ÇEVRE - 06 Haziran 2024 Perşembe 15:16

Diyarbakır’da hava sıcaklıklarının 40 dereceyi bulmasıyla çocuklar Anzele’ye akın etti

A
A
A
Diyarbakır’da hava sıcaklıklarının 40 dereceyi bulmasıyla çocuklar Anzele’ye akın etti

Diyarbakır’da hava sıcaklıklarının 40 dereceyi bulmasıyla birlikte çocuklar, serinlemek için tarihi Anzele Suyu’na akın etti. Kimisi kırık koluyla suda serinlemeye çalışırken, kimi de çocuğunu getirip eğleniyor.


Merkez Sur ilçesi İskenderpaşa Mahallesi’ndeki tarihi Anzele Suyu’nda yaz mevsimiyle birlikte sezon açıldı. Kavurucu sıcaklıklara dayanamayan çocuklar binlerce yıllık su kaynağına girerek serinliyor. Çocuklar tarihi Anzele Suyunda yüzerken, kiminin ailesi gölgelik alanda serinlerken, kiminin ise kendisiyle suya giriyor.


’Havuza girmek tehlikeli ve yasaktır’ uyarısını aldırış etmeden suya giren çocuklardan Poyraz Bilici (14), kolunun kırık olduğunu, buna rağmen suya girdiğini söyledi.


Bilici, “Diyarbakır’daki Anzele Suyunda arkadaşlarımla birlikte serinlemeye çalışıyoruz. Kolumun kırık olmasına rağmen yüzüyorum. Havalar sıcak olduğu için su bizi serinletiyor” dedi.


11 yaşındaki Ebubekir Güler ise, “Havalar sıcak olduğu için Anzele Suyuna yüzmeye geldik. Her yıl mutlaka buraya yüzmeye geliyoruz. Akşamları da burası dolu oluyor” diye konuştu.


Çocuğunu sıcak havada serinlemesi için Anzele Suyu’na getirdiğini ifade eden Faysal Elturak, boş kaldığı sürece çocuklarını mutlu etmeye çalıştığını belirtti.


Elturak, “Anzele Suyu çocukların eğlence yeri. Çocuğumu hemen hemen her gün buraya serinletmeye getiriyorum. Çocuklar mutlu olunca biz de onlarla beraber mutlu oluyoruz. Çocuğumuz hem stresini atmış oluyor. Çocuğum akşam eve gittiğinde huzurlu bir şekilde yatıyor, ertesi gün yine beni götür diyor. Biz de boş kaldığımız sürece çocuklarımızı mutlu etmeye çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.