TEKNOLOJİ - 15 Aralık 2025 Pazartesi 11:45

Dicle Elektrik’ten kaçak elektrikle mücadelede dijital yaklaşım

A
A
A
Dicle Elektrik’ten kaçak elektrikle mücadelede dijital yaklaşım

Dicle Elektrik, elektrik dağıtım sektörünün ilk AR-GE merkezi aracılığıyla inovatif projeler üretmeyi sürdürüyor. Teknolojiyi odağına alan şirket, uydu analizi, dron destekli saha taramaları, yapay zeka uygulamaları ve uzaktan sayaç yönetimi gibi yöntemlerle hizmet bölgesindeki kaçak kullanım oranını yüzde 76 seviyelerinden yüzde 37’ye indirerek, Türkiye ekonomisine 521 milyar liralık katkı sağladı.


İnsan ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleriyle hizmet kalitesini artırmayı sürdüren Dicle Elektrik, AR-GE ve teknoloji yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor. Yaptığı yatırımlarla bir yandan enerji şebekesinde büyük bir dijital dönüşüm sağlayan şirket, diğer yandan da hizmet bölgesindeki kayıp-kaçak oranını yüzde 76 seviyesinden yüzde 37’ye kadar düşürmeyi başardı. Türkiye’deki dağıtım şirketleri arasında kurulan ilk AR-GE merkezine sahip olan Dicle Elektrik, bugüne kadar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan 84 projenin 29’unu aktif olarak sürdürüyor. Aynı zamanda EPDK’nın 2023 Yerli Yazılım Çağrısında en fazla proje onayı alan dağıtım şirketi olan Dicle Elektrik, bu alandaki liderliğini teknoloji üretimindeki başarısıyla pekiştiriyor.



"Kayıp kaçakla uçtan uca teknoloji çözümlerle mücadele ediyoruz"


2013’ten bu yana hayata geçirdikleri AR-GE ve teknoloji projelerinin sadece şirketlerinin ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmadığını ve çoğu projenin sektör için de örnek olduğunu belirten Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas "SCADA, akıllı şebeke, dijital sayaçlar ve OT sistemlerini sahada yaygınlaştırırken diğer yandan da veri temelli karar alma süreçlerimizi yapay zeka destekli projelerle güçlendiriyoruz. Bununla birlikte İHA destekli hat kontrolleri, robotik bakım sistemleri ve yeraltı tarama teknolojileri gibi uygulamaları da enerji altyapımıza dahil ettik. Bugün sahip olduğumuz üst düzey teknolojik yetkinliklerimiz sayesinde kayıp kaçakla mücadelede yapay zeka, dron, uydu görüntüleri ve dijital takip sistemlerini entegre şekilde kullanabiliyoruz. Yani kayıp kaçakla uçtan uca teknolojik çözümlerle mücadele ediyoruz. Bunun yanı sıra, akıllı ölçüm sistemlerine hız verdiğimiz yatırımlar sayesinde Türkiye’deki toplam OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) abonelerinin yaklaşık yarısına karşılık gelen 1,3 milyon abonemizi de bu sisteme dahil ettik. Tüm bu yatırımlarımızla birlikte hizmet bölgemizdeki şehir merkezlerinde kayıp kaçak oranını yüzde 15 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Kayıt dışı tüketimin azaltılması sayesinde ülke ekonomisine bugüne kadar 521 milyar lirayı aşan bir katkı sağladık" dedi.



"AR-GE merkezimizde etkin teknolojiler üretiyoruz"


AR-GE merkeziyle de ilgili bilgiler veren Arvas sözlerine şöyle devam etti:


"Bugüne kadar hizmet bölgemize gerçekleştirdiğimiz yatırımların miktarı toplamda 60 milyar liraya ulaştı. Bu yatırımlarımızın yüzde 25’ini ise akıllı şebeke projelerimiz oluşturuyor. Enerji altyapımızın ihtiyaçlarına özel teknolojiler geliştirildiğimiz Ar-Ge merkezimizde, EPDK tarafından onaylanan projelerin çalışmalarını aktif şekilde sürdürüyoruz. Merkezimiz yalnızca saha odaklı inovasyon üretmiyor, aynı zamanda 25’in üzerinde akademik yayın ve tescilli buluşla sektöre bilgi aktarımı sağlayan bir teknoloji üssü olarak konumlanıyor. 15’ten fazla üniversite ve 50’nin üzerinde firma ile yürüttüğümüz ortak çalışmalar, yerli mühendislik kapasitemizi güçlendirirken, kısa süre önce hayata geçirdiğimiz yerli RPA projesi ile manuel süreçlerimizi robotik yazılımlar üzerinden otomatikleştirerek operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artırdık. Bunun yanında Transform Projemiz ile dağıtım trafolarını yapay zeka destekli analiz platformu üzerinden sürekli izliyor, şebeke sağlığını gerçek zamanlı takip ederek enerji kayıplarını düşürüyoruz."



