GÜNDEM - 18 Mart 2025 Salı 18:24

Diyarbakır’da "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Programı" düzenlendi

A
A
A
Diyarbakır’da "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Programı" düzenlendi

Diyarbakır’da ’18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi.


Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Diyarbakır Valiliği’nce anma programı düzenlendi. İlk tören Yenişehir ilçesindeki Hava Şehitliği’nde düzenlendi. Törene Vali Murat Zorluoğlu ve kurum amirleri katıldı. Saygı duruşuyla başlayan anma programı, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim okunmasıyla program sona erdi. İkinci program ise Cahit Tarancı Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleşti. Saygı duruşu, Kur’an-ı Kerim okunması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda öğrenciler şiir okudu ve Çanakkale türküleri seslendirdi. Resim dalında birinci olan öğrencilere Vali Zorluoğlu tarafından hediye taktim edildi.


Üçüncü tören ise Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni yapıldı. Burada 24 şehit ve gazi yakınlara madalya takdim eden Zorluoğlu, "Değerli şehit ailelerimiz, Kahraman gazilerimiz. Bizim kültürümüzde savaşa gidenin, mücadeleye gidenin ardından güzel bir söz kullanılır denir ki iki güzelden biri. Yani bu insanlar için şehitlikten veya gazilikten biri temeli edilir. Sizler iki güzelden birine kavuşmanın şerefine, izzetine, ikramına nail olmuş nadide insanlar Allah hepimizden razı olsun. Muazzez şehitlerimizin bizlere emaneti olan şehit ailelerimize ve gazilerimizle hangi vesileyle olursa olsun bir arada olmak bizler için çok büyük bir onur ve mutluluk vesilesidir. Devletimiz tüm imkânlarıyla siz değerli şehit tarihleri ve gazilerimizin yanında olmaya azami gayret ve titizlik göstermektedir. Biraz sonra devletimizin ve aziz milletimizin şehit ve gazilerine minnetlerin ve şükran duygularının bir ifadesi olan övünç madalyalarını siz değerli şehit ailelerine ve gazilerimize Sevgi etmeye mutluluğunu ve onurlu yaşayacağım" dedi.


Toplu fotoğraf çekiminin ardından tören son buldu.



Diyarbakır’da "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Programı" düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.