SAĞLIK - 13 Mart 2026 Cuma 11:05

Diyarbakır’da kadın sağlığı eğitim programı devam ediyor

A
A
A
Diyarbakır’da kadın sağlığı eğitim programı devam ediyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, kadınların bedenleri hakkında doğru ve güvenilir bilgiye erişmeleri amacıyla interaktif ve uygulamalı etkinliklerle yürüttüğü kadın sağlığı eğitim programı devam ediyor.


Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı, Kadın Sağlığı Eğitim Programı’nı sahada uygulamaya devam ediyor. Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezi’nde de başlatılan program, haftada bir gün kapalı grup şeklinde 15 kadının katılımıyla sürdürülüyor. Katılımcıların deneyimlerini paylaştığı interaktif tartışmalar ve uygulamalı etkinliklerle yürütülen programla, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin kadına yönelik şiddet, ekonomik bağımlılık ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan engeller gibi kadınların sağlıkları üzerinde oluşturduğu etkilerin görünür kılınması hedefleniyor.



Karar alma süreçlerinde güçlenmeleri hedefleniyor


Kadınların sağlık haklarına ilişkin bilgi edinmesi amacıyla sürdürülen programda, söz konusu hakların nasıl talep edilebileceğine dair yol ve yöntemler tartışılıyor. 11 hafta sürecek programın sonunda kadınların kendi bedenlerini tanımaları, fizyolojik süreçlerini anlamaları ve sağlıklarıyla ilgili karar alma süreçlerinde güçlenmeleri hedefleniyor. Kadınlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen eğitim programı şu başlıklardan oluşuyor:


"İletişim, toplumsal cinsiyet eşitliği/eşitsizliği, kadına yönelik şiddet, ergenlik, üreme organları ve işlevleri, üreme sağlığını koruyucu davranışlar, anne ve bebek sağlığı, cinsel sağlık ve üreme hakları, menopoz ve genel sağlığı koruyucu davranışlar."



Diyarbakır’da kadın sağlığı eğitim programı devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Gençay: "Üreten belediyecilik anlayışımızla bilinçli nesiller yetişmesine katkı sunuyoruz" Didim Belediyesi, üreten belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği uygulamalarla çocukları erken yaşta tarımla buluşturmaya devam ediyor. Deniz Yıldızları Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, belediyeye ait serada üretilen fidelerle Tarım Parkı’nda uygulamalı bir öğrenme deneyimi yaşadı. Didim Belediyesi Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Süs Bitkileri Fidanlığı’nda yetiştirilen marul fideleri, yaklaşık 3 ay önce Tarım Park alanında minik öğrenciler tarafından toprakla buluşturuldu. Öğrenciler, dikimini gerçekleştirdikleri fidelerin bakımını süreç boyunca düzenli olarak üstlenerek büyüme aşamalarını yakından takip etti. Minik öğrenciler, kendi elleriyle ektikleri fideleri sabırla büyüttü. Üç ay süren sürecin sonunda yetişen ürünleri hasat eden çocuklar, emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadı. Hasat ettikleri ürünleri afiyetle tüketen öğrenciler, üretim sürecini baştan sona deneyimleyerek tarımın temel aşamalarını uygulamalı olarak öğrenmiş oldu. Başkan Hatice Gençay: "Üreten belediyecilik anlayışımızla bilinçli nesiller yetişmesine katkı sunuyoruz" Başkanı Gençay, konuya ilişkin yaptığı açıklamada,"Üreten belediyecilik anlayışımızla yalnızca hizmet üretmiyor, aynı zamanda geleceğin bilinçli bireylerini de yetiştiriyoruz. Belediyemizin seralarında ürettiğimiz fideleri çocuklarımızla buluşturarak onların doğayla bağ kurmasını sağlıyoruz. Bu tür uygulamalı eğitimlerle çocuklarımız hem üretim sürecini hem de tarım kültürünü öğrenmesine katkı sunuyoruz. Gelecek nesillerin doğaya saygılı ve üretken bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Dijital bağımlılık artıyor: Uzmanlar uyarıyor Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, akıllı telefon kullanımının kontrolden çıkmasıyla birlikte "dijital bağımlılık" sorununun her geçen gün büyüdüğünü belirterek, özellikle gençler arasında durumun dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi. Uzm. Dr. Dinççağ, sürekli telefonla meşgul olan kişilerde unutkanlık, dikkat azalması ve uykusuzluk gibi ciddi belirtiler görüldüğünü vurgulayarak, buna rağmen dijital bağımlılığın artmaya devam ettiğini ifade etti. Günlük yaşamın her alanında insanların telefon ekranına odaklanarak dış dünyayla bağını zayıflattığını dile getiren Dinççağ, trafik geçişlerinde dahi kulaklık ve telefonla meşgul olan kişilerin güvenliğini riske attığını belirtti. Toplu taşıma araçlarında, kafelerde ve ev ortamında insanların büyük bölümünün çevresinden kopuk şekilde ekran başında vakit geçirdiğine dikkat çeken Dinççağ, cep telefonlarının bireyleri yalnızlaştırdığını ve bunun geleceğin en önemli toplumsal sorunlarından biri olabileceğini kaydetti. Uzun süre internet kullanımı ve ekran karşısında geçirilen zamanın; baş ağrısı, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, göz sorunları gibi fiziksel etkilerin yanı sıra uykusuzluk ve depresyon gibi ciddi sağlık problemlerine yol açtığını ifade eden Dinççağ, dijital bağımlılığın artık önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıktığını söyledi. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu hatırlatan Dinççağ, bu sayının nüfusun yaklaşık yüzde 70,9’una karşılık geldiğini belirtti. Günlük internet kullanımının 7 saat 13 dakika, haftalık sosyal medya kullanımının ise 25 saat 4 dakika olduğunu aktaran Dinççağ, web trafiğinin yüzde 76’sının mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre gençler arasında internet kullanım oranının oldukça yüksek olduğunu dile getiren Dinççağ, genç erkeklerde bu oranın yüzde 98,8, genç kadınlarda ise yüzde 96,5 seviyesinde olduğunu söyledi. Gençlerin daha çok kısa video ve görsel içerik odaklı platformlara yöneldiğini, özellikle YouTube’un yüzde 93 erişim oranıyla en yaygın platform olduğunu belirtti. Dijital bağımlılıkla mücadelede "dijital detoks"un önemine değinen Dinççağ, cep telefonlarından belirli sürelerle uzaklaşmanın, sosyal ilişkileri güçlendirdiğini ve ruh sağlığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Yapılan araştırmalara göre iki haftalık dijital detoksun dikkat süresini artırdığı, ruh sağlığını iyileştirdiği ve genel iyilik halini yükselttiği tespit edildi. Kısa süreli kullanım azaltımının bile önemli faydalar sağladığını vurgulayan Dinççağ, bir haftalık telefon kullanımındaki azalmanın kaygıyı yüzde 16,1, depresyonu yüzde 24 ve uykusuzluğu yüzde 14,5 oranında düşürdüğünü belirtti. Dijital detoksun yaşam kalitesini artırdığını söyleyen Uzm. Dr. Dinççağ, toplumda farkındalık oluşturulmasının ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Erzincan Ters laleyi koparmanın cezası 700 bin lira: Yılda sadece 20 gün yaşıyor Erzincan’da bulunan Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesindeki Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde, nesli tehlike altında olan ters laleler çiçek açtı. Yılda yalnızca yaklaşık 20 gün hayatta kalan ve görsel güzelliğiyle dikkat çeken ters laleleri koparanlara 2026 yılı itibarıyla 700 bin lira idari para cezası uygulanıyor. Enstitüde 34’ü Türkiye’nin farklı bölgelerinden, 4’ü ise yurt dışından temin edilen toplam 38 ters lale türü bulunuyor. Ziraat Mühendisi Meral Aslay, ters lalelerde kültüre alma ve ıslah çalışmalarının 2006 yılından bu yana sürdüğünü belirterek, bir melez tür elde etmenin 4 ila 7 yıl sürebildiğini ifade etti. Aslay, yürütülen çalışmalar sonucunda 27 melez çeşit adayı geliştirildiğini aktararak, ters lalelerin büyük bölümünün endemik olduğunu ve koruma altına alındığını kaydetti. Türkiye’de ters lale gen kaynaklarının korunması amacıyla oluşturulan koleksiyon bahçesinde 38 türe ait 82 popülasyonun muhafaza edildiğini vurgulayan Aslay, bu çalışmaların biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından önemli katkı sağladığını dile getirdi. Ters lale türlerinin izinsiz olarak doğadan toplanmasının ve yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu hatırlatan Aslay, bu türlere zarar verilmesi halinde 700 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Güzelliğiyle öne çıkan ters laleler, her yıl kısa süreli çiçeklenme döneminde ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.