Karbon salımı AR-GE projeleriyle azaltılıyor


Dicle Elektrik’in AR-GE merkezinde ürettiği projeler aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanıyor. Merkez tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği, elektrik direklerinde bulunan lambaların makaralı mekanizma ile yere indirilebilmesi ve sepetli araç kullanımını azaltılmasını hedefliyor. Kullanımının yaygınlaşmasıyla her 100 kilometrede yaklaşık yüzde 30 oranında karbon ayak izinin azaltılabileceği öngörülüyor.


AR-GE projelerinde Datalink Projesi, GSM kapsamasının sınırlı olduğu kırsal bölgelerde sayaç okuma ve şebeke izleme sorununu ortadan kaldıran Datalink, tamamen yerli mühendislik ile geliştirilen radyo frekans teknolojisiyle çalışıyor. Sinyalin olmadığı alanlarda modemler veri toplayıcılarla entegre biçimde kesintisiz bilgi akışı sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarının ardından sistem, şebekenin ulaşmadığı 2-3 km mesafelerde dahi veri transferi yapabilecek seviyeye getirildi. Bu teknoloji kırsal bölgelerde akıllı şebeke altyapısını güçlendirirken saha ekiplerinin fiziksel erişim ihtiyacını azaltıyor.


Köstebek Projesi, yeraltı kablolarında gerçekleşen kayıpları ileri analiz yöntemleri ile tespit eden yerli bir teknoloji. Sistem, kablolara iletilen özel bir frekansın yansımasını takip ediyor. Herhangi bir bozulma; kaçak, hasar, ek ya da tahribat noktasıyla ilgili mesafeyi belirlemeye imkan tanıyor. Bu sayede müdahale süreleri kısalıyor, enerji verimliliği artıyor ve görünmeyen kayıpların önlenmesinde stratejik bir avantaj sağlanıyor.


EPDK AR-GE Çalıştayında ödül alan Mobil Süper Şarj, geleneksel jeneratörlerin yerine sessiz, çevreci ve yüksek verimli bir alternatif sunuyor. Afetlerde, kriz anlarında ve şebeke arızalarında binaların enerji ihtiyacını karşılayabilen cihaz, aynı zamanda elektrikli araçları da şarj edebiliyor. Hem tek fazlı hem de üç fazlı şarjı destekleyen sistem, arama-kurtarma operasyonları ve saha onarımları için mobil güç istasyonları kurulmasına imkan tanıyor.



