SAĞLIK - 17 Kasım 2023 Cuma 09:45

Diyabet ülkesi olan Türkiye’de ilkokul çağı çocuklarda şeker hastalığı görebilmekte

A
A
A
Diyabet ülkesi olan Türkiye’de ilkokul çağı çocuklarda şeker hastalığı görebilmekte

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Güven, "En son yapılan bir istatistikte Avrupa’da ve dünya da her 10 kişiden biri diyabet hastası. Burada koridorda geçen 10 kişiden bir tanesi şeker hastası olma ihtimali çok yüksek. Türkiye, dünya da ve Avrupa’da en çok diyabetin görülen ülkelerden bir tanesi" dedi.


Dr. Mehmet Güven, vatandaşların sağlıksız ve düzensiz beslenmelerinden dolayı şeker hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu söyledi. Diyabet hastalığının çok su içme, çok idrara gitme, kilo kaybı, ayaklarda yanmanın olduğu bir hastalık grubu olduğunu ifade eden Dr. Güven, vücuttaki tüm sistemi etkileyen kronik bir hastalık olduğunu ifade etti.


Özellikle günümüzde yaşam tarzının değişmesi, hareketsizlik ve beslenme tarzının değişmesiyle giderek sıklığı artmakta olduğunu belirten Dr. Güven, şöyle konuştu:


"Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet ve gebelik diyabeti olmak üzere ana 3 başlık altında toplanmakta. Tip 1 diyabet insülin eksikliğine bağlı olarak oluşmaktadır ve hastalarımız insülini kullanmasıyla tamamen sağlıklı bir birey olarak hayatını devam ettirebilmektedir. Bizim önemsediğimiz, daha çok yaşam değişikliği ve egzersizle düzelebilen tip 2 diyabet üzerine daha çok yoğunlaşmak. Çünkü bu diyabet hastalığı günümüzde kentsel yaşamın artmasıyla birlikte daha sık görülmeye başlandı. Artık çoğumuz evden işe giderken araba kullanmaktayız. Hareket etmiyoruz, beslenme tarzımız sürekli tüketen bir toplum olmaya gittiğinden ya da akşamları düzenli egzersiz yapılmadığından buna bağlı tip 2 diyabet oluşumu tetiklemektedir."


Tip 2 diyabette insülin hormonlarına direnç mevcut olduğunu aktaran Dr. Güven, "Buna bağlı olarak da vücuttaki insülin işlev görememektedir. Buna bağlı olarak da hastalarımızda seker hastalığı oluşmaktadır. 3’üncü grup hastalığı da gebelik diyabeti dediğimiz gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığıdır. Bu şeker hastalığının tedavisi mümkündür. Hastalarımız öncelikle diyet ve egzersize uymasıyla bu şeker hastalığını yenebilmektedirler. Fakat ilerleyen dönemlerde gebelik diyabeti geçiren hastalarımızda şeker hastası adaylarıdırlar” dedi.


Beslenme ve yaşam tarzının değiştirilmesiyle tip 2 diyabet hastalığı ve diğer diyabet hastalıklarını da önlenmesinin mümkün olduğuna değinen Dr. Güven, “Bunun için düzenli bir egzersiz yapmamız lazım. Günde en az 30 dakika yürüyüş yapmak, üç ara öğünü düzenli bir şekilde tüketilmesi, sebze ve meyve tüketiminin düzenli olması gerekiyor. Hazır ve basit şekerlerden uzak durulması gerekiyor. Özellikle hazır gıdalar yerine lifli gıdalarla beslenmek ve günde en az 2 litre su tüketmek gerekiyor. Bunlara uyulursa diyabet hastalığını kontrol altına almış oluruz. Bunlara dikkat edilmez ise diyabet hastalığı vücutta geri dönüşü olmayan hasralar bırakabilmektedir. Bunlar; göz, böbrekler, ayaklarda yaraların olması gibi durumlar diyabet hastalığında gördüğümüz rahatsızlıklardır” diye konuştu.



"Dünya da her 10 kişiden biri diyabet hastası"


En son yapılan bir istatistikte Avrupa da ve dünya da her 10 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu belirten Dr. Güven, "Burada koridorda geçen 10 kişiden bir tanesi şeker hastası olma ihtimali çok yüksek. Türkiye, dünyada ve Avrupa’da en çok diyabetin görülen ülkelerden bir tanesi. Artık bu diyabet hastalığı belli bir yaş grubunda değil, çocukluk yaş grubuna bile inebilmektedir. Artık ilkokul çağı çocuklarda bile şeker hastalığını görebilmekteyiz” şeklinde konuştu.



Diyabet ülkesi olan Türkiye’de ilkokul çağı çocuklarda şeker hastalığı görebilmekte

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ANKA çocuk destek programı Erzurum bölge toplantısı tamamlandı Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı, 6 ilden 66 meslek elemanının katılımıyla tamamlandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, çocuk koruma hizmetlerinin niteliğini artırmak amacıyla düzenlenen "ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı" sona erdi. 04-08 Mayıs 2026 tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilen programa; Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars, Elazığ ve Erzurum illerinden çocuk hizmetleri alanında görev yapan yaklaşık 66 meslek elemanı katıldı. İki ayrı salonda eş zamanlı yürütülen eğitimlerde 9 eğitici görev aldı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü temsilcileri de katılarak eğitim süreçlerini yerinde takip etti. ANKA Çocuk Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen eğitimlerde; çocukların psikososyal gelişimlerinin desteklenmesi, risklerin erken tespiti, koruyucu ve önleyici müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi, travma odaklı yaklaşım yöntemleri ve kriz anlarında uygulanacak mesleki müdahale süreçleri ele alındı. Programla, çocukların bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan hizmet anlayışının güçlendirilmesi, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimlerinin desteklenmesi, güvenli yaşam becerilerinin artırılması ve sahada görev yapan meslek elemanlarının uygulama yeterliliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Eğitim süresince uygulamalı çalışmalar, grup etkinlikleri ve vaka değerlendirmeleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla katılımcıların mesleki bilgi ve deneyimlerinin artırılmasının yanı sıra farklı illerden gelen personel arasında bilgi paylaşımı ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlandı. Programın kapanışında konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, çocuk koruma hizmetlerinin hassasiyet, bilgi ve uzmanlık gerektiren önemli bir alan olduğunu belirtti. Aykut, düzenlenen eğitimlerin sahada yürütülen hizmetlerin niteliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Çocukların üstün yararını esas alan çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Aykut, "Güçlü çocuk, güçlü gelecek anlayışıyla çalışmalarımıza aynı hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz." dedi. Program, eğitimcilere teşekkür belgeleri ve katılımcılara katılım belgelerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.