GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:46

Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı

A
A
A

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Diyarbakır'da yıkılan ve 48 kişiye mezar olan Sözel Apartmanında 60'ıncı saatte enkazdan kurtarılan Fatma Seher Gökdemir, o anları anlattığı "Hayatımın Şansız Hesabı" isimli kitap yazdı. Annesini depremden sonraki yarım saatte kaybeden Gökdemir, kitabın basımı için destek bekliyor.

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi Ofis semtindeki Sözel Apartmanı yıkıldı. Apartman 48 kişiye mezar olurken, 36 yaşındaki Fatma Seher Gökdemir ilk saatlerde sesini kimseye duyuramadı. 22 saatin ardından çığlıkları ekiplerce duyulan ve 60'ıncı saatte enkazdan kurtarılan Gökdemir, yaşadığı o karanlık saatleri kaleme aldı. Depremde ayağından yaralanan Gökdemir, 3 yıl sonra "Hayatımın Şansız Hesabı" adlı kitabını yazdı. Basıma hazır olan kitabı için destek bekleyen Gökdemir, gelirin tümünü depremde hayatını kaybeden öksüz, yetim ve kimsesizlere bağışlayacak.

Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı

Kitabın gelirini ihtiyaç sahiplerine bağışlayacak

Annesinin mezarı başında dua edip gözyaşlarına hakim olamayan Gökdemir, depremde annesiyle birlikte enkazın altında kaldıklarını anlattı. Gökdemir, "Annemi ilk yarım saat içinde kaybettim. Beni ise ekiplerin iki buçuk gün süren çalışması sonucu kurtarabildiler. Bu 3 yıllık süreçte sağ ayağımdan ağır şekilde yaralandım. Sinir ve damarlarımda ciddi ödem oluşmuştu. Ameliyat oldum, 6 ay boyunca fizik tedavi gördüm. Şu an çok şükür ayaktayım. Yaşadıklarımı bir kitapta anlattım. Kitabımın adı 'Hayatımın Şanssız Hesabı', tek hedefim bu kitabı bastırmak. Kitap yayımlandıktan sonra elde edilecek tüm geliri yetim ve öksüz çocuklara, ihtiyaç sahiplerine bağışlamak istiyorum. Bugün annemin mezarındayım. Annemi ne kadar özlediğimi bir Rabbim bilir, bir de ben. Babamı daha önce kalp krizinden kaybetmiştim. Anneme çok güzel bir hayat sunmayı hayal ediyordum. Bunun için birçok mücadelem vardı. Ama inanıyorum ki annem şimdi çok güzel bir yerde. Beni görüyor ve hissediyorum ki yanımdadır" dedi.

Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı
Deprem anında annesi Zeytine Gökdemir ile birlikte aynı odada uyuduklarını çığlık sesleri ile uyandıklarını söyleyen Gökdemir o dehşet anlarını şöyle anlattı:

''Bina merdivenlerinin olduğu yerde birçok kişi hayatını kaybetti. Biz yerimizden ayrılmadık. Sarsıntıdan sonra alt kat çöktü. Ardından evimizin tavanı üzerimize düştü. Bitişik komşunun duvarı da üzerimize yıkıldı. Sonrasında bir şey bizi bir yere fırlattı ama nereye fırlattığını hatırlamıyorum. AFAD ekiplerinden bir kardeşim ilk o bana ulaştı. Adımı sordu. Adım Seher dedim. 'Seni kurtaracağız, merak etme' dedi. O an kelime-i şehadet getirdim. Sağ kolumu kırılmış gibi hissediyordum çünkü kolum annemin gövdesinin altındaydı. Kolumu çıkarıp parmağımı havaya kaldırarak şehadet getirdim. Tam o sırada bir arama köpeği havladı. Onun havlamasıyla yüzüstü düşmüştüm. Başımı kaldırıp 'Sesimi duyun, bizi kurtarın' diye bağırdım. Köpek birkaç kez daha havladı. Ekipler 'Işığı gören var mı?' diye seslendi. Ben de 'Evet, buradayız' dedim. Ardından yavaş yavaş beni enkazdan çıkardılar."

Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı

Kitabının tamamen kendi hayat hikayesinden oluştuğunu deprem anını, yaşadığı psikolojiyi, ameliyat sürecini ve fizik tedavi günlerini yazdığını dile getiren Gökdemir, ''Diyarbakırlı iş insanlarına ve hayırseverlere sesleniyorum. Kitabımı çıkarıp yetim ve öksüz çocuklara umut ışığı olmak istiyorum. Bu kitabın basımı için yaklaşık 100-150 bin lira arasında bir maliyet gerekiyor. Benim için çok yüksek bir meblağ. Belki sizler için değildir. Bu kitabı çıkarabilmem için destek olmanızı istiyorum. Amacım hem yaşananları unutturmamak hem de yetim ve öksüz çocuklara bir umut ışığı olmak'' diye konuştu.

Mehmet Ali Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Vakfiye geleneği Ramazan boyunca yaşatıldı İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Manisa’da Ramazan ayı boyunca yürütülen vakıf hayır hizmetleri kapsamında kurulan iftar sofralarında her gün 500 kişiye yemek verildi. Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde teravih namazı sonrası yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı boyunca Manisa’da çeşitli hayır programları gerçekleştirildi. Vakıf hayır şartları doğrultusunda Elginkan Vakfı’nın katkılarıyla Manisa Vakıf İş Hanı’nda kurulan iftar sofrasında her gün 500 kişilik iftar yemeği verildi. Kurulan iftar sofralarında vatandaşlar aynı sofrada buluşarak Ramazan ayının bereketini ve paylaşma kültürünü birlikte yaşadı. Asırlardır süregelen vakıf geleneğinin yardımlaşma ve dayanışma ruhunu yaşatan etkinlikler, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kadir Gecesi’nde 2 bin kişiye salep ikramı Ramazan ayının en önemli gecelerinden biri olan Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve Yunusemre ilçesindeki 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde özel programlar düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından teravih namazı sonrası iki camide yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Haki Baba Veli Camii’nde gerçekleştirilen programda yaklaşık bin kişiye salep dağıtıldı. Çocuklara hediyeler, lokma hayrı yapıldı Mahallede yaşayan yaklaşık 50 kadından oluşan ve herhangi bir dernek ya da vakfa bağlı olmadan faaliyet gösteren "İyilik Peşinde Koş" adlı iyilik grubu üyeleri de cami yönetimiyle iş birliği yaparak etkinliğe katkı sağladı. Teravih namazı öncesinde camiye gelen çocuklara çeşitli hediyeler verilirken, namaz çıkışında ise lokma hayrı gerçekleştirildi. 662 yıllık Haki Baba Veli Camii Yunusemre ilçesinde bulunan ve 662 yıl önce Osmanlı Beyliği döneminde inşa edilen Haki Baba Veli Camii, Manisa’nın en eski vakıf camilerinden biri olarak biliniyor. Fakir ve yolcuların konakladığı bir yapı olarak kullanılan cami, aynı zamanda bölgede din eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biri oldu. Haki Baba ve dervişleri tarafından sürdürülen mukabele geleneği günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor. Camide her sabah ezandan yaklaşık yarım saat sonra görevliler tarafından mukabele okunurken, son üç yıldır kandil gecelerinde yatsı namazı sonrası tesbih namazı kılınması da gelenek haline getirildi.