Dicle Elektrik’ten kaçak elektrikle mücadelede dijital yaklaşım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı Tarihi Rami Kütüphanesi’nde "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali"nin açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" dedi. İstanbul’un en yeni ve önemli kültür mekanlarından biri olan Rami Kütüphanesi, çocukların hayal gücünü sanatla buluşturan büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Emine Erdoğan tarafından açılan "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali", "Resimli Çocuk Kitapları" teması ve "Renkliyse Gerçektir" mottosu ile 25 Nisan - 15 Haziran tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Bienalin açılışına Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Birbirinden farklı ve tematik enstalasyon, interaktif sergi ve dijital deneyim alanlarının yanı sıra, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı deneyim alanı da bienalin dikkat çeken alanları arasında yer aldı. "İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bienal yalnızca bir sanat etkinliği değildir. Aynı zamanda bir hayal kurma alanı, bir öğrenme yolculuğu ve çocuklarımızın dünyayı yeniden yorumladığı bir zemin olarak tasarlanmıştır. ’Renkli ise Gerçek’ sloganıyla yola çıkan bu önemli organizasyon, resimli çocuk kitaplarının iki boyutlu dünyasını üç boyutlu bir deneyime dönüştürerek kitabı yaşayan bir hale büründürmektedir. Bugün burada, çocuklarımız sadece okumuyor; dokunuyor, keşfediyor, sorguluyor ve üretiyor. İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" dedi. "Rami Kütüphanesi’nde bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik" 3 yılda Rami Kütüphanesini ziyaret eden ziyaretçi sayısına değinen Bakan Ersoy, "Avrupa’nın sayılı, ülkemizin ise en büyük kütüphanesi olan Rami Kütüphanesi’ni hayata geçirirken, tam da aslında bunu planlamıştık. Yaşayan kütüphane konseptiyle, 250 yıllık tarihi yapıyı cazibe merkezi haline getirmek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" şeklinde konuştu. "Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor" Rami Çocuk ve Sanat Bienaline tüm vatandaşları davet eden Bakan Ersoy, "Bienal kapsamında yer alan Dede Korkut temalı alanlar, ’Işıldayan Masallar’ sergisi ve ’Kitabın Serüveni’ gibi deneyim alanları, geçmişten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı çocuklarımızla buluşturmaktadır. Bu yönüyle bienal, köklerle bağ kurarken, geleceği de inşa etmektedir. Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor. 300’ün üzerinde atölye, panel ve etkinlikle bu organizasyon, yalnızca çocuklarımızı değil aileleri de kültürel etkinliklerin aktif bir parçası haline getirmektedir. Bu bienalin birçok başlıkta mesajları da olacaktır. Yeşilay iş birliğiyle yürütülen farkındalık çalışmaları ve eğitim projelerini çocuklarımızın sağlıklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamasını hedefliyoruz. Bu bienalin bir diğer önemli yönü ise taşıdığı vicdani ve insani mesajdır. Başta Filistin olmak üzere yerinden edilen çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken ’Geri Dönüş İstasyonu’, sanatın evrensel diliyle dünyaya güçlü bir çağrı yapmaktadır. Bu çağrı insanlığın ortak vicdanına yöneliktir" diye konuştu. "Kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar" Çocukların kitapla ilgilendiklerinde bakış açılarında değişiklik olacağını söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bir çocuk için kitap, dünyayı tanımanın en zarif yollarından biridir. Çocuk, kelimeleri tam öğrenmeden önce de görerek ve hissederek anlam kurar. Bir karakterin yüzündeki duyguyu, bir rengin içindeki neşeyi, sayfalar arasında kurulan dünyayı fark eder. Böylece kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar. Bir çocuğun eline verilen nitelikli bir kitap; onun iç dünyasına incelik, dikkat, merak ve estetik duyarlılık taşır. Bu nedenle çocuk kitabı, sanatın çocukla kurduğu en erken ve en güçlü temaslardan biridir. Bugün açılışını yaptığımız Çocuk ve Sanat Bienali de tam olarak bu temasın değerini görünür kılıyor" şeklinde konuştu. "Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor" Bakan Göktaş, "Bu Bienal; çocuklarımız için kitabın, sanatın ve ailenin birlikte kurduğu o güçlü dünyaya yeni bir kapı aralıyor. Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor. Sessiz kitaplar sergisiyle çocuklar, kelimelerin ötesinde bir anlatı ile buluşuyor. Büyük ölçekli enstalasyonlar, kitabı ve hayali mekana taşıyor. Diorama alanları, hikayeleri üç boyutlu bir deneyime dönüştürüyor. Atölyeler, çocukları üretimin merkezine yerleştiriyor. Burada her çocuk, kendi hikayesini kurma imkanı buluyor" dedi. "Çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz düzenleme önemli bir adımdır" Bu hafta mecliste 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, "Dijital dünyanın içinde büyüyen çocuklarımızı risklerden korumak için çocuk odaklı, bilinçli ve güvenli bir Dijital yaşam anlayışını esas alıyoruz. Onları dijital risklerden korumak, sağlıklı medya kullanım alışkanlıkları kazandırmak ve dijital haklar konusunda bilinçlendirmek temel önceliklerimizdir. Bu hafta Meclis’te 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdik. Hiç şüphesiz, çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz bu düzenleme önemli bir adımdır" diye konuştu. "Amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" Bienalde bulunan eserlerin çocukların üretkenliğine katkı sağlayacağını belirten Bakan Göktaş, "Artık, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformları çocukları önceleyen bir çerçevede sorumluluk üstlenecek. Yaş doğrulama süreçlerini güçlendirme ve zararlı içeriklere karşı belirli yükümlülükleri yerine getirme konusunda daha etkin bir rol alacak. Bugün bu bienalde gördüğümüz her eser, her atölye ve her hikaye; çocuklarımız için ekranın ötesinde de renkli, üretken ve zengin bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren somut ve güzel bir örnektir. Bizim amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" diye konuştu. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve alanda bulunan çocuklarla birlikte kesilen kurdele sonrası bienalin açılışı gerçekleşti.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, "Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşmasına katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde herkesin teker teker dinlendiği ve gerekli raporların alındığını belirten Özel, "Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak" diye konuştu. "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, bundan sonra nasıl duracağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Biraz önce söylediğimiz gibi işimize odaklıyız. Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez. En zor dönemde verdi ve herkes şunu bilsin. Öyle bir coğrafyadayız ki; sistemin tamamı bunun için de artık ne varsa, ama gözleyen de millet sonunda. Bu coğrafyanın kendisi belki de coğrafya kader ya. Sistemin tamamı devletin bütün yerleşik gelenekleri, genleri ve milletin ta kendisi, partimizi bir stres ve direnç testine tabi tutmaktadır" açıklamasında bulundu. "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız" Zorluklara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı: "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte. Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz. Sadece ülkenin değil bütün mazlum milletlerin umudusunuz. 100 yıl önce olduğu gibi, örnek olacağız, tek adamı da yeneceğiz, baskıları kıracağız, hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Bu mücadele bugünün değil, yarının mücadelesidir. Yolunuz açık olsun, hepinizi seviyorum, hepinize güveniyorum. Hepinize sonuna kadar inanıyorum. İyi ki sizinle aynı partideyim, iyi ki sizinle aynı yolda yürüyorum."