POLİTİKA - 11 Ocak 2025 Cumartesi 16:35

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kürt ile Türkün arasına ayrımcılık sokan hem Kürtün, hem Türkün en çok da Müslümanın düşmanıdır”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kürt ile Türkün arasına ayrımcılık sokan hem Kürtün, hem Türkün en çok da Müslümanın düşmanıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgenin ve ülkenin terörden tamamen temizlenmesi için yaptıkları çalışmaları anlatarak önemli mesajlar verdi. Edoğan, bin yıldır birlikte kurulan kardeşliğin bitirilmesini hedefleyen terörün hiç kimseye fayda sağlamadığını belirterek, “Kürt ile Türkün arasına ayrımcılık sokan hem kürtün hem türkün en çok da Müslümanın düşmanıdır” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti 8. Olağan Kongresine katılmak üzere Diyarbakır’a geldi. Seyrantepe Spor Salonunda partililere seslenen Erdoğan, Diyarbakır’ın huzurunun Türkiye’nin huzuru olduğunu söyledi. Erdoğan, “Diyarbakır’ın huzuru Türkiye’nin huzurudur. Diyarbakır’ın refahı Türkiye’nin refahıdır. Diyarbakır’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir. Dicle ve Fırat nasıl tabi ve tazeyse bizim kardeşliğimizde bu şekildedir. Yatırımlardan hak ve özgürlüklerden her anlamda eşi ve benzeri görülmemiş hizmetlerle sizi tanıştırdık. Biz bu aşkla hizmet ederken birileri ideolojilerine uygun suni bir şeyler peşindeydiler. Mayası Müslümanlıkla yoğrulan yurdu bölmek için uğraşıyorlardı. Bu gayretlerinin gerisindeki sinsi niyeti gayet iyi biliyoruz. Kim desteklerse desteklesin küçük çıkarları uğrana bu işlere girişenlerin sonu hüsran olacaktır. Eli kanlı katiller ihanetlerini örtmeye çalışsın biz Diyarbakır’dan yürekten gelen kardeşlik türkülerini söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.


“Vatanın bütünlüğünü yılanlara, çıyanlara yedirmeyeceğiz”


Konuşmasında milletin birliğini ve vatanın bütünlüğünü korumak için her mücadeleyi vereceklerini belirten Erdoğan, “Milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü, devletimizin ebet müddet gücünü bu yılanlara, bu çıyanlara yedirmeyeceğiz. Yarım asırdır bu milletin geleceğini karartan emperyalist oyunun son halkasını bozma aşamasındayız. Bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. Bölgemizde ve dünyada birliğini beraberliğini kaybeden acıları yaşayanları siz de görüyorsunuz. Vatanına sahip çıkmayanları görüyorsunuz. Ülkesinin ve insanının üzerine titremeyenlerin akibetini sizler de takip ediyorsunuz. Bizi birbirimizden ayırmak isteyenlerin gayesi ne size ne bize iyilik yapmak değil. Bir asır önce nasıl sırt sırta verip ülkemizi kurtarmış ve cumhuriyetimizi kurmuşsak şimdide omuz omuza verip Türkiye yüzyılını birlikte inşa edeceğiz. 81 vilayetimizin her biri gibi Diyarbakırsız bir Türkiye yetim kalır. Türkiyesiz bir Diyarbakır da öksüz kalır. Son yarım asırdır yaşadığımız sancılara artık dur deme vaktidir yine şeyler söyleme vaktidir” şeklinde konuştu.


“Terörle mücadelemiz tarihimizin bir parçası olarak kayıtlarda yerini almıştır”


Terörle mücadelede binlerce şehit verildiğini dile getiren Erdoğan, bu şehitlerin emaneti olan vatanı son güçlerine kadar koruyacaklarını söyledi. Erdoğan, “Türkiye’nin uzunca bir geçmişe sahip terörle mücadelesi tarihimizin bir parçası olarak kayıtlardaki yerini almıştır. Binlerce şehit verdik. Attığımız her adımın şehitlerimizin canları pahasına bize emanet ettikleri ülkemizin geleceğini güvence altına almak istememizden kimsenin şüphesi olmasın. Kandırılarak dağa çıkarılan 10 binlerce insanın evladı hayatını kaybetti. 5 yıldır evlatlarına kavuşma mücadelesi veren Diyarbakır annelerinin yaşadıklarını da çok iyi biliyoruz. Ülkemizin kalkınması için kullanmamız gereken 100 milyarlarca doları terörün önünü kesmek için kullandık. Vesayet karşısında sivil siyaseti güçlendiremedik. Rahmetli Özal’dan beri terör mücadelesini bitirmek için farklı yöntemlere başvurulmuştur. Biz de terörü bitirmek için çok ciddi insiyatifler aldık. Ancak karşımızdaki yapı bu ülkenin ve bu milletin değil bölgesel ve küresel güçlerin sesine kulak verdiği için bu çabalar sonuç vermedi. Biz ne yapması gerekiyorsa fazlasını yaptık ama bu iyi niyetli çabalarımızın cevabını ilçelerimize kazılan çukurlarla aldık. O hainlerin hepsini açtıkları çukurlara gömdük ama tarihi bir fırsatın önüne geçilmesine engel olamadık. Diğer ülkelerdeki terör unsurlarını da sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Terör örgütü çok ciddi kan ve güç kaybına uğradı. Suriye’de örgütün bölgesel hevesi kursağında kaldı” ifadelerini kullandı.


“Terör belasını bitirmek için yeni bir fırsat açtık”


Terörü bitirmek için devletin başlattığı çözüm süreçlerinin terör örgütü ve terör örgütüne müzahir siyasi partiler tarafından bozulduğuna dikkat çeken Erdoğan, “ Biz siyasetimizle ve bölgemizde yaşanan kritik bazı gelişmeler sonrasında terör belasını bitirmek için yeni bir fırsatı açtık. Bunun heba edilmesini doğru bulmuyoruz. Terör örgütünün kendini feshetmesi silahların kayıtsız şartsız teslim edilmesi, bölücü örgütün baskısıyla bir Türkiye partisi olması imkanı bulmayanların siyasete Türkiye partisi olarak girmesine fırsat verilmesi. Tüm boyutları ve unsurları ile ebediyen tarihe gömmek istiyoruz. Bu büyük ve güçlü Türkiye önündeki en son engellerden birinin devreden çıkarılmasıdır. Bu Kürt kardeşlerimizle ilgili bir konu da değildir. Son 22 yılda gerçekleşen birçok reform ile ülkemizin asırlık sorunları birer birer ortadan kaldırılmıştır. 22 sene önce konuşulamayan nice hakkı attığımız adımlarla ülkemize kazandırdık. 85 milyon vatandaşımızın her biri hak ve özgürlük reformlarından istifade etmiştir. Eksiklikler varsa bu hepimizin ortak meselesidir ve çözümü için hep birlikte çalışacağız” dedi.


"Ekonomik sıkıntılar yılın ikinci yarısından itibaren geride kalacak”


Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara da değinen Erdoğan, bu sıkıntıların 2025 yılının ikinci yarısından sonra geride kalacağını dile getirdi. Erdoğan, “Son dönemdeki ekonomik sıkıntıları yılın ikinci yarısından itibaren geride bırakacağız. Ülkemizin kuzeyi ve güneyi cayır cayır yanarken bu ateşi Türkiye’ye sıçratma planları yapanların bu planını bozmaya niyetliyiz. Burada bugün bu ülkede belli bir dönem hepimiz baskı gördük, zulüm gördük, ayrımcılık gördük. Bizden sizden diye bizi birbirimizden ayırdılar. Bizim ayrımız gayrımız olmadı. Biz hep beraberdik bin yıl boyunca bu topraklarda kardeşçe yaşadık. Irkçılık kendisine oksijen bulamadı. Bizler aynı kıbleye dönüyoruz, aynı kitabı okuyoruz, aynı peygamberin yolunda yürüyoruz. Bizler birlikte medeniyetimizi inşa ettik. Kürt ile Türkün arasına ayrımcılık sokan hem Kürtün, hem Türkün, en çok da Müslümanın düşmanıdır. Sıkıştıkları için Gazze’de soykırım yapan Siyanistlere adeta yalvarıyorlar, bu milleti kimse Siyonistlerin kapısında kul köle yapamaz. Bunların derdi Kürtler, Araplar, Türkler değil, bunların derdi başka. Onun için bunlara hep birlikte el ele vererek karşılık vereceğiz. Terör örgütü aradan çıkınca tarih boyunca olduğu gibi muhabbetle kucaklaşacağız. Bu coğrafyayı kardeşlik coğrafyası yapacağız. Bu memleket bizim, bu vatan bizim, bu bayrak bizim, bu devlet bizim. Ezani Muhammediler bizim, geçmişimiz ortak geleceği de birlikte inşa edeceğiz. Türkiye yüzyılı ülkümüzü hep birlikte gerçekleştireceğiz. Dayatmalara eyvallah yok eski Türkiye eskide kaldı. Milletinin tüm fertleriyle bir ve beraber olan ülke içinde ve dışında zulme dur diyen bir Türkiye var. Elde edilen zaferin terörle kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Irak ve Suriye’de terör bittiğinde bu coğrafyanın yüzü bir başka gülecek. Diyarbakır’dan terörle arasına mesafe koymasını bekliyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır" Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit oluşunun 11’inci yıl dönümü nedeniyle İstanbul Adalet Sarayında anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ dedi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın 11 yıl önce Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda şehit oluşunun yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. Adliyenin Atrium alanında gerçekleşen törene Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, şehit Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, hakimler, savcılar, adliye personeli ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından Şehit Savcı Kiraz’ın makam odası ziyaret edilerek karanfil bırakıldı, akabinde odasında Kur’an-ı Kerim okundu. ‘’Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ Törende konuşan Adalet Bakanı Gürlek, ‘’Merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz; bundan 11 yıl önce, görevinin başında, adaletin tecellisi için mücadele ederken hain bir terör saldırısı sonucu şehit olmuştur. O gün sıkılan kurşunlar yalnızca Şehidimiz Selim Kiraz’a yönelmemiştir, o kurşunlar adalete sıkılmıştır, hukuka sıkılmıştır, Türk yargısına sıkılmıştır. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır. Çünkü bizler, adaletin yalnızca bir görev değil; aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız’’ dedi. ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır" Konuşmasına devam eden Gürlek, ‘’Adları, hedefleri ve eylemleri ne olursa olsun bütün terör örgütleri lanetlidir. Merhum şehidimize kastedenleri, bu alçak eylemin emrini verenleri ve terörü bir yöntem olarak benimseyen tüm yapıları şiddetle lanetliyoruz. Çünkü terör örgütleri insanlığa düşmandır. İnsanlığa karşı suç işleyen, kan ve korku üzerinden varlık göstermeye çalışan vahşi yapılardır. Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Bu vesileyle, başta Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz olmak üzere; adalet yolunda görev yaparken şehadete yürüyen tüm yargı mensuplarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Şehidimiz ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır’’ İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bugün sadece yas tutmak için değil; bir duruşu tazelemek, bir yemini tekrarlamak ve bu değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ortaya koymak için burada olduklarını belirterek, ‘’ Bundan tam 11 yıl önce, 31 Mart 2015 günü İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, bu binada görevinin başında iken menfur bir terör saldırısında şehit edilmiştir. Bu hain saldırı yalnızca bir Cumhuriyet Savcımızı değil, doğrudan bağımsız Türk Yargısı ve hukukun üstünlüğünü hedef almıştır ancak, hainlerin alçakça saldırısı, ne şehidimizin onurlu mücadelesini ne de bizim adalete olan inancımızı sarsabilmiştir. Aksine mücadelemizi daha da güçlendirmiştir. 11 yıl önce yaşanan bu menfur olay bizlere adalet yolunun ne kadar kutsal, ancak bir o kadar da fedakârlık gerektiren bir yol olduğunu göstermiştir. Şehidimiz, görev başında, millet adına adalet dağıtırken canını feda etmiş; ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır.’’ diye konuştu. Adalet teşkilatı olarak, her türlü tehdit ve saldırı karşısında dimdik durmaya, hukuku savunmaya ve milletçe emanet edilen görevi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceklerini belirterek, ‘’ Bu vesileyle, Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere, vatanı, milleti ve adalet uğruna hayatlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor; ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ Şehit Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ise, ‘’11 yıl önce bugünü yine böyle hep beraber ama başka şekilde yaşamıştık. İnanın o günden bu güne kadar hiçbir zaman için ruhen ben Selim Kiraz’ı, oğlumu kendimden bir an bile ayrı görmemişimdir. Evimizde, bizim yanımızda hala yaşıyor manen ama bugün çok farklı bir manzarayla karşılaştım. Allah hepinizden razı olsun. Bakıyorum, beraber oldukları arkadaşları burada, sayın Başkanım. Beraber götürdüğümüz, çiçeği burnunda iken teslim ettiğimiz Kurul Başkanımız da burada, beraberlerdi. Bugün sizleri burada görünce inanın ben artık yalnız olmadığımı daha da fazla hissediyorum. Selim’i her an için yanımda görüyorum. Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 günü öğle saatlerinde İstanbul Adalet Sarayında görevi başındayken DHKP/C’li iki terörist tarafından odasında rehin alınmıştı. Teröristler, Savcı Kiraz’ın serbest bırakılması için Berkin Elvan’ın ölümüne neden olan polisin bulunmasını şartı koşmuş ancak Savcı Kiraz saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.
Manisa Kolon kanserinde kişiye özel dönem En sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanserinde, son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmeler tedavi yaklaşımını kökten değiştirdi. Uzmanlar, kolon kanserinin artık tek tip bir hastalık olarak değil, her hastanın genetik özelliklerine göre farklı tedavi planı gerektiren bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Bilim dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte kolon kanserinde "tek tip tedavi" dönemi kapanıyor. Uzmanlar, immünoterapi, sıvı biyopsi ve tümörün genetik analizine dayalı kişiye özel tedaviler sayesinde hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguluyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ferhat Ekinci, kolon kanserinin uzun yıllardır dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi. Son yıllarda bilimsel gelişmelerin bu hastalığa bakış açısını önemli ölçüde değiştirdiğini ifade eden Ekinci, "Kolon kanseri artık tek tip bir hastalık olarak değil, kişiye özel özellikler taşıyan bir tablo olarak değerlendiriliyor. Son dönemde en çok dikkat çeken gelişmelerin başında ‘immünoterapi’ geliyor. Bu tedavi yöntemi, doğrudan kanseri hedef almak yerine kişinin kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörle savaşmasını sağlıyor" dedi. Bazı hastalarda tümör tamamen kaybolabiliyor Özellikle belirli genetik özelliklere sahip hastalarda immünoterapinin etkisinin oldukça çarpıcı olduğunu vurgulayan Ekinci, bazı yeni çalışmalarda ameliyat öncesi uygulanan bu tedavi sayesinde tümörün tamamen ortadan kaybolduğu vakaların bildirildiğini kaydetti. Kolon kanserinde kişiye özel tedavi Kolon kanseri tedavisinde bir diğer önemli gelişmenin kişiye özel tedavi anlayışı olduğunu belirten Ekinci, "Artık tümörün genetik yapısı analiz edildiği için her hastaya aynı tedavi uygulanmıyor. Bunun yerine hastanın tümörüne en uygun ilaçlar seçiliyor. Bu sayede hem tedavi başarısı artıyor hem de gereksiz yan etkilerin önüne geçiliyor" diye konuştu. Sıvı biyopsi ile erken takip mümkün Günümüzde dikkat çeken bir başka yeniliğin ise "sıvı biyopsi" yöntemi olduğunu ifade eden Ekinci, bu yöntem sayesinde hastalığın takibi için her zaman doku örneği alınmasına gerek kalmadığını belirterek şunları söyledi: "Basit bir kan testiyle vücutta kanser hücrelerine ait izler tespit edilebiliyor. Bu da özellikle ameliyat sonrası hastalığın geri gelip gelmediğini çok daha erken anlamayı mümkün kılıyor." Tarama yaşı 45’e düştü Öte yandan kolon kanserinin artık daha genç yaşlarda da görülmeye başladığını belirten Ekinci, bu nedenle birçok ülkede tarama yaşının 50’den 45’e düşürüldüğünü söyledi. Uzmanların en önemli uyarısının ise net olduğunu belirten Ekinci, "Belirti beklemeden düzenli tarama yaptırmak hayat kurtarıyor" dedi. Kolon kanseri tedavisinde umut verici bir döneme girildiğini ifade eden Ekinci, "Her ne kadar her hasta için aynı sonuçlar geçerli olmasa da bilim dünyası daha etkili ve daha az yan etkili tedaviler için hızla ilerliyor. Sonuç olarak kolon kanseri artık eskisi kadar ‘tek seçenekli’ bir hastalık değil. Erken teşhis, doğru tarama ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla bu hastalıkla mücadelede her geçen gün daha güçlü hale geliyoruz" diye konuştu.
Kocaeli Kocaeli’de 3 kişinin öldüğü silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyede Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyeye sevk edildi. Ömerağa Mahallesi’nde 27 Mart saat 00.30 sıralarında bir eğlence mekanına otomobille gelen kişi veya kişilerce ateş açılmıştı. Saldırıda işletme sahibi Volkan Berberoğlu (42), Cem Özer (49), emekli polis memuru Talip Çakır ve C.S. ile kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi yaralanmıştı. Hastaneye sevk edilen yaralılardan Özer, Berberoğlu ve Çakır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Hayatını kaybeden Berberoğlu’nun cenazesi Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Özer’in cenazesi İzmit’te, Çakır’ın cenazesi ise Sakarya’nın Karasu ilçesinde toprağa verilmişti. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen saldırıya ilişkin kapsamlı çalışma başlattı. Olay yeri, çevre güzergahlar ve otoyollardaki güvenlik kameralarını incelemeye alan ekipler, şüphelilerin İstanbul’dan geldiklerini ve olaydan yaklaşık 5 gün önce İzmit’te keşif yaptıklarını tespit etti. Organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, biri Azerbaycan uyruklu olmak üzere toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından 9 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri eşliğinde adliyeye sevk edildi.
Sakarya Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projesini sundu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Adapazarı Garı ile Mithatpaşa İstasyonu arasındaki tren raylarının yer altına alınmasını içeren ulaşım projesini sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 6 ay içerisinde üçüncü kez Başkan Alemdar’ı kabul etti. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Sakarya’nın ulaşım altyapısı, raylı sistem projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları ele alındı. Görüşmede Alemdar, şehir merkezindeki trafik akışını rahatlatması hedeflenen, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yer altına indirilmesini öngören projenin detaylarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaştı. Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunulan projeyle ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile telekonferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi. Projenin teknik detaylarının incelenmesi ve sürecin başlatılması yönünde gerekli talimatların verildiği bildirildi. Hazırlanan proje, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yeraltına indirilmesini öngörüyor. Toplantıda ulaşım projelerinin yanı sıra Sakarya’nın geleceği için kritik önem taşıyan; Raylı Sistem Hattı, kentsel dönüşüm sahaları, Sapanca Gölü’nün korunması, Çamdağı ve Ballıkaya Barajı inşaatları, AFA’nın yeniden inşası, Bilim Merkezi ve Şehir Kütüphanesi gibi yatırımların son durumu hakkında bilgiler sunuldu. "Süreç başlatıldı" Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Yusuf Alemdar, "Sayın Cumhurbaşkanımızla şehrimizin ulaşım projelerini detaylıca görüştük. Adapazarı Gar Meydanı’ndan Mithatpaşa İstasyonu’na kadar tren raylarının yer altına alınmasını ilgilendiren projemizi kendilerine sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile görüşerek sürecin başlamasına yönelik talimatlarını iletti. Raylı sistem hattımızın ihale ilanı çıkıldı, kentsel dönüşümde saha çalışmaları başladı ve Ballıkaya Barajı’nın isale hatlarıyla ilgili ihale süreci tamamlanıyor. Yatırımlar şehrimize hayırlı olsun" dedi.