GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 13:47

Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

A
A
A
Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB), toplumsal cinsiyet eşitliği politikası doğrultusunda erkek egemen meslek alanlarında kadınların görünürlüğünü artırıyor. Toplu ulaşımda kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştıran DBB, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesine kattığı kadın çalışanlar ile itfaiyecilikte yeni bir dönemi başlattı.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeye yönelik politikalarıyla geleneksel meslek kalıplarını dönüştürmeye devam ediyor. Daha önce toplu taşımada kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştırarak ulaşım alanında önemli bir adım atan Büyükşehir Belediyesi, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde kadın itfaiyecilerin sayısını artırarak erkek egemen mesleki alanlarda yeni bir dönem başlattı.



10 kadın itfaiyeci görev yapıyor


2025 yılında göreve başlayan 10 itfaiyeci kadın, yangınlardan trafik kazalarına, arama-kurtarma çalışmalarından doğal afetlere kadar birçok zorlu görevde aktif rol alıyor. Vardiyalı sistemle 24 saat esasına göre çalışan kadınlar hem sahadaki performansları hem de toplumsal önyargılara karşı ortaya koydukları duruşla dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırmayı ve genç kadınlar için yeni alanlar açmayı hedefleyen bu yaklaşım kapsamında, önümüzdeki dönemde itfaiyedeki kadın çalışan sayısını artırmayı planlıyor. İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kayapınar Grup Amirliğinde görev yapan Helin Tay ve Şeymanur Aydın, işe başladıklarından bu yana yaptıkları çalışmaları anlattı.



’’Kadınlar her şeyin üstesinden gelir’’


İtfaiye çalışanı Helin Tay, toplumda bazı mesleklerin sadece erkekler tarafından yapıldığına inanıldığını ve bu algının kırılması gerektiğini belirterek, toplumsal algının aksine kadınların birçok şeyin üstesinden geldiğini bu nedenle itfaiyeci olmaya karar verdiğini aktardı. İtfaiyeciliği seçerken çevresindeki kişilerin "Bunu başaramayacak" düşüncesine kapıldıklarını ifade eden Tay, "Ama ben onlara itfaiyecilik mesleğini hakkıyla yapabileceğimi söyledim. Bu işi yapamayacağımı düşünenler de şimdi benimle gurur duyuyor" dedi.


İtfaiyeci olarak ilk görev yerinin bir fabrikada meydana gelen yangın olduğunu dile getiren Tay, bu vakada iyi bir performans gösterdiğini söyledi.



’’İnsanların şaşkınlığı motivasyonumu artırıyor’’


İnsanların kendilerini gördüğünde şaşırdığını ifade eden Tay, "Mesela bazı olaylara gittiğimizde kaskımızı çıkardığımız zaman bizi gördüklerinde şaşırıyorlar. Bu da daha fazla motive olmamı sağlıyor" diye konuştu.


İtfaiyeciliğin kesinlikle erkek mesleği olmadığını, kadınların birçok itfaiye olayında verdikleri başarılı performansla bunu ispatladıklarını dile getiren Tay, itfaiyede daha fazla kadının yer alması için çalışacaklarını söyledi.



’’Genç kadınlar bu mesleği rahatlıkla yapabilir’’


İtfaiyeci olmayı planlayan genç kadınlardan "Yapabilir miyiz" şeklinde sorular aldıklarına değinen Tay, "Ben çok zorlanacaklarını düşünmüyorum. Her şeyden önce bu mesleği severek yapmaları gerekir. Bu mesleği yaparlarsa kendileriyle gurur duyacaklarından da eminim" şeklinde konuştu.


Kadın itfaiyecilerin sayısının artmasının kuruma prestij katacağına inandığını ifade eden Tay, göreve başlamadan önce yangın, trafik kazası ve benzeri itfaiye olaylarına ilişkin teorik, ilk yardım ve uygulamalı eğitimlerden geçtiklerini söyledi. Tecrübe kazanmaları için eğitimlerde gerçek yangın vakalarına da gittiklerini aktaran Tay, eğitimlerin oldukça verimli geçtiğini belirtti.


