ASAYİŞ - 30 Aralık 2025 Salı 09:12

Cezaevinden izinli çıkıp karısını boğarak öldürdü

A
A
A
Cezaevinden izinli çıkıp karısını boğarak öldürdü

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 11 günlük izinle cezaevinde çıkan eşi tarafından öldürülen Rojda Yakışıklı’nın yengesi ve ablası, zanlının çıkmadan önce iki eşine de onları öldüreceği tehditlerinde bulunduğunu anlattı.


İlçenin kırsal Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında 27 Aralıkta 3 çocuk annesi Rojda Yakışıklı (28), dini nikahlı eşi Okay Gür tarafından işkence sonrası boğularak öldürüldü. Gür, 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı ve iki eşine kendilerini öldüreceği tehdidinde bulunduğu, eşlerin bu durumu ihbar ettiği ortaya çıktı. Yakışıklı’nın yengesi ve ablası, dehşet dolu anları anlattı. Gözaltına alına Gür, jandarma işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.


Rojda’nın yengesi Sema Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Okay Gür’ün izne geldiğini, gelir gelmez eşlerini arayıp ölümle tehdit ettiğini söyledi. Buna yönelik Rojda’yı kontrol ettiklerini belirten Erdem, eve geldiklerini ve 17.30 sıralarında bu olayın olduğunu ifade etti. Erdem, Okay’ın, eşini ambara götürüp işkence yaparak öldürdüğünü aktararak, "27-28 Aralık tarihinde oluyor. Bir akrabamız başka bir köyden buraya gelirken Rojda’ya uğrayalım diyerek orada Rojda’yı soruyor. Eşi, ‘Haberim yok diyor.’ ‘Rojda, ailesinin evine gitmiş olabilir’ diyor. Sonra amcasının oğlu buraya geliyor Rojda nerede diye soruyor. Bunlar diyor; ‘Rojda’nın eşi eve gelmiş, buraya gelmesi mümkün değil. Kendi evindedir.’ Rojda’nın amcasının oğlu da diyor k, eşi bize demiş babasının evine gitmiş. Rojda yok, kayıp diye artık erkeklere duyurduk. Zaten daha önce de tehdit etmiş, eşi kesin ona bir şey yapmış diye duyurduk" dedi.



"Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor"


"Eşini aradık, sorduk. Eşi de sürekli haberim yok, haberim yok, karakola haber vermeyin diyor. Bizde dayanamadık karakola haber verdik" diyen Erdem, "Haber verdiğimizi öğrendikten sonra da kendisi araç çağırıyor. Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor. Bazı bölgelerinde işkence belirtileri vardı. Burada yakın bir yerlere getirip gömüyor. Kumasının yardımı da var, büyük eşinin. Büyük eşinin oğlunun parmağı da var. Bunlar hepsi kanıtlanmış, ispatlanmış. Karakolda da söylendi. Oğlu 15 yaşında, kendisi de karakolda itiraf etmiş. Babam böyle böyle yaptı diye. Hepimiz, kardeşleri hepsi ayaklandı" diye konuştu.



"Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor"


Böyle insanların bırakılmasını istemediklerini vurgulayan Erdem, "Bırakıldıkça da kadınlar bu şiddeti, ölümü görüyor. En ağır cezanın verilmesini istiyoruz. 11 günlük bir izne çıkmış. Çıkar çıkmaz da bu olayı yaptı. Üç çocuğu var. İki kız, bir erkek çocuğu var. Oğlu 6 yaşında, en büyük kızı 10 yaşında, diğeri de 9 yaşında. Zaten büyük kızı görmüştü. Kimin parmağı varsa, kim ona yardım etmişse hepsinin çıkmasını istiyoruz. Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor. Eşim beni tehdit etmiş diye haber veriyor. Suçlu bir insan, hapisten çıkmış" şeklinde konuştu.



Görgü tanığı olan çocuklarını kaçırmış


Her iki eşinin de Okay Gür’ü şikayet ettiğini kaydeden Erdem, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:


"Kızı görmüş, bildiği için de kaçırmış. Oğlunu, büyük kızını bir araca alıp kaçırmış. Bunlar hepsi çıktı. Bismil’de yakalanmıştı. Devletimden rica ediyorum, her üç çocuğunu da ne üvey anneye, ne de en yakınına teslim edilmesin, devlet korumasında olmasını istiyorum. Annenin başına bu gelmişse, çocukların başına da gelebilir."


Rojda’nın ablası Medine Çelik ise "Ablasıyım, sonradan geldim. Kardeşim tehdit edildiğini söylemiş. Kardeşimin hakkı kalmasın" ifadelerini kullandı.


Öte yandan zanlı Gür’ün, "uyuşturucu" suçundan yaklaşık 4 yıldır tutuklu olduğu, açık cezaevine geçtiği bu kapsamda 11 günlük izin hakkından yararlandığı öğrenildi.



