürüyüşe çıktım ama terlemeye başladım" Metin Gelincik isimli vatandaş ise havaların çok sıcak olduğunu anlatarak, "Sıcaklıklar etkili olmaya başladı. Yürüyüşe çıktım ama terlemeye başladım. 1-2 aya asfaltta yumurta pişmeye başlar. Allah yaşlılarımıza sabır ve dayanma gücü versin" diye konuştu.