İnsanların hayatına dokunmanın özellikle kadınlar açısından oldukça gurur verici olduğunu aktaran Tay, yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmenin mesleği daha fazla sevmesine vesile olduğunu söyledi. Daha önce birçok sınavda başarılı olmasına rağmen itfaiye üniforması giyemediğini kaydeden Tay, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kendisine bu mesleği yapma imkânı tanıması nedeniyle gururlu olduğunu sözlerine ekledi.



’’Tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim’’


İtfaiyeci olmayı lise öğrencisiyken tasarladığını ifade eden Şeymanur Aydın da bu nedenle üniversitede itfaiyecilik bölümünü tercih ettiğini ve şu anda görevini icra ettiğini söyledi. Aydın, "Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Kadınlar daha geride tutuluyor. Ben bu tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim" dedi.


İlk göreve gittiğinde yaşadığı duyguyu "Emeklerimin karşılığını aldım" sözleriyle anlatan Aydın, mesleki olarak karşılaştığı itfaiye vakaları sayesinde her gün yeni şeyler öğrendiğini ve bunun hayatını daha anlamlı kıldığını vurguladı. Sahada erkeklerle karşılaştıklarında bir şaşkınlık yaşandığını kaydeden Aydın, başarı sağladıklarında her şeyin seyrine döndüğünü ve bu durumun kendisini motive ettiğini ifade etti.



’’İnsanların uzaklaştığı yere koşarak gidiyoruz’’


Aydın, mesleki yaşamının ilk 5-6 ayında insanların kaçtığı olay yerine kendilerinin koşarak gittiklerini ve müdahale etmeye çalıştıkları durumun ilgisini çok çektiğini belirtti. "İtfaiyecilik erkek mesleğidir" algısının aslında alışılmış bir kalıp olduğuna dikkat çeken Aydın, şöyle konuştu:


‘’Bu zamanla aşılacak. Biz de bu algının aşılmasına öncülük ediyoruz. Kadının başaramayacağı hiçbir şey yok. Kendine güvenen ve inanan tüm arkadaşlarımız bu mesleği seçebilir."


Mesleğe başlamadan önce çeşitli eğitimler aldıklarını ve bu eğitimlerin devam ettiğini ifade eden Aydın, vakalara müdahale etme ve farklı durumlar karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda birçok şey öğrendiklerini, sahada ise bunları pratiğe dönüştürdüklerini söyledi.



Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti. Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti. Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti. Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi. 5 sanık yeniden yargılandı Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı. "Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar" Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi. Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. "Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır" Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. "Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir" Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yargıtay kararına uyulsun" Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "Öldürme niyetim yoktu" Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu. Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi. Karar Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Karara muhalefet şerhi Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. "Aynı karar verildi" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi. "Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz" Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.
Bursa Hukuk camiası Bursa’da genç avukat için adalet yürüyüşü düzenlendi Bursa’nın Gürsu ilçesinde yaşanan ve genç avukat Hatice Kocaefe’nin hayatını kaybettiği silahlı saldırı, hukuk camiasını ayağa kaldırdı. Olayın ardından Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukatlar, Bursa Barosu öncülüğünde Bursa Adliyesi önünde yürüyüş düzenledi. 29 Nisan saat 17.00 sıralarında Ağaköy Mahallesi’nde meydana gelen olayda, alacak meselesi nedeniyle açılan icra takibi nedeniyle taraflara yönelik saldırıda genç avukat Hatice Kocaefe göğsünden vurularak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Kocaefe, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırıda kız kardeşi Elif Ç. de yaralandı. Olayın ardından Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Metin Öztosun ve İbrahim Kaboğlu başta olmak üzere çok sayıda baro başkanı ve avukat Bursa’da bir araya geldi. Adliye önünde toplanan kalabalık, sloganlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirirken yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Avukatlar, dosyanın tarafı değildir. Avukatlar adaletin yanındadır. Genç meslektaşımız haince katledilmiştir. Artık bu saldırıların son bulmasını, meslektaşlarımızın ölmemesini istiyoruz. Buna dur denilmesini talep ediyoruz." Yapılan açıklamada, "Elif Çalışkan ile şüpheli arasında bulunduğu belirtilen husumet kapsamında gerçekleştirildiği; meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin ise yalnızca avukatlık görevini ifa ettiği için bu menfur saldırının hedefi olduğu anlaşılmaktadır. Avukatın müvekkili ile özdeşleştirilmesi, savunma makamına yöneltilmiş en ağır tehditlerden biridir. Avukatlar, temsil ettikleri kişi ya da davalar nedeniyle hedef haline getirilemez. Bu tür bir yaklaşım; savunma hakkını, adil yargılanma ilkesini ve hukuk devletinin temelini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Avukata yönelik şiddet kabul edilemez. Olayla ilgili soruşturma sürerken, hukuk camiası saldırının tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor" denildi.
Aydın Bozdoğan’da Simit Pazarı Sokağı düzenleme çalışması tamamlandı Bozdoğan Belediyesi tarafından ilçe merkezinde yürütülen üstyapı düzenlemeleri kapsamında Simit Pazarı Sokağı’nda başlatılan çatı yapım çalışması tamamlandı. Vatandaşların ve esnafın özellikle yağışlı havalarda alışverişlerini kesintisiz sürdürebilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, sokağı dört mevsim kullanılabilir hale getirdi. Dört mevsim konforlu kullanım hedefi Çalışma kapsamında sokağın üzeri çatı sistemiyle kapatılırken, yaya trafiğinin daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi sağlandı. Yapılan düzenlemeyle birlikte hem vatandaşların alışveriş deneyimi iyileştirildi hem de esnafın yağmur, güneş ve olumsuz hava şartlarından etkilenmeden hizmet vermesinin önü açıldı. Projenin, özellikle yoğun günlerde yaşanan aksaklıkları azaltması ve ticari akışı düzenlemesi bekleniyor. Ticari hareketliliğe katkı sağlayacak Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, tamamlanan çalışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ilçe merkezinde ekonomik canlılığı destekleyen ve günlük yaşamı kolaylaştıran projelere öncelik verdiklerini vurguladı. Başkan Özel, "Vatandaşlarımızın daha konforlu alanlarda vakit geçirmesi, esnafımızın ise daha sağlıklı şartlarda hizmet vermesi bizim temel önceliğimiz. Simit Pazarı Sokağı’nda tamamladığımız çatı çalışmasıyla hem yaşam kalitesini artırıyoruz hem de ilçe merkezindeki ticari hareketliliği güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Kent estetiğine de katkı sundu Yapılan çalışma yalnızca işlevsellik değil, kent estetiği açısından da önemli bir kazanım sağladı. Sokağın bütünlüğünü koruyan mimari yaklaşım ile düzenlenen çatı sistemi, bölgeye daha düzenli ve modern bir görünüm kazandırdı. Çalışmalar devam edecek Bozdoğan Belediyesi’nin, ilçe genelinde benzer nitelikteki kamusal alan düzenlemelerini sürdüreceği, vatandaş odaklı projelerle sosyal ve ekonomik yaşamı desteklemeye devam edeceği bildirildi. Simit Pazarı Sokağı’nda tamamlanan bu çalışma, merkezdeki dönüşümün önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bursa Nilüfer’de dans şöleni Nilüfer Belediyesi, Dünya Dans Günü’nü birbirinden renkli performanslarla kutladı. Farklı disiplinlerden dansçılar sahnede yeteneklerini sergilerken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Nilüfer Belediyesi, 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde müzik ve dans dolu bir geceye ev sahipliği yaptı. Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte belediye bünyesindeki öğrenciler, üniversite toplulukları ve özel dans okulları aynı sahnede bir araya geldi. Çok sayıda vatandaşın ilgi gösterdiği programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve eşi Nihal Şahin, Mahmut Demiröz ve eşi Neşe Özdemir de katıldı. Gecede modern danstan halk oyunlarına kadar geniş bir yelpazede performanslar sergilendi. Tango, salsa, bachata, caz, modern dans, show dans, chacare ve solo dans gösterileri ilgi gördü. Koreografilerle izleyiciler, dansın ritmini takip etti. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer’i her zaman kültürün, sanatın ve sporun başkenti olarak tanımladıklarını ve kentin çıtasını her geçen gün daha yukarı taşıdıklarını ifade etti. Dansçıları kutlayan Şahin, "İlerleyen dönemde bu dans günü etkinliklerimizi bir adım daha yukarı taşıyarak dans festivaline dönüştürmek istiyoruz" dedi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz de sanatçıların ve eğitmenlerin heyecanına ortak oldu. Tüm katılımcıların sahneye çıktığı etkinliğin sonunda Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz, eşi Neşe Demiröz ile piste çıkarak dans etti.