Cezaevinden izinli çıkıp karısını boğarak öldürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Aynaların çarpması sonucu çıkan kavgada öldürülen Abdurrahman Cengiz’in davasına devam edildi Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının birbirine çarpması sonucu çıkan tartışmada 1 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması görüldü. Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının çarpması sonrası çıkan tartışmada Abdurrahman Cengiz’in hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Mehmet Erkan B., sanık avukatları, maktulün ailesi ve avukatları hazır bulundu. Diğer sanık Eyüp Ertan D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Leyla D., "Olaydan sonra oğlumun arkadaşı Mehmet A. beni aradı. Olayda kullanılan silahları sakladığını söyledi. Silahları Suruç’ta bulunan bağ evinin bahçesine gömüldüğünü söyledi. Ben de polisler ile birlikte bu silahları polislere teslim ettim. Olayı görmedim. Duyduğuma göre oğlum ilk hastaneye giderken önünü kesmişler. Arkadaşlarına ve kendisine ateş etmişler. Olaya dahi bilgi ve gördüm bundan ibarettir" dedi. "Biz kendimizi koruduk" Tutuklu sanık Eyüp Ertan D. savunmasında, "Bize ilk ateş eden maktuldür. Biz de kendimizi korumaya çalıştık. Olay anında makbul bize hakaret ederek ateş etti. Biz kendimizi koruduk. Tahliyemi talep ederim" dedi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Erkan B. hakkında uygulanan "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Tutuklu sanık Eyüp Ertan D.’in ise dosyadaki delil durumu ve alabileceği muhtemel ceza dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına hükmederek eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi 15 Mart 2023’te Şahinbey ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Abdurrahman Cengiz (43) ile husumetli olduğu şahıs ya da şahıslar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında husumetli olduğu şahıs ya da şahısların silahlı saldırısına uğrayan Abdurrahman Cengiz, ağır yaralandı. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesine kaldırılan Cengiz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Samsun "Ramazan’da 3 öğün beslenilmeli" Diyetisyen Tuba Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak iftar, ara öğün ve sahur şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" dedi. Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kaldığımız ve beslenme düzenimizin oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" diye konuştu. Sağlıklı beslenmenin hayatın her döneminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dyt. Yıldırım, "Ramazan ayı uzun saatler aç ve susuz kaldığımız, beslenme düzenimiz oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Normal günlerde, herhangi bir öğünde eksik aldığımız bir besin ögesini gün içinde ara öğünlerde veya diğer ana öğünlerde tamamlama fırsatımız oluyor. Ancak Ramazan ayında öğün sayımız sınırlanıyor. Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme gereklidir" diye konuştu. Dyt. Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme önerilerini şöyle sıraladı: "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz. Sahur yapma alışkanlığı sayesinde hem açlık süreniz azalır hem de metabolizma hızınızı korumuş olursunuz. Sahurda yumurta, ceviz, peynir, avokado ve mevsim söğüşlerini içeren hafif bir kahvaltı veya yoğurt, yulaf, taze meyve, çiğ kuruyemişlerden hazırlanan sağlıklı bir kase tercih edebilirsiniz. İftar öğünü de en az sahur kadar önemlidir. Orucu bir hurma ve su ile açtıktan sonra çorba ve renkli bir salata ile devam edip, sonrasında ana yemeğe geçebilirsiniz. İftarda uzun açlık döneminden sonra midenizi hızlı bir şekilde doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, mide barsak rahatsızlıklarına sebep olduğu için iftardan sahura kadar öğün sayısını artırıp, aralıklarla beslenmeye özen gösteriniz. Tatlı seçiminizi iftardan hemen sonra yapmak yerine bir iki saat sonra ara öğün şeklinde hafif sütlü tatlılardan tercih etmek sağlıklı olacaktır. İftardan sonra tatlı isteklerinde kahve ve hurma ikilisi kan şekerini dengelemeye ve tatlı yeme ihtiyacını azaltmaya yardımcı olacaktır. Ramazan’da hareketsizlik, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. İftardan sonra bir saatlik yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır. İftardan sahura kadar ortalama en az iki litre su içmelisiniz. Bir şişe soda ve bir bardak bitki çayı da sindirim sisteminize iyi gelecektir."
Uşak Uşak’ın yeni Valisi Serdar Kartal görevine başladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile İçişleri Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal görevine başladı. Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal için valilik binasında karşılama töreni düzenlendi. Tören mangasını selamlayan Kartal, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle tanıştıktan sonra Valilik binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Vali Kartal; "Göreve başlarken, böylesine derin bir kültüre, güçlü bir birlik ruhuna ve yükselen bir kalkınma dinamizmine sahip Uşak ilinde hizmet edecek olmanın ağır fakat onurlu sorumluluğunu yüreğimde hissettiğimi belirtmek istiyorum. Bu birikimi koruyarak ve daha da ileriye taşıyarak, sanayisiyle üreten, tarımıyla bereketlenen, gençleriyle güçlenen ve her bir hemşehrisini kucaklayan bir Uşak hedefiyle kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kartal sözlerine şöyle devam etti; "Uşak’ın huzurunu, refahını ve geleceğini daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışacağız. Sizlerin talep ve önerileri bizler için yol gösterici olacaktır. Yüce Allah’ın inayeti, dualarınız ve bu birliktelik ruhuyla Uşak’ı her alanda daha ileriye taşıyacağımıza inancımız tamdır. Bizler için devlette makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan ise aziz milletimize hizmet etmektir. Bu bilinçle Uşak’ımızın her ilçesini, her köyünü, her mahallesini ve her bir vatandaşını kapsayan, adaletli, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hakim kılmayı esas alacağız. Kapısı da gönlü de herkese açık bir idare anlayışıyla, devletimizin şefkatini, güler yüzünü ve güven veren varlığını hayatın her alanında hissettirmeyi temel vazifemiz olarak görüyoruz." dedi. Açıklama sonrası Vali Kartal, makamında il protokolü ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Antalya Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti, köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova ilçesinde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız" sorusu üzerine "Hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol katederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor.