GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 13:47

Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

A
A
A
Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB), toplumsal cinsiyet eşitliği politikası doğrultusunda erkek egemen meslek alanlarında kadınların görünürlüğünü artırıyor. Toplu ulaşımda kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştıran DBB, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesine kattığı kadın çalışanlar ile itfaiyecilikte yeni bir dönemi başlattı.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeye yönelik politikalarıyla geleneksel meslek kalıplarını dönüştürmeye devam ediyor. Daha önce toplu taşımada kadın sürücü uygulamasını yaygınlaştırarak ulaşım alanında önemli bir adım atan Büyükşehir Belediyesi, şimdi de İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde kadın itfaiyecilerin sayısını artırarak erkek egemen mesleki alanlarda yeni bir dönem başlattı.



10 kadın itfaiyeci görev yapıyor


2025 yılında göreve başlayan 10 itfaiyeci kadın, yangınlardan trafik kazalarına, arama-kurtarma çalışmalarından doğal afetlere kadar birçok zorlu görevde aktif rol alıyor. Vardiyalı sistemle 24 saat esasına göre çalışan kadınlar hem sahadaki performansları hem de toplumsal önyargılara karşı ortaya koydukları duruşla dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırmayı ve genç kadınlar için yeni alanlar açmayı hedefleyen bu yaklaşım kapsamında, önümüzdeki dönemde itfaiyedeki kadın çalışan sayısını artırmayı planlıyor. İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kayapınar Grup Amirliğinde görev yapan Helin Tay ve Şeymanur Aydın, işe başladıklarından bu yana yaptıkları çalışmaları anlattı.



’’Kadınlar her şeyin üstesinden gelir’’


İtfaiye çalışanı Helin Tay, toplumda bazı mesleklerin sadece erkekler tarafından yapıldığına inanıldığını ve bu algının kırılması gerektiğini belirterek, toplumsal algının aksine kadınların birçok şeyin üstesinden geldiğini bu nedenle itfaiyeci olmaya karar verdiğini aktardı. İtfaiyeciliği seçerken çevresindeki kişilerin "Bunu başaramayacak" düşüncesine kapıldıklarını ifade eden Tay, "Ama ben onlara itfaiyecilik mesleğini hakkıyla yapabileceğimi söyledim. Bu işi yapamayacağımı düşünenler de şimdi benimle gurur duyuyor" dedi.


İtfaiyeci olarak ilk görev yerinin bir fabrikada meydana gelen yangın olduğunu dile getiren Tay, bu vakada iyi bir performans gösterdiğini söyledi.



’’İnsanların şaşkınlığı motivasyonumu artırıyor’’


İnsanların kendilerini gördüğünde şaşırdığını ifade eden Tay, "Mesela bazı olaylara gittiğimizde kaskımızı çıkardığımız zaman bizi gördüklerinde şaşırıyorlar. Bu da daha fazla motive olmamı sağlıyor" diye konuştu.


İtfaiyeciliğin kesinlikle erkek mesleği olmadığını, kadınların birçok itfaiye olayında verdikleri başarılı performansla bunu ispatladıklarını dile getiren Tay, itfaiyede daha fazla kadının yer alması için çalışacaklarını söyledi.



’’Genç kadınlar bu mesleği rahatlıkla yapabilir’’


İtfaiyeci olmayı planlayan genç kadınlardan "Yapabilir miyiz" şeklinde sorular aldıklarına değinen Tay, "Ben çok zorlanacaklarını düşünmüyorum. Her şeyden önce bu mesleği severek yapmaları gerekir. Bu mesleği yaparlarsa kendileriyle gurur duyacaklarından da eminim" şeklinde konuştu.


Kadın itfaiyecilerin sayısının artmasının kuruma prestij katacağına inandığını ifade eden Tay, göreve başlamadan önce yangın, trafik kazası ve benzeri itfaiye olaylarına ilişkin teorik, ilk yardım ve uygulamalı eğitimlerden geçtiklerini söyledi. Tecrübe kazanmaları için eğitimlerde gerçek yangın vakalarına da gittiklerini aktaran Tay, eğitimlerin oldukça verimli geçtiğini belirtti.


İnsanların hayatına dokunmanın özellikle kadınlar açısından oldukça gurur verici olduğunu aktaran Tay, yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmenin mesleği daha fazla sevmesine vesile olduğunu söyledi. Daha önce birçok sınavda başarılı olmasına rağmen itfaiye üniforması giyemediğini kaydeden Tay, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kendisine bu mesleği yapma imkânı tanıması nedeniyle gururlu olduğunu sözlerine ekledi.



’’Tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim’’


İtfaiyeci olmayı lise öğrencisiyken tasarladığını ifade eden Şeymanur Aydın da bu nedenle üniversitede itfaiyecilik bölümünü tercih ettiğini ve şu anda görevini icra ettiğini söyledi. Aydın, "Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Kadınlar daha geride tutuluyor. Ben bu tabuları yıkmak için bu mesleği seçtim" dedi.


İlk göreve gittiğinde yaşadığı duyguyu "Emeklerimin karşılığını aldım" sözleriyle anlatan Aydın, mesleki olarak karşılaştığı itfaiye vakaları sayesinde her gün yeni şeyler öğrendiğini ve bunun hayatını daha anlamlı kıldığını vurguladı. Sahada erkeklerle karşılaştıklarında bir şaşkınlık yaşandığını kaydeden Aydın, başarı sağladıklarında her şeyin seyrine döndüğünü ve bu durumun kendisini motive ettiğini ifade etti.



’’İnsanların uzaklaştığı yere koşarak gidiyoruz’’


Aydın, mesleki yaşamının ilk 5-6 ayında insanların kaçtığı olay yerine kendilerinin koşarak gittiklerini ve müdahale etmeye çalıştıkları durumun ilgisini çok çektiğini belirtti. "İtfaiyecilik erkek mesleğidir" algısının aslında alışılmış bir kalıp olduğuna dikkat çeken Aydın, şöyle konuştu:


‘’Bu zamanla aşılacak. Biz de bu algının aşılmasına öncülük ediyoruz. Kadının başaramayacağı hiçbir şey yok. Kendine güvenen ve inanan tüm arkadaşlarımız bu mesleği seçebilir."


Mesleğe başlamadan önce çeşitli eğitimler aldıklarını ve bu eğitimlerin devam ettiğini ifade eden Aydın, vakalara müdahale etme ve farklı durumlar karşısında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda birçok şey öğrendiklerini, sahada ise bunları pratiğe dönüştürdüklerini söyledi.



Diyarbakır itfaiyesinde kadınlar tabuları yıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yener İnce: "Verilen karara itiraz etmeyeceğim" Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, PFDK tarafından verilen 45 günlük hak mahrumiyeti cezası sonrası yaptığı açıklamada, "Kişiliğimin ve değer anlayışımın temelinde, adaletin herkese eşit şekilde uygulanması gerektiği inancı vardır. Bu sebeple verilen karara itiraz etmeyeceğim" dedi. Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, bahis oynadığı gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından verilen 45 günlük hak mahrumiyeti cezası sonrası sosyal medya hesabından açıklama yayınladı. İnce, "Takım doktoru olarak meslek hayatım boyunca görevimi daima etik ilkelere bağlı kalarak ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdim. Yaklaşık 3-4 yıl önce, o dönem kulüp sponsorumuz olan şirket platformunda ve yasal zeminde açılmış bir hesap üzerinden son derece sınırlı ve münferit birkaç işlem yapılmıştır. O dönemde bunun bir ihlal teşkil edebileceğini bilmediğimi özellikle belirtmek isterim. Bildiğiniz üzere bu konu federasyonun disiplin sürecine ilişkin bir husustur. Bu nedenle konunun kamuoyuna doğru ve sağlıklı şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır. Kişiliğimin ve değer anlayışımın temelinde, adaletin herkese eşit şekilde uygulanması gerektiği inancı vardır. Bu sebeple verilen karara itiraz etmeyeceğim. Adaletin futbolun tüm paydaşlarına eşit, tutarlı ve tereddütsüz biçimde uygulanacağına olan inancımı muhafaza ediyorum" dedi.
Sakarya Bakan Uraloğlu: "İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’da TÜRASAŞ personeli, siyasi parti temsilcileri ve üniversite öğrencileri iftarda buluştu. Bakan Uraloğlu, "Ortadoğu’da patlak veren İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor, küresel ticaret ve enerji güvenliğini de bir anlamda sarsıyor. Ama herkes bilsin ki bu son hadiseler karşısında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin duruşu çok nettir. Türkiye tüm provokasyonlara rağmen diplomasiden ve barıştan yanadır ve bu tavrını ortaya çok net bir şekilde koymuştur" dedi. Sakarya’daki temasları kapsamında demiryolu sanayisinin kalbi olan TÜRASAŞ tesislerinde incelemelerde bulunan Bakan Uraloğlu, milli hızlı trenin raylarla buluşma sevincini çalışanlarla paylaştı. TÜRASAŞ personeli, siyasi parti temsilcileri ve üniversite öğrencileri iftarda bir araya gelen Uraloğlu, Ortadoğu’da yaşanan gerilimden Türk hava sahasına yönelen füze olayına, deniz ticareti güvenliğinden yerli sanayinin önemine kadar birçok kritik konuya değindi. "Her türlü olaya karşı da hazırlıklı olduğumuzu özellikle söylemek isterim" Bölgedeki barış ve istikrarın kırılganlığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Bugün Ramazan ayının huzur ve maneviyat dolu günlerinde bile bölgemizde barış ve istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha görüyoruz. Ortadoğu’da patlak veren İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor, küresel ticaret ve enerji güvenliğini de bir anlamda sarsıyor. Ama herkes bilsin ki bu son hadiseler karşısında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin duruşu çok nettir. Türkiye tüm provokasyonlara rağmen diplomasiden ve barıştan yanadır ve bu tavrını ortaya çok net bir şekilde koymuştur. Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşürülen İran’a ait balistik füze olayını da hatırlayalım. İran’dan ateşlendi ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türk hava sahasına yönelen bu füze, NATO hava savunma unsurları tarafından zamanında etkisiz hale getirilmiştir. Hamdolsun can kaybı ve yaralanma söz konusu olmadı. Olayın doğrudan Türkiye’yi hedefleyen bir operasyon olmadığı anlaşılmıştır. Buna rağmen Türkiye, her türlü provokasyona, muhtemel saldırı tehditlerine kapılmadan soğukkanlılıkla ve milli çıkarlarını gözeterek hareket etmektedir. Her türlü olaya karşı da hazırlıklı olduğumuzu özellikle söylemek isterim" dedi. "Bölge hali hazırda yüksek risk taşıyor" Bölgedeki deniz ticareti ve gemi güvenliği konusundaki son durumu da paylaşan Uraloğlu, "Hürmüz Boğazı’nda da gelişmeleri anbean takip ediyoruz. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan gemilerimiz var. Bunları yakından takip ediyoruz. Şu anda Basra Körfezi’nde yüzlerce gemi bekliyor. Bazı ticari gemilerde hasar bildirimi de duyuyoruz. Bölge hali hazırda yüksek risk taşıyor. Gemilerin seyir durumlarını yakından takip etmelerini ve ihtiyaç halinde gerekli merciler ile temas halinde olmaları gerektiğini bildirdik, yakından da takip ediyoruz. Denizcilerin güvenliği ve ticaret filomuzun korunması için gerekli tüm diplomatik ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Bugün 2002 Türkiye’si ile kıyaslanamayacak bir konuma geldik" Türkiye’nin 2002 yılından bu yana her alanda çağ atladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu,"Gelecek nesillerimize daha güçlü bir Türkiye bırakmak için her alanda yatırımlara imza attık. Ülkemiz sosyal anlamdan ekonomiye, hukuktan dış politikaya, eğitimden sağlığa, savunma sanayisine, ulaşımdan çevre ve şehirciliğe, üretimden teknolojiye her alanda çağ atladı çok şükür. Hizmetlerimiz ile halkımızın karşısına çıktık ve bugün 2002 Türkiye’si ile kıyaslanamayacak bir konuma geldik. Bugünleri öngörerek teknolojik anlamda çağın gerektirdiği bütün donanımlara sahip olmak için var gücüyle çalışan ve her adımını planlayan bir Türkiye inşa ettik. Çünkü yerli sanayimiz olmazsa, kendi araç ve gereçlerimiz olmazsa, üretemezsek olmazsa olmazdı. Bunları beraberce yapıyoruz. Bunları düşünemezseniz küresel oyuncu olamazsınız" şeklinde konuştu.