GÜNDEM - 15 Şubat 2026 Pazar 10:38

Diyarbakır’da binlerce yetim ve öksüzün ihtiyacı öğretmenlerin aracılığıyla karşılanıyor

A
A
A
Diyarbakır’da binlerce yetim ve öksüzün ihtiyacı öğretmenlerin aracılığıyla karşılanıyor

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen "Hevsel’in Çiçekleri Projesi" ile gönüllü eğitimciler, yetim ve öksüzlerin temel giyim, kırtasiye ve diğer ihtiyaçlarını karşılayarak öğrencilerin eğitimlerine odaklanmaları sağlanıyor. Proje kapsamında her yıl binlerce öğrenci ve ailelerine ulaşılıp ihtiyaçlar gideriliyor.


İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde devam eden proje ile şu ana kadar binlerce ihtiyaç sahibi çocuk ve ailesine ulaşılıp yardımlar dağıtıldı. Yardımlarla çocukların, temel ihtiyaçlarını düşünmeyip eğitim hayatlarına odaklanıp başarılı olmaları hedefleniyor. Hayırseverlerin de destek verdiği projede yardımlar, plan ve program çerçevesinde dağıtılıyor. Gönüllüler, Ramazan ayında da çocuklar ve aileleri için hazırlıklarda bulunuyor.


Proje sorumlusu sosyal bilgiler öğretmeni Yahya Kamçı, projenin isminin Hevsel’in Çiçekleri olduğunu, Hevsel isminin ise bereket anlamına geldiğini söyledi. Burada amaçlarının ihtiyaç sahibi yetim ve öksüzlerin akademik olarak önlerindeki engelleri kaldırabilmeleri için kırtasiye malzemesi yardımı yaptıklarını belirten Kamçı, eğitim süreçlerinde bot, mont, elbise ve hediyeler götürdüklerini ifade etti. Kamçı, Diyarbakır ve ilçelerinde bulunan 5 bin 400 yetim ve öksüz öğrencinin dışında birde 10 bine yakın daha önce belirlemiş oldukları İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde ihtiyaç sahibi ailelere çeşitli yardımlar ve hediyeler ulaştırdıklarını kaydederek, "Amacımız, çocukları hem motive bir şekilde akademik olarak bir geleceğe hazırlamak hem de yardımlaşma ve dayanışmanın önemini herkese empoze etmek. Bazı okullar, bu konularda bayağı duyarlılık gösteriyor. Kardeş okul çerçevesinde başka okullardaki öğrencilere hediye ve yardımlar götürüyorlar. Bu oldukça bizi mutlu ediyor. Şu anda da Ramazan ayı için bir çalışmamız var. Daha önceki Ramazan aylarında olduğu gibi bu Ramazan ayında da 15 bine yakın ailemizin hem gıda ihtiyaçlarını karşılamak, hem de çocuklara bayramlık hediye etmek için çalışmalarımızı yapıyor ve Türkiye’nin dört bir yanında duyarlı iş insanlarımızı bize yardımlarda bulunuyorlar" dedi.


Her hafta plan, program çerçevesinde bir ilçenin çocuklarına yönelik hediyeler götürdüklerini aktaran Kamçı, "Geçen hafta Çınar ve Lice ilçelerimizde çocuklarımıza, özelikle yetim ve öksüz kardeşlerimize hediyeler götürdük. Bazen biz farkında olmadan ihtiyaçlarından dolayı okulu bırakabiliyorlar. Bölgemizde mevsimlik işçiler var. Mevsimlik çocuk işçiler eğitim öğretim yılının bir kısmında okullarını bırakıp tarlada çalışıyorlar. Özellikle devletimizin verdiği desteklerden dolayı Allah’a şükür o minimize edildi. Sadece yetim ve öksüz değil, nerede bir ihtiyaç sahibi bir çocuğumuz varsa geleceğimizdir şiarıyla onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Geçen hafta Çınar’daki çocuklarımıza 200’e yakın, Lice’de ise 100’den fazla hediye çocuklarımıza ulaştırdık" diye konuştu.



"500 ailemize iftar yemeği verilecek"


"Ramazan ayı boyunca çocuklarımızdan ziyade, onlarım ailelerine yardımcı olma babında çalışmamız var" diyen Kamçı, konuşmasını şöyle tamamladı:


"Bu çalışmaya Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 400’den fazla gönüllü arkadaşımız var. Öğretmen ve mezun ettiğimiz öğrencilerimiz var. Bunun dışında esnaf ve veliler yardımcı oluyor. Bir nevi yardımlaşma ve dayanışma ruhunu ilimiz ve bölgemizde yaşatmaya çalışıyoruz. İmkanlar çerçevesinde çevre iller ve İstanbul’a kadar yardım göndermeye çalışıyoruz. Çok sayıda sivil toplum ve yardım kuruluşuyla çalışıyoruz. Onlar bizden adresler istiyorlar. Ya da bize hediye eşyalar gönderiyorlar. Bizde onları ailelerimize ulaştırıyoruz. Yaklaşık olarak 500 ailemize iftar yemeği verilecek. Ayni ve nakdi hediyeler verilecek. Bu çalışmanın bütün Türkiye’ye yayılmasını istiyoruz. Belki de her şeyi devletten beklemek doğru değildir. Devlet zaten her yerde, her zaman çalışıyor. Bu, bizim insani ve İslami olarak hassasiyetimizi dile getiriyor."



Diyarbakır’da binlerce yetim ve öksüzün ihtiyacı öğretmenlerin aracılığıyla karşılanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas’ın camilerinde Ramazan’a özel temizlik Talas Belediyesi tarafından ilçe genelindeki camilerde düzenli olarak gerçekleştirilen temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları, yaklaşan on bir ayın sultanı Ramazan’a özel olarak daha kapsamlı şekilde sürdürülüyor. Vatandaşların huşu içinde ve sağlıklı bir Ramazan geçirmeleri için çalışmalarını aralıksız sürdüren Talas Belediyesi ekipleri, manevi atmosferin en güzel şekilde yaşanabilmesi adına camileri titizlikle ibadete hazırlıyor. Talas Belediyesi tarafından ilçe genelindeki camilerde yürütülen rutin temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarının yanı sıra cami halıları da özel ekipler tarafından yıkanıyor. Bu kapsamda 55’i merkezde, 23’ü kırsalda olmak üzere toplam 78 camide kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştiriliyor. Yapılan detaylı temizlikle vatandaşlara daha sağlıklı ve hijyenik bir ibadet ortamı sunulurken, Ramazan ayının manevi huzuruna yakışır bir ortam hazırlanmış oluyor. Cami temizliği için özel oluşturulan ekipler tarafından yürütülen çalışmalarda, insan sağlığına zarar vermeyen temizlik ürünleri kullanılıyor. İç mekânların süpürülmesinden pencere ve ayakkabılıkların silinmesine kadar tüm bölümler özenle elden geçiriliyor. Son olarak ULV yöntemiyle yapılan dezenfeksiyon işlemiyle camiler ibadete hazır hale getiriliyor. "Ramazan’a yakışır bir ortam hazırlıyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve arınma ayı olduğunu belirterek; "Camilerimiz, gönüllerimizin buluştuğu, kardeşliğimizin pekiştiği müstesna mekânlardır. Hemşehrilerimizin Ramazan ayını huzur ve sağlık içinde geçirmeleri için camilerimizi titizlikle temizliyor, hijyenik hale getiriyoruz. Belediyeciliği sadece altyapı ve üstyapı hizmeti olarak değil, insanımızın manevi hayatına dokunan bir sorumluluk olarak görüyoruz. Ramazan’a yakışır bir ortam hazırlamak için ekiplerimiz özveriyle çalışıyor" dedi.
Gaziantep Meslektaş dayı yeğen 44 yıldır birlikte bakır işliyor Gaziantep’te çocukken birlikte işe başlayan ve 44 yıldır da aynı dükkanda beraber mesai yapan Mesut Keklik ile yeğeni Mehmet Sakça, bakır işlemeciliği mesleğinin devam etmesi için mücadele veriyor. İlkokulu bitirdikten sonra 1982 yılında tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bakır işleme ustasının yanında çırak olarak mesleğe birlikte başlayan 52 yaşındaki Mesut Keklik ile 49 yaşındaki yeğeni Mehmet Sakça, 44 yıldır birlikte mesai yapıyor. Yıllarca çıraklık, işçilik ve kalfalık yaparak bakır işlemeciliğinin inceliklerini öğrenen ve ardından usta olan dayı yeğen, askere gidip geldikten sonra kendi atölyelerini kurdu. Çocuk yaşta öğrendikleri ve yıllardır geçimlerini sağladıkları bakır işlemeciliğini tüm zorluklara rağmen sürdüren Mesut Keklik ve Mehmet Sakça, yıllarca yanlarında çalıştırdıkları elemanlarla bakır üretimi yaptıktan sonra 15 yıl önce mesleğe olan ilginin azalmasından dolayı küçülmeye gitmek zorunda kaldı. Yıllardır gönül verdikleri mesleklerini yaşatmak için büyük bir gayret gösteren Keklik ve Sakça, henüz çocuk yaşta öğrendikleri bakır işlemeciliğini yıllardır aynı heyecanla sürdürüyor. 44 yıldır tüm zorluklara rağmen tarihi çarşıdaki dükkanlarında bakır üretimine devam eden Keklik ve Sakça, el işçiliği mesleklerinin yaşaması için büyük mücadele veriyor. Okul yıllarından itibaren birlikte çalışan ve uzun yıllar kendi dükkanlarında ekmek paralarını kazanan Keklik ve Salça, 10 metrekarelik dükkanı her sabah birlikte açıyor. Ustalıkları ve çalışma azimleriyle de gençlere örnek olan Keklik ve Salça, yıllardır birlikte mesai yapmanın gururunu yaşıyor. 1982 yılında mesleğe çırak olarak başladığını belirten Mesut Keklik, "Mesleğe ilk başladığımızda her dükkanda 5-6 tane eleman vardı. İlerleyen dönemlerde mesleğe çok rağbet kalmayınca azaldık ve şu anda sadece biz kaldık. Bakır işlemeciliğini pek fazla yapan usta kalmadı. Mesleği öğrettiğimiz kişiler bile mesleği bıraktı. Şu anda çoğu fabrikada çalışıyor. Yeğenimde bir ara fabrikada çalıştı ama tekrar geldi" dedi. Mesleklerine olan ilginin her geçen gün azaldığını belirten Keklik, "Maliyetler arttı. Ham bakırın fiyatı yükseldi. Bakır yapımı zorlaştı. Bakırcılar zorlandığı için azalıyor. Bakırcılar Çarşısı’ndaki dükkanlar bile artık başka mesleklere dönmeye başladı. Bakırcılar Çarşısı’nda bakırcılar azalıyor. Biz elimizden geldiği kadar mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Mesleğe olan ilginin azaldığını görünce moralimiz bozuluyor ve üzülüyoruz. İnsan çalışanı görünce iştahlanır. Fakat işin bittiğini görünce de üzülür. Kimse mesleğinin bitmesini istemez. Ben sabah geliyorum, akşama kadar çalışıyorum. Bakır işlemek beni dinlendiriyor ve sakinleştiriyor. Çalışmak bana huzur ve mutluluk veriyor" şeklinde konuştu. 44 yıldır yeğeni Mehmet Sakça ile birlikte çalıştıklarını belirten Keklik, "Ömrümüz vefa ettiği sürece biz dayı yeğen bu mesleği sürdüreceğiz. Rabbim ömür verdiği kadar mesleğimizi ayakta tutmak için çabalayacağız. Her ne kadar bazı zorluklar yaşasak da mesleğimizi severek yapıyoruz. Çünkü ikimizde gözümüzü bu meslekte açtık. Bizim zamanımızda çarşıda yüzlerce usta ve birçok dükkan vardı. Ancak hem ustaların hem de dükkanların sayıları her geçen gün azalıyor. Artık eleman yetiştirmekte zorluk çekiyoruz. Mesleği devam ettirecek insanların sayısı zamanla daha da azalıyor" diye konuştu. Dayısı ile birlikte mesleğe başladıklarını ve yıllardır da birlikte çalıştıklarını belirten Mehmet Sakça ise yaşadıkları tüm zorluklara rağmen mesleklerini severek yaptıklarını söyledi.
Adana Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alan destek kapsamına girdi Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alanın destek kapsamına alınmasının, mevcut sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve üretimde teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmayı hedeflediğini söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın illerin yerel yatırım önceliklerini yeniden belirleyen "Yerel Yatırım Konuları Listesi Tebliği" Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğle birlikte Adana’da sanayi yatırımlarına yönelik dört alan destek kapsamına alındı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Kıvanç, yeni düzenlemenin Adana’nın mevcut sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve üretimde teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmayı hedeflediğini söyledi. Adana’nın sanayileşme geçmişine ve üretim kapasitesine dikkat çeken Başkan Kıvanç, Yerel Kalkınma Hamlesi teşvik programı kapsamında belirlenen yatırım alanlarının, kentin rekabet gücünü artıracak nitelikte olduğunu ifade etti. Kıvanç, Adana’da desteklenecek yatırım alanlarını şöyle sıraladı: "Türkiye’nin en yüksek mısır üretimine ve mısırdan mamul ürün imalatına sahip bölge olan Adana’nın, aynı zamanda Türkiye’nin en fazla nişasta fabrikasına ev sahipliği yapması, Nişasta Tabanlı Kimyasal Türevler ve İleri Katma Değerli Ürünler Üretimi alanında önemli bir avantaj sağlıyor. Bu kapsamda; kimyasal ve/veya enzimatik proseslerle elde edilen modifiye nişasta türevleri ile mannitol, sorbitol (toz), glukonik asit, glukono delta lakton (GDL), askorbik asit, polilaktik asit (PLA) ve dirençli nişasta gibi ürünlerin üretimi desteklenecek. Açık deniz ve karacılık su ürünleri üretiminde Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olan Adana’da, karada üretilecek olan Karataş Tarıma Dayalı İhtisas (Su Ürünleri) Organize Tarım Bölgesi’nin Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek olması bu alandaki yatırımları daha da cazip hale getiriyor. Su Ürünleri Üretimi ve/veya Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi başlığı altında; balık yetiştiriciliğinin yanı sıra balık fileto, tütsülenmiş balık, balık konservesi ve panelenmiş balık ürünlerine yönelik yatırımlar teşvik kapsamına alındı." Kıvanç, tarımın başkenti olan bölgenin zengin tarımsal üretim çeşitliliği ve yüksek ham madde potansiyeli, Tarımsal Ürünlerden ve/veya Atıklarından Katma Değerli Ürünler Üretimi alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Bu kapsamda; meyve ve sebzelerden vitamin, sporcu takviyeleri ve sağlıklı atıştırmalıklar, soyadan protein izolatı ve kozmetik bileşenler, yer fıstığından enerji barları ve protein takviyeleri, pamuk hasat atıklarından biyokömür ve kompost ile meyve ve sebze atıklarından pektin ve doğal renklendirici üretimi desteklenecek. Son yıllarda bölgemizde kimya sektöründe önemli bir kümelenme oluşması ve bu alanda çok sayıda stratejik yatırımın hayata geçiriliyor olması, Temizlik Kimyasalları ve Yüzey Aktif Maddeler Üretimi açısından Adana’yı öne çıkarıyor. Bu kapsamda; anyonik, noniyonik, katyonik ve amfoterik maddeler ile kuru labsa, SLES, alkil poliglikozit, betain türleri, sultainler ve klorür türevlerinin üretimi teşvik edilecek" dedi. Kıvanç, söz konusu yatırım alanlarının Adana’nın sanayi çeşitliliğini artıracağını ifade ederek, yeni teşviklerin hem mevcut sanayiciler hem de yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Yeni teşviklerin, kentin tarım, kimya ve gıda sanayisi başta olmak üzere mevcut güçlü sektörlerini destekleyerek bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmasının hedeflendiğini anlatan Kıvanç, Adana’nın yatırımcılar açısından cazibesinin artacağını da sözlerine ekledi.