ASAYİŞ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 07:59

Diyarbakır’da narkotik suçlarından 16 şüpheli tutuklandı

A
A
A
Diyarbakır’da narkotik suçlarından 16 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır’da narkotik suçlarından hakkında işlem yapılan 106 şüpheliden 16’sı tutuklandı.


İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince 15-22 Şubat tarihleri arasında ’uyuşturucu madde ticaretini’, ’kullanımını engellemeye yönelik’ kent genelinde yapılan çalışmalarda 60 kilo 873 gram skunk maddesi, 4 kilo 132 gram esrar türevleri, 55 gram metamfetamin maddesi, 93 adet sentetik ecza maddesi, 6 adet ecstasy maddesi ve 2 adet hassas terazi ele geçirildi. Ayrıca il genelinde suçun önlenmesi amacıyla birimler tarafından yürütülen diğer faaliyetler kapsamında 1 adet AK-47 uzun namlulu silah, 28 adet tabanca, 9 adet av tüfeği ve 6 adet kurusıkı tabanca da ele geçirildi.


Çalışmalar kapsamında 106 şüpheli şahsa işlem yapıldı. Yakalanan şahıslardan 16 şüpheli tutuklanırken, 4 şüpheliye adli kontrol tedbiri uygulandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak Belediyesi 14 tane yeni hizmet aracını bünyesine katarak araç filosunu genişletti Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, belediyenin hizmet kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlara daha hızlı, etkin hizmetler sunabilmek amacıyla belediye araç filosuna 14 adet yeni hizmet aracını daha kazandırdıklarını duyurdu. Uşak Belediyesi’nin araç filosunu güçlendirme çalışmaları daha önce de kiralık-icralık araç kullanımının bitirilmesi ve belediyenin kendi araç filosunu oluşturma hedefiyle yapılan yatırımlarla dikkat çekmişti. Başkan Yalım’ın belediyenin bütçe disiplinini ve öz kaynaklarını koruyan bu stratejisi, yeni yatırımlar için bütçe oluşturma hamlesi olarak değerlendirilirken, vatandaşlardan da olumlu tepkiler alıyor. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uşak Belediyesi’nin kullandığı araçların tamamının kiralama hizmeti olarak alındığını ve bunun belediye bütçesine çok ciddi bir yük getirdiğini ifade eden Başkan Yalım; göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları çalışmalar sonucunda bu duruma son verdiklerini ve kiralama işini bitirip tüm araçları kendi bünyelerinde kattıklarını belirtti. Bu sayede belediyenin hizmet kalitesini yükselttiklerini anlatan Başkan Yalım, yeni araç takviyesiyle birlikte Uşak Belediyesi’nin kendi öz kaynaklarını daha verimli kullanarak hizmet üretme kapasitesinin artırdığını vurguladı. Başkan Yalım, "Göreve başlayalı 22 ay oldu. Geçen dönemde oluşan borçlardan, özellikle de UTAŞ’tan dolayı 300 aracımızın tamamı hacizliydi. Peki biz ne yaptık, 100’ün üzerinde yeni aracı belediyemiz bünyesine kazandırdık. Bu gün de hizmetlerimiz için kadromuza 14 araç daha katıyoruz. Araçlarımızı ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla sosyal yardım işlerimize tahsis edeceğiz. Böylece hasta ve engelli vatandaşlarımızın, dar gelirli vatandaşlarımızın ulaşımlarına yardımcı olmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Öte yandan ihtiyaca yönelik hizmetler doğrultusunda iki yeni tam teşekküllü aracın daha sahalarda olacağını belirten Başkan Yalım; hasta, engelli ve yaşlıların hastane ve diğer sağlık kuruluşlarına ulaşımlarını sağlamak amacıyla belediye bünyesine iki yeni araç daha kattıklarını söyledi. Tam teşekküllü iki aracın da vatandaşın tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanımda olduğunu kaydeden Yalım, böylece halkın doğrudan konforlu bir hizmet almasını sağladıklarını vurguladı.
Kırıkkale Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği: "Kütüphanede ‘Allah’ yazan kitap bile yasaktı" Kırıkkale’de okul müdürü olarak görev yapan Nurcan Şarlayan, 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında baskı gördüğünü söyledi. O dönemde kütüphanelerde Allah’ın isminin geçtiği kitaplar nedeniyle soruşturma açıldığını belirten Şarlayan, bugün o yıllarla kıyaslandığında "çağ atladık" diyerek çocukların daha özgür bir ortamda eğitim gördüğünü ifade etti. "Postmodern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde Kırıkkale’de okul öncesi öğretmeni olarak görev yapan Şehit Emre Güngör Anaokulu Müdürü Nurcan Şarlayan(57), başörtüsü nedeniyle baskı gördüğünü söyledi. Şarlayan, o dönemde yaşadığı zorlu süreci İHA muhabirine anlattı. 2 çocuk annesi Şarlayan, hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında çeşitli engellerle karşılaştığını söyledi. Üniversitede bazı derslere başörtüsü nedeniyle alınmadığını, yok yazıldığını ve başarısız gösterildiğini ifade eden Şarlayan, o dönemde eğitim hakkının kısıtlandığını dile getirdi. Göreve başladığı dönemde de benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını aktaran Şarlayan, başörtüsü ile mesleği arasında tercih yapmaya mecbur bırakıldığını ifade etti. "Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk" O dönem zorlu bir süreç yaşadığını anlatan Şarlayan, "Bu süreci hala hatırladığımızda içimiz sızlıyor. Hiç olmaması gereken bir acıyı hissettik. Bu sürecin iki ayağı var diye yorumluyorum. Öğrencilik kısmında bir de meslek hayatında. Öğrencilik zamanında da yaşadık. Ankara’nın güzel bir üniversitesinde bazı hocalarımız özellikle sınıfa, derse almak istememeleri, derse giremediğimiz için yok yazıldığımız ve başarısız görünmemiz. Sonuçta okulu bu şartlarda bitirdik. Ama önümüzde başka bir zorlu süreç vardı. Mesleğimizi ya başörtülü olarak sürdürmek isteyip bunun mücadelesini vermek ya da geri çekilip evde oturmak. Biz başörtülü olarak çalışabildiğimizi umduk, bir Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk. Ama meslek hayatına başladığımızda bunun mümkün olmadığı çok acı gerçeklerle bizim önümüze serildi" dedi. "Müfettişe, ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim" Okulu bu şartlarda tamamladığını belirten Şarlayan, meslek hayatında ise daha ağır baskılarla karşılaştığını kaydetti. Şarlayan, "Nelerdi bunlar; okulun kapısından içeriye bu şekilde giremezsin. Bir dönem yaşadığım, hala unutamadığım, müdür beyin okulun bahçe kapısında ’başını açacaksın’ demesi. Bize görevden alınma ya da istifa edeceksin seçeneği sunuldu. Görevden alınma yazısını yazmak için müfettiş geldiğinde ’bu görevden alınma yazınız, son kararınız bu mu?’ dedi. Ben de başka bir çarem olmadığını söyledim. ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim. İfadelerini aynen söylüyorum, ’iki haftaya kadar da görevden alınırsınız’ şeklinde söyledi. Dosyam bakanlığa gittikten sonra nasıl bir şeyse kaybolmuş. Ben bir ay bekledim, dosyam gelmedi" ifadelerini kullandı. "Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek istifa ettim" Yaşanan sürecin ailesini de derinden etkilediğini ifade eden Şarlayan, "Bebeğimiz dünyaya geldi. Sonra tabii yaşanan sıkıntıların etkisi var mı yok mu onu Allah bilir. Biz bebeğimiz doğduktan 3 ay sonra kaybettik bebeğimizi. Birçok arkadaşımız da inanır mısınız, benim bildiğim 3 arkadaşımız vefat etti bu süreci yaşamış olan. Muhakkak bedenen, ruhen etkilenmiş bir hayat yaşadık. İstifa etmek zorunda kaldım, görevden alınma yazısı da yazılmadığı için. İstifa dilekçeme de ’ailevi nedenler’ denildi. Sanki bina üzerinize yıkılmış gibi hissediyorsunuz. Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek görevimden istifa ettim bir 5 yıl kadar" diye konuştu. "O kitapları kütüphanede tutamıyordum" O dönem Allah’ın isminin geçtiği kitapların dahi soruşturma konusu yapıldığını ifade eden Şarlayan, "Şu anda o dönemle kıyaslarsak çağ atlamış durumdayız. Çocuklarımıza bakıyoruz gördüğünüz gibi. Güzel bir Ramazan ortamı. O dönem de benim birkaç tane kitabım vardı. Mesela Allah’ın esmalarını anlatan cümleler vardı. İnanır mısınız, o kitapları kütüphanede tutamıyordum. Çocuklarla o kitapları anlatıyorduk, konuşuyorduk, sohbet ediyorduk. Bunda da cezai işlem uygulanan arkadaşlarımız vardı. Allah’ın isminin geçtiği ifadeler bulunduğu için soruşturma açılmıştı" şeklinde konuştu.
Muğla Bodrum’da gazeteciler iftarda buluştu Bodrum Gazeteciler Cemiyeti (BGC), her yıl geleneksel olarak düzenlediği iftar programını bu yıl Azka Otel’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Kentin mülki amirleri ile basın mensuplarını aynı sofrada buluşturan gecede, Ramazan ayının manevi ikliminde birlik ve beraberlik mesajları verildi. Bodrum Gazeteciler Cemiyeti, kentin protokol üyeleri ve basın emekçileri için geniş katılımlı bir iftar programı düzenledi. Azka Otel’de düzenlenen ve dualar eşliğinde başlayan programa; Muğla Valisi İdris Akbıyık başta olmak üzere Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum amirleri ve basın mensupları katıldı. Programın açılışında konuşan Bodrum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Eren Ayhan, geleneksel iftar buluşmalarının mesleki dayanışma açısından önemine değindi. Ayhan, "Ramazan ayının bereketini, kentimizin değerli protokol üyeleri ve kıymetli meslektaşlarımızla paylaşmaktan onur duyuyoruz. Bu tablo, Bodrum’daki birlik ve beraberliğin en güzel örneğidir. Katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Muğla Valisi İdris Akbıyık ise yaptığı konuşmada, manevi duyguların yoğunlaştığı bu ayda düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekti. Vali Akbıyık, "Bodrum basını ile bu güzel iftar sofrasında buluşmamızı sağlayan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Basın mensuplarımızın özverili çalışmaları kentimiz için çok kıymetli" ifadelerini kullandı. İlçe Müftüsü Fethullah Uydaş’ın yaptırdığı iftar duasının ardından, protokol üyeleri ve gazeteciler samimi bir ortamda sohbet ederek geceyi noktaladı.
Amasya YEDAŞ Amasya Bölge Müdürlüğü’ne Eren Demirkan atandı Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.(YEDAŞ) Amasya Bölge Müdürlüğü görevine Eren Demirkan atandı. Demirkan, Şubat 2026 itibarıyla yeni görevine başladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olan Demirkan, kariyerine Vezirköprü’de orman ürünleri firmasında elektrik bakım mühendisi olarak başladı. 2017 yılında YEDAŞ’a katılan Demirkan, şebeke işletme, bakım ve saha operasyonlarının yönetiminde önemli sorumluluklar üstlendi. Demirkan, 2021-2026 yılları arasında Samsun Çarşamba İşletme Yöneticisi olarak görev yaparak bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerinin etkin ve kesintisiz şekilde yönetilmesini sağladı. Elektrik dağıtım alanındaki teknik bilgi birikimi ve saha tecrübesiyle öne çıkan Demirkan, yeni görevinde Amasya’daki enerji altyapısının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin daha da artırılması hedeflerine liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Eren Demirkan, "YEDAŞ bünyesinde farklı görevlerde edindiğim tecrübeyi Amasya Bölge Müdürü olarak hizmete dönüştürecek olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Amasya’da vatandaşlarımıza kesintisiz, güvenilir ve kaliteli enerji sunmak için ekip arkadaşlarımızla birlikte sahada güçlü bir koordinasyonla çalışmaya devam edeceğiz. Hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı ve bölgenin enerji altyapısını güçlendirmeyi öncelikli hedefimiz olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. YEDAŞ, güçlü insan kaynağı ve mühendislik altyapısıyla Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop’ta milyonlarca aboneye kesintisiz ve güvenilir elektrik dağıtım hizmeti sunmaya devam ederken, deneyimli kadrosuyla bölgesel operasyonlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Artvin Genç sporcu geri dönüşüm atölyesinde geleceğini şekillendiriyor Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan Hümeyra Öztürk, boş zamanlarını babasının geri dönüşüm atölyesinde çalışarak geçirirken aynı zamanda boks ve okçulukla ilgilenerek hem üretimin hem de sporun içinde çok yönlü bir gelişim sergiliyor. Artvin’in Hopa ilçesinde geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren bir atölye, sadece atıkların ekonomiye kazandırıldığı bir üretim alanı değil; aynı zamanda bir baba ile kızının birlikte emek verdiği, öğrenmenin ve gelişimin sürdüğü özel bir mekân olarak dikkat çekiyor. Emekli olduktan sonra aktif çalışma hayatını bırakmak istemeyen Hilmi Öztürk’e 15 yaşındaki kızı Hümeyra Öztürk de okuldan arta kalan vakitlerinde atölyede çalışarak hem üretime katkı sağlıyor hem de teorik bilgilerini pratiğe dönüştürüyor. Hurda demir, bakır ve alüminyumun ayrıştırılması, tasnifi ve makineler aracılığıyla işlenmesi süreçlerinde aktif rol alan Hümeyra, küçük yaşına rağmen makine tamiri ve bakımında gösterdiği beceriyle takdir topluyor. Atölyede üretimin bir parçası olan genç öğrenci, hem sorumluluk bilinci kazanıyor hem de teknik anlamda kendini geliştiriyor. Hümeyra Öztürk aynı zamanda, haftanın belirli günlerinde babasının desteğiyle antrenman sahasına giderek boks çalışmalarına katılıyor, kondisyon, dayanıklılık ve teknik üzerine yoğun tempoda idman yapıyor. Eldivenlerini takıp kum torbası karşısında ter döken, ardından okçuluk antrenmanlarında hedefe odaklanarak atış yapan genç sporcu, kazandığı disiplin ve konsantrasyonu babasıyla birlikte çalıştığı hurda metal geri dönüşüm atölyesine de taşıyor. Emekli olduktan sonra kahve köşelerinde vakit geçirmek yerine çalışmayı tercih ettiğini belirten Hilmi Öztürk, "Emekliyim, kahve köşelerinde zaman geçirmektense burada çalışmayı tercih ettim. Zamanımı burada geçirdiğim için çocuklar da yanıma geliyor, burada bir şeyler öğrenmiş oluyorlar. Kızım evde bozulan bir makine görse kendi tamir eder, bu da benim hoşuma gidiyor. Ağır işlerde kendisine yardım ediyorum ama çoğu makinenin tamirini yapabiliyor. Dersleri de iyi, öğretmenleri de kendisinden memnun. Kızıma çok teşekkür ederim, beni hiç mahcup etmiyor. Allah ondan razı olsun" dedi. "Derste öğrendiklerimi burada uygulayabiliyorum" Hopa İmam Hatip Lisesi öğrencisi olan Hümeyra Öztürk ise hem okul hem de atölye hayatını bir arada sürdürdüğünü ifade ederek, "15 yaşındayım. Hayatımı hem okulda hem de geri dönüşüm atölyesinde geçiriyorum. Biz burada hem emeğimizi hem de üretimimizi gerçekleştiriyoruz. Evde boş boş oturacağıma gelip burada kafamı dağıtıyorum. Sosyal medyada pek vakit geçirmiyorum. Okuldaki kimya derslerim bana çok katkı sağlıyor, derste öğrendiklerimi burada uygulayabiliyorum" diye konuştu. Boks ve okçuluk sporlarıyla da ilgilendiğini belirten Öztürk, disiplinli bir yaşam sürmeye gayret ettiğini vurgulayarak, "İnşallah büyüyünce polis olacağım ama bu işten de vazgeçmeyeceğim. İkisini bir arada sürdürmeyi düşünüyorum. Burada çekiç sallarken boksta torbaya yumruk atıyorum. Okçulukta hedefi tam 12’den vurmak gibi makineleri gözümde canlandırarak çalıştırmaya odaklanıyorum. Sürekli kendimi geliştiriyorum. Babamın yanında olmak beni mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Hurda metalin yeniden ekonomiye kazandırıldığı atölyede baba-kızın omuz omuza verdiği emek, genç yaşta üretim bilinci kazanmanın somut örneğini oluşturuyor.
Samsun OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), yükseköğretim alanının en saygın küresel platformlarından biri olarak kabul edilen Asia-Pacific Association for International Education (APAIE) tarafından düzenlenen APAIE 2026 Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Hong Kong’da, Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon; 65 ülkeden 500’ün üzerinde yükseköğretim kurumu ile 2 bin 500’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi. OMÜ, fuarda Türkiye Ulusal Ajansı’nın koordinasyonunda oluşturulan "Study in Türkiye" pavilyonunda yer alarak Türkiye’nin yükseköğretim potansiyelini uluslararası paydaşlara tanıttı. OMÜ heyetinde Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü bulundu. OMÜ Heyeti çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi Fuar süresince Asya-Pasifik başta olmak üzere farklı coğrafyalardan üniversite temsilcileriyle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştiren OMÜ heyeti; öğrenci ve personel hareketliliği, ortak araştırma projeleri, çift diploma programları ve akademik iş birlikleri üzerine temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut anlaşmaların geliştirilmesi ve yeni kurumsal ortaklıkların tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. "Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık" Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "APAIE 2026 gibi yükseköğretim alanında küresel ölçekte saygın bir platformda yer almak, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir göstergesidir. OMÜ olarak yalnızca öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı değil; araştırma, inovasyon ve bilgi üretiminde de uluslararası iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyoruz. Hong Kong’da gerçekleştirdiğimiz temaslarda, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık. Küresel ölçekte rekabetçi, görünürlüğü yüksek ve iş birliğine açık bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerinden biri olarak konumlandıran OMÜ, APAIE 2026 katılımıyla hem kurumsal görünürlüğünü artırdı hem de küresel akademik ağlardaki etkinliğini güçlendirdi. Üniversite, önümüzdeki dönemde Asya-Pasifik bölgesiyle akademik ve bilimsel iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyor.