EKONOMİ - 06 Haziran 2024 Perşembe 11:28

Diyarbakır’da 115 bin hayvan kurbanlık için satışa hazır

A
A
A
Diyarbakır’da 115 bin hayvan kurbanlık için satışa hazır

Kurban Bayramı öncesi Diyarbakır Canlı Hayvan Borsasında hareketli saatler yaşanırken, pazar, kurbanlık almaya gelenlerle dolup taştı. Kentte 115 bin hayvan kurbanlık için hazır halde bulunuyor.



Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Diyarbakır’da besiciler tarafından Büyükşehir Belediyesi Canlı Hayvan Borsasına getirilen büyük ve küçükbaş hayvanlar alıcı beklerken, vatandaşlar ise bütçesine uygun kurbanlık seçiyor. Çevre il ve ilçelerden kente gelip kurbanlık seçenler olurken, şehir dışında birçok ile de Diyarbakır’dan hayvan sevkiyatı yapılıyor.


Öte yandan kent merkezinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli 2 veteriner hekim, 2 ziraat mühendisi (Zooteknist), merkez ilçe müdürlüklerinde görevli 27 veteriner hekim, 2 veteriner sağlık teknikeri, diğer 13 ilçede 34 veteriner hekim olmak üzere toplam 67 personel Kurban Bayramı süresince kurban keserek dini vecibelerini yerine getiren vatandaşlara teknik, hijyen ve hayvan sağlık hizmetleri veriyor.


Canlı Hayvan Borsasında gazetecilere açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ertan Atalar, kentte hayvan satış noktalarında yoğunluğun arttığını söyledi. Kurbanlıkların daha sağlıklı temin edilebilmesi için sağlık taraması gerçekleştirdiklerini ifade eden Atalar, “Kurban Bayramı yaklaştı ve Diyarbakır Canlı Hayvan Borsasında hayvan ticareti oldukça artmış vaziyette. Burada büyük bir yoğunluk var. Biz, bayram öncesinde özellikle kurbanlığa hazırlanan hayvanların kontrollerini yapıyoruz. İl dışına bu hayvanları sevklerini gerçekleştiriyoruz. Bunların yanı sıra şehrin giriş çıkış noktalarında denetim yapıyoruz. Ellerinde sağlık sertifikası ve sevk raporu olmayan hayvan sahiplerinin hayvanlarının kente girişine izin vermiyoruz. Bunun dışında kurbanlıkların daha sağlıklı temin edilebilmesi için sağlık taraması gerçekleştiriyoruz. Hazırlıklarımızı tamamladık” dedi.


Büyükbaş hayvanlarda kurbanlık yapılacak hayvanların kriterlerini sayan Atalar, “Kurbanlığın özellikle iki yaşını doldurmuş olması gerek. Bunun için öndeki iki tane süt dişini dökmüş hayvanlar iki yaşını doldurmuş olarak kabul edilir. Bu hayvanları kurban edebiliyoruz. Küçükbaş hayvanlarda ise koyun ve keçide bir yaşını doldurmuş olmak gerek. Özellikle gebe hayvanların kesinlikle kurban edilmemesi gerekiyor. Canlı, parlak görünüşlü havanlar kurban edilmeye uygun hayvanlardır” ifadelerine yer verdi.


Diyarbakır genelinde 5 tane büyük çaplı kesimhanelerinin olduğunu dile getiren Atalar, şunları söyledi:


“Kırsalda kesim yapacak olan vatandaşlarımızın ise hayvanlarını ulu orta yerlerde, caddelerde, topluma açık olan yerlerde kesmemelerini istiyoruz. Bahçelerinin bir kenarında düzgün şartlarda kesimlerin gerçekleştirip kurban vazifelerini eda etmelerini istiyoruz. Bunun yanı sıra kurban kesecek kişilerin ehil kişi olması gerekmektedir. Kesinlikle hayvanlara eziyet edecek bir muamele yapılmaması ve bu işi bilenler tarafından güzelce yapılması hususuna dikkat edilmeli.”


Bu yıl yaklaşık 37 bin civarında büyükbaş, 78 bin civarında da küçükbaş hayvanın kurbanlık olarak hazır olduğunu dile getiren Atalar, “Geçen seneki rakamlara oranla bu yıl kurbanlıklar biraz daha yukarda. Geçen yıl kentimizde kesilen hayvan sayısı 9 bin büyükbaş, 18 bin de küçükbaş. Geçen yıl kesilen hayvanlardan çok daha fazla kurbanlığımız var. Bunun yanı sıra sadece dediğim gibi kendi ilimize hitap etmiyoruz. Türkiye’nin çeşitli illerine de hayvan sevki gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.