GÜNDEM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 12:02

Diyarbakı’ın tarihi Sur ilçesinde belediyeye kar tepkisi

A
A
A
Diyarbakı’ın tarihi Sur ilçesinde belediyeye kar tepkisi

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde esnaf, kar yağışı sonrası bölgede yolların temizlenmemesi nedeniyle belediyeye tepki gösterdi.


Turizm bölgesi olan tarihi ilçe, kar yağışıyla beyaza büründü. Bölgedeki esnaf, günlerdir kaldırımlarda biriken kar ve buzun temizlenmediğini, yolların son derece kaygan olduğunu belirterek, hem esnafın hem de vatandaşların ciddi zorluk yaşadığını dile getirdi. Esnaf, kaldırımların yürünemez halde olduğu, sokakta güvenli geçişin neredeyse imkansız hale geldiğini kaydetti.


Yenikapı esnafından Kenan Aksu, esnafın çok mağdur olduğunu, ilgili kurumlara defalarca iletmelerine rağmen buralarda herhangi bir çalışma yapılmadığını öne sürdü. Aksu, "Yaklaşık 6 gündür esnafın büyük bir bölümü kapalı durumda, açık olan iş yerlerine ise vatandaş gelmiyor. Yerlerde hala kar var. Sürekli mazeret bildiriliyor, ancak biz bu mazeretleri kabul etmiyoruz. Buradan tüm ilgili kurumlara sesleniyoruz. Gerçekten sınıfta kaldınız, işlerinizi yapamıyorsunuz. Buradaki esnaf çok kötü durumda. Bu nedenle esnaf arkadaşlarımızla birlikte buralarda bir an önce çalışma yapılmasını istiyoruz. Gelsinler, görsünler, çalışsınlar. Eğer yapamıyorlarsa bunu açıkça söylesinler, biz de ona göre kendi başımızın çaresine bakalım. Çünkü burada biz kira ödüyoruz. . Maalesef, bugüne kadar hiçbir şey yapmadılar. Sadece izliyorlar. Biz de buradan sesimizi duyurmak istiyoruz" dedi.


Yalçın Asiltürk de, Sur ilçesinin bir turizm bölgesi olduğunu hatırlatarak, "Bu yıl turizm anlamında ciddi bir patlama yaşadık. Yaklaşık Türkiye’nin her yerinden 2 milyon insan buraya geldi. Ancak şehrimize yağan yoğun kar yağışından dolayı görüyorsunuz, kaldırımlarımızın ve sokağımızın durumu ortada. Biz, ilgili mercilere şikâyet ve taleplerimizi ilettik. Ancak herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Emlak yönetimi tarafından da herhangi bir işlem gerçekleştirilmedi. Görüyorsunuz, insanlar sokağın başına kadar geliyor ama sokağın halini görünce geri dönüyor. Daha önce buralar canlıydı, cıvıl cıvıldı. Şu anda insanlar geliyor, kayma tehlikesi, düşme riski, bir yerlerini kırma korkusu yaşayınca Dörtayaklı minarenin oradan sokağa girmeden geri dönüyorlar" diye konuştu.


Buradaki esnafın aidat ve kira ödediğini hatırlatan Asiltürk, "İnanılmaz bir mağduriyet söz konusu. Burası iki etaptan oluşuyor. İkinci etap zaten çok kötü durumda. Oradaki esnaf arkadaşlarımız iş yerlerini açamadı. Açamadıkları halde aidat ödemeye, kira ödemeye devam ediyorlar. Buna rağmen herhangi bir destek gelmedi. Biz esnaf olarak ilgili mercilerden şunu talep ediyoruz. Sokağın bir an önce açılması, insanların rahat rahat buraya gelip dolaşabilmesi ve esnaf arkadaşlarımızın iş yerlerini yeniden aktif hale getirebilmesi" şeklinde konuştu.


Mahalle sakinlerinden Abdullah Ayhan ise, evlerine ve sokaktaki camiye gelemediklerini söyleyerek, "Camiye gelemiyoruz. Sokaklar şu anda buzla ve karla dolmuş durumda. Bu durum belediyenin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Belediyeden ricamız, bu sokağa bir an önce tuzlama yapılması ve hatta kepçeyle açılmasıdır. Vatandaşlar camiye gelmeye çalıştı, ancak iki üç kişinin bacakları kırıldı, kimisinin kolları kırıldı. Belediyeden ricamızdır; şu an caminin önüne kimse gelemiyor" şeklinde konuştu.



Diyarbakı’ın tarihi Sur ilçesinde belediyeye kar tepkisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da iki gün süren ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesine ilişkin, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesini değerlendirdi. Zirveye, 21 ülkeden üst katılımcıyla beraber 13 farklı ülkeden bakanlar katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük zirvenin en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın zirveye teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız" Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı Zirvesi’nde katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli" diye konuştu. Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukları dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Hâlihazırda TBMM Genel Kurulu’nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor." "Bu zirvemiz, uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu" Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirerek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi. Amaçlarının, çocukları dijital dünyada faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşıda tedbirler almak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukları ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler ‘keşke burada olsaydık’ diyerek önerilerini iletti" dedi. Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu iş birliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Muş Muş’ta "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi hayata geçirildi Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan proje, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından kabul edildi. Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanarak hayata geçirildi. Proje kapsamında Muş İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Asliye Kılıç başkanlığında dernek ile iş birliği protokolü imzalandı. Projenin gençlerin uyuşturucu ile mücadele konusunda bilinçlendirilmesi ve aile bağlarının güçlendirilmesini hedefleniyor. İmzalanan protokol ile birlikte proje resmen uygulamaya alınırken, çalışmalar Muş genelinde çeşitli etkinliklerle sürdürülecek. Projenin özellikle gençlerin sosyal farkındalığını artırmayı ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlamayı amaçladığını ifade eden Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği başkanı Alparslan Bingöl, "Aile temelli önleme ve bilinçlendirme stratejilerine odaklanan proje; aileyi merkeze alan, kadını ve anneyi güçlendiren, toplumu bütüncül bir yaklaşımla sürece dahil eden ve bilimsel ile kültürel temellere dayanan bir model ortaya koymayı amaçlıyor. Öte yandan proje kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, ‘Maddeden Manaya Yolculuk’ mottosu ile sahaya yansıtılıyor. Bu yaklaşım, gençlerin içe dönük dünyasına dokunmayı ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflerken; yürütülen faaliyetlerin yalnızca bir sosyal sorumluluk çerçevesinde kalmayıp, zorluklarla mücadele eden gençler ve aileler için umut olmasını hedefliyoruz. Projelerin hayata geçirilmesinde devlet desteği önemli bir rol oynuyor. Başta Valimiz Sayın Avni Çakır